Sponsorlu Bağlantılar
   

On Kasımla ilgili şiirler

Şiirler icinde On Kasımla ilgili şiirler konusu , on kasım ile ilgili şiir on kasım şiirleri MUSTAFA KEMAL’İN KARTALI Masaldı dağlar, taşlar gerçekten masaldı ha Geçiyordu Mustafa Kemal Çamlıbel’den. Yabanın kurdu kuşu seyrine inmiştiler Kara pençelerle, ak gagalarla. ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 02-11-2011   #1 (permalink)
Standart On Kasımla ilgili şiirler

Sponsorlu Bağlantılar


on kasım ile ilgili şiir
on kasım şiirleri








MUSTAFA KEMAL’İN KARTALI


Masaldı dağlar, taşlar gerçekten masaldı ha


Geçiyordu Mustafa Kemal Çamlıbel’den.


Yabanın kurdu kuşu seyrine inmiştiler


Kara pençelerle, ak gagalarla.


Susmuştu yeryüzü efsaneler içinde


Masaldı dağlar, taşlar gerçekten masaldı ha.



Ona iyce yaklaşan kocaman bir kartaldı ha


Bakır kızıllığındaydı tüyleri, kor alevindeydi gözleri


Kondu ilk kayaya, düşen bir rüzgar parçası gibi


Sevgiyle bakıştılar


Tanış çıktılar sanki kainatlar üstünde


Ona iyce yaklaşan kocaman bir kartaldı ha.



Kartal uçup gidince ortalık boşaldı ha


Kayboldu mucizesi havaların.


Neydi, nasıl bir parıltıydı, bilemedi kimseler


Kimin aşkıydı, inmişti semalardan toprağa, paşam?


Kalmadı sonsuzluk, haşmet, gurur


Kartal uçup gidince ortalık boşaldı ha.



Aman aman bu kartal vallahi bir faldı ha


Vatan göklerinden vatana söyler:


Kocaman zafer bayraklarının geleceğini


Kocaman günlerin ucunda.


Anladı Mustafa Kemal, kimseye söylemedi


Aman aman bu kartal vallahi bir faldı ha.



Mustafa Kemal’i de Mustafa Kemal’di ha


Unutmadı kartalı hiç.


Gün doğarken kızaran yamaçlarda aradı


Bekledi kanat seslerini fırtınalardan.


Kartal değilse de kartal vefalıydı


Mustafa Kemal’i de Mustafa Kemal’di ha.



Artık bütün mevsim yapraksız bir daldı ha


Yoktu Mustafa Kemal’in umduğu


Gelmiyordu kartalı geriye şahikalardan


Üç yıldır gelmiyordu.


Konmuyordu büyük habercisi zaferin


Artık bütün mevsim yapraksız bir daldı ha.



Kanatları amma da al aldı ha


Hangi şehitler seslenmiş belli değil.


Bir 30 Ağustos günü göründü Mustafa Kemal’in kartalı


Koca kanatlarını çırptı boşluğa


Sallandı gök


Kanatları amma da al aldı ha.



