FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Genel Yaşam ve Hayat ·´¯).·´¯) > Sağlık Merkezi > Psikoloji



Sponsorlu Bağlantılar
   

Beden dili ve kişilerin karakter analizi

Psikoloji icinde Beden dili ve kişilerin karakter analizi konusu , Beden dili ve kişilerin karakter analizi “Ben hiçbirşey icat etmedim, sadece yeniden keşfettim” Rodin Angelina Jolie’nin FBI ajanı olarak başrolunü oynadığı “Hayatım Benim” filminde, cinayetten dolayı gözaltına alınan şüphelinin ifadesine ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 15-10-2008   #1 (permalink)
Standart Beden dili ve kişilerin karakter analizi

Sponsorlu Bağlantılar


Beden dili ve kişilerin karakter analizi

“Ben hiçbirşey icat etmedim, sadece yeniden keşfettim” Rodin

Angelina Jolie’nin FBI ajanı olarak başrolunü oynadığı “Hayatım Benim” filminde, cinayetten dolayı gözaltına alınan şüphelinin ifadesine müracaat edilmektedir. Kasabalı polisleri küçümseyerek suçlunun ifadesi için hücreye giren FBI ajanı Angelina Jolie, çantasından dosyayı çıkarmak isterken; olay mahallinde bulunan suç aletini yere düşürür. ( yanlışlıkla düşürdüm havası vermeye çalışır). Şüpheli suç aletini görünce yerinden fırlayarak panik halinde “Ne yapmaya çalışıyorsunuz, beni itirafa mı zorluyorsunuz” diye bağırmaya başlar.

FBI ajanı, Hücreden çıktığında şüphelinin masum olduğunu, gerçek suçlu birisinin, suç aletini görünce hiç tepki göstermeyeceğini, bunu vücut dilinden anladığını ifade eder. Şüpheli serbest bırakılır. Filmin sonunda şüphelinin azılı katil olduğu meydana çıkar. Şüphelinin vücut dilini bilmesi serbest kalmasına yol açtı. Peki günümüzde insanların, vücut dilini bilmesi ve vücut dilinden neleri ifade ettiğini anlaması nasıl bir fayda sağlayacaktır.?

Vücut dili nasıl ortaya çıktı. Yüzyılın başında hepimiz yeni bir bilim dalına tanık olduk. Bu bilim sözel olmayan iletişim biçimleriyle ilgilendi. Sözel olmayan iletişim biçimleriyle uğraşan bilim adamları insanların hareket ve işaretlerini seyrederek yorumlamaya başlandı. Aslinda her insan, beden dilini kullanır. Albert Mehrabian,bir mesajın toplam etkisinin yaklaşık % 7 sinin sözel , %38’ nin sesli, % 55 nin de sözel olmayan öğelerden oluştuğunu ortaya koymuştir.

Günümüzde beden dilini doğru kullanamayan insanlar için beden dili bir iletişim kara kutusu ve ancak o kara kutuyu bulup çözebilen insanlar iletişim bilgisine layıkıyla ulaşabiliyor. Çünkü saçlarımızdan ayak parmaklarımıza kadar mesajlarla doluyuzdur.

Ana dilimizden başka bir dil ögrenmek için, zaman ve enerji harcariz. Temel dilimiz olan bedenimizin dili ögrenmek için neden zaman ayirmadigimizi anlamak güçtür. Hiçkimse beden dilinin ifadelerinden kaçamayacagi veya bunu bastiramayacagi için, bu dili ögrenmeye çalişmak çok yararlidir.

Sigmund Freud, bir keresinde bir hastasının sözleriyle evliliğinin ne kadar mutlu olduğunu anlatırken fark etmeden alyansını parmağından çıkarıp geri takdığını fark etmişti. Bu bilinçdışı hareketin anlamının farkında olan Freud hastanın evliliğiyle ilgili sorunları ortaya çıkmaya başladığında hiç şaşırmamıştı.

İnsan diliyle çok kolay, bedeniyle ise çok zor yalan söyler. Yalanı beden dilinde de saklamayı herkes yapamaz.Ağızdan çıkanın yalan olduğunu anlamak için beden dilini iyi okumak gerekiyor. Bir insanın gözünün içine baka baka yalan söylemek zordur. Bunu herkes yapamaz. Yalan söyleyen birinin belirli bir süre sonra göz temasından kaçtığı, ses tonunda hissedilir ölçüde değişimlerin ortaya çıktığı görülecektir.

Başkalarının hareketlerini incelemek ve okumak için olduğu kadar kendi hareketlerinizin de bilinçli bir şekilde farkına varmak için günde en az onbeş dakika ayırın. Bu tür okumalar yapmak için en iyi yerler insanların bir araya gelip etkileşime girdikleri sosyal etkinlikler, iş toplantıları, partiler, havaalanları mükemmel yerlerdir.

