FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Eğitim Portalı ·´¯).·´¯) > Edebi Türler Halk Edebiyatı > Tiyatro ve Skeçler



Sponsorlu Bağlantılar
   

Trafik haftasıyla ilgili skeç örneği - Trafik haftası ile ilgili skeç

Tiyatro ve Skeçler icinde Trafik haftasıyla ilgili skeç örneği - Trafik haftası ile ilgili skeç konusu , trafik haftasıyla ilgili skeç trafik haftası skeçleri trafikle ilgili skeç trafik haftası skeç TRAFİK HAFTASI SKEÇ - 1 - Sürücü 1:Tren gelir,hoş gelir ley ley leylimley�.. Sürücü 2:Alo,bu akşam maç ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 19-02-2011   #1 (permalink)
Standart Trafik haftasıyla ilgili skeç örneği - Trafik haftası ile ilgili skeç

Sponsorlu Bağlantılar


trafik haftasıyla ilgili skeç
trafik haftası skeçleri
trafikle ilgili skeç
trafik haftası skeç

TRAFİK HAFTASI SKEÇ - 1 -

Sürücü 1:Tren gelir,hoş gelir ley ley leylimley�..
Sürücü 2:Alo,bu akşam maç izlemeye gidelim mi?
Vatandaş:Aman Allah�ım kaza olmuş.Hemen 112 yi arayayım(alo acele Fatih İlköğretim okulunun önünde kaza olmuş doktor gelsin.155 ide arayayım(alo acele Fatih İlköğretim okulunda trafik kazası oldu polisler gelmeli hemen)
Doktor:Hemen sedye getirin yaralılar uzansın.(cankurtaran ve vatandaş getirecek)
Hemşire:Buyrun doktor bey acil durum malzemeleri.(Hastalar ah diyerek acılarını belirtecek)
Doktor:Kısa bir muayeneden sonra)Önemli bir şeyleri yok geçmiş olsun.
Cankurtaran:Öyleyse biz sedyeleride alıp gidebiliriz(Vatandaşla beraber sedyeleri içeri alırlar)
Doktor:Evet.Haydi hemşire hanım bizde gidelimPolis beyde işini rahatça yapsın.
Hemşire ve doktor bey.(yaralılara dönerek geçmiş olsun diyecek ve gidecekler)
Trafik polisi:Evet beyler, ruhsat.
Sürücü 1:Şey.Iııııııı.Malesef yok.
Sürücü 2:Iııııııı.Benimde yok.
Trafik polisieki hala ehliyet vardır herhalde.
Sürücü 1:Şey.Iııııııı.Malesef yok.
Sürücü 2:Iııııııı.Benimde yok.
Trafik polisi:Oooo.Bak sen hem sorumsuzca kaza yap hem ehliyette ruhsatta olmasın.Anlaşıldı bu olayı mahkeme çözecek bekleyin hakime derdinizi anlatırsınız.(Polis içeri girer ve hakimle iki yardımcısı bir sırayla beraber dışarı çıkar)
Hakim:Evet.Mahkeme başlasın.Siz sürücüler sorumsuzca davranıp trafik kurallarına uymamakla ve halkın can güvenliğini tehlikeye düşürmekle suçlanıyorsunuz.
Sürücü 1:Kim hakim bey?Biz mi?Hepsi iftira yok böyle bir şey.(gülümseyerek söyler)
Sürücü 2:Evet.Hakim bey.Arkadaş doğru söylüyor.Yok böyle bir şey.Hatta biz kaza bile yapmadık sayılır.
Hakim:Yalan söylüyorsunuz.Polisler kamerayla olan biten her şeyi çekmiş.(sinirli bir şekilde)
Sürücü 1:Şey hakim bey ben çok üzgün ve pişmanım.
Sürücü 2:Evet hakim bey bende çok üzgünüm.
Hakim:Yoooo.Yok öyle hem yalan söylemek,hem kuralara uymamak,gereken ceza neyse alacaksınız.(sürücüler başlarını öne doğru eğerler)
Hakim Yanındakilere danıştıktan sonra)Evet.Karar verildi.Sizi trafik kurallarına uymayarak insanların hayatını gereksiz ve sorumsuz bir şekilde tehlikeye atmak suçundan 1 yıl,yalan söylemek suçundanda bir yıl olmak üzere toplam iki yıl hapse mahkum ediyorum.Gardiyanlar hemen gelip suçluları hapse götürün belki akılları orada başlarına gelir.
Gardiyan 1:Geldim hakim bey.
Gardiyan 2:Haydi suçlular yürüyün bakalım.

Suçlular(sürücüler)en son geri dönüp elele tutuştuktan sonra �Trafik kurallarına uymamak ya ölüm ya da hapisle sonuçlanır�derler.

