FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Eğitim Portalı ·´¯).·´¯) > Edebi Türler Halk Edebiyatı > Tiyatro ve Skeçler



Sponsorlu Bağlantılar
   

Avukatlık Mesleği İle İlgili Skeç Örnekleri

Tiyatro ve Skeçler icinde Avukatlık Mesleği İle İlgili Skeç Örnekleri konusu , Avukatlık Mesleği İle İlgili Skeç Örneği AVUKAT VE DAVACILARI (Avukat bürosu dekoru. Kişiler: Avukat, Şinasi Bey, Eski Karısı, Yeni karısı, Şinasi’ nin annesi, sekreter) Avukat: Şuraları da temizle. Sekreter: Temizledim ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 02-03-2011   #1 (permalink)
Standart Avukatlık Mesleği İle İlgili Skeç Örnekleri

Sponsorlu Bağlantılar


Avukatlık Mesleği İle İlgili Skeç Örneği

AVUKAT VE DAVACILARI


(Avukat bürosu dekoru. Kişiler: Avukat, Şinasi Bey, Eski Karısı, Yeni karısı, Şinasi’ nin annesi, sekreter)

Avukat: Şuraları da temizle.

Sekreter: Temizledim ya!

Avukat: Olsun kızım bir daha temizle, elinde mi kalır yani!

Sekreter: Yok da buralara bal döküp yalayacaksın herhalde, bu kadar temizlettiğine göre...

Avukat: Temizle be! Allah Allah ne kadar geveze oldun sen.

Sekreter: Avukatın yanında başka ne olur zaten. Avukatın yanında sekreterlik yaparak doktor olmam her halde geveze olurum.

Avukat: (Seyircilere) Ya bir sekreteri altı aydan fazla tutmayacaksın, sürekli değiştirmek gerekir bu sekreterleri başa bela bunlar...

Sekreter: Ah bir zamanlar, yani çocukken astronot olup uzaya gitmek isterdim. Şu düştüğüm hale bakın, ola ola sekreter oldum.

Avukat: Ne olmak istiyordun?

Sekreter: Astronot olmak istiyordum. Uzaya gitmek isterdim.

Avukat: Astronot olacaktın. Ne güzel ülkemizin ilk astronotu olmak istiyordun, ama ömrün yetmeyecek herhalde.

Sekreter: Nedenmiş o?

Avukat: Yürüyerek Aya gidebilir misin?

Sekreter: Hayır.

Avukat: O zaman astronot da olamazsın. (Kapı çalar)

Sekreter: Buyrun hoşgeldiniz.

(İçeri Şinasi ve eski karısı girer.) ( Şinasi’nin ceketi omzundadır)

Avukat: Hoş geldiniz.

Şinasi: Hoş bulduk.( Avukatla tokalaşır.) (Eski karısı da tokalaşmak için avukata varır Şinasi kızarak)

Şinasi: Geri çekil elin avukatıyla bu ne samimiyet?

Eski karısı: Sana ne! Biz boşandık ve aramızda bir bağ kalmadı.

Şinasi: Olabilir. Sen yine de çekil otur şuraya.

Avukat: Boşandınız. Umarım böyle daha mutlusunuzdur.

Şinasi: mutluluk ne demek avukatcığım. Dünyalar meleği bir kadınla evlendim ve bu kadınla geçen hayatım boşa geçmiş.

Eski karısı: Öyle mi senin hayatın içmek dışında zaten hep boştu.

Şinasi: Sen konuşma gürültü oluyor. Bak millet rahatsız oluyor.

Avukat: Hanımefendi siz ne yaptınız? Boşandıktan sonra hayat nasıl?

Eski karısı: Ben de evlendim ve şu anda çalışıyorum. Oldukça mutluyum şu anda çalışıyorum. Allah kurtarmış.

Şinasi: buldun tabi hafif bir koca adamı iç güveysi aldın. O salak da erkeğim diye geziyor ortalıkta.

Eski karısı: Seni de gördük. Koca olmak dayak atmak değildir. Umarım bunu öğrenmişsindir.

Şinasi: Kim, ben mi? Ulan beni layt erkek mi sanıyorsun sen. Biz bu güne bu gün memleketin has erkeği, esas oğlanıyız. Karıya kıza yüz vermek bize yakışmaz. Vücut kabul etmez, bünye atar yani.