Kendinizi, bir havaalanında hayal edin ve çevrenizdeki insanların diyaloglarına odaklanın. Burada nelere neler yaptıklarını gözlemleyin.Burada diyaloglarda nelere dikkat edilmeli birlikte gözlemleyelim.

1. VÜCUDUN KONUMU

Çevremizdeki bütün insanların bir kişisel alanları vardır.Çoğu hayvanın vücudunun etrafında kendi kişisel alanları olarak sahip çıktıkları belli bir boşluk vardır. Bu boşluğun büyüklüğü temelde hayvanın yetiştiği alanın ne kadar sıkışık olduğuyla ilişkilidir. Afrika´nın uzak bölgelerinde yetişen bir aslanın bölgesindeki boşluk, o bölgedeki aslan popülasyonunun yoğunluğuna bağlı olarak elli kilometre veya üzerinde bir çapa sahip olabilir. Hepimizin böyle kişisel alanları vardır.
1- Mahrem Bölge :Kişiler bu bölgeyi kendi mallarıymış gibi benimsedikleri için tüm bölgeler arasında en önemli olanı "mahrem bölge"dir. Sadece kişiye duygusal olarak yakın olanların bu bölgeye girmesine izin verilir. 45 cm’ye kadar olan alandır. Buraya yaklaşılması insanları çok rahatsız eder.
2- Kişisel Bölge: Bu bölge kokteyllerde, ofis partilerinde, sosyal etkinliklerde ve arkadaº toplantılarında başkalarıyla aramızdaki mesafedir.30 - 75 cm arasıdır. Çok samimi olmadıkça kullanılmaz.
3- Sosyal Bölge :Yabancılarla, örneğin evimizde tamirat yapan tesisatçı veya doğramacı, postacı, bakkal, işyerindeki yeni eleman ve çok iyi tanımadığımız kimselerle aramızdaki mesafedir .120 - 210 cm arasıdır. Araya masa vb. engel konur.
4- Ortak Bölge :Kalabalık bir gruba hitap ettiğimizde paylaştığımız mesafe ortak bölgedir. Üç metre ve daha fazladır. Kütüphanede boş yer denemesi.
Bu alanlar beden dili konusunda önemi şöyle karşımızı çıkar. Örneğin bir yabancının mahrem bölgemize girmesi vücudumuzda fizyolojik değişikliklere neden olur. Kalp kanı daha hızlı pompalar, adrenalin salgısı yoğunlaşır ve olası bir ´kaç veya saldır´ durumuna hazırlık yapılırken beyin ve kaslara daha fazla kan gider.Bu ise kişinin konuya, sohbete odaklanamamasına yol açar, huzursuz bir hale bürünürüz.

Vücudun konumunun yanı sıra vücut hareketleri dış dünyaya mesajlar verir. Bu mesajlar nelerdir.Bizler ve insanların dış dünyaya nasıl mesajlar verdiklerini nasıl anlarız ?

2-VÜCUT HAREKETLERİ

AVUÇ GÖSTERME HAREKETİ
Açık avuç gerçek, dürüstlük, sadakat ve teslimiyetle bağdaştırılmıştır. İnsanlar iki temel avuç konumunu kullanırlar. Birincisinde avuç yukarı dönüktür ve yiyecek veya para dilenen dilencinin tipik hareketidir. Bu hareket içtenlik, samimiyet göstergesidir.İkinci harekette ise avuç sanki bir şeyi tutuyor veya kısıtlıyormuşçasına aşağıya dönüktür. Avuç aşağı doğru çevrildiğinde anında daha otoriter olursunuz. Nasıl bir köpek teslimiyet veya yenilgiyi belirtmek için boynunu gösterirse insan denen hayvan da aynı tavır veya duyguyu belirtmek için avuçlarını kullanır. Avuç yumruk şeklinde kapalıdır ve ileriye uzatılan parmak konuşanın dinleyicisini figüratif olarak dövdüğü sembolik bir copa dönüşür.

AĞZI KAPAMA
Ağız koruyucu bir çocuğununki kadar kolay anlaşılır olan çok az yetişkin hareketinden biridir.Beyin bilinçaltından söylenen yalan dolu sözleri bastırmaya çalışırken el ağzı örter ve başparmak da yanağa bastırılır.

BOYUN-KAFA KAŞIMA
Bu durumda yazı yazarken kullanılan elin işaret parmağı kulak memesinin altını veya boynun yan tarafını kaşır. Bu hareket bir tür şüphe veya emin olmama işaretidir.Birisi başkalarının görüş veya davranışlarını onaylamadığı ama kendi görüşünü bildirmekten de çekindiğinde yaptığı sözel olmayan hareketler açığa vurulmayan bir görüşten kaynaklanan hareketler olup bunlara yerine koyma hareketleri denir. Kıyafetlerinin üzerinden hayali toz, parçaları toplamak da bu hareketlerden biridir.