 

Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 19-02-2011   #2 (permalink)
Standart Cevap: Trafik haftasıyla ilgili skeç örneği - Trafik haftası ile ilgili skeç


Skeç - 2 - TRAFİK CANAVARI
Kişiler:
Sunucu
Ekrem Kulaksızoğlu
Feridun Yanıkyüz
Hidayet Dörtparmak
Üzeyir Sarıkaş

Dekor: Arka planda trafik işaret levhaları. Sahne ortasında beş koltuk, üç sehpa vs..
(Perde açıldığında; sunucu ortada olmak üzere tüm kişiler oturmaktadırlar, Kişiler meslekierine uygun giyinmişlerdir.}

SUNUCU - İyi akşamlar, sevgili seyirciler... Ülkemiz ne yazık ki, trafik kazalarında dünyada liste başı... Trafik canavarı, nam-ı diğer trafik azraili günde ortalama 10-15, yılda 7-8 bin kişinin canını almakta... Ayrıca bu ejderha, arkasında binlerce sakat gözü yaşlı, bağrı yanık, öksüz ve milyarlarca maddi zarar bırakmaktadır... Bu trafik canavarına artık kırmızı ışık yakmalıyız... Bu trafik canavarını kıtır kıtır kesmeliyiz... Suçlu kim? Bu yaranın ilacı ne? Bu trajediyi kimler sahneliyor? Yanlış nerede? Bu canavar suyu nereden içiyor? İşte bu sorulara cevap bulabilmek amacıyla bir tartışma programı hazırladık... Konuklarımızla burada bu sorunu enine boyuna tartışacağız... Bu program sayesinde bir trafik kazasını bile önlesek kendimizi mutlu sayacağız... Evet, şimdi sayın tartışmacıları tanıtayım sizlere: Şehirlerarası otobüs sürücüsü sayın Ekrem Kulaksızoğlu... Trafik görevlisi sayın Feridun Yanıkyüz... Minibüs sürücüsü sayın Hidayet Dörtparmak... Yaya sayın Üzeyir Sarıkaş... Evet, sayın tartışmacılar, açık sözlü olalım, acımasızca eleştirelim birbirimizi... Kibar olmanın sırası değil. Kimse kimsenin gözünün yaşına bakmasın. Unutmayın herkes mensup olduğu kesim adına konuşacak...
DöRTPARMAK- Sayın Sunucu, şimdi ben traktör, bisiklet, tren, gemi, uçak sürücüleri adına da mı konuşacağım?
SARIKAŞ - Tabii... Onlar da sizin meslekten... Hatta at sürücüleri adına da konuşacaksınız.
DöRTPARMAK - Yok eşek!.. Eşek sürücüleri adına da mı konuşacağım yani?
SUNUCU - Evet, sayın Dörtparmak, tüm sürücüler dedik ya!.. Hatta el arabası sürenler adına da konuşacaksınız.
DöRTPARMAK-Yok deve!..
SUNUCU - Deve sürücüleri adına da konuşacaksınız.
YANIKYÜZ - Sayın Sunucu, siz kendinizi tanıtmayı unuttunuz...
SUNUCU - Unutmadım efendim, gerek görmedim. Beni tanımayan var mı?
KULAKSIZOĞLU � Var. Kusura bakmayın, ben sizin adınızı bilmiyorum.
SUNUCU - Nasıl otur? Siz televizyon izlemez misiniz?
KULAKSIZOĞLU - Haayır. Ben gece gündüz yollardayım. Yemek molalarında bazen izliyorum. Ama sizi hiç görmedim.
YANIKYÜZ - Ooo, çok uzattınız ama!.. Sayın Sunucu, yemin mi ettiniz adınızı söylememeye? Söyleyin gitsin efendim.
SUNUCU - Bu bir gurur meselesi, nasıl tanımazlar beni?
KULAKSIZOĞLU-Tanımıyorum efendim, zorla mı?
DöRTPARMAK - Trafik tıkandı... Sayın Kulaksızoğlu, sayın Sunucu'nun adı Tacettin, soyadı da Dişiaçık... Şimdi rahat ettin mi?
KULAKSIZOĞLU - Dişiaçık mı? Ne ilginç bir soyadı...
SUNUCU - Beğenemediniz mi? Sizin soyadınız mı iyi. Kulaksızoğlu... Babanızın mı, dedenizin mi kulağı yoktu?
