Sponsorlu Bağlantılar
   

Fransız İhtilali Hakkında Bilgi

Tarihi Bilgiler icinde Fransız İhtilali Hakkında Bilgi konusu , Fransız İhtilali Hakkında Bilgi FRANSIZ İHTİLALİ (1789-1804) Nedenleri: a)Krallık Rejiminin İstibdadı: Fransa XVI . yüzyıldan beri koyu bir mutlakıyetle yönetilmekte idi. Krallar, memleketin sahibi ve efendisi sayılırdı. Kralın Tanrı'dan başka ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 01-03-2011   #1 (permalink)
Standart Fransız İhtilali Hakkında Bilgi

Sponsorlu Bağlantılar


Fransız İhtilali Hakkında Bilgi

FRANSIZ İHTİLALİ

(1789-1804)
Nedenleri:


a)Krallık Rejiminin İstibdadı: Fransa XVI
. yüzyıldan beri koyu bir mutlakıyetle yönetilmekte idi. Krallar, memleketin sahibi ve efendisi sayılırdı. Kralın Tanrı'dan başka kimseye hesap vermeyeceği kabul olunurdu. Kral ve çevresinin , zengin ve gösterişli yaşamına karşılık, halkın sıkıntılı yaşamı, Kral'a tepki duyulmasına yol açmıştır.
b) Sosyal Durum ( Halkın çeşitli Sosyal Sınıflara Ayrılması ) : Fransız milleti eşitsizlik üzerine kurulmuş sosyal bir yapıya sahipti. Halk, birbirlerine eşit olmayan ve başka hak ve imtiyazlara sahip bulunan ; Soylular - Rahipler - Burjuvalar- Köylüler olarak, dört ayrı sınıfa bölünmüştü.
Soylular : Büyük toprak ve Malikane sahibi idiler. Devlet memurluğu ve askerlikle uğraşırlar, devlete vergi vermezlerdi. Topraklarında, köylüleri çalıştırırlardı.
Rahipler : Arazi ve mal sahibi idiler. Din bakımından Papa'ya bağlıydılar. Devlet ve Halk üzerinde dinsel otoriteye sahiptiler. Devlete vergi vermezlerdi.
Burjuvalar : Şehir ve kasabalarda oturan , iş ve ticaret'le uğraşan kesimdi. Aydınlar bu sınıf içinde idi. ( Doktor, Mühendis, Avukat, Tüccar, Sanatçı ) . Siyasal hakları yoktu. Devlete vergi verirlerdi.
Köylüler : Halkın çoğunluğunu oluşturmakta idiler. Vergi verirler, askerlik yaparlar, soylu kişilerin ve rahiplerin tarlalarında çalışırlar, gerektiğinde onların angaryalarını görürlerdi. Hiçbir siyasal hakları yoktu. Okuma - Yazma bilmezlerdi.Ekonominin bütün yükü, vergileri bu sınıf karşılıyordu.

c) Fransız Aydınlarının Etkisi : XVIII
.yy.da Fransa'da yetişen filozoflar, düşünceleri ve eserleriyle, Fransız halkını etkilemişlerdir. Bu aydınlar içinde en etkili olanları, Monteskiyö , Volter, Didero ve Jan Jak Ruso' dur.
Monteskiyö , "İran Mektupları " adlı eserinde, bir İranlının ağzından Fransa' daki devlet rejimini, memleket yönetimini, sosyal durumu eleştirerek, hükümetin uygulamalarını ve soyluların yaşayışlarını halka göstermeye çalışmıştır.
" Kanunların Ruhu Üzerine " adlı eserinde, devlet rejimlerini inceleyerek, en iyi devlet rejiminin, kanunları yapan kuvvetle, yürütme kuvvetlerinin birbirlerinden ayrıldıkları rejimler olduğu fikrine ulaşmıştır.
Volter : Felsefe, Tarih, Edebiyat, Sosyoloji, Din alanlarında eserler yazmış, eserlerinde özgürlük ve vicdan özgürlüğü üzerinde durarak, genellikle Kilise ve Papazları eleştirmiştir.
Didero : Fransa'nın en büyük Ansiklopedist lerindendir..
Jan Jak Ruso : Düşünceleriyle, Fransız halkını en çok etkileyen düşünürdür. " Sosyal Mukavele " ( Contrat Social ) adlı eserinde; " İnsanın hür olarak doğduğunu, fakat her yerde zincire vurulmuş bulunduğunu, hakları çiğnenen insanların, bu haklarını geri almaları için, ihtilalin meşru bir araç olduğunu, hükmetme hakkının yalnız millette bulunması gerektiğini söylemiştir.
Fransızları kültür yoluyla yükseltmeye çalışmış, devlet yönetimini eleştirerek, rejimin değişmesi gerektiğini söylemiştir
ç) İngiltere ve Amerika'nın Yönetimlerinin Etkileri : İngiltere' de , 1688' den itibaren görülen " Meşruti Krallık " yönetimi, ve Fransızların destekledikleri Amerika'nın yönetim anlayışları (Özgürlük), Fransızları etkilemiştir.