Fazıl Hüsnü Dağlarca








ON KASIM’LARDA YÜRÜMEK



Atatürk’üm işte 10 Kasım yine


Dalgalanır ağaçlarla oğullar


Dalgalanır oğullarla nineler


Dalgalanır ninelerle genç kızlar


Özlemin ta yüreğime işlemiş


Seni bulmak, seni görmek için ben


Bütün toprakaltıyla barışacağım



Ereceğim sana usta, barışta, başarıda


Öyle


Güçlüsün ki


Güçleneceğim


Öyle yücesin ki, yüceleceğim


Düşüne düşüne seni kocaman kocaman


Dağlara, dağlara karışacağım



Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz


Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün


Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt


Sanki ellerim gece


Sanki ellerim gündüz


Yazacağım seni daha, bir daha


Ben senin ölümünle yarışacağım



Fazıl Hüsnü Dağlarca







BÜYÜK GAZİ’YE


Sen ki hilkat denilen ummanın


En büyük incisisin


O, bu ulvi vatanın talihinin


En güzel yıldızıdır


Bir dehaet ki güneşten yüksek


Ve semavat ile ünsiyeti var



Sen dururken ona gelmez noksan


Kaplıdır toprağı zırhınla senin


Hep rehakar değil ey Gazi


Bu müsellah vatanın sen hem de


Ebedi bekçisisin



Bu mesalipizede cemiyyete sen


Yeniden bir vatan ettin ihda


Görüyor şevk-i tuluunla senin


Yeni bir iyd-i zafer İstanbul


Kendi asar-ı dehanın belki


Sen de hayretçisisin


Kainatlarda tecelli buyuran


Halik’ın sende o hasiyyeti var


Yazan:Abdülhak Hamit Tarhan






Atatürk'ü Duymak



Ulu rüzgâr esmedikçe


Yaşamak uyumak gibi.


Kişi ne zaman dinç;


Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.



Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?


Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.


Ekmek olmak için önce


Buğday olmak gibi.



Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe


Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.


Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene


Her ışık-kaynak gibi.



En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,


Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,


Daha da yakınsın, daha da sıcak


Bıraktığın toprak gibi.



Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,


Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,


Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:


Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.



Behçet Necatigil






Mustafa Kemal'i Düşünüyorum



Mustafa Kemal'i düşünüyorum;


Yeleleri alevden al bir ata binmiş


Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,


Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,


Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri...



Mustafa Kemal'i düşünüyorum;


Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında


Destanlar yaratıyor cihanın görmediği


Arkasından dağ dağ ordular geliyor


Her askeri Mustafa Kemal gibi.



Mustafa Kemal'i düşünüyorum;


Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel


Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.


Al bir ata binmiş yalın kılıç


Koşuyorlar zaferden zafere...



Mustafa Kemal'i düşünüyorum;


Ölmemiş bir Kasım sabahı!


Yine bizimle beraber her yerde.


Yaşıyor dört köşesinde vatanın


Yaşıyor damar damar yüreklerde.



Mustafa Kemal'i düşünüyorum:


Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,


Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.


Uykularıma giriyor her gece.


Elllerinden öpüyorum.



Ü. Yaşar Oğuzcan






Öğretmen Atatürk



Yine derse giriyorsun Samsun kapısından


Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini


İl il, köy köy, can can


Tüm Anavatan.



Hemen başlıyor mutlu ders


Erzurum'dan


Sonra derinleşiyor volkan-öğütle


Sivas'taki son oturumdan.



Bütün memleket tek sınıf


Bir yön bayrak, bir yön tan


Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim


Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon'dan.



Sınıfımız her an kutlu bir savaş


Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara'dan


Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü


Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.



Mavi gözlerin hep barış barış


Mavi yüceliğin hep duman duman


Öyle alev alev bir ders ki


Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.



Anlatış tadı, kıvam kıvam öz


Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar'dan


Kocatepe, yalnız coğrafya değil


Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan



Öpüyorsun hepimizi göz göz


Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.



Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz'e


Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından


Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze


Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.



Öğrenmeye son yok


Cumhuriyet, bir ders aynı konudan


Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz


Senin yarattığın vatan-kanıdan.



Anlatıyorsun açık ve seçik


Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan


Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin


Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.



Yaşatarak öğretmek senin elinde


Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan


Seni özledikçe bellemek güzel


Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.



Sor bize her şeyi, konuşsun her öz


Başlayı versin en zor imtihan


Özgürlük güneşin ilk cevap, inan


Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..



İ. Zeki Burdurlu







Atatürk Yazar



Sordum seni;


Dağına, taşına Türkiye'min,


Herkes kendinden emin,


Yükseldi gür sesler;


Umutlar, sevgiler:


O biziz, O bizleriz.


Hepimiz bir parçayız


Atatürk'ten,


Bütün doğa,


Atatürk'ü anar,


Atatürk'ü şaşar.


