Sponsorlu Bağlantılar
   

Osmanlı zamanında İstanbul resimleri

Tarihi Bilgiler icinde Osmanlı zamanında İstanbul resimleri konusu , Osmanlı döneminde İstanbul Osmanlı ve İstanbul İstanbulun dünya tarihindeki yeri ve önemi inkar edilemez bir gerçektir. Konumu açısından tüm gözleri üzerine çeken İstanbul Osmanlılar dönemindede gözde bir şehirdi. Dinlere, kültürlere ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 21-02-2011   #1 (permalink)
Standart Osmanlı zamanında İstanbul resimleri

Sponsorlu Bağlantılar


Osmanlı döneminde İstanbul
Osmanlı ve İstanbul

İstanbulun dünya tarihindeki yeri ve önemi inkar edilemez bir gerçektir. Konumu açısından tüm gözleri üzerine çeken İstanbul Osmanlılar dönemindede gözde bir şehirdi.

Dinlere, kültürlere başkent olan İstanbul'un fetih hazırlıkları aslında bir yıl öncesinde başladı. Boğaz'ın kontrolünü sağlamak için 1452 yılında Rumelihisarı inşa edilirken, bir yandan da kuşatmada kullanılmak üzere çok büyük toplar döktürüldü. Asker sayısı iki kat artırıldı. Karada hazırlıklar tüm hızıyla devam ederken, denizden yapılacak saldırılar için 16 kadırgadan oluşan güçlü bir donanma oluşturuldu.

Bizans’ın yardım almasını engellemek için yardım yolları kontrol altına alınırken, Cenevizliler’in elinde bulunan Galata'nın da tarafsız kalması sağlandı. Ve 29 Mayıs 1453 tarihinde Osmanlı öncü kuvvetleri İstanbul önlerinde yerlerini aldı. Osmanlı ordusu karadan ve denizden tekbirlerle ve davul sesleri ile son büyük saldırıya geçtiler. Her yandan kente giren Türkler Bizans savunmasını tümüyle kırdılar. Fatih Sultan Mehmed öğleye doğru Topkapı'dan şehre girdi, doğruca Ayasofya 'ya girerek burayı camiye çevirdi.

İstanbul'un fethinin Türk, İslam ve dünya açısından önemli ve tarihin akışına yön verecek olan sonuçlar ortaya çıktı. En önemlisi de bir çok tarihçi gözüyle, İstanbul'un fethi ile Ortaçağ sona erdi.

İstanbul, fetihten sonra hızla şehir kontrol altına alındı. Rumların kendi dinleri ve gelenekleri ile yaşayabileceği duyuruldu. Fatih Sultan Mehmed, Ortodoks Rumlara boş bulunan Patriklik makamına birini seçmelerini emretti.

Fetih sırasında olumlu davranışları görülen Yahudi cemaatine Havra’larına sahip olma hakkı tanındı ve Haham'a iltifatlarda bulunuldu. Türk-Yahudi topluluğu Karayim Cemaati'ine Arpacılar Mescidi'nin bulunduğu yerde bir ibadethane tahsis edildi.

Fatih Sultan Mehmed ilk iş olarak savaş sonrasında harap olan birçok yeri yeniden onartmaya başladı. İlk ciddi imar faaliyet, fetih esnasında harap olan surların tamiri oldu. Fatih Sultan Mehmed bakımsız ve harap durumda olan Ayasofya'yı satın alarak, önce onarılmasını sağladı. Ardından da onartıp ve camiye dönüştürdü.

Bir yandan İstanbul'un onarımı sürerken, bir diğer yandan da fetihten sonra şehrin kalkındırılması için yeni iskan bölgeleri oluşturuldu. Boş mülkler fetihte hizmeti geçenlerin yanı sıra hemen her isteyene parasız olarak verildi. Anadolu ve Rumeli'den müslüman nüfus şehre göçe özendirildi. Bu da yeterince fayda sağlamayınca vilayetlere ferman gönderilerek her sınıftan belli sayıda kişinin İstanbul'a sürgün edilmeleri buyruldu. Çeşitli bölgelerden Hıristiyan ve Yahudiler de şehre getirilerek belli yerlerde iskân edildiler.

1457 yılının sonlarına doğru eski başkent Edirne'nin uğradığı büyük yangınla şehre yeni göçmenler geldi. 1459'da İstanbul her biri farklı demografik özellikler taşıyan dört idari birime ayrıldı ve fetihten elli yıl sonra Avrupa'nın en büyük şehri haline geldi.