d) Mali Zorluklar, Vergilerin Ağırlığı : Fransız ihtilalinin en temel nedenidir
. Sarayın israfları, Fransa'nın XVIII.yy.boyunca girdiği savaşlar, devletin ekonomik durumunun daha da bozulmasına yol açmış, halktan alınan vergilerin artırılmasına yol açmıştır.

İhtilalin Başlaması ve Dönemleri :

Fransa Kralı, XVI. Lui ' nin, halktan yeni bir vergi almak için "Etajenero" yu toplamasıyla başlayan İhtilal 5 dönemden geçmiştir.

Dönemleri :


1
. Etajenero, Milli Meclis ve Kurucu Meclis Devri (1789 - 1791) : Etajenero' nun, 5 Mayıs 1789 ' da toplanmasıyla başlayan bu dönemde , köylü ve Burjuvaların milletvekilleriyle, soylu ve rahiplerin milletvekilleri arasında toplanma konusunda anlaşmazlık baş göstermiştir. Toplantıların ayrı ayrı salonlarda değil, aynı salonda yapılmasını isteyen köylü milletvekillerinin isteği , soylu ve rahip milletvekilleri tarafından reddedilmiş, bunun üzerine bir araya gelen köylü ve burjuva milletvekilleri , halkın % 96 ' sını temsil ettiklerini ileri sürerek , Etajenero' ya, "Milli Meclis" adını vermişlerdir.
Kral' ın soylu ve rahip milletvekillerinin etkisinde kalarak ,meclise karşı zor kullanmak istemesi, ve maliye bakanı Neker' i görevinden atması üzerine halk ayaklanarak , siyasal hükümlülerin hapsedildikleri " Bastil Hapishanesi" ni basmıştır. Hükümlüleri kurtardıktan sonra hapishaneyi yakmış, yıkmıştır. ( 14 Temmuz 1789 )
Bu olaydan sonra Fransız halkı silahlanmış ve İhtilale katılmıştır.
Milli Meclis;
*Soyluların ve Rahiplerin derebeylik döneminden kalma bütün haklarına ve ayrıcalıklarına son vererek, eşitliği kabul etti.
Yeni bir Anayasa yaparak, İnsan ve Vatandaş Hakları bildirisini ( 17 madde ) anayasa'nın başlangıcına koydu.

Yaptığı , yeni Anayasa nedeni ile Milli Meclise, Kurucu Meclis ( Assamblée Constituant) adı verildi
.

Kurucu Meclis : Çalışmaları ;

Fransa Meşruti bir krallık olmuştur.
Kanunları yapma yetkisi meclise, yürütme görevi kralın seçeceği Bakanlar Kurulu'na bırakılmıştır.

Kral' a kanunları veto hakkı tanınmıştır
.
Kralın kaçma girişimi üzerine Cumhuriyet'in ilan edilmesini isteyenlere katılmamış, Kral'a Anayasa'ya sadık kalacağına dair yemin ettirmiştir.