BAŞ HAREKETLERİ
Kafa bir yana doğru eğildiğinde;bu kişinin anlatılan konu ile ilgilenmeye başladığı anlamına gelir. Hayvanlar kadar insanların da bir şeyle ilgilenmeye başladıklarında başlarını yana eğdiklerini ilk fark edenlerden biri Charles Darwin´di.
Baş aşağıya eğikken tavrın olumsuz hatta yargılayıcı olduğunu gösterir. Eleştirel değerlendirme hareket gruplarında genellikle baş aşağıya eğiktir ve karşınızdakinin başını kaldırmasını veya yana eğmesini sağlayamazsanız bir iletişim sorunuyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
Her İki El de Başın Arkasında duruş, bu hareket muhasebeci, avukat, satış müdürü, banka müdürü gibi mesleklerden olan veya kendilerine güvenli veya bir konuda kendilerini baskın ya da üstün hisseden kişilere özgü bir harekettir.

CİNSEL İLGİ
Kemer veya ceplere sokulmuş başparmaklar cinsel olarak saldırgan bir tavrı göstermek için kullanılan harekettir. Televizyondaki Western´lerde halka en sevdikleri silahşorun erkekliğini göstermek için kullanılan en yaygın hareketlerden biridir.
Kollar hazır olma konumuna geçer ve eller de jenital bölgeyi vurgulayarak ana gösterge görevini yapar. Erkekler bu hareketi bölgelerini belirlemek veya diğer erkeklere korkmadıklarını göstermek için kullanırlar.

GÖZBEBEKLERİ VE BAKIŞLAR
Belli ışık durumlarında, kişinin ruh hali ve tavrı olumludan olumsuza veya olumsuzdan olumluya geçerken gözbebekleri küçülür veya büyür. Bakışların da kendi içinde çeşitleri vardır.
İş Bakışı, iş tartışmaları yaparken karşınızdakinin alnında bir üçgen olduğunu hayal edin. Bakışlarınızı bu bölgeye yönelterek ciddi bir ortam yaratırsınız ve karşınızdaki sizin iş yapmak konusunda ciddi olduğunuzu anlar.
Yan Bakış ise ilgi veya saldırganlık iletmekte kullanılır. Hafif kalkmış kaşlar ve bir gülümsemeyle birlikteyse ilgi anlamına gelip flört işareti olarak yaygın şekilde kullanılır. Aşağıya dönük kaşlar, çatık alın veya aşağıya dönük ağız köşeleriyle birlikte şüpheli, saldırgan veya eleştirel bir tavır anlamına gelir.
Mahrem Bakış dediğimiz bakışta gözler karşındakinin gözlere ve çenenin altından kişinin vücudunun diğer bölgelerine doğrudur. Yakın karşılaşmalarda gözler ve göğüs ya da memeler arasındaki üçgen, daha uzak karşılaşmalarda ise gözlerle apış arası arasındaki üçgendir.
Gözle Dışarıda Bırakma,Karşılaştığımız en sinir bozucu insanlardan bazıları konuşurken gözle dışarıda bırakma hareketini kullananlardır. Bu hareket bilinçsizce yapılır ve o kişinin sizden sıkılması veya artık ilgilenmemesi ya da kendini sizden üstün görmesi nedeniyle sizi görmemeye çalışmasından oluşur.

ERKEK FLÖRT HAREKETLERİ
Çoğu havyan türleri gibi insanların da erkeği dişi yaklaşırken hazırlık hareketleri yapar. Elini boğazına ***ürerek kravatını düzeltir. Kravatı yoksa yakasını düzeltir veya omuzlarından hayali tozları silkeler ve kol düğmelerini, gömleğini, ceketini ve diğer giysilerini düzeltir. Ayrıca saçını da düzeltebilir.

Dişiye karşı yapabileceği en saldırgan cinsel gösteri jenital bölgeyi vurgulayan saldırgan başparmaklar kemerde hareketidir. Ayrıca vücudunu kadına çevirerek ayağını ona doğru uzatabilir. Mahrem bakışı kullanır ve bakışlarını normalden bir an daha uzun tutar. Gerçekten ilgileniyorsa gözbebekleri büyür.