KULAKSIZOĞLU - Dedemin yokmuş, ne olacak?
DöRTPARMAK- Beyler, sakin olun. Trafik kazalarını tartışırken, elinizden bir kaza çıkmasın... Ona bakarsanız, hepimizin soyadları cins... Yok Dörtparmak, yok Yanıkyüz, yok Sarıkaş...
YANIKYÜZ - Lâubalilik istemem! Dedem bu soyadını nerden almış biliyor musunuz?..
SARIKAŞ - Biliyorum, nüfus memurluğundan...
YANIKYÜZ - Rahmetli çok yiğitmiş! Kavgadan hiç çekinmezmiş. Kalleşlik İştef Uyurken arkadaşı yüzüne kızgın demir basmış. Adı yanık yüze çıkmış... Tabii o arkadaşının suyunu ısıtmış rahmetli!..
SARIKAŞ - Hamamcı mıymış dedeniz?
YANIKYÜZ - Laubalilik istemem! Yeilovv kaş.
SARIKAŞ - Ne demek istedi şimdi bu?
SUNUCU - ingilizce yeilovv sarı demek, sayın Sarıkaş.
SARIKAŞ - İngilizce yüz ne demek?
SUNUCU - Bilmiyorum, daha oraya gelmedik.
DöRTPARMAK - Sayın Sunucu, siz bu tartışmayı yönetmekle görevlisiniz. Niye gereksiz tartışmaları önlemiyorsunuz?
SUNUCU - Sayın Dörtparmak, siz hiç zorunlu olarak şerit değiştirdiniz mi? Ben de zorunlu olarak girdim bu tartışmaya.
YANIKYÜZ - Sayın Dörtparmak şerit değiştiremez, basarım cezayı! Daktilo şeridi mi değiştiriyor öyle?
DöRTPARMAK - Biz sürücüleri siz sinir yapıyorsunuz. Biz sinir olunca da kaza oluyor.
YANIKYÜZ - Sinirli insanlar sürücü olmamalı!
SUNUCU - Nihayet tartışma başladı...
YANIKYÜZ - Trafik kazalarının çoğu sürücü hatasından kaynaklanıyor.
KULAKSIZOĞLU - Bu sözleriniz gerçeği yansıtmıyor, sayın Yanıkyüz.
YANIKYÜZ - Bana yalancı mı diyorsunuz yani?
SUNUCU - Bu kadar da kibar olmayın demedik beyler. Sayın Yanıkyüz, trafik kazalarının tek suçlusu sürücüler değil.
SARIKAŞ - Yüzde doksan onlar suçludur!
DöRTPARMAK - Sizin matematiğiniz de zayıf, sayın yellovv, pardon Sarıkaş.
SARIKAŞ - Ben yüzde hesaplarını yüzde yüz bilirim!
KULAKSIZOĞLU - Kazaların asıl nedeni siz yayalarsınız. Sayın Sunucu, sayın Sarıkaş yolcular adına da tartışacak mı?
SUNUCU - Evet. Tüm yayalar, tüm yolcular, yani sürücü ve trafik görevlilerinin dışında kalan tüm İnsanlar adına tartışacak. Yani... Bu kadar.
SARIKAŞ - Balıkçı kayıklarını... Ben ne diyecektim? Neyse ben kazazedelerin adına da tartışacağım.
DöRTPARMAK - Benim için fark etmez, ister kazazedeler adına, isterse ilçezedeler adına tartışın.
SARIKAŞ - Sayın Sunucu, müdahale etmeyecek misiniz? Bakın alaylı konuşuyor!
SUNUCU - Becerebiliyorsanız siz de konuşun. Gerçekleri su yüzüne çıkarın da, nasıl çıkarırsanız çıkarın.
SARIKAŞ - Gerçek, zeytinyağı gibi suyun üstünde... Trafik kazalarının nedeni sürücülerdir. Her minibüse
binişimde, her önüme minibüs çıkışında yüreğim ağzıma geliyor...
DöRTPARMAK - Madem öyle, çiğneyin yüreğinizi tekrar yutun. Biz Azrail mi olduk ki, o kadar korkuyorsunuz?
YANIKYÜZ - Siz sürücüler Azrail'in mesai arkadaşısınız.
SUNUCU - Sayın tartışmacılar, birbirinizi kuru kuruya suçlamayın. Suçlamalarınıza kanıtlar gösterin, Sayın Yanıkyüz, neye dayanarak sürücüleri Azrail'e benzetiyorsunuz?
YANIKYÜZ - Neye olacak, can almalarına dayanarak söylüyorum.
