FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Eğitim Portalı ·´¯).·´¯) > Kültür ve Sanat Bölümü > Tarihi Bilgiler



Sponsorlu Bağlantılar
   

O Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları

Tarihi Bilgiler icinde O Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları konusu , O Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları OBA Ev biçimi, birkaç direkli, uzun bölüntülü keçeden yapılmış göçebe çadırı. * Çadırlardan müteşekkil küçük topluluk. * Göçebe ailesi. Çadır halkı. OBJEKTİF ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 24-02-2011   #1 (permalink)
Standart O Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları

Sponsorlu Bağlantılar


O Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları

OBA Ev biçimi, birkaç direkli, uzun bölüntülü keçeden yapılmış göçebe çadırı. * Çadırlardan müteşekkil küçük topluluk. * Göçebe ailesi. Çadır halkı.
OBJEKTİF Fr. Hakikatı olduğu gibi aksettiren. * Fotoğraf makinası ve dürbün gibi cihazlardaki mercekler. * Gaye. * Fls: Varlıkla alâkalı.
OBÜS Ask: Dikey veya dalıcı atış yapabilen, oldukça kısa namlulu top. Obüsler Milâdi 16. asırda icad olunmuştur. Bir mânianın arkasında bulunan ve bu sebeple doğruca görülemeyen düşman mevzilerinin yüksek münhanilerle aşırılmak suretiyle endaht yapmak maksadıyla icad edilmiştir.
OCAK İMAMI Tar: Yeniçeri Ocağı’nın imamı. Cami-i Miyane adını alan ve ilkin mescid halinde bulunan Orta camii, Hicri 1000 senesinde büyütülerek cami haline getirilmiştir. Camiin imamı, hatibi, müezzini, muarrifi ve kayyumu vardı. İmam, Yeniçeriler arasında okuyup yazan ve tahsil görenlerden seçilirdi.
OD t. Ateş, nar.
OFİS Fr. Yazıhane, daire, büro.
OĞLAK Keçi yavrusu.
OK Yay veya keman denilen kavis şeklinde bükülmüş bir ağaç çubuğa gerili kirişe takılarak uzağa atılan ucu sivri demirli ince ve kısa değneğe verilen addır. Ok, silâhın icadından evvel insanlar tarafından kullanılmış ise de, en büyük mahareti Türkler, Araplar göstermişlerdir. (O.T.D.S.)
OKİYYE (Veya hemzenin hazfı ile “Vekiyye”) Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü. Yerlere ve muhitlere göre değişir. Dörtyüz dirhem ağırlık. Yedi miskal veya kırk dirhem ağırlık. Şer’an kırk dirhem kabul edilmiş. En tanınmışı dörtyüz dirhemdir. (Bak: Direm)
OKKA t. Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü. Dörtyüz direm ağırlık. Okiyye. (Bak: Direm)
OKYANUS Büyük deniz. Bahr-ı muhit. * Arapça büyük lügat kitabı.
OLİGARŞİ Yun. Siyasi iktidarın, bir zümreden olan kişilerin elinde bulunması.
OPERASYON Fr. Bir cerrahın canlı bir vücut üzerinde yaptığı cerrahi müdahale. Ameliyat.
ORAN Ölçü, mikyas. * Biçim, tenasüb, endam. * Tahmin, keşif.
ORDU t. Bir devletin dinini, namusunu, vatan ve istiklâlini her çeşit yabancı taarruz ve tecavüzüne karşı koruyan askerî en büyük üç kuvvetten biri. Hava Ordusu, Deniz Ordusu, Kara Ordusu gibi. * En büyük askerî birlik. * Aynı iman ve düşünce sahiplerinin faaliyette olanlarının hepsi. (Maarif Ordusu, İlim Ordusu gibi mecazî olarak da söylenir.)
ORDU-YU MÜBLÂ Perişan edilmiş, dağıtılmış ordu.
ORDU (URDU) DİLİ Pakistan’da Müslümanların konuştukları Arapça, Türkçe, Farsça ve Hintçeden müteşekkil olan dil.
ORDUGÂH f. Ordunun konakladığı yer. Açıkta konaklayan ordunun konaklama yeri.
ORGAN t. Uzuv. Canlılarda belli bir vazifeyi yapmak için bir arada yaratılmış nesiclerin teşkil ettiği vücud parçası. (El, ayak, baş, göz.. gibi) * Bir fikre, bir gayeye hizmet için çalışan. * Âlet.
ORGANİZASYON Fr. Düzenleme, hazırlama, tanzim. * Teşkilât.