DİŞİ FLÖRT HAREKETLERİ
Kadınlar da erkekler gibi saça dokunma, giysileri düzeltine, bir veya iki ellerini birden kalçalarına koyma, ayak ve vücudun erkeğe çevrilmesi daha uzun mahrem bakışlar ve artan göz teması gibi aynı temel hazırlık hareketlerini kullanırlar. Dişi flört hareketleri olarak vücut dilinin nasıl kullanıldığını Sheraton Stone’nin oynadığı “Temel İçgüdü” filminde birçok yönüyle görebilirsiniz. Bu yönüyle çok iyi hazırlanmış bir filmdir.
Sadece tek başparmağın kemere sokulduğu veya bir çanta veya cepten dışarı çıktığı başparmaklar kemerde hareketini yaparlar.İlgili bir dişi potansiyel erkek eşine bileklerinin iç tarafındaki düzgün yumuşak teni gösterecektir. Konuşurken avuçlar da erkeğe gösterilir. Sigara içen kadınlar bu tahrik edici bilek / avuç göstermeyi sigara içerken çok kolay yaparlar. Bilek gösterme ve saç atma hareketleri dişi bir görünüme sahip olmak isteyen eşcinsel erkekler tarafından da taklit edilir.
Yan Bakış hareketi ise önemlidir.Göz kapaklan kısmen düşük olarak kadın erkeğin bakışına erkek fark edene kadar karşılık verir ardından hemen bakışlarını kaçırır. Bu tahrik edici bir gözetlenme ve gözetleme hissi uyandırır ve çoğu normal erkeği ateşlendirmek için yeterlidir.
Ağız Hafif Aralık, Islak Dudaklarla dişi jenital bölgesini simgelemek amacını güttüğünden dudaklar yalanarak veya kozmetiklerle ıslak gösterilir. Ruj,Bir kadın cinsel olarak uyarıldığında dudakları, memeleri ve cinsel organları kanla dolarak daha büyük ve daha kırmızı olurlar. Ruj da binlerce yıldır kullanılan ve cinsel olarak uyarılmış dişinin kızarmış cinsel organını taklit etmeyi amaçlayan bir tekniktir.
Silindir Şeklinde Bir Nesnenin Ellenmesi,Sigara, şarap kadehinin ayağı, parmak veya herhangi uzun ince bir nesnenin ellenmesi ne düşünüldüğünün bilinçaltı bir göstergesi olabilir.

GÖZLÜK HAREKETLERİ
Neredeyse insanlar tarafından kullanılan tüm yapay yardımcılar kullanıcısına pek çok açıklayıcı hareket yapma fırsatı tanır ve gözlükler de kesinlikle buna istisna değillerdir. En yaygın hareketlerden biri çerçevenin saplarından birini ağza ***urmektir.Gözlükleri ağza ***ürmek de bir kararı bekletmek veya geciktirmek için kullanılabilir. Görüşmeler sırasında bu hareketin genellikle tartışmanın sonunda kişiden karar vermesi istendiğinde ortaya çıktığı görülmüştür.

SONUÇ
Yukarıda yazılanların yanı sıra beden diliyle ilgili birçok hareket bulunmaktadır. Beden dilini ifade eden hareketler, kişilerin karakter özellikleri ile alakalı olarak mesajlar verir. İnsanların iletişim halinde oldukları günümüzde beden dilini bilmek hem karşımızdakileri ikna etmek bakımından hem de bizim söylediklerimizin inandırıcılığı açısından önemlidir. Eğer bu dili iyi bir şekilde uygularsanız, toplumda dikkat çeken bir kişiliğe kavuşabilirsiniz.

“Vücut dilini bilmek ve uygulamak insanları avantajlı konuma getirir”
Jeffrey Fox

 

Siraç isimli Üye şuanda  online konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 21-10-2008   #2 (permalink)
Arrow Beden Dili


Beden Dili


Beden dili insanlık tarihi açısından en eski iletişim aracımızdır.

Beden dili duygu ve düşüncelerimizin yansımasıdır.

İnsanların yüzyüze kurdukları ilişkide, kelimeler %10, ses tonu %30, beden dili %60 önem taşır.

Beden Dili Öğeleri
Beden duruşu
Mimikler
Başın kullanımı
Oturmak için seçilen yer
Giyim
Bakım ve makyaj
Jestler
Göz teması
Ayakların kullanımı
Oturma biçimi
Mesafe Kullanılan aksesuarlar

Doğrudan Göz İlişkisi
Bir kişiyle konuşurken dikkat edilecek en önemli noktalardan biri, nereye baktığınızdır. Doğrudan konuştuğunuz kişiye bakmak, karşınızdaki kişiye samimiyetinizi iletmenize yardımcı olur ve mesajınızın etkisini artırır. Yere bakarak veya gözlerinizi kaçırarak konuşmanız, karşınızdaki kişinin üstünlüğünü kabullenme olarak yorumlanacaktır.

Doğrudan göz ilişkisi kurmak ve sürdürmek konusunda aşırılığa kaçmamak gerekir.
Sürekli olarak bir insanın gözlerinin içine bakmak hem o kimsede rahatsızlık doğurur, hem de gereksizdir.
Doğrudan göz ilişkisi de zamanla geliştirilebilir. Bunun için, dikkatinizi göz temasınıza

yöneltmeniz ye birisiyle konuşurken, gözlerinizi kullanış biçiminizin farkında olmanız gerekir. Beden Duruşu (Postür)
İnsanlar birbirleriyle ilişkilerinde çok farklı beden duruşları içindedir. Biriyle çok özel bir konuyu görüşen kişi hafifçe öne eğilir. Çocuğa eğilerek konuşan yetişkin, karşısında işbirliğine çok daha yatkın bir çocuk bulacaktır.