DöRTPARMAK - Biz can almıyoruz, can kurtarıyoruz. Cankurtaran sürücüleri her gün can kurtarıyorlar; İşte haber?
SARIKAŞ - Ne yani sürücülerin hiç mi hatası yoktur?
DöRTPARMAK - (Makamla) "Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni." Asıl suçlu siz yayalarsınız. Daha yürümesini bilmiyorsunuz. Caddede Leylâ gibi yürüyorsunuz.
YANIKYÜZ - Tabii sizler de Mecnun gibi sürüyorsunuz arabayı Leylâ'nın üstüne...
DöRTPARMAK - övünmek gibi olmasın, bizler Mecnun gibi de severiz.
SARIKAŞ-Sevsinler! :
YANIKYÜZ - Siz sürücüler içmeyi de seversiniz. Alkol sizi çarpar, siz de arabayı...
KULAKSIZOĞLU - Çarpıtıyorsunuz sayın Yanıkyüz. Bazı arkadaşlarımız bazen İki tek atıyor diye, hepimizi alkolik sayamazsınız. Yayalar ve siz içmiyor musunuz sanki? Yayalar içiyor, zilzurna olup, lodosa yakalanmış sandal gibi ışık, levha dinlemeden caddede sallanıyorlar. Trafik de altüst oluyor. Hem kendi canlarını, hem de sürücülerin başlarını yakıyorlar. Sayın Yanıkyüz, yayalara neden alkol muayenesi yapmıyorsunuz?
YANIKYÜZ - Hangi birine yapalım? Hem yayaların alkol almaları, trafik açısından o kadar tehlike arz etmiyor.
DöRTPARMAK - Şarz mı ediyor yani?
SUNUCU - Sayın sürücüler, ama sizler can taşıyorsunuz...
DöRTPARMAK - Patlıcan taşıyan kamyon sürücüsü arkadaşlarımız da var...
SUNUCU - Yok mu dedik yani?
DöRTPARMAK - Bir damla neye yarar? Basın sayın ağzı pardon Dişiaçık, biz sürücüler de alkol alıyoruz, ama ne zaman? Akşam evde, düğünlerde, eğlencelerde...
YANIKYÜZ - Siz onu benim külahıma anlatın.
DöRTPARMAK - Hani külahınız yanınızda yok?..
YANIKYÜZ - Şimdi sizinle külahları değişeceğiz. Sizi nazik olmaya davet ediyorum.
DöRTPARMAK - Düğüne davet edecek değilsiniz ya! '134'
YANIKYÜZ - Siz sürücülerin bir hatanız da böyle çok, dik ve argo konuşmalarınızdır.
DöRTPARMAK - Kargo kullanan bir arkadaş var, o çok argo konuşur. Bu işin raconu bu.
SARIKAŞ - Sizin minibüsleriniz de meyhane gibi... Teybi sonuna kadar açıyorsunuz. Kendinizi müziğe kaptırınca da kuralları çiğniyorsunuz.
DöRTPARMAK - Biz kural değil, sakız çiğneriz... Ne yani siz müzik dinlemiyor musunuz?
SARIKAŞ - Ben müzik dinlerim. öyle arabesk dinlemem.
DöRTPARMAK- Kenarbesk mi dinlersiniz?
KULAKSIZOĞLU - Bizler yolcuları mutlu edebilmek için müzik çalıyoruz. Ayrıca müzik sürücüyü rahatlatır. Müzik kazalara yol açmaz, kazalara yol kapatır.
YANIKYÜZ - Siz otobüs sürücüleri, müziği kendi ruhunuz İçin değil, bayan yolcuların ruhlarını etkilemek için çalıyorsunuz. Şarkıcı "yallah şoför" dedikçe, siz de aynadan bayanları dikizliyorsunuz. Oysa gözlerinizin önünüzde oln^şı, gerekiyor. Havanız o biçim! Apoletli gömlek, Mercedes markalı kravat, düşük kemer pantolon, ikide bir yağlanıp taranan saçlar, gözlük, ağızda Marlboro sigarası... Habire hava basıyorsunuz.
KULAKSIZOĞLU - Hava basmazsak araba arıza yapar... Bayanlar konusunda da günahımızı alıyorsunuz. Onlar bizim kardeşlerimizdir. Biz onlara yan gözle bakmayız.
YANIKYÜZ - Bu sözlere benim karnım tok...
KULAKSIZOĞLU - Buraya gelmeden önce bu sözleri mi yediniz?