16. yüzyıla büyük bir şehir olarak giren İstanbul, Küçük Kıyamet olarak anılan 14 Eylül 1509 depreminde çok zarar gördü. 45 gün süren depremde binlerce bina yerle bir oldu. 1510 yılında Sultan II. Bayezıd tarafından 80 bin kişinin istihdamıyla İstanbul neredeyse yeniden kuruldu.

 

Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 21-02-2011   #2 (permalink)
Standart Cevap: Osmanlı zamanında İstanbul resimleri


Kanuni Dönemi

Kanuni Sultan Süleyman'ın tahtta kaldığı 1520-1566 yılları arasındaki 46 yıllık dönem, devlet için olduğu gibi İstanbul için de bir yükseliş dönemi oldu.

Kanuni Sultan Süleyman dönemi boyunca İstanbul'da çok sayıda eser inşa edildi. Bu dönemde inşa edilen eserler, özellikle Mimar Sinan tarafından yapılanlar, şehre yepyeni bir görünüm kazandırdı. Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Şehzadebaşı Camii ve Külliyesi, Sultan Selim Camii ve Külliyesi, Cihangir Camii, Mihrimah Sultan adına Edirnekapı ve Üsküdar'da yapılan camiler, Hürrem Sultan adına yaptırılan Haseki Külliyesi ve Haseki Hamamı bu dönemde inşa edilen eserlerin arasında en önemlileri.

Kanuni Sultan Süleyman dönemi boyunca İstanbul daha planlı bir şehir oldu. Bir yandan kente yeni göçlerin gelmesi engellenirken, öte yanda da surların çevresine ev yapımı yasaklanarak, her evin pencerelerine kepenk konulması ve Galata'daki tüm yapılarda taş kullanılması zorunluluğu getirildi.


Lale Devri

Lale Devri, 1718-1730 yılları arasında adını saray yaşayanları ve varlıklı ailelerin lale yetiştirme merakından aldı. Sultan III. Ahmed ile Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın sadrazamlığı dönemini kapsayan Lale Devri'nde İstanbul, birçok yenilikler ve değişiklikler yaşadı.

Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Avrupa'nın bazı kentlerinden esinlenerek İstanbul'un imarına el attı. İlk önce Haliç ıslah edildi, Kâğıthane Deresi ve Haliç kenarları gezinti yerleri haline getirildi. Kağıthane'de padişah için Sadabad Kasrı inşa edildi ve etrafı lale bahçeleriyle bezendi. Bu bahçeler varlıklı kesimler arasında lale yetiştirme furyasının doğuşuna neden oldu. Yine bu dönemde Üsküdar, Beylerbeyi, Bebek, Fındıklı, Alibeyköyü, Ortaköy ve Topkapı semtlerinde birçok köşk ve bahçe yapıldı.

Lale Devri'de sadece mimari değişikler yapılmadı. Lale Devri, Sanat ve edebiyatın gelişmesine yol açarken, şair ve ressamlar sarayın ilgi odağı haline geldi. Kütüphanelerin ve külliyelerin açılması ile İstanbul'da kültür adımları atıldı. Bu arada İstanbul daha organize kurumların çıkmasına tanık oldu. O dönemde itfaiye teşkilatı kuruldu. İlk matbaa bu dönemde İbrahim Müteferrika tarafından faaliyete geçirildi. Ayrıca bir çini fabrikası, kumaş fabrikası ve Yalova Kâğıt Fabrikası bu yıllar içerisinde açıldı. Ve Lale Devri, 1730 yılında Patrona Halil isyanıyla sona erdi. Bu ayaklanma esnasında dönemin sembolü olan lale bahçeleri ve köşklerin birçoğu tamamen tahrip edildi.


Tanzimat Dönemi

3 Kasım 1839'da İstanbul'da yeni bir dönem açıldı. Topkapı Sarayı'nın Gülhane Bahçesi'nde okunarak halka ilan edilen Tanzimat Fermanı ile batılılaşma süreci hız kazandı. Bu dönemde İstanbul'da mimariden yaşama tarzına, eğitim kuruluşlarından sanayi kuruluşlarına kadar birçok alanda yenilikler yaşandı.