İlişkide olduğu kişiyi doğrudan karşısına alan ve dik bir beden duruşuna sahip olan kişi, mesajına güvenli bir özellik katmış olacaktır.İki büklüm, boynu bükük, "süklüm püklüm" beden duruşları ne kadar hatalıysa, omuzları geriye atılmış, göğüs dışarı çıkmış, baş yana eğilmiş, meydan okur, savaşa davet eder türdeki beden duruşları da aynı ölçüde hatalıdır.

Başı ve bedeni dik tutarak konuşmak ve dinlemek, dikkat ederek zamanla beden duruşunu güvenli tavır yönünde geliştirmek mümkündür.
Mesafe ve Bedensel Temas
Mahrem mesafe, herkesin tipik olarak asansörde yaşadığı, tanımadığınız insanlarla yakın olduğunuzda rahatsızlık duyacağınız mesafenin ölçüsüdür.

Hangi toplumda olursa olsun mesafe, insan ilişkilerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bir insana çok yakın oturmak veya ona yakın durmak, elini omuzuna, sırtına koymak, koluna, eline değmek iki kişi arasındaki ilişkiye belirli bir "özerklik, yakınlık ve sıcaklık katar.

Yakınlık isteği içinde olmayan kimse ise rahatsızlık duyar ve savunucu olur. Bu sebeple böyle bir yakınlık girişiminden önce, bu yakınlığın karşıdaki kişi tarafından nasıl değerlendirileceğini sözlü olarak ölçmekte yarar vardır.

Karşıdaki kişinin koyulan mesafeyi veya bedensel teması nasıl algıladığına dikkat edilmesi gerekir. Aksi takdirde ortaya rahatsızlık verecek yorumlar ve istenmeyen sonuçlar çıkması kaçınılmaz olur.
Jestler

Uygun ölçüde ve uygun şiddette yapılan jestler bir konuşmaya güç katar. Bu konuda dikkat edilmesi gereken, jestleri konuşmadaki eksik kelimeleri tamamlayacak bir araç olarak kullanmamak, yabancı dile hakim olmayan birinin ifadesini elleriyle tamamlaması gibi bir duruma düşmemektir.

Bundan başka sert ve sinirli jestlerin, dinleyenlerde rahatsızlık doğurduğu unutulmamalıdır.

Rahat, sakin ve yumuşak jestler, konuşmacının kendine güvenini, konuştuğu konuya hakimiyetini ortaya koyduğu yönünde yorumlanmaktadır.


Mimikler

İnsan ilişkilerinde hiçbir şey, belki yüz ifadesi kadar önemli ve anlamlı olamaz. Üzüntünün veya kızgınlığın gülümseyen bir ifadeyle, sevincin çatık kaşlarla ifade edilmesi uygun düşmez. Güvenli bir ifade, verilen mesajla uyum içindeki bir ifadedir. Öfkeli bir mesaj veya memnuniyetsizlik en açık olarak donuk bir ifadeyle verilebilir.


Ses Tonu, Şiddeti ve Konuşmanın Akıcılığı

Ses tonunun kullanılma biçimi, sözlü ilişkinin hayati bir parçasıdır. Tek heceli bir kelime, örneğin "git" kelimesi, söyleniş biçimine bağlı olarak pek çok anlama gelebilir. "Git" vardır, "seni bir daha görmek istemiyorum" anl..... gelen; "git" vardır, "kal, hiç gitme” anl..... gelen.

İnsanlararası ilişkilerde yaşanan en küçük gerginlik, kendini önce ses tonunda ortaya koyar. Büyük çoğunlukla gündelik ilişkilerde canlı, neşeli, enerjik bir ses tonu, insanlar üzerinde olumlu etki bırakır. Ancak ortada bir gerginlik ve sorun varsa ses tonunun yumuşak ve sakin olması çatışmayı önler ve işbirliğini kolaylaştırır.

Monoton, dinleyende bıkkınlık yaratan, kolayca dikkatin dağılmasına sebep olan bir konuşma üslubuyla kişi ortaya ne kadar orjinal fikirler koysa da ikna edici olmakta güçlük çekecektir.

Sert ve kesin konuşma biçimi, çoğunlukla dinleyenlerde savunuculuğa sebep olur ve rahatsızlık doğurur. Ayrıca sesine özür diler gibi bir ton veren kişilerin, karşısındakiler tarafından istekleri kolayca geri çevrilir veya söyledikleri önemsiz olarak görülür.


Duygu ve düşüncelerinizi olumlu yönde geliştirebilmek için beden dilinizin sunduğu imkanları kullanabilirsiniz.

Dünyada tekrarlanamayacak tek şey ilk izlenimdir. Bu sebeple beden dilini hayat amaçları doğrultusunda düzenlemeyi öğrenmek, büyük önem taşır.