YANIKYÜZ - Lâubalilik istemem!
SARIKAŞ - Niye kabul etmiyorsunuz, trafik anarşisini yaratan siz sürücülersiniz.
DöRTPARMAK - Siz neden trafik canavarının pençeleri olduğunu kabul etmiyorsunuz? Hiçbir trafik kuralını bilmiyorsunuz. Ansızın önümüze çıkıyorsunuz. Bizleri yanıltan hep sizlersiniz. Aslında sizlere de yaya ehliyeti vermeleri gerekir. Yürümesini bilmeyene ehliyet verilmemeli.
YANIKYÜZ - Ne yazık ki, bu konuda size hak vermek zorundayım sayın Dörtparmak. Maalesef yayalar da çok ihlâl ediyorlar trafik kurallarını. Ehliyeti olmayan yaya trafiğe çıkmamalı.
SARIKAŞ - Ehliyeti olmayan işe gidemeyecek mi yani?
YANIKYÜZ - İşine gelirse!.. Ne kırmızı, ne cadde, ne yaya geçidi, ne levha, ne polis, ne korna, ne durak dinliyorsunuz! Dağda yürür gibi şehir içinde yürüyorsunuz.
DöRTPARMAK- (Alkışlar.) Yaşşa, bravo, sayın Yanıkyüz!
YANIKYÜZ - Gösteri istemez!.. Nedir siz yayalardan çektiğimiz? Yaya geçidi varken, akrobat olup demir parmaklıklardan atlıyorsunuz! Maradona topa nasıl çalım yapıyorsa, siz de arabalara öyle çalım yapıyorsunuz!
KULAKSIZOĞLU - Ağzınıza sağlık, sayın Yanıkyüz!
YANIKYÜZ-Yağ istemez!..
SARIKAŞ - Ya siz, ya siz!.. Ağzınızda düdük, belinizde tabanca... Kendinizi kovboy sanıyorsunuz. Biniyorsunuz bedava arabaya, bol bol geziyorsunuz... Çıkıyorsunuz sürücü avına. Zevk İçin durduruyorsunuz arabaları, basıyorsunuz cezayı!..
DöRTPARMAK - (Alkışlar.) Yaşşa, bravo, sayın Sarıkaş!
SARIKAŞ - Eğer siz trafik görevlileri görevinizi iyi yapsanız kazalar bu kadar çok olmaz!
YANIKYÜZ - Size kırmızı ışık yakıyorum, durun!
SARIKAŞ - Sizler de sürücülerin yarısı kadar suçlusunuz!
DöRTPARMAK- Hayır, siz yayaların yarısı kadar...
SARIKAŞ - Bu trafik canavarının başı siz sürücülersiniz,
YANIKYÜZ - Çok doğru. Ayaklan da siz yayalarsınız.
SARIKAŞ - Gövdesi de siz görevlilersiniz.
SUNUCU - Evet, tartışma bir sonuca ulaştı demektir. Ortada bir canavar var. Bu canavarı sürücüler, yayalar ve görevliler oluşturuyor.
KULAKSIZOĞLU -Ya hava koşulları, ya hayvanlar, ya yolların durumu, ya araçlar, ya elde olmayan nedenler?
SUNUCU - Onlar da canavarın kuyruğu, boynu, midesi falan oluyor.
YANIKYÜZ - Bizler bu canavarın bir parçası değil, düşmanıyız!
KULAKSIZOĞLU - Suçlu siz trafik görevlileri ve yayalardır!
SARIKAŞ - Suçlu siz sürücüler ve görevlilerdir! YANIKYÜZ - Suçlu sürücüler ve yayalardır! DöRTPARMAK - Suçlu sizlersiniz! (Yanıkyüz'ün yakasından tutar.)
SARfKAŞ - Suçlu sizlersiniz! (Kulaksızoğlu'nun yakasına yapışır.)
YANIKYÜZ - Suçlu sizlersiniz! (Dörtparmak'ın yakasına yapışır.)
KULAKSIZOĞLU - Suçlu sizlersiniz! (Sankaş'ın yakasına yapışır.)
SUNUCU - (Düdük çalar.) Durun beyler, durun!.. Bu canavar neyle besleniyor, onu hiç düşündünüz mü? Bu canavar eğitimsizlikle besleniyor. El ele verip eğitimsizliği ortadan kaldırırsak, bu canavar da acından ölür!.. Sayın seyirciler, sizleri de bu canavarı öldürmeye çağırıyorum. Bizlere katlandığınız için teşekkürler. Kazasız belasız günler hoşçakalın..
(Perde iner.)