Kentin genişlemesine paralel, hızlı bir imar faliyeti de söz konusuydu. Bir taraftan padişahlar, diğer taraftan da devlet erkanı, gayrımüslim zenginler ve yabancı elçilikler adeta saray, köşk ve malikane yaptırma yarışına girdi. Dolmabahçe, Çırağan ve Beylerbeyi Sarayları, Ihlamur ve Küçüksu Kasırları, Ayazağa, Alemdağ, İcadiye ve Mecidiye Köşkleri bu dönemde inşa edildi. Yine bu dönemde "Mebain-i Emriyye" adı verilen birçok kamu binası da yaptırıldı. Çeşitli semtlerdeki postane binaları, Tophane, Maçka Silahhanesi, Harbiye Nezareti ve Pangaltı Harbiye binaları bunların başında gelir.

Yaşanan hızlı Batılılaşma etkilerini mimari üzerinde de gösterdi. Bu dönemde klasik Osmanlı mimarisi terkedildi ve yeni yapılar barok, rokoko, neogotik ve ampir gibi Batılı tarzlarda inşa edildi. Hatta bu üslup değişmesi cami mimarisine kadar nüfus etti.

Bu yıllar, altyapı ve kent hizmetlerinde de önemli gelişmelere sahne oldu. Haliç üzerine köprü yapılması , tünel (metro), Rumeli Demiryolu, kent içi deniz taşımacılığı yapan Şirket-i Hayriye'nin açılması, Şehremaneti (Belediye) örgütünün diğer belediye dairelerinin kurulması, ilk telgraf hattının çekilmesi, Zaptiye Nezareti'nin kurulması ve ona bağlı karakolların açılması, Vakıf Gureba Hastanesi'nin hizmete girmesi ve Atlı Tramvay Şirketi bu gelişmelerin sadece bazıları.

Batılılaşma sürecini besleyecek modern eğitim kurumlarının açılmasına da bu dönemde büyük önem verildi. Bugünkü İstanbul Üniversitesi'nin temeli olan Darülfünun, erkek ve kız rüşdiyeleri (liseler), Ziraat Mektebi, Telgraf Mektebi, Darülmaarif (Maarif Koleji), Darülmuallimin (Öğretmen Okulu), Orman Mektebi, Ebe Mektebi, Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi), Sanayi Mektebi ve Mekteb-i Tıbbiyey-i Mülkiye bu dönemde eğitime başlayan okullar oldu.

Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Alt 21-02-2011   #3 (permalink)
Standart Cevap: Osmanlı zamanında İstanbul resimleri


Meşrutiyet Dönemi



Meşrutiyet Dönemi, 31 Ağustos 1876 yılında Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilişi ile başladı. Sultan Abdülaziz'in yerine II. Abdülhamid'in tahta çıktı. Ve 23 Aralık 1876 tarihinde Meşrutiyet'i ilan etti.

Kısa süre sonra, 27 Nisan 1877'de patlak veren Türk-Rus Savaşı ile İstanbul'da bir çok sorun yaşanmasına neden oldu. Halk arasında "Doksanüç Harbi" olarak bilinen bu savaşta, kentin içinden batıya asker sevki, öte yandan cepheden gelen hastalar ve yaralılarla savaştan kaçan Rumeli'li muhacirler kentte bir çok sıkıntıya yol açtı. 13 Şubat 1878'de Sultan Abdülhamid, Meclis-i Mebusan'ı süresiz kapattı. 3 Mart 1878'de Rus ordularının Yeşilköy'e (Ayastefanos) kadar gelmesi üzerine Ayastefanos Antlaşması imzalandı; uzun bir barış dönemi başladı.

Sultan II. Abdülhamid döneminde eğitim konusu önem kazandı. İstanbul'da çok sayıda okul açılırken, 1900 yılına gilindiğin okul sayısı 30'u buldu. Mekteb-i Mülkiye, Mekteb-i Hukuk, Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Okulu), Hendese-i Mülkiye, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, Darülmuallimin-i Aliyye, Mekteb-i Fünun-u Maliye, Eczacı Mektebi, Ticaret Mektebi, Halkalı Ziraat Mekteb-i Alisi, Hamidiye Baytar Mektebi, Orman ve Maden Mektebi, Ticaret-i Bahriye Mektebi, Dilsiz ve Ama Mektebi, Kız ve Erkek Sanayi Mektepleri, Darülfünun (Üniversite), rüşdiyeler (lise) ve idadiler (ortaokullar) açmıştır. Bundan esinlenerek açılan Darülfeyz, Burhan-i Terakki, Numune-i İrfan gibi özel okulların ilk olarak bu dönemde faaliyetlerine başladı.