İnsanlar konuşarak anlaşmaya başlamadan önce beden dillerini kullanarak anlaşmaktadırlar.Günümüzde de beden ile ruh birbirinden ayrı düşünülmemektedir. Beden iç dünyayı saran bir eldivendir ve duygular, düşünceler beden dili ile anlaşılmaktadır. Önceleri halk arasındaki yaygın olan görüşe göre; bedensel arzular ahlaka aykırı görülmekte ve günah sayılmaktadır. Bu nedenle, insanlar bedenlerine karşı olumsuz bir tutum içine girmektedirler. Eğer beden dilimize önyargısız ve cesaretle yaklaşırsak birçok görüşmenin sonucu olumlu olabilecektir denmektedir.

Bedenimizle yaptığımız her hareketin başka başka anlamlara geldiği söylenmektedir. Aynı hareketi farklı bireyler karşısında yaptığımızda da ayrı anlamlar taşıyacağı, ayrıca her meslek grubundan insanın farklı davranışlar sergilediği belirtilmektedir. Mesela, genç bir insanın omuz silkmesi yaşıtları arasında isteksizlik olarak algılanırken annesi-babası ve öğretmeni tarafından saygısızlık olarak algılanmaktadır. İnsanların beden dillerini kullanarak büyük toplulukları dahi etkileyebileceği dile . İnsan nasıl bir davranış sergilerse öyle de hissetmektedir. Kendisini kötü hisseden bir insanın beden duruşunu ayarlaması ve kendini kontrol etmesi yararlı olacaktır.

Karşı karşıya gelen iki insanın, birbirlerinde uyandırdıkları ilk intiba çok önemli olmaktadır. Bu, kişinin giyinişinden tutunda, taktığı takıları, tavırları, sergilediği mimiklere kadar ayrıntılıdır. Bu ayrıntılar karşıdakinin değer yargılarına göre bir anlam kazanır.
İletişimde ana amaç, anlayarak kavramaktır. Karşıdaki kişi anlatılanlara açık değilse sağlıklı bir iletişim gerçekleşemez. İletişim kurulmaya çalışılan kişi başka işle meşgulse iletişim kurulamaz. Kısacası; bir iletişimden söz edebilmek için her iki tarafında doğru zaman, doğru yer ve doğru koşullarda olması gerekir. Çünkü, davranışlar insandan insana, insanın kendi kişiliğine, içinde yaşadığı topluma – kültüre, eğitim seviyesine, sahip olduğu yaşam koşullarına ve daha birçok faktöre bağlı değişiklikler göstermektedir. Bu farklılıkların yanı sıra bütün insanların ortak anlamlar çıkarabileceği durumlar da söz konusudur. İşte bu ortak anlatımları beden dili sayesinde sergileyebiliriz.
İletişimde bazı sistemler yer almaktadır. Verici, mesaj ve alıcı. Verici kişi mesajını sözlü, sözsüz, yazılı olarak veya evrensel dil olan beden dili ile anlamlı bir şekilde kodlar, mesaj alıcıya gidene kadar algıların alınması ,organize edilmesi, anlaşılması ve değerlendirilmesi sürecini geçer. Sonra, alıcı, yani iletişimi sürdüren kişi, mesajın alındığına dair geri bildirimde bulunur.
Mesajın doğru alınmasında, gönderen kişinin becerileri son derece önemlidir.
Bu beceriler yanında kişi kendisine; ne söylemek istiyorum? Ne zaman söylersem karşımdakinin iletişim kanalları açık olur? Nerede, hangi ortamda iletişimi başlatırsam yerinde olur? gibi sorular sorarak cevaplandırırsa çok yararlı olacaktır. Eğer iletişim sözlü iletişim ise, ses tonunun nasıl olduğu da önem kazanmaktadır.

Beden dilimizin en belirgin ve en keskin anlamları yüzümüzde saklıdır. İnsan düşüncesinin, duygu ve yüz ifadesi arasındaki doğrudan bağlantıyı engellediği ve yönlendirdiği söylenebilir. Mutluluk, korku, öfke, hayret, üzüntü ve tiksinti gibi duygusal ifadelerin aktarılmasında bütün kültürlerde ortak yüz ifadelerinin kullanıldığı bilinmektedir.

İnsanın kendisini ifade etmesinde en duyarlı ve etkili organı ellerdir.
Ellerin önemi; son derece duyarlı hareket ve hissetme becerisine sahip olmasından değil, aynı zamanda el ve beyin arasındaki karşılıklı bağlantıların zenginliğinden kaynaklanmaktadır. Ellerin kullanılmasıyla, konuşma esnasında kelimelerden çok onu sunuş şeklinin, yani beden dilinin ne kadar önemli olduğu ortaya konulur.
Çocukluk döneminde, herhangi bir sıkıntı yaşandığında, anne veya baba tarafından başı okşanarak rahatlatılmış bir kişi, yetişkinlik döneminde sıkıntılı anında bu işi kendi elleri ile yapar. Bir gerginlik anında kişinin kendi bedenine teması kişiye rahatlık verir. Bu davranışlar genellikle; çeneye yaslanmak, saçı okşamak, yanağa yaslanmak, ağza temas etmek, şakağa yaslanmak, elleri cebe sokmak, kollarla bedeni sarmak şeklindedir. Bunlar hem kadınlar, hem de erkekler tarafından sergilenirler.