Herşeydir OTürkiyem'de.


Göller, ırmaklar, ormanlar.


İmza imza Atatürk yazar.



M. Vasfi Saral







10 Kasım Türküsü



Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler


Bozkır ovalarına, Erciyes'e, Ağrı'ya


Ulusun egemen olduğunu


Özgür olduğunu


Haykıracağım haykıracağım işte


Senin sustuğunca!



Yolunda yürüyeceğim Atatürk;


Ana baba oğul kız


Dere tepe bucak köy


Yeryüzü yaşamalarımla değil


Oralarda, senin gittiğince!



Atatürk, taşıyacağım


Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al


Senin taşıdığını;


Yurdun gök ülküsü


Dalgalanırken


Senin bayrağını yücelteceğim.


Senin çıktığınca.



Fazıl Hüsnü Dağlarca







Mustafa Kemal'ler Tükenmez



Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir


Bu vatan bu topraklar cömert


Kutsal bir ateşim ki ben sönmez


İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez



Ben de etten kemiktendim elbet


Ben de bir gün geçecektim elbet


İki Mustafa Kemal var iyi bilin


Ben işte o ikincisi sonsuzlukta


Ruh gibi bir şey görünmez


İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez



Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda


Bilimin yapıcılığın aydınlığında


Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben


Evrensel yepyeni buluşlarda


Geriliği kovmuşum ben dönmez


İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez



Başın mı dertte beni hatırla


Duy beni en sıkıldığın an


Baştan sona herşeyiyle bu vatan


Sakın ağlamasın Kasım'larda Fatih'ler Kanunî'ler ölmez


İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez



Halim Yağcıoğlu



 

Eylül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 02-11-2011   #2 (permalink)
Standart Cevap: On Kasımla ilgili şiirler


Atatürk Yaşıyor Baba

On kasımda üzgündü
bulut buluttu gözleri
“100’den çok fazla olacaktı
yaşı “dedi canım babam
“eğer yaşasaydı o büyük adam! ”

“Üzülme,” dedim ona
“Ben üzülüyor muyum bak! ”
Nedenini açıkladım sonra:

Diyor ki öğretmenimiz:
“Yaşayıp göçmüş insanların
İsimlerinin sonunda
İki sayı görürsünüz…
İlki doğduğu yılı gösterir
Öldüğü yılı gösterir sonraki.

İngilterenin Ana Kraliçesi
Elizabeth (1558-1603)
Gibi örneğin
eğer ölmemiş olsaydı, adının
sonuna yıl yazılmazdı kadının.

Atatürk’ünküne bakalım bir de
Baştaki yıl var sondaki yok
(1881 – ……..)
demek ki o ölmedi
hâlâ Kocatepe’de
dağları aşıyor baba
denizlere ulaşıyor
Atatürk yaşıyor baba!

Fevzi Günenç



AĞLAYALIM ATATÜRK’E
Ağlayalım Atatürk’e
Bütün dünya kan ağladı
Süleyman olmuştu mülke
Geldi ecel, can ağladı

Doğu batı cenup şimal
Aman tanrı bu nasıl hal
Atatürk’e erdi zeval
Memur mebusan ağladı

Atatürk’ün eserleri
Söyleyecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti, vatan ağladı

Fabrikalar icat etti
Atalığın ispat etti
Varlığın Türke terketti
Döndü çarh devran ağladı

Bu ne kuvvet, bu ne kudret
Var idi bunda bir hikmet
Bütün Türkler İnön’İsmet
Gözlerimiz kan ağladı

Tren hattı tayyareler
Tükler giydi hep kareler
Semerkantla Buharalar
İşitti her yan ağladı

Siz sağ olun Türk gençleri
Çalışanlar kalmaz geri
Mareşalin askerleri
Ordular tümen ağladı

Zannetme ağlayan gülmez
Aslan yatağı boş kalmaz
Yalnız gidenler gelmez
Her gelen insan ağladı

Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalım yurdumuzu
Dost değil, düşman ağladı

Aşık Veysel Şatıroğlu




10 Kasım
Bir bulut inmiş,beyaz,
Karlı dağlar başına.
Her 10 Kasım sabahı,
Bir ateş düşer, döşüme.

Nerdesin, ey Ata?m nerede?
Sensiz millet, öksüz burada.