Üyelerinin hiçbirisinin, yeniden seçilmemesi koşuluyla kendini dağıtmıştır
. ( 30 Eylül 1791 )


2
. Meşruti Krallık Meclisi Devri ( 1791-1792 ) : Bu dönemde, yeni anayasadan memnun olmayan halk ve Cumhuriyetçiler, Paris'te büyük bir gösteri yapmışlar, kraldan yana olan Paris Belediye Meclisini dağıtarak " Komün" denilen Belediye Meclisini kurmuşlardır. Kralın oturduğu "Tüilöri Sarayı" na yürümüşler, sonuçta Kral tahttan indirilerek, ailesiyle birlikte hapsedilmiştir.. 1791 Anayasa'sı yürürlüğünü kaybetti.
Meşruti Krallık Meclisi' nin dağılması üzerine, Ülke yönetimi " Komün " ün eline geçti
3. Milli Konvensiyon Meclisi Devri ( 1792-1795) :
Cumhuriyet ilan edilmiş ancak Cumhurbaşkanı seçilememiştir.

Mecliste; Jirondenler ( İllerden seçilmiş milletvekilleri) , Montanyarlar ( Paris Milletvekilleri ) , Mutediller ( Meclisin ortasında oturanlar-Kararsızlar) olmak üzere üç parti oluşmuştur
.

Jirondenler ; İhtilalle kazanılan hakların kan dökülmeden yürütülmesini ve uygulanmasını, Montanyarlar ; Cumhuriyetin ve kazanılan hakların kan dökülerek ve şiddetle korunmasını istemişlerdir
.

Jirondenlerin yönetimi ele geçirme çabası sonuç vermeyince, Montanyarlar'la arası açılmıştır
.

Kral ve Kraliçe yargılanarak idama mahkum edilmişlerdir
.

" Devrim evlatlarını yer " kuralının işlediği dönemdir
.. "Genel Kurtuluş Komitesi " ve " İhtilal Mahkemeleri " kurularak , haklı-haksız binlerce kişi öldürülmüştür.
İhtilalin etkili isimlerinden Danton ve Robespiyer idama mahkum edilmişlerdir
Meclis tarafından Komite ve İhtilal Mahkemeleri ne son verilmiş, Konvensiyon meclisi yeni bir Anayasa yaparak kendini dağıtmıştır.


4
. Direktuvar Devri ( 1795-1799 ) :

Devletin rejimi Cumhuriyettir
.

" Beşyüzler Meclisi " ve " İhtiyarlar Meclisi " olarak iki meclis oluşmuştur
.

Kanunları yapmak, Beşyüzler meclisinin, onaylamak İhtiyarlar Meclisinin görevidir
. Yönetimi iki meclisin belirleyeceği 5 kişiden oluşan Beş Direktör yapacaktı.

İçte kralcılar ve rahiplerle, dışta Avusturya-Prusya-Hollanda ile yapılan savaşlarla uğraşılmıştır
.

Napolyon, Mısır başarısızlığı üzerine Fransa'ya geri dönmüş, bu yönetime karşı olanlarla birleşmiş, Beşyüzler Meclisi toplantı sırasında iken meclisi askeri kuvvetlerle basarak üyelerin hepsini tutuklatmıştır
. Bu gelişmeler üzerine İhtiyarlar Meclisi kendini dağıtmış, böylece Direktuvar devri sona ermiştir.


5
. Konsüllük Devri (1799-1804) :

Anayasa'nın yeniden yapılması için iki komisyon kurulmuş, yürütme ve yönetme işlerine bakmak için de üç kişiden oluşan, Konsül seçilmiştir
. Konsülün birinci kişisi Napolyon Bonapart' tı.

Napolyon ' un yazdığı Anayasa'ya göre üç konsül ülkeyi on yıl yönetecekler, kanunları Senato ve Tribuna adlarıyla anılan meclisler yapacaktı
.

Meclis üyelerinden birisinin, Napolyon'un İmparator olmasını önermesi üzerine halkoyuna gidilmiş, Napolyon İmparator seçilmiştir
. Böylece Konsüllük devri sona ererek I.İmparatorluk dönemi başlamıştır.




Fransız İhtilali'nin Sonuçları :


Dünyada yeni bir devlet rejiminin ( Demokrasi ) doğmasına yol açmıştır
.