El sıkışma davranışının değişik şekillerde olanlarından söz edilmiştir. Genellikle ev sahibi konumunda olan kişi elini önce uzatır, konuk olan şahıs da kabul edilmekten duyduğu memnuniyeti ifade edercesine zaten elleri havada bir şekilde ev sahibine doğru ilerlemektedir. Kişiler el sıkışma işlemi sırasında, diğer elleri ile de bedensel teması gerçekleştirirler. Bu davranış, olumlu duygular geliştiren el sıkışma şeklidir ve statüleri arasında fark bulunmayan kişiler samimiyetlerini belirtmek için genellikle bu şekilde el sıkışırlar. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bill Clinton’un konuklarıyla bu şekilde el sıkışmasının ekranlara yansıtıldığını hepimiz görmüşüzdür. Olumlu el sıkışmaların yanında, ellerin uzatılıp havada kaldığı durumlar da gerçekleşmektedir. Ayrıca, birbirini yeterince kavramayan güvensiz el sıkışmalar da olmaktadır.
İnsanlar kendilerini güvende hissetmedikleri durumlarda bazı engellerin arkasına saklanarak bir şekilde korunma ihtiyacı duymaktadır. Çocuklar bu davranışı kollarını kavuşturarak göstermektedirler. İnsanlar dinledikleri konuyu almak istemiyorlarsa, çevreleri hoşlanmadıkları kişilerle çevrilmişlerse, kol kavuşturma engelini sergilemektedirler. Ayrıca, insanlar ellerinde bulunan kitap, çanta gibi araç – gereçlerini önlerinde tutarak korunma ihtiyaçlarını sergilemektedirler.
İnsanların oturma şekilleri, o andaki duygu ve düşüncelerini yansıtması açısından önemlidir. Koltuğa ilişmiş kalkmaya hazır, endişeli ve sıkıntılı oturma biçimi, tartışmaya dönük oturma biçimi, ağırlığın koltuğa verildiği estetik oturma biçimi, kendisine fazla güvenir şekilde yayılarak oturma biçimi ve güvenli koltuğu kaplayarak oturma biçimi gibi birçok oturma şekilleri vardır. Oturma şekilleri yanında, farklı oturma düzenleri de vardır. Karşı karşıya rekabeti ifade eden oturma düzeni, doksan derecelik açı yapacak şekilde masanın köşesinde birbirine yakın oturma düzeni, masanın düz kenarında yan yana samimi oturma düzeni ve karşılıklı en uç köşelerde ilişkiyi en alt düzeye indiren oturma düzenleri gibi oturma düzenleri vardır. Yine, yuvarlak masa çevresinde otururken kendilerini rahat, sakin ve güvende hissetmelerine imkan veren oturma düzeni ile dikdörtgen masa çevresinde güç merkezli oturma düzenlerinin de olduğu bilinmektedir.
İnsanların başkalarıyla ilişkilerinde aralarına koydukları mesafe, onlara karşı duydukları duyguları ile ilgilidir. Bu mesafeye; güvenlik alanları denilmiştir. 0.25 cm’lik mesafeye özel duygusal ilişkimiz olan insanları alırız. Bu alanın aşılması durumunda ise; sıkıntı, gerginlik, huzursuzluk ve saldırganlık eğilimlerimizde artış olacaktır. 25 – 100 cm’lik alanın; arkadaşlarımızla sohbet ederken kullandığımız kişisel alanımız olduğu, 100 – 250 cm’lik mesafenin de sosyal alan olduğu ve burayı genellikle işyerindeki arkadaşlarımızla, evimize gelen tamirci, kapıcı gibi kimselerle kurulan ilişkilerde kullandığımız bilinir. Bu mesafeden daha uzak alanlar, otobüs durakları, tren istasyonları, büyük otellerin lobisi gibi yerlerde mümkün olduğunca korumaya çalıştığımız alanlardır.
Aile bireyleri ile aramızdaki ilişkilerde bedensel temas önemlidir. Sarılma, öpme, kucaklama gibi davranışlar ailedeki bireyler arasında karşılıklı sevgi ve güveni artırıcı davranışlardır. Bunun tam tersine, yabancı kişilerle veya karşı cinsten olan kişilerle mesafeli bulunmakta da yarar vardır.
Kişiler herhangi bir durumda, ayakta veya otururken ayak uçları ve göğüsleri hangi yöne dönük duruyorsa kişinin eğiliminin, arzusunun veya ilgisinin o yönde olduğuna karar verilebilir. Bu durum topluluklar için de geçerlidir. Topluluk dışarıya açıksa; göğüs ve ayak uçları o ortama başkalarını da kabul edecek şekilde durmaktadır. Gruba insan katılmasını istemiyorlarsa; sırtları insanlara dönük şekilde durmaktadırlar. Yine grup üyelerinden bazıları grup üyelerinden herhangi birisini dışlamak istiyorlarsa; göğüslerinin yönlerini ve ayak uçlarını o kişiye ters istikamete döndürürler.
Beden dilinin önemli olduğu diğer bir olgu da karşı cinste ilgi uyandırmak maksadıyla yapılan kur davranışlarıdır. Hayvanların kur davranışları yaptığı bilinmektedir. Hayvanlar bunu; tüylerini kabartarak, değişik ağız hareketleri yaparak ve kuyruk sallama gibi hareketlerle gösterirler.