Avukat: Sizin bir de çocuğunuz vardı değil mi?

Eski karısı: Evet şu anda çocuğum okumayı ve yazmayı öğrendi. Çarpım tablosunu da babasından iyi biliyor.

Şinasi: Bırak onları da çocuğa şimdiden bir top ver çocuk futbotcu olsun.

Eski karısı: Ne futbolcusu?

Şinasi: Futbol oynasın çocuk, eline bir tesbih ver benim gibi olsun. Hafif olmasın , karısından korkmasın çocuk.

Eski karısı: Şinasi Bey hatırlarsan bizim çocuğun hiç karısı olmayacak.

Şinasi: Niye? Çocuğun bir problemi mi var?

Eski karısı: Bizim çocuğumuz zaten kız.

Şinasi: Ha! Öyle miydi ya! Bende akıl mı kaldı sanki?

Eski karısı: Sende akıl hiç olmadı ki zaten...

Avukat: Şimdi sorununuz nedir? Size nasıl yardımcı olabilirim.

Sinasi: Efendim sorun miras meselesi. Mirası paylaşamadık galiba.

Avukat: Biliyorsunuz yeni medeni kanuna göre evlilikte kazanılan mallar boşanma halinde ortak olarak paylaşılır.

Eski karısı: Ben de aynı şeyi söyledim. Ama beyefendi meseleyi buralara kadar getirdi.

Şinasi: Avukatçığım pardon konuyla ilgisi yok galiba ama kusura bakma bu sekreter senin mi? Yoksa ödünç mü aldın?

Avukat: ödünç almak ne demek ya?

Şinasi: Bizim eve bir sekreter lazım da. Sekreter hanım ben size “merhaba” demiş miydim?

Sekreter: Evet demiştiniz.

Şinasi: “Nasılsınız” demiş miydim?

Sekreter: Hayır, demediniz.

Şinasi: Diyorum o zaman, nasılsınız?

Sekreter: Tamam ben de cevap veriyorum: “Size ne?”

Şinasi: Ulan bu karı milletine de yüz vermeye gelmiyor. Zaten karı dediğin nedir ki? Elinin kiri, yıkayınca çıkar gider.

Eski karısı: Evet ama çıkmayanları da var.

Şinasi: Neyse ne diyorduk.

Eski karısı: Paylaşamadığımız mirastan bahsediyorduk.

Şinasi: Arkadaş elimde bir araba var onun da yarısını almak istiyorsun. Olmaz ki ya!

Eski karısı: Bu en doğal hakkım, sen para kazanıp bu arabayı alırken kendi başına mıydın? Sen birisiyle evleneceksin, canın sıkılınca, kafan esince onu kapının önüne koyacaksın. Yok öyle! Ben kendi hakkımı istiyorum. Senin olanları değil, kendime ait olanları istiyorum. O arabayı alırken bütün altınlarımı aldın. Ben hakkımı istiyorum.

Şinasi: Ulan boşandık, her şeyi paylaştık. Her şeyin yarısını sana verdim. Ulan çorapların bile birer tanesini almışsın. Ulan bu çoraplar çifter çifterdir, birini alırsan diğerini nasıl giyeceğim?

Eski karısı: Evet her şeyi adilce paylaştık.

Avukat: Evet, çok doğru ve adilce paylaşmışsınız. Hayat müşterektir.

Şinasi: Sen karışma lan avukat bozuntusu.

Sekreter: Lütfen avukat beye hakaret etmeyin, yoksa!

Şinasi: Yoksa ne olur. Sen avukatın avukatı mısın? İşine bak. Bu kadar da olmaz ki! Benim çoraplarımın birer tanesini aldığı yetmemiş gibi bir de tutmuş kendi kendi çoraplarının birer tanesini bırakmış. Ulan ben senin çorabını ne yapayım. Bu yaştan sonra adımı mı çıkaracaksın? Zaten kahvede falan rezil oluyorum, çoraplara baksana ( çorapların rengi farklıdır.) Fenerbahçe forması gibi.

Eski karısı: Ne güzel, yakışmış da.

Şinasi: Ne yakışması be! Sekreter hanım ben size “nasılsınız” demiş miydim?

Sekreter: Evet demiştiniz, ben de cevabınızı vermiştim.