Mutlak krallıkların yıkılabileceği görülmüştür
.

Milliyet, eşitlik, özgürlük, adalet, kardeşlik gibi kavramlar dünyaya yayılmaya başladı
.

Milliyetçilik akımı dünyada etkili olmuş, çok uluslu yapıdaki imparatorlukların parçalanmasına yol açmıştır
.

İnsan hakları kavramını geliştirmiştir
.

Getirdiği ve dünyayı etkilediği evrensel düşüncelerden dolayı yakınçağın başlangıcı kabul edilmiştir
.


Osmanlı Devletine Etkileri :

Osmanlı Ülkesindeki Azınlıklar arasında, özellikle Milliyetçilik akımı çok etkili olmuş ve İmparatorluğun parçalanmasına ve sonuçta yıkılmasına yol açmıştır
.

İhtilal sonrası dünyaya yayılan yeni düşünceler Osmanlı aydınları arasında da etkili olmuştur
. Tanzimat'ın ilanında, yeni Osmanlıların ortaya çıkmasında, Kanun-i Esasi' nin hazırlanmasında bu etkiler görülür.

 

Mavi_inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 20-05-2011   #2 (permalink)
Standart Fransız İhtilali Hakkında Bilgi


Fransız İhtilali Hakkında Bilgi

Fransız İhtilali


Fransa’da 1789 yılında Halk ve burjuva denilen, orta tabakanın krala, asillere ve ruhbanlara karşı ayaklanması ile başlayan, dünya ölçüsünde siyasî ve sosyal sonuçlar doğuran hareketin adı. Dünya Tarihinin dönüm noktalarından birini teşkil eden 1789 Fransız ihtilali, yeniçağın kapanıp yakınçağın

başlamasını sağlayan büyük bir hadisedir. Bu ihtilalin de diğer hareketlerde olduğu gibi bir hakîkî, bir de zahirî (görünen) sebepleri vardır.

Fransız ihtilalinin görünen sebepleri: İç ve dış sebepler olarak iki kısımdır
Dışa dayalı sebepleri, İngiliz-Fransız koloni, sömürge rekabetidir. Yediyıl Savaşları ile (1756-1763) büyük zararlara uğrayan Fransa’da Ekonomik çöküş hızlandı. Bu durum Fransızların ayaklanmasına sebeb oldu.

İç sebepler
milleti sınıflara ayırarak üstün sınıflardan asil ve ruhbanların, burjuva ve köylülerin kazançlarının büyük kısmını elinden aldığı bir ekonomik düzenin yaşanmasıdır. Ayrıca, kiliselerin ve din adamlarının (ruhban sınıfı) mal edinmelerinin doruk seviyeye çıkması, ahiret işlerinde kendi


dünyalık kazançlarını öne almaları, kendilerine inananlarda aşırı düşmanlık doğuruyordu. Buna dayalı olarak, Avrupa’da yayılma istidadı gösteren dinsizlik fikirleri, memnun olmayan insanlar arasında kendine uygun zemin bulmuş oluyordu.

fikir hürriyeti savunuculuğu adı ile Voltaire gibi dinsizler çeşitli aksaklıkları bahane ederek, Hıristiyanlığa, hatta ileri giderek İslamiyete şiddetle saldırıyorlardı. Bu gibiler yazılarında dîne inanmadığını açıkça söylüyor; öldüğünde, cenazesinde dînî merasim yapılmamasını vasiyet

ediyorlardı. Öte yandan Jean Jacques Rousseau, sonradan komünizme dönüşecek fikirleri düzeninde eşitliği savunuyor, bu eşitliği sağlamak için kişi hürriyetlerinde her türlü kısıtlamanın mübah olacağını söylüyordu. İhtilalin esas sebebi: Ortaçağ Avrupasında Hıristiyanlığın “engizisyon” zulmünün şiddetle estiği dönemde, Osmanlı hükümranlığı altında yaşayan müslim-gayri müslim bütün teb’ada sulh ve sükûn