Bu durum insanlarda, karşılaştıkları ilk anda elektriklenme şeklinde başlar, kadınlarda; cüretkar oturuşlar, sigarayı havalı bir şekilde tüttürmeler, ayakkabılarını oynatmalar, omuz üzerinden ...i bir şekilde bakmalar şeklinde, erkeklerde ise; kemeri ile oynamalar, bakışlar, kravat düzeltmeler şeklinde devam eder. Evli olanlarda ise; eşini sahiplenici şekilde erkeğin kadınına sarılması, kadının erkeğinin ceketindeki tozları alması şeklinde kendini göstermektedir.
Yalan söyleyen bir insan beden dilini kontrol etmekte güçlük çekmektedir. Yalan sırasında; ellerini silkelediği, yüzüne – gözüne değdirdiği, gözlerini sık sık karşıdakinden kaçırdığıve bu tip hareketlerinde bir artış gözlendiği bilinmektedir.
Statü ve varlık göstergesi olan davranışlardan da söz edebiliriz. Eskiden statü; beyaz sakallar ve yaş ile orantılı iken, şimdilerde ise başkalarına aktaracak bilgi, değer, duygu ve düşüncelere sahip olmak veya maddi yönden güçlü olmakla orantılıdır. Bu sebepledir ki; moda açısından in–out uygulamaları varlıklı kesimler arasında yaygındır.

Ayrıca; ayakkabıların kalitesi, işyerindeki telefon adedi, kişinin taşıdığı çanta, oturulan koltuklarının boyu ve karşıdaki insanlarınkinden yüksekliği, zamanının az oluşu, arabasının pahalılığı, evinin müstakil ve lüks oluşu, yemek yeme davranışının farklılığı statü göstergesi sayılmaktadır.
Yöneticilik veya varlık statülerine sahip olmadıkları halde, besteci, heykeltıraş, yazar, ressam, bilim adamı, mimar gibi yaratıcı kabiliyette olan kişiler de saygı ve itibar gören, kendilerine yüksek statü atfedilenlerdendir.
Sonuç olarak, insanlarla daha iyi ilişkiler kurabilmek için; öncelikle beden dilini iyi kullanmak, ayrıca; karşımızdakinin yansıttığı kişiliği olduğu gibi kabul edip, ona seçim hakkı tanıyarak, asla utandırmayarak, zaman zaman övgü ve onay vererek, yardım etmesine olanak sağlayarak ve onu iyi dinleyerek bu ilişkiyi daha da geliştirebileceğimiz açıktır.
_Mr.PaNiK_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Alt 21-10-2008   #3 (permalink)
Standart Cevap: Beden dili ve kişilerin karakter analizi


bununla ilgili bir tv programında bilgi almıştım güzel bilgiler yani herkezin bilmesi gereken birşey bence vucut dili beden analizi emeğine sağlık paylaşımınız için teşekkürler ...
semyav5mitq isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Etiketler
analizi, beden, dili, karakter, kisilerin, kişilerin, ve

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Beden Dili Nedir? Beden Dilinin Önemi Nedir? Beden Dili Nasıl Öğrenilir? SeLeN Seviyeli-Ciddi Konular 0 30-10-2012 14:39
Kaş Şekline Göre Karakter Analizi Mavi_inci Sohbet & Muhabbet 0 20-06-2011 00:26
Çene Yapısına Göre Karakter Analizi Mavi_inci Sohbet & Muhabbet 0 20-06-2011 00:24
Beden Dili , Beden Dilini Kullanma,Nasıl Oluyor UquR Diğer Mesleki Bilgiler 5 15-02-2010 00:36
Beden Dilinin Nasıl Kullanacağını Bilmek - Beden Dilinin Onemi- Sosyal Yasamda Beden Dili NeslisH Konu Dışı Başlıklar 0 22-02-2009 21:29


Saat: 21:38.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014