Sanat, ilim, fen seninle.
Sevinen, gülen seninle.
Olmak isterdik inan,
Ebediyen seninle.

Dağların, ak başı kar mıdır?
Kuşlar, Ata?mdan haber, var mıdır?

Yarım bıraktığın işler,
Bugün, sanki seni bekler.
Zengin millet hayalin,
Acep, neden emekler?

Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder?

Hüseyin Celep




Atatürk Acısı
Ben
Her on kasım sabahı
Bir çıra gibi
Yanar tutuşurum
Gözbebeklerimde
Taşıl ve soğuk çağlar yansır

Ben
Her on kasım sabahı
Atatürk’ü yaşarım Atatürk’çe
Anadolu sokaklarına vuran günışığını
İliklerime dek duyarım
Umutlarımı alırım
Yoz ve bağnaz kavramlardan
Köksüz ve bilinçsiz ilkeler
Yankımaz yapıtlarımda
Ve akar gelir usuma Anadolu dağlarından
Işıl ışıl gürül gürül bir su

Ben
Her on kasım sabahı
Toprağı, göğü ve denizleri
Anadolu dağlarından seyrederim
Atatürk acısı
Yüreğime dek oturmuştur evrence

Siz büyük ölüler
Biz öldükten sora da yaşayacaksınız



ATATÜRK
Atatürküm eğilmiş vatan haritasına
Görmedim tunç yüzünü böylesine geceler
Atatürk neylesin memleketin yarasına
Uçup gitmiş elinden, eski makbul çareler

Nerede İstiklal harbinin o mutlu günleri
Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi
Hiç sanmam, öyle ağarsın bi daha tan yeri
Atatürküm ben ölecek adam değildim der

Git hemşerim, git kardeşim toprağına yüz sür
O’dur karşı kıyıdan cümlemizi düşünür
Resimlerinde bile melül mahzun görünür
Atatürküm kabrinde rahat uyumak ister

Cahit Sıtkı Tarancı



GİDİYOR

Gidiyor, rastgelemez bir daha tarih eşine
Gidiyor, on yedi milyon kişi takmış peşine

Gidiyor, sonsuz olan kudreti sığmaz akla
Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla

Gidiyor, izleri üstün birikmiş yaşlar
Gidiyor, yerde kılıçlarla eğilmiş başlar

Gidiyor, harbin o en korkulu aslan yelesi
Gidiyor, sulhun ufuklarda yanan meşalesi

Yine bir devr açacakmış gibi en başta O var
Hıçkıran seste O var, sessiz akan yaşta O var

Siliyor ruhunun ulviliği fani etini
Çiziyor ufka batan bir güneşin heybetini

Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça
Büyüyor gitgide gözlerden uzaklaştıkça

Orhan Seyfi Orhon

Eylül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürkle ilgili şiirler - Atatürk ile ilgili en güzel şiirler Mavi_Sema Şiirler 4 21-10-2013 18:08
10 Kasımla ilgili Şiirler ve yazılar - 10 Kasım Şiirleri ve yazıları Mavi_Sema Atatürk Hakkında Herşey 8 20-02-2011 13:24
Böbrek ile ilgili şiirler - Böbrekle ilgili şiir şiirler Mavi_Sema Şiirler 0 08-01-2011 13:08
Eğitim ile ilgili şiirler - Eğitimle ilgili şiir şiirler Mavi_Sema Şiirler 4 08-01-2011 03:38
Çiçek ile ilgili şiirler - Çiçeklerle ilgili en güzel şiirler Mavi_Sema Şiirler 2 07-01-2011 19:05


Saat: 06:00.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014