vardı. İslamiyetin gelişmesinin, yayılmasının reaksiyonu olarak, başta papalar olmak üzere kral ve derebeyleri, zedelenen menfaatlerini kurtarmak için haçlı seferleri tertipleyerek, bir milyondan ziyade dindaşlarının ölümüne sebeb oldular. Bu kinleri, 1453’te İstanbul’un Fatih Sultan Mehmed Han

tarafından fethi ile doruk nokt Aya ulaştı. Avrupa’da Hıristiyan ahali asker olarak doğuya yaptıkları seferlerinde Müslümanları ve idarecilerini yakından tanıdılar. Halkın, hükümdarın elinde bir esir olmadığını, halkın devlete, devletin de halka karşı görev ve sorumlulukları olduğunu anladılar. Hele

ayrı dinlerden olanlara da tanınan ibadet, sanat ve ticaret serbestîleri Hıristiyan halk arasında sevgi ve dostluk fikirlerini yerleştirdi. Artık papa ve krallar Haçlı ordu su toplayamıyorlar, donanmalar kuramıyorlardı. Fransız ihtilalinin evvelinde 1700’lü yıllarda Avrupa’da halk yoksul, güçsüz buna karşılık krallar, kiliseler zengin ve güçlüydü. Bu dengesizlik 1789’daki ihtilalle patlama noktasına geldi.

yapı ve yaşayış
İhtilal öncesi Fransa’da sosyal eşitsizlik gittikçe büyümüş ve sahib oldukları imtiyazlarla kesin çizgilerle birbirlerinden ayrılan üç sınıf meydana gelmişti. En üst Tabak ayı nüfûsun ancak % 2’sini teşkil eden, asiller meydana getiriyordu. Bunlar toprağın % 25’ine sahib olup,

topraklarında köylüleri çalıştırır, vergi vermezlerdi. Asiller arasında bulunan ruhban sınıfı nüfûsun % 1’inden az olduğu halde, toprağın % 10’u kiliseye aitti. Bunlar da vergi vermezlerdi. Üçüncü sınıf ahali idi. Kendi arasında sınıflara ayrılan bu tabaka, nüfûsun % 97’sini meydana getirdiği halde, toprağın

ancak % 57’sine sahipti. Verginin çoğunu bunlar öderdi. Ahalinin ilk grubunu teşkil eden Burjuva sınıfı da büyük ve küçük burjuva olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Büyük burjuvalar bankacılık ve sanayi işleriyle uğraştıklarından zengin idiler. Asillerden farkı, seçme ve seçilme haklarının olmamasıydı.

Küçük burjuva ise esnaflıkla uğraşırdı. Pek zengin olmamakla beraber köylülere nazaran iyi durumda idiler. Köylüler ise tabakanın en alt kısmını meydana getiriyorlardı. Toprakların % 20’sine sahib olmalarına rağmen, büyük miktarda vergi verirlerdi. Kendi topraklarında çalışanlar ve asiller ile kilisenin

topraklarında çalışanlar olmak üzere ikiye ayrılmışlardı. Bunlar boğaz tokluğuna çalışırlardı. İhtilalin dahilî sebeplerinden birisini de ekonomik ve malî sebepler teşkil etmekteydi. Fransız toplumundaki sosyal dengesizlik, ekonomik dengesizliğe de yol açmıştı. Gelişen sanayi dolayısıyla

büyük burjuva zenginleşmiş ve hak taleb etmeye başlamıştı. Asillerin ve rahiplerin hiç vergi vermemelerine karşılık köylüler, mahsullerinin büyük bir kısmını vergi olarak veriyorlardı. Gerek bu büyük eşitsizlik ve gerekse vergi toplıyan aracıların haksız muameleleri, köylüleri tedirgin ediyordu.

Bundan başka Fransanın bir yerinden, başka bir yerine götürülen mallar için geçiş vergisinin alınması, halkın devlete karşı cephe almasına yol açmıştı. Ayrıca Fransa’nın Amerika’ya kendi malî gücünü aşacak şekilde yardım etmesi, maliyeyi oldukça bozmuş ve malî krizin meydana gelmesine sebeb olmuştu.