Şerafettin KARADAĞ
Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Alt 19-02-2011   #3 (permalink)
Standart Cevap: Trafik haftasıyla ilgili skeç örneği - Trafik haftası ile ilgili skeç


Skeç - 3 - CEHALETİN BEDELİ

KONU:
Sivil Savunma Günü, Bilgisizlik sonucu sakat kalan dört kişinin anıları ve Sivil Savunma ile tanışmaları
OYUNCULAR:
Görevli, 1. Adam, 2. Adam, 3. Adam, 4. Adam
YARDIMCI OYUNCULAR:
Çaycı, Hizmetli
SAHNE-DEKOR:

Sakatlar Derneği Bekleme Salonu, 1 Masa, 5 Sandalye

Dört kişi sakatlar derneği bekleme salonunda bir masanın etrafında oturmuş konuşmaktadırlar. Önlerinde birer simit, çaylarını beklemektedirler. Hizmetli yerleri süpürür. Onlara yaklaşarak�
Hizmetli: Hoş geldiniz.
Diğerleri: Sağol. Hoş bulduk.
1. Adam: Ya bu sakatlık ne kadar zor. Bugün karşıdan karşıya geçemedim. Biri gelip yardım etmese orda öylece kalacaktım.
2. Adam: Haklısın. Ben de etrafımdaki acıyan gözlerden bıktım artık. İnsanlar bizi dilenci sanıyor. Saygı göstermek için illa da sağlıklı mı olmak gerek?
Bu arada çaycı gelir ve önlerine birer çay koyar. Üçüncü adam çay bardağını eline alarak söze katılır.
3. Adam: Sormayın. Zor bizim işimiz zooor.
Görevli: Merhaba. Hoş geldiniz. Nasılsınız?
4. Adam: Hayatın güçlüklerinden bahsediyoruz. Malum sakatlık zor.
Görevli: Sakıncası yoksa� Neden sakat kaldığınızı sorabilir miyim?
1. Adam çayından bir yudum alarak söze başlar.
1. Adam: Ben o zamanlar küçük bir çocuktum. Elektrikli eşyalarla oynamayı, prizleri kurcalamayı severdim.
Diğerleri: Eee
1. Adam devam eder.
1. Adam: Bir gün elime bir tornavida geçirmiş vidalarıyla oynuyordum. Nasıl oldu bilmiyorum� Öyle bir sarsıldım ki hala şimdi gibi hatırlıyorum. Kardeşlerim beni görüp ne olduğunu fark ettiler. Beni tutup çekmek istediler ama onları da benim gibi elektrik çarptı. Yanlış müdahalenin sonu işte. Halimiz ortada� Allah�tan onlara bir şey olmadı.
Görevli ikinci adama dönerek.
Görevli: Ya siz?
2. Adam eliyle çenesini sıvazlayarak söze başlar.
2. Adam: İki ay bir trafik kazası geçirdim. Aslını sorarsanız bacağım incinmişti. Sakat kalmazdım ama o yardım edenler yok mu!!!
Diğerleri bu sözlere şaşırır. Merakla sorarlar.
Diğerleri: Nasıl yani? Yardım edildiği için mi bu hale geldin?
********.net - Forum
2. Adam: Evet. Yardımseverlik her zaman faydalı olmuyor. Neyse ben anlatayım siz karar verin. Dediğim gibi iki ay kadar oluyor. Arabamla bir ağaca çarpmıştım. Kazanın şiddetiyle kendimden geçmişim. Gözlerimi açtığımda fark ettim ki, etrafımda onlarca insan yığılmış, bazıları arabanın kapısını açmaya, bazıları camları kırmaya çalışıyor. Derken kapı açıldı. İrice bir adam beni kollarımdan çekmeye başladı. Bacağım direksiyona sıkışmış, adam sa zorladıkça zorluyor. Ben �Yapmayın etmeyin diyorum ama kimin umurunda�. (Gülerek) Adamlar kafalarına takmış illa beni kurtaracaklar. İri olan sert bir hamle ile çekti. Zaten ezilmiş olan bacağım böylece kırıldı. Sonra bir başkası geldi ve beni sırtlandı. Ama biraz sonra bir çuval gibi yerde buldum kendimi. Adam �Kusura bakma kardeş belim ağrıdı birden� dedi. Sağ kolum da orda kırıldı. Derken diğerleri� Neyse başınızı ağrıtmayayım. Küçük bir incinmeyle atlattığım kazadan hastaneye iki kırık ve pek çok çürükle varabildim.
Diğerleri gülerler.
Görevli üçüncü adama dönerek.
Görevli: Ya sizin hikâyeniz ne?