Şinasi: Ne güzel, demek bana cevap veriyorsunuz. Tamam bu cevabınızı karşılıksız bırakmayacağım.

Sekreter: Çattık ya! Sizin bir probleminiz mi var?

Şinasi: Evet havuz problemi var çözebilir misiniz?

Eski karısı: Ne diyorduk, ben arabanın da değerinin yarısını istiyorum. Yoksa dava açacağım.

Avukat: Evet hanımefendi doğru söylüyor.

Şinasi: Ulan siz ortak mı çalışıyorsunuz? Her şeyin yarısını verdim. Her şeyi paylaştık. Hatta çamaşır makinesini aldın, fırını bıraktın. Ama ne yazık ki fırında çamaşır yıkayamıyoruz sayende. Tek araba var. Yarısını nasıl vereceğim sana? Çorap değil ki bu meret, birini versem. (Kapı çalar)

Eski karısı:Ben anlamam bu konuda da hakkımı istiyorum.

(bu sırada kapı yine çalınır)

Avukat:Git kapıya bak Her kimse içeri alma,dışarıda beklesin

(sekreter çıkarken)

Şinasiekreter hanım cevabınızı unutmadım.Unutmayacağım.

(sekreter sinirle çıkar)

Şinasi:Ulan bu karı milletinin aklı yok.Sen şimdi arabanın yarısını ne yapacaksın.Araba kullanmayı bilmezsin hatta oturmayı bile bilmezsin

Eski karısı:Evet,hiç binmediğim bir arabamız vardı.Ama yarısını istiyorum.

Şinasi:Ah ulan burada kimse olmayacaktı.Ben sana bir dayak atacaktım.Bak o zaman araba falan istiyor muydun?

(sekreter girer)

Sekreter:Avukat bey bir hanımefendi geldi ısrarla içeri girmek istiyor.

Avukat:Beklesin ya!

Şinasi:İşte karı milleti içeri girmek istiyormuş.Sizin sopanız falan yok mu?Kov gitsin kimse ya!

(yeni karısı sinirle içeri girer)

Yeni karısı:Kimi kovuyorsunuz sayın şinasi beyler!

Şinasi:Karıcığım!Sen miydin?Ben başka birisi sanmıştım. (ayağa kalkar,korkmuştur.)Seni kovabilir miyim?Gel buyur şöyle otur!(kendi yerini verir)

Eski karısı:Hoş geldiniz.Ben Şinasi Bey’in eski karısıyım.

Şinasi:Evet tanıştırayım.Yeni karım.Hatta yeni kocam desem daha doğru olur.

(şinasi ayakta beklemektedir)

Avukat:Memnun olduk hanımefendi.

Yeni karısıorun nedir avukat bey?

Şinasi:Ben izah edeyim karıcığım.

Yeni karısı:Ben avukata sordum,sana değil Şinasi.

Şinasi:Tamam karıcığım.

Avukat:Şinasi Bey eski karısıyla mal paylaşımı meselesi sebebiyle burada.

Yeni karısı:Şinasi Bey eski karınızın eşyalarını derhal iade et.

Şinasi:Tabi karıcığım.İstersen donumun yarısını da kesip vereyim.

Yeni karısı:Nasıl konuşuyorsun?Hanımefendinin hakkını ver.

Eski karısı:Lütfen burada tartışmayın.Bu işi sakince halledebiliriz.

Sekreter:Şinasi Bey bana nasıl olduğumu ısrarla sormayacak mısınız?

Yeni karısı:Şinasi sekretere nasıl olduğunu mu soruyorsun?Sana ne milletin nasıl olduğundan!

Sekreter:Karıcığım sekreter,ama bu sekreter erkek.

Yeni karısı:Erkek mi?Bunu neresi erkek?

Şinasi:Aaa!(utanır gibi yapar) erkek değilmiş!Karıcığım erkek olmadığını bilseydim sorar mıydım?

Yeni karısı:Bilmez miyim?

Şinasi:Karıcığım senden başka kadına bakarsam iki gözüm önüme aksın,sen de ye!

Yeni karısı:Aferin

Şinasienden başka bir kadına dokunursam iki elim kırılsın sen de ye!

Yeni karısı:Ha şöyle hizaya gel!