İhtilalin başlaması ve safhaları
Fransız ihtilali bir vergi meselesinden dolayı patlak vermişse de, aslında bu, ihtilalin patlaması için bir kıvılcım olmuştur. Maliye bakanları o güne kadar malî durumu düzeltemedikleri gibi, vergi meselesini de halledememişlerdi. Kral, vergi meselesini halletmek için

1614’ten beri toplanmayan Etajenero denilen ruhban, asiller ve burjuva sınıflarının temsilcilerinden ibaret bulunan millet Meclisini toplantıya çağırdı. 5 Mayıs 1789’da toplanan bu mecliste, ekseriyeti elde eden ahali sınıfı

temsilcileri, 17 haziran 1789’da kendilerini Millî Meclis îlan ettiler. Bu duruma razı olmayan kral, meclisin dağılması emrini verdi ise de, bu emir yerine getirilmedi. 9 Temmuz’da Kurucu Meclis haline çevrildi. Kralın, meclisi dağıtma isteği üzerine galeyana gelen halk, Paris’te isyan etti. 14.7.1789’da siyasî

mahkûmların bulunduğu Bastil Kalesini ele geçirerek mahkûmları serbest bıraktılar. Bu tarih, Fransızların millî bayramı oldu. Fransa’daki bütün manastırlar ve şatolar yakılıp yıkıldı. Kral bir anda bütün yetkilerini kaybetti. Asiller ülkeden kaçm aya başladılar. Seine Nehrinde 300 papas bindirildikleri

sandallarla beraber sulara gömüldü. Karışıklıkları önlemek için Meclis 4-5 Ağustos gecesi derebeylik sistemini kaldırdı. Herkesten eşit vergi alınmasını ve her vatandaşa bütün memuriyet ve rütbelerin eşit olarak açık bulunmasını kabul etti. Meclis 28 Ağustosta bütün vatandaşların hukukça eşit olduklarını

bildiren İnsan Hakları Beyannamesi’ni yayınladı. Burada insanların hak ve hürriyetlerinden, eşitliklerinden bahsediliyordu. Halbuki, 18. yüzyılda Avrupa’da yayınlanan bu İnsan Hakları Beyannamesinde bildirilenlerden çok daha fazlası,

Müslümanlara yedinci asırda yani on bir asır evvel Allahü teala tarafından, hak olarak verilmişti. Kur’an-ı kerîmdeki pekçok ayet-i kerîmeler vePeygamberimizin hadîs-i şerîfleri bu husûsun değişmeyen temel esaslarıdır. Nitekim peygamber efendimiz Veda Hutbesinde ümmetine, Fransız

İhtilalinden on bir asır evvel kardeşlik, hak, adalet, hürriyet ile ilgili hususların yerine tam getirilmesini emir buyurmuştu. İnsan Hakları Beyannamesi ile siyasî ve sosyal hayatı değişen Fransa’da yüz yıllık müesseseler bir anda yıkıldı ve Demokrasi kuruldu. Bu İnsan Hakları Beyannamesi’ni yayınlayan

Fransızlar, 19 ve 20. yüz yılda, sömürgelerindeki milyonlarca insana, her türlü eziyeti reva görmüşler, Haçlılık zihniyetini defalarca yine göstermişlerdi. Mesela, Cezayir’de ve Güneydoğu Anadolu’daki katliamlar Fransızların yüzkarasıdır. demokrasinin gereği olarak Jakobinler ve Garodinler diye iki parti

kuruldu. Fransa 1789-1791 yılları arasında karışıklıklara sahne oldu. Kurucu Meclisin hazırladığı anayasa, 14 Eylül 1791’de kabul edildi. Böylece meşrûtî monarşi kurulmuş oldu. Kurucu meclis dönemi kapanıp Yasama Meclisi göreve başladı. İhtilalciler daha sonra iktidarı ele geçirip Cumhûriyet

tarafdarlarını ve kralı sar aydan alarak kiliseye hapsettiler. Asillerden bir çok kimse îdam edildi. 22 Eylül 1792’de Yasama Meclisi, krallığın kaldırılması ve Cumhûriyetin îlanı ile yeni bir döneme girdi ki, bu döneme “Konvansiyon Devri” denir. Bu dö Nem iç isyanlarla dolu olup, binlerce insan öldürüldü.