ORHAN GAZİ (Mi: 1288 – 1359) Osmanlı Devletinin kurucusu olan Babası Osman Gazi vefat edince (1326) Onun yerine tahta geçti. Onu yetiştiren, Hocası Şeyh Edebâli idi. Genç yaşta gazi akıncılar arasına karıştı, çok cesur ve atılgandı. Akıncı Gaziler onun oğlu Süleyman Paşa kumandasında Rumeli’ye geçtiler. Türbesi Bursa’dadır. (R. Aleyh)
ORİJİNAL Fr. Bir şeyin aslı. Tuhaf, garib hâli olan. * Değişik. * Nev’i şahsına mahsus, kendine mahsus. * Vasıf ve keyfiyetleri cihetinden benzerlerinden ayrı ve üstün. * Bir nümuneye göre olan.
ORSA Yelkenleri mümkün olduğu kadar rüzgârın estiği cihete yaklaştırarak seyretmek hâli. * Geminin sol tarafı, iskele.
ORTODOKS Yun. İtalya’daki Papalığa bağlı olmayıp, İstanbul’daki Fener Patrikhanesine bağlı Hristiyan. Doğu kilisesine ve an’anelerine sıkı sıkıya bağlı Hristiyanların mezhebi.
ORUÇ (Bak: Savm – Ramazan)(Oruç en gafillere ve mütemerridlere za’fını ve aczini, fakrını ihsas ediyor. Açlık vasıtası ile midesini düşünüyor. Midesindeki ihtiyacını anlar. Zayıf vücudu ne derece çürük olduğunu hatırlıyor. Ne derece merhamete ve şefkata muhtaç olduğunu derk eder. Nefsin fir’avunluğunu bırakıp kemal-i acz ve fakr ile dergâh-ı İlâhiyeye ilticaya bir arzu hisseder ve bir şükr-ü manevî eliyle rahmet kapısını çalmağa hazırlanır. Eğer gaflet kalbini bozmamış ise… M.)
OSMAN (R.A.) Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın en yakın sahabelerinden, Aşere-i Mübeşşere’den ve İslâmiyet için en çok fedakârlık gösterenlerdendir. Hz. Talha ve Zübeyr’den evvel imana geldi, iman edenlerin beşincisi oldu. Resül-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın üçüncü halifesi ve damadıdır. Hazret-i Osman (R.A.) çok zengindi. Bütün malını Peygamberimiz ve İslâmiyet için feda etti. Çok hayâ ve hilm sahibi idi. Peygamberimizin (A.S.M.) iki kızı ile evlenmek nasib olduğu için kendisine “Zinnureyn” nâmı da verilmiştir. Hz. Ebu Bekir’in (R.A.) toplayıp cem’ettiği Kur’ân-ı Kerim nüshalarını teksir ederek mühim merkez ve vilâyetlere gönderdi. Sekseniki yaşında şehid edildi. (R.A.)
OSMANÎ (Osmaniye) Osman’a ait, mensup. * Osmanlı devletine mensup. Osmanlılarla alâkalı. Osman oğullarına ait.
OSMANİYÂN (Osmanî. C.) Osmanlılar.
OSMANLI Osmanlı Devleti teb’asından olan. * Anadolu Selçuklu Devleti’nin Bizans sınırındaki Beyliğin reisi olan Ertuğrul Bey’in vefatından sonra, Mi: 1288′de yerine geçen Osman Beyin kurduğu devlete mensup olan.
OSMANLICA Osmanlıların konuştuğu dil olup, Türkçe, Arapça ve Farsçadan müteşekkildir.
OST (Bak: Heme ost)
OTAĞ Padişahlarla vezirlere mahsus çadırlar. Bunlardan padişahlarınkine “Otağ-ı Hümayun”, sadrazamınkine ise “Otağ-ı Asafî” denilirdi.
OTOMATİK Fr. Kurularak veya vakti gelince harekete geçen, işleyen.
OTORİTE Fr. Kumanda etme hakkı, itaat ettirme iktidarı. * İdari veya siyasi iktidar. * Muhakemeleri veya doktrini umumiyetle doğru olarak kabul edilen ve bir sahada derinleşmiş olan şahıs veya eser.
OZAN t. Edb: Eski Türk şâiri ve âlimi.

 

Mavi_inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
F Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları Mavi_inci Tarihi Bilgiler 0 24-02-2011 14:41
G Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları Mavi_inci Tarihi Bilgiler 0 24-02-2011 14:40
N Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları Mavi_inci Tarihi Bilgiler 0 24-02-2011 14:31
S Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları Mavi_inci Tarihi Bilgiler 0 24-02-2011 14:25
T Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler ve Anlamları Mavi_inci Tarihi Bilgiler 0 24-02-2011 14:24


Saat: 04:36.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014