Şinasi:Karıcığım senden başka bir kadını verdiği bir şeyi yersem ben kusayım.sende ye!

Yeni karısıaçmalama Şinasi!

Avukatiz ne kadar güzel anlaşıyorsunuz.Şinasi Bey eskiye bakarak çok mantıklı ve hafif olmuşsunuz.

Şinasi:Hafif sensin,ne demek istiyorsun sen avukat bozuntusu yanındaki sekretere mi güveniyorsun?

Yeni karısı:Şinasi,yeter artık saçmalama.

Eski karısı:Şinasi Bey ben artık arabadan da sizin hayatınızdan da pay istemiyorum.Bu gördüklerim benim için yeterli.

Şinasi:Ne demek bu şimdi?

Eski karısı:Valla ben sizin bu durumunuzu gördüm ya artık ölmem.

Şinasi:Ölme,geber!

Yeni karısı:Şinasi gereken neyse hallet ve derhal eve gel beni bir daha buraya getirme. Tamam mı?

Şinasi:Tabi karıcığım inşallah eve gidişin olur da dönüşün olmaz.İnşallah eve sağ salim varamazsın.

(bu sırada karısı çıkar)

Şinasi:Tamam sen git ben geç gelebilirim.Bekleme...

Avukat:Çok mutlu olduğunuz her halinizden belli.yeni evlilik size yaramış.

Şinasi:Ne demezsin!Bu karı kısmı el kiri yıkadın mı çıkar gider.Ama bizimki yıkasan da çıkmayacak türden.

Eski karısı:Ben artık sizden bir şey istemiyorum.Gerçekten acınacak haldesiniz. Size hayatınızda sabır ve mutluluklar diliyorum.

Şinasi:Avukatçığım şimdi ben bu karıyı pencereden atsam da araba çarptı desem kaç yıl yatarım.

Avukat:Epey yatarsın.

Şinasi:Ya böyle giderse ben çok layt olacağım.Veya o ev ikimize de dar geliyor.Neyse ben karıcığımı fazla bekletmeyeyim.Ne diyelim etme bulma dünyası!...

Mevlüt DİKMEN

 

Mavi_inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 02-03-2011   #2 (permalink)
Standart Cevap: Avukatlık Mesleği İle İlgili Skeç Örnekleri


AVUKAT



HİZMETLİ: (Ortalığı temizler, avukatın masasını temizlerken avukat oturmaktadır.) Vallahi avukat bey çok zekisin avukat yazısının altına Made in Japan yazdırmakla iyi ettik galiba, herkes Japon malı sanıyor sizi. Televizyonun, elektronik eşyaların Japon malı olanları var da avukatın Japon malını ilk kez görüyorum. Japon malı avukat Ahmet Adıgüzel.

AVUKAT: Japon malı deyip durma işine bak be...

HİZMETLİ: Ayten isimli bir bayan aradı ve sizinle görüşmek istediğini söyledi. Bir iki saat sonra geliyorum dedi. Miras işiymiş.

AVUKAT: Miras işi mi? Tamam ilginç bir olay ama parasıyla değil mi ilgileneceğiz. Sen bu günlerde fazlaca kilo aldın, onları versen iyi olur. Küt diye kereste gibi devrilir, geberirsin valla! Sekretersin kendine dikkat etmelisin.

HİZ: Yok canım, kilom fazla mı ?

AV: Büyüyünce fil olacakmış gibi bir halin var.

HİZ: Yapmayın avukat bey. O kadar değil tartıldım seksen beş kiloyum. Yani bir eşeği tartsan daha ağır gelir.

AV: Zaten biraz daha kilo alırsan ondan farkın kalmayacak. Bol bol egzersiz yap. Kilo ver. Sonra kalp krizinden gidersin vallaha...

HİZ: Sahi mi söylüyorsunuz ?

AV: Tabi ki, sürekli çalış iş yap. En iyi zayıflama yolu çalışmaktır, ev işi yapmaktır.

HİZ: Ben eve gideyim o zaman.

AV: Akıllı, ev işi yapmak için eve gitmeye gerek yok, burada da aynısını yapabilirsin. Bol bol temizlik yap. Kilo verirsin.

HİZ: Ne güzel !

AV: Evet mesela şu sehpayı getir, masanın üstüne koy. (Hizmetli sehpayı alır getirir koyar.) Yakıştı mı ?