Sultan II. Abdülhamid 24 Temmuz 1908'de II. Meşrutiyet'i ilan etti ve 31 Mart Vakası'ının ardından tahttan indirilerek sürgüne gönderildi. Yerine 27 Nisan 1909 tarihinde Sultan V. Mehmet Reşad tahta geçti.

İstanbul'un bundan sonraki dönemi Cumhuriyet' in ilanına kadar savaşlar ve karışıklıklar içinde geçti. 19 Ocak 1910'da Çırağan Sarayı yandı. Bu bir seri kötü olayın ilki oldu. 6 Şubat 1911'de Babıali'de yangın çıktı. 18 Ekim 1912'de Balkan Savaşı başladı. İstanbul, 93 Harbi'ndeki facia görüntüleriyle bir kere daha karşılaştı. 23 Ocak 1913'te Babıali Baskını oldu. Kıbrıslı Kâmil Paşa hükümeti silah tehdidi altında istifa etti. 11 Haziran 1913'te Sadrazam Mahmut Şevket Paşa suikaste kurban gitti. Her tarafı saran rüşvet, ahlaksızlık ve hırsızlık dalgası devlet yapısını sarsmaya başladı.

14 Kasım 1914'te I. Dünya Savaşı başladı. Savaşın getirdiği kıtlık ve sefaletle savaşmak için resmi makamlarca tedbir alınmaya çalışıldıysa da istifçilik ve karaborsaya engel olunamadı.


İşgal ve Mütareke yılları

I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu, müttefikleriyle birlikte mağlup oldu. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından sonra İtilaf Devletleri'ne ait 55 parçalık donanma 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa açıklarına demirledi ve böylece İstanbul'un işgali başladı.

1918 yılında feshedilen Meclis-i Mebusan, 12 Ocak 1920'de yeniden toplandı ve 28 Ocak'ta Misak-ı Milli'yi kabul etti. 4 Mart 1920'de Londra Konferansı'nda İstanbul'un işgali kararlaştırıldı. 14 Mart'ta telgrafhane işgal edildi. 15 Mart gecesi ise topyekün işgal hareketi başladı. Sabah saatlerinde İstanbul'a çok sayıda asker çıkarılarak şehrin önemli noktaları kontrol altına alındı. Öğlene doğru şehir tamamen işgal edildi. Öğleden sonra ise İngilizler Meclis-i Mebusan'ı bastılar. 11 Nisan'da Meclis-i Mebusan kapatıldı. Ve 150 kadar siyasetçi Malta'ya sürüldü.



9 Ekim 1920'de ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk askerleri İzmir'e girdi. Bu olay İstanbul'un kurtuluş sürecini başlattı. 11 Ekim'de imzalanan Mudanya Mütarekesi ile İşgalcilerin aşamalı olarak Trakya'yı boşaltması kabul edildi. Ankara'da faaliyet gösteren Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasına karar verdi. Böylece İstanbul Ekim 1923'e kadar hukuki başkent olma özelliğini sürdürmesine rağmen, fiili olarak başkent olmaktan çıktı. 16 Kasım'da son Osmanlı padişahı Sultan Vahdeddin İstanbul'dan ayrıldı.

4 Kasım 1923'te ise işgal kuvvetleri İstanbul'u tamamen terketti. Böylece Latin işgalinden sonraki Avrupalıların İstanbul'u ikinci işgali de sona erdi.

Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Osmanlı Zamanında Yapılan Sportif Faaliyetler SeLeN Tarihi Bilgiler 4 14-12-2013 16:44
Osmanlı Devletinin Zamanında Yetişen Bilim Adamları Kimlerdir Eylül Tarihi Bilgiler 0 10-11-2011 21:03
Osmanlı zamanında kullanılan özdeyişler Kayıtsız Üye Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü 1 14-03-2011 12:02
Osmanlı Zamanında Basılan ilk Paralar Hakkında Bilgi Mavi_inci Tarihi Bilgiler 0 26-02-2011 00:54
Osmanlı Zamanı İstanbul Resimleri siyah beyaz Mavi_Sema Tarihi Bilgiler 0 22-02-2011 02:24


Saat: 02:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014