3. Adam: Arkadaşlar. 7 yıl kadar önceydi. 17 Ağustos günü. Ailemle Yalova�daki evimizde oturuyorduk. Akşam işten gelmiş, yorgun olduğumdan hemen yatmıştım. Garip bir uğultu ve büyük bir sarsıntı ile yataktan fırladım. Ev halkı çığlık atıyor, bir oraya bir buraya koşturuyorlardı. �Ahmet, uyan deprem oluyor!� diye bağırıyorlardı. Üstüme bir kazak alıp fırladım. Bina beşik gibi sallanıyordu. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Doğruca merdivenlere koştuk. Nerden bilirdim merdivenler depremde en tehlikeli yerlermiş. Daha bir iki basamak inmiştim ki, birden her yer karardı ve etrafı derin bir sessizlik kapladı. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum� Arama Kurtarma (AKUT) Ekipleri beni molozların içinden çıkarttılar. Gözlerim ailemi arıyordu ama kimseyi göremiyordum. Hemen nerede ve nasıl olduklarını sordum. Ama çok geç kaldığımı, benim dışımdaki herkesin hayatını kaybettiğini öğrendim. (Yaşlı gözlerini silerek) Yıllardır kendimi suçluyorum ve affedebileceğimi sanmıyorum. Çünkü o evi ben bulmuş ve babama almamız için çok ısrar etmiştim. Depreme karşı dayanıklı olup olmadığı aklıma gelmemişti bile. Cehaletim ve dikkatsizliğim hem sevdiklerimi elimden aldı hem de gördüğünüz gibi sakat kalmama neden oldu.
Diğerleri üzgün ve acıyarak üçüncü adama bakarlar. Görevli söze başlar.
Görevli: Bu olay ne yazık ki pek çok vatandaşımızın başına geldi. Acıdır ki hala kimse depreme karşı duyarlı değil, korunma yollarını bilmiyor.
3. Adam: Bunun yanında, Zorunlu Deprem Sigortamızı da yatırmıyorduk. Babam �Ne gerek var?� diyordu. Bu yüzden evimizin bedelini de geri alamadım. Gördüğünüz gibi böyle açıkta, sakat ve muhtaç kaldım.
Görevli ve diğer üç adam dördüncü adama dönerler.
4. Adam: Bana hiç bakmayın arkadaşlar. Sizin başınıza gelenler hep bilgisizlikten gelmiş. Benim durumum sizden farklı. Başıma ne geldiyse talihsizliğim yüzünden geldi. O zamanlar lise son sınıftaydım ve üniversiteye hazırlanıyordum. Bir gün bizimkiler kardeşlerime göz kulak olmamı tembihleyerek, bir akrabamızı ziyarete gittiler. Doğru odama çıktım. Aradan birkaç saat geçmiş, kitaplarıma gömülmüştüm. Ağır bir duman kokusuyla irkildim. Koku alt kattan geliyordu. �Olamaz!� dedim. �Kardeşlerim aşağıda!� Hemen fırlayarak odalarına koştum. Ceyda yatağında uyuyordu. Kaldırıp dışarı çıkardım. Bahçede beklemesini söyledim. Şimdi biran önce Serkan�ı bulmalıydım. Ev dumanların içinde kalmıştı. Bense �Kardeşimi bulmadan gitmeyeceğim� diyordum içimden. Tüm odaları kontrol ettim yoktu. Tuvalet, banyo derken geriye sadece mutfak kaldı. Son bir umutla mutfağa girdim. Kardeşim mutfağın köşesinde oturmuş, elinde bir kibrit kutusu, �Ben yaptım abi! Ben yaptım!� diyerek ağlıyordu. �Bunları sonra konuşuruz. Şimdi hemen buradan çıkmalıyız� dedim. Serkan�ı tuttuğum gibi kapıya fırladım. Ama çıkmamız mümkün değildi. Alevler kapıyı sarmış, geçit vermiyordu. Kilimi üstümüze örtüp dışarı çıkmayı başardık. Evin holü cehennem gibiydi. Eşyaların her biri alev topu olmuş üstümüze yağıyordu. Türlü güçlüklerle kapıya yaklaştık. Kurtulduğumuzu düşünüyordum ki tavan çöktü ve kendimizi alevlerin arasında bulduk. Serkan hıçkırarak �Abi yanacağız burada, beni affet� diye ağlıyordu. Bense bir yandan ona �Üzülme kardeşim, buna izin vermeyeceğim� diye teselli veriyor diğer taraftan ona gözlerimden akan yaşları belli etmemeye çalışıyordum. Elbiselerimizin yanmaya başladığını gördüm. Ve yapılabilecek bir şey kalmamıştı. Artık umudumu kaybetmiştim. Tam o an kapıyı kıran iki itfaiyeci kapıyı kırarak bizi kurtardı. O felakette yanan sol kolumu kaybettim ve kardeşim Serkan da dumandan zehirlendi ve aylarca hastanede yattı. (Başını aşağı eğer.)
Diğerleri: Senin başına gelen de bizimkinden farklı değilmiş. İhmalkarlığından olmuş ne olduysa. Kardeşlerin küçük ve sana emanet edilmiş, neden yalnız bıraktın. Kibritle oynayarak yangına neden olmak küçük çocukların çok defa yaptığı bir şey.
Görevli dört adama doğru dönerek söze başladı.
Görevli: Arkadaşlar! Siz ve etrafınızdaki kişiler Sivil Savunma Kulübü�nün faaliyetlerine hiç katılmadınız sanırım. Başınıza gelenler hep bu yüzden ..
Diğerleri: (Şaşırarak) Sivil Savunma Kulübü mü? O ne ki?