Fransa, misli görülmemiş boğuşmalar ve anarşi içindeyken, müttefik Avrupa devletlerinin Fransa’yı istila etmek, ihtilalin kendilerine sıçramamasını temin için orada eski düzeni kurmak çabaları, milliyetçilik hisleri ile birbirine bağlı ihtilal ordularının başarıları karşısında netîce vermedi. Bu durum

kralcıları zayıf duruma düşürüp, Cumhûriyetçilerin otoritesini kuvvetlendirdi. 27 ekim 1795’te Direktuvar İdaresi kurularak müfrit cumhûriyetçiler iktidardan uzaklaştırıldı. Mısır Seferinden başarısızlıkla dönen Napolyon Bonapart, bu idareyi devirerek üç konsülden meydana gelen

Konsüllük İdaresini kurdu ve kendisini de birinci konsül ünvanı ile cumhurbaşkanı îlan etti. Bu diktatörlük Napolyon’un Avrupa devletlerinin kurdukları koalisyonlara karşı kazandığı başarılarla kuvvetlendi. Napolyon 2 Ağustos 1802’de hayat boyu cumhurbaşkanı, 18 Mayıs 1804’te Fransa

İmparatoru ünvanıyla meşrûtî hükümdar îlan oldu. Bununla cumhûriyet sona erdi ve birinci imparatorluk başladı. Böylece ihtilal görünüşte bitti. Fransa ihtilali, bugün demokrasi dediğimiz yeni bir devlet rejiminin doğmasına yol açtı. Ayrıca milliyet,

hürriyet, eşitlik, adalet ve kardeşlik gibi Avrupa için yeni bir takım Düşünce ve prensiplerin ortaya çıkmasına vesîle oldu. İhtilalin Avrupa’ya getirdiği yeniliklerin bir diğeri de insan haklarıdır. Fransız İhtilalinin bitişi hakkında kesin tarih olmamasına rağmen, 1804 tarihi kabul edilirse, 15 sene

devam etmiş demektir. İhtilalin gayesi, başlangıçta, ezilen fakir tabakanın zulümden kurtarılmasını hedef alırken, 15 sene içinde fakir halk bu ihtilal filminde hep figüran rolünde kalmış ve ihtilal liderlerinin dublorü olmuştur. Kararı ihtilalciler vermiş, ölmeyi ise kurtarılacak halktan istemişlerdir.

İhtilalin her döneminde ihtilal liderleri, kendini kuvvetli hissedince, mesai ve Kader arkadaşını bir yolla öldürmekten çekinmemiştir. Her dö nemin liderleri bir öncekileri ihanetle suçlamıştır. Hak ve adaleti, saygıyı, çiğneyerek sağlamak istemişlerdir. İhtilal liderlerinden birisi mecliste;“İhtilal çocuklarını yiyor!”

diye feryat etmiştir. İhtilal, sonunda onu da yemiştir. İhtilal, kurulu devlet düzenini aniden yıkıp, yerine yenisini kurmaya çalışma hareketidir. En kötü düzen, gerektiğinde iyi sayılan düzensizlikten iyidir. Bugün bazı ülkelerde yayılma istidadı görülen terör hareketleri, temelde 1789 Fransız İhtilalinin izlerini taşımaktadır.

Konu Mavi_inci tarafından (20-05-2011 Saat 23:11 ) değiştirilmiştir.
Mavi_inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Fransız İhtilali Nedenleri, Sonuçları, Osmanlı Devletine Etkileri SeLeN Tarihi Bilgiler 3 24-02-2014 19:01
Fransız İhtilali Osmanlı Devleti'ni Nasıl Etkilemiştir? Mavi_inci Tarihi Bilgiler 0 11-03-2012 23:01
Fransız Devrimi Hakkında Bilgi Mavi_inci Tarihi Bilgiler 0 26-02-2012 23:59
Fransız İhtilali’nin Sebep ve Sonuçları Mavi_inci Tarihi Bilgiler 0 21-06-2011 02:10
Fransız İhtilali kaç yılında yapılmıştır? Kayıtsız Üye Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü 1 23-04-2011 13:25


Saat: 05:25.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014