HİZ: Yooo.

AV: İyi o zaman geri götür, yerine koy.

HİZ: Zayıflamak için devamlı böyle mi yapacağım ?

AV: Buna benzer işler... (Kapı çalar.) Kapıya bak.

HİZ: Buyurun.

(İçeri bir erkek bir bayan girer.)

AV: Buyurun hoş geldiniz.

KOCA: Hoş bulduk.

KADIN: Hoş bulduk .

AV: Hayırdır, bir avukata ihtiyacınız var herhalde.

KOCA: Hayır efendim, bizim anlayışa, sevgiye, düzene, mutlu bir yuvaya ihtiyacımız vardı. Ama olmadı. Şimdi mecburen avukata ihtiyacımız var. Boşanmak istiyoruz.

AV: Öyle mi? Ne güzel! Değil tabi. Demek boşanacaksınız. Biliyorsunuz ki boşanmak ciddi bir durumdur. Çok iyi düşünmeniz gerekir.

KOCA: Evet, düşündük, taşındık... Zaten o düşünemiyor. Ben onun yerine de düşündüm ve karar verdim.

KADIN:Niye düşünemiyor muşum? Başlamayalım yine.

KOCA:Tabi başlamaya gerek kalmadı, zaten bitti... Her şey bitti.

AV: Efendim şimdi niçin boşanmak istediğiniz konusuna açıklık getirelim isterseniz.

KOCA: Tabi getirelim, açıklık getirelim, niçin boşanıyoruz ulan biz?

KADIN: Bunun için boşanıyoruz işte!

KOCA: Evet bunun için boşanıyoruz değil mi? Bunun için bizi boşayın hakim bey, pardon avukat bey. Hatta made in Japon Bey.

AV: Tamam, önce şu konuya bir açıklık getirelim. Beyefendi niçin boşanıyorsunuz?

KOCA: Efendim şunun için boşanıyoruz. Eee eee şey için eee anlaşmıyoruz...

AV: Tamam, demek bunun için boşanıyorsunuz Allah Allah

KOCA: (Karısına) Görüyor musun? Adam bile bize hak verdi. Allah Allah bile dedi.

AV: Hanımefendi siz neden boşanıyorsunuz?

KADIN: Efendim ben eee şey için boşanıyorum. Eee işte anlaşamıyoruzmuşuz bunun için boşanıyoruz.

AV: Ne güzel! değil. Demek boşanacaksınız.

KOCA: Tabi avukat bey, üstelik boşanmak için bu kadar çok sebep varken dün bir de demez mi? Ben Fenerbahçeliyim diye. İşte ipler o zaman koptu. Evlenmeden önce arkadaşın kendisini uyarmıştım.

AV: Ne diye?

KOCA: Fenerbahçe’nin adını ağzına almayacaksın diye. Fenerli olduğunu yıllarca gizlemiş. Yıllardır bir fenerliyle evliymişim de haberim yokmuş.

KADIN: Fenerbahçeli olmak suç mu şimdi yani?

KOCA: Evet suç. Ulan tutacak başka takım mı yok? Mesela git Mersin İdman Yurdunu tut

AV: Şimdi tam anlayamadım da. Siz karınızdan FB’li olduğu için mi boşanıyorsunuz.?

KOCA: Tam olarak öyle değil tabi. Mesela hanımefendinin matematiği ve kimyası da oldukça zayıf. Yani böyle olmaz ki. Anlaşamıyoruz. Lisedeyken müzik dersi de zayıfmış zaten.

KADIN: Her akşam eve sarhoş geliyorsun, senin eziyetini çekiyorum sürekli, bıktım artık. Dayanamıyorum. İnsan evlenince huzur, mutluluk ister. Biz hiç huzur bulamadık mutlu olamadık ki. Ben mutluluğu pembe dizilerde seyrettim.

KOCA: Görüyorsunuz zeytinyağı gibi üste çıktı. Huzurlu değilmiş miş miş miş. Çarpılırsın ulan yalan söyleme. Sana huzur bulasın diye Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur adlı romanını bile aldım.

KADIN: Yine suçlu ben oldum. Sen çocuğumuzun kız olmasından bile beni sorumlu tuttun.

AV: Çocuğunuz da mı var ?