Görevli: Tabi. Sivil Savunma Kulübü yangın, deprem ve savaşlarda nasıl davranılması gerektiğini, bir kaza ve afet yaşanması halinde nasıl ilkyardımda bulunulacağını anlatır, öğretir. Bunları öğrenmiş olsaydınız bu acıları yaşamak zorunda kalmazdınız.
Bunları duyan dört hasta Sivil Savunma hakkında bilgi edinmeye karar verirler ve bir ay sonra burada buluşmak üzere ayrılırlar.
- 1 AY SONRA -
Dört adam yine aynı yerde buluşurlar. Geçen süre içersinde internetten, kitaplardan ve çeşitli kuruluşlardan bilgi edinmişlerdir. Öğrendiklerini anlatmaya başlarlar.
1. Adam: Arkadaşlar, elektrik çarpan bir kişiye temas etmek son derece tehlikeliymiş. Önce elektrik kontağını kapatmalı daha sonra elektriği iletmeyen bir şeyle teması kesmeliymişiz. Ayrıca çocukların elektrikli eşyalarla ve prizlerle oynamasını engellemeli, dikkatli olmalıymışız.
Diğerleri: Yaa.
2. Adam: Ben de kazalarda yapılacak ilkyardım konusunda bilgi edindim. Sakin ve temkinli davranılması gerekiyormuş. Bilinçsiz ve konuyla ilgili bilgi sahibi olmayan kişilerin müdahale etmemesi gerekiyormuş. Sağlık ekibi, ambulans ve güvenlik güçlerinin kaza yerine gelmeleri beklenmeliymiş. Kırık ve kanama durumunda nelerin yapılması gerektiği de öğrenilmesi gerekiyormuş. Çünkü en küçük ev kazalarında bile başımıza gelebilecek bir durummuş.
3. Adam: Ev alırken ve kiralarken depreme karşı dayanıklılığının bilinmesi gerekiyormuş. Ve zorunlu deprem sigortasının da yatırılması gerekiyormuş. Böylece depremde bir hasar olursa paramızı geri alabilirmişiz. Ayrıca depremde neler yapılması gerektiğini de öğrendim.
Diğerleri: Eee. Ne yapmak gerekiyormuş.
3. Adam: Depremde en güvenli yerler kolon ve kirişlerin olduğu yerlermiş. Merdiven, asansör, balkon ve çatı altları ise çok tehlikeliymiş. Büyük eşyaların duvarlara sabitlenmesi gerekiyormuş. Depremde hemen dışarı çıkmamalı, deprem bitene kadar güvenli bir yerde beklemeli ve yaşam boşluğu oluşturmalıymışız. Depremden sonra güvenli bir yere giderek beklemeliymişiz.
4. Adam: Bizim çocuk Atatürk İlköğretim Okulunda okuyor. Okullarının sitesinde bu konularla ilgili bilgiler yer alıyormuş. Yangın, deprem, sel, afet, savaş ve diğer konularda ne yapılması gerektiği, alınacak tedbirler ve ilkyardım anlatılıyormuş. Ben de oradan bazı bilgilere ulaştım.
Diğerleri: Adresi nedir?
4. Adam: Yangından korunmak için önlemler alınmalıymış. Evde yangını söndürmek için bir su kovası, bir hortum ve yangın söndürme tüpü olması gerekliymiş. Çocukların gözlenmesi ve başıboş bırakılmaması şartmış. Ülkemizde pek çok yangın küçük çocukların ateşle oynamasından çıkıyormuş. Keşke tüm bunları daha önce öğrenmiş olsaydık.
Diğerleri: Keşke
Öğretmen: Evet çocuklar� Tiyatromuzu izlediniz. Sizler de bu arkadaşlar gibi bir gün �Keşke� dememek için Sivil Savunma Kulübünün faaliyetlerine katılarak, deprem, yangın, savaş, kaza, sel, yaralanma, zehirlenme ve diğer durumlarda nasıl davranmanız gerektiğini öğrenin, hayatınıza uygulayın.
Oyuncular el ele tutuşarak seyircileri selamlarlar.
Oyun esnasında projeksiyon cihazı ile görüntü desteği verilebilir, Hastaların anlattıkları olayların canlandırılması yapılabilir.

YAZAN:Uğur KEBAPÇI (İngilizce Öğrt.)
Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Trafik Haftasıyla ilgili Afişler - Trafik Haftası Afişler Resimler Mavi_Sema Trafik Bilgisi & Teknik Bilgiler 2 07-05-2014 18:18
Trafik haftasıyla ilgili slayt - Trafik haftası konulu slayt Mavi_Sema Eğitim Videoları & Flash ve Slaytları 0 19-02-2011 00:44
Trafik Haftası ile ilgili Yazı - Trafik Haftasıyla ilgili Yazı Mavi_Sema Trafik Bilgisi & Teknik Bilgiler 0 18-02-2011 23:23
Turizm haftasıyla ilgili skeçler - Turizm haftası ile ilgili skeç Mavi_Sema Tiyatro ve Skeçler 0 18-02-2011 23:16
Trafik haftasıyla ilgili özlü sözler - Trafik haftası sözleri Mavi_Sema Trafik Bilgisi & Teknik Bilgiler 0 18-02-2011 02:29


Saat: 12:34.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014