KOCA: Evet Ona çocuk denirse var. Daha doğrusu, o kız hanımefendinin. Önceden anlaştık, erkek olacaktı, olmadı. Bir erkek çocuk bile veremedin bana, yazıklar olsun!

KODIN: Tamam, onun suçu da benim, suçsa tabi.

AV: Bu tartışmalara bakılırsa aranızda çözülmeyecek sorunlar var. Siz en iyisi boşanın olmaz mı?

KOCA: Eeee bak bu çok iyi bir fikir, bunu hiç düşünmemiştim. Hatırlattığınız için teşekkürler avukatçığım. (Sinirlenir) Kardeşim biz buraya boşanmak için geldik, sen ne diyorsun?

AV: Hanımefendi siz ne diyorsunuz ?

KADIN: Ben ne diyeyim, kocam her şeyin en iyisini bilir.

AV: Kocanız sizden boşanmak istiyor.

KADIN : Kocam bilir valla! Ben ne diyeyim?

AV: Hanımefendi siz çalışıyor musunuz?

KOCA: Evet, ev işleri yapıyor, çamaşır, bulaşık falan...

AV: Öyle değil, paralı maaşlı bir işte çalışıyor mu ?

KOCA: O ne demek ulan? Kafamda boynuz falan görüyor musun sen ?

AV: Beyefendi konuyu saptırmayın. Hanımefendi çalışmıyorsa ve boşanmak istemezse ona boşanınca nafaka vermek zorunda kalacaksınız.

KOCA: Nafaka mı o ne? Sadaka gibi bir şey mi?

AV: Hayır aylık belli bir miktar parayı sürekli vereceksin.

KOCA: Hadi ya! İyi valla! Karıyı hem boşayalım, hem de para verelim. Ulan nişanlanırken para, evlenirken para, boşanırken para, boşadıktan sonra para... Ne ulan bu karı milletinden çektiğimiz? Medeni Kanun değişsin, böyle olmaz arkadaş!

KADIN: Vallahi avukat bey kocam en iyisini bilir. Geçende bir filmin sonunda ne olacağını bile bildi. Şaştım kaldım.

KOCA: Salak, o filmi önceden izlemiştim .

AV: Sizin boşanma kararınız kesin mi ?

KADIN: Vallahi ne desem bilmiyorum. Babam beni bu adama verdi. Birkaç kere telefonda konuştuk, sonra evlendik. Ben üzerime düşen görevleri yapıyorum. Temizlik, bulaşık, yemek, çamaşır falan, ama kocam olan bu adam da üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor: İşe gidiyor, geliyor, hatta fazlasını yapıyor. İşten yorulup geliyor, bir de beni dövüyor, iyice yoruluyor, ben bu duruma üzülüyorum. İki yaşında kızımız var, onu gözümüz görmez oldu neredeyse.

KOCA: Kızımız deme o senin kızın. Kahvede bile herkes benimle dalga geçiyor, “kız babası” diye. Çok zoruma gidiyor. Üstelik çocuk 2 yaşına geldi, çarpım tablosunu bile bilmiyor.

AV: Bu tartışma uzar gider. Siz kararınızı verin, beni de boş yere yormayın. Biz sekreterimle egzersiz yapacağız daha. Evet hanımefendi, boşanmak istiyor musunuz ?

KADIN: Tabi ki gururlu, şerefli bir insan olarak, beni sevmeyen benle yaşamak istemeyen biriyle evli kalmak istemem.
Mavi_inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Doktorluk Mesleği İle İlgili Skeç Örnekleri Mavi_inci Tiyatro ve Skeçler 1 25-12-2013 18:06
Öğretmenlik Mesleği İle İlgili Skeç Örnekleri Mavi_inci Tiyatro ve Skeçler 4 02-03-2013 19:39
Görgü Kurallarıyla İlgili Skeç - Görgü Kuralları İle İlgili Skeç Örneği Mavi_Sema Tiyatro ve Skeçler 0 01-08-2011 14:23
Şoförlük Mesleği İle İlgili Skeç Örnekleri Mavi_inci Tiyatro ve Skeçler 0 02-03-2011 21:48
Berberlik Mesleği İle İlgili Skeç Örneği Mavi_inci Tiyatro ve Skeçler 0 02-03-2011 21:43


Saat: 21:32.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014