FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Eğitim Portalı ·´¯).·´¯) > Öğretmenlerimizin Bölümü



Sponsorlu Bağlantılar
   

Atatürk Haftası İle İlgili Konuşma Metni - Atatürk Haftasıyla İlgili Konuşma Metni

Öğretmenlerimizin Bölümü icinde Atatürk Haftası İle İlgili Konuşma Metni - Atatürk Haftasıyla İlgili Konuşma Metni konusu , Atatürk haftası konuşma, 10 kasım Atatürk haftası konuşma metni Atatürk’ü Anma Günü Konuşma Metni Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün ... Yılında anıyoruz. Oysa onu anmak değil anlamak önemli. Onun yalnız bir ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 28-12-2010   #1 (permalink)
Standart Atatürk Haftası İle İlgili Konuşma Metni - Atatürk Haftasıyla İlgili Konuşma Metni

Sponsorlu Bağlantılar


Atatürk haftası konuşma,
10 kasım Atatürk haftası konuşma metni

Atatürk’ü Anma Günü Konuşma Metni

Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün ... Yılında anıyoruz. Oysa onu anmak değil anlamak önemli.

Onun yalnız bir çıkış değil, varış değil, tükenmez bir koşu olduğunu kavramak önemli. Atatürk’ü kavramak onun devrimlerini anlamak ve sahip çıkmakla mümkündür.

Atatürk istilalar önledi.Saldırganlıklar yendi.Saltanatları dört bir yana savurdu. Yurdunun ordusu mağlup düşmüştü,galip etti.Devleti yıkılmıştı,devlet kurdu...İdaresi bozulmuştu;düzgün etti...Kurduğu devlette hakimiyet milletin oldu.Milletin adı devletin adı oldu...

Yurdunda eğitim çapraşıktı;öğretim şaşırtıcı!..Tek ölçüye getirdi...Ruhlar medreselerde küfleniyordu,kapılarını örttü.

Yurdunun erkekleri fes giyiyordu;üzerine kimi beyaz,kimi yeşil sarık doluyordu... Milliyetlerini alacalı bezlerde sanır olmuşlardı!Beğenmedi şapka giydirdi...Anlattı ki baş kılığı dünya işidir,ahiret işi değil...Medeniyette dünya işi başka iştir,iç inancı başka...Politika ile biri ötekine işleyemez.

Yazı sağdan sola yazılırdı;öğrenimi güçtü...Beğenmedi.Soldan sağa yazdı ve yazdırdı,her ileri millet gibi...

Anaların,kız kardeşlerin yüzleri siyah peçeliydi,bahtları çarşaf gibi karaydı...Çileleri çoktu,hakları az...Beğenmedi.Yüzlerini açtı,ak etti. Hakta onlara erkeklerle eşitlik sağladı, bahtlarını ak etti...

Milletinin dili üçüzlü gibi olmuştu...Beğenmedi.Arındırdı, bir etti.

Tarlaları kara saban sürüyordu;toprak gereğince işlenmiyordu...Eziyeti çoktu;vergisi çok,verimi az!Beğenmedi .Sürümü tekerlekli pulluğa,işler makineye,bol verime yöneltti...

Yollar uzundu,yapımları kötü,kağnılar yavaş...Beğenmedi.Yolları demir etti,gidişleri hızlı...

El tezgahı dokumaya,yel değirmeni öğütmeye yetmiyordu...Beğenmedi.Fabrika ve fabrika kurdu.

Ayrılıklar istemedi,birlikler kurdu.Eskilikler,gerilikler istemedi;yenilikler,ilerilikle r kurdu...

Dövüş istemedi;barış kurdu.Düşmanlık istemedi;dostluk kurdu:Kuzey’le,Güney’le,

Doğu ile,Batı ile...

Düşüklüğü sevmezdi;güçlü oldu.Haksızlığı sevmezdi;hak gözetti.Hiçbir devlete haksızlık etmedi.Kendi devletini en büyük devletten asla aşağı görmedi.Kendi milletini hiçbir an dünyanın en onurlu milletinden asla geri,asla güçsüz görmedi,göstermedi.

Ruhlar uyardı,gözler açtı...Bahtsız milletlere baht yolu açtı.Dünyaya örnek gösterdi.İnsanlığa ders verdi.

Bütün bunları öğrendikten sonra diyoruz ki: Rahat uyu Atam,izindeyiz!

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

 

Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 28-12-2010   #2 (permalink)
Standart Cevap: Atatürk Haftası İle İlgili Konuşma Metni - Atatürk Haftasıyla İlgili Konuşma M


Atatürk haftası konuşma metni

Mustafa Kemal gibi düşünebilmek; işçisiyle, memuruyla; öğrencisiyle, öğretmeniyle; genciyle, yaşlısıyla Mustafa Kemal gibi düşünebilmek…

Uygarlık yolunda ilerlediğimiz 21. yy’da ileriyi görebilen ve daha ileriye gitmeyi amaçlayan, yeni nesiller yetiştirmek, Mustafa Kemal gibi düşünebilmenin ilk adımıdır.

Bu adımı atarken, yeni neslin geçmişini iyi bilmesi ve özümsemesi gerekmektedir. Bunun içindir ki her fert üzerine düşen sorumluluğun bilincinde olmalıdır.

Gerçekte ülkenin yönetimini devralacak, geleceğimizi yönlendirecek, uygar ve saygın bir ulus olma bilincini daha da pekiştirecek gençler, Ulu Önder Atatürk’ün İlke ve Devrimlerinin ışığında ilerlemelidir.

Bilinmelidir ki 1920–1938 yılları arasında sağlanan gelişme ve değişmeler hem milletin birbiriyle kucaklaşması, hem de çağ ile yarışmak düşüncesiyle doğmuştur. Uygulanması da milletin çağdaşlaşmaya katılması ve ona katkıda bulunması şeklinde gerçekleşmiştir.

Atatürk’ün Türk milletini büyük bir atılıma hazırladığı ve yönlendirdiği yüzyılda Avrupa ve Asya’nın pek çok ülkesinde totaliter rejimler veya diktatörlükler bulunuyordu. Böyle bir dünyada o yabancı bir gazetecinin sorusuna “Ben kalpleri kırarak değil, kazanarak hükmetmek isterim.” diye cevap vermiştir.

Aynı çağda yaşayan, gerek kendi milletleri, gerekse dünya için endişe ve korku kaynağı olan bazı liderler, bu gün ya unutulmuş ya da kötü miraslarıyla anılır olmuştur. Atatürk ise, sevgi ve saygı uyandırarak Türk milletini çağ ile tanıştırmaya gayret edip varlığını teminat altına almaya yöneltmiştir.

Yalnızca 10 Kasımlar değil, düşünce ufkumuzda Atatürk’ün mücadele azmi, bizlere yüklediği sorululukları ve gösterdiği hedefler asla unutulmamalıdır.

Ülkemizin en zor anında bile düşünüp ortaya koyduğu milli hedef ve stratejilerin hatırlanması, bu tür çabaların anlam ve değerinin çok iyi bilinmesi gerekmektedir.

Ancak bu şekilde ulu önderin kutsal emanetini gelecek çağlara ve nesillere ulaştırabiliriz.

Ünlü bir devlet adamının dediği gibi “Atatürk gibi insanlar, bir nesil için doğmadıkları gibi, belli bir devre için de doğmazlar; onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihlerinde hüküm sürecek insanlardır.”

Ulu önderim, Atatürk’üm, iyi ki bizimleydin, iyi ki bizimlesin ve bizimle var olacaksın.

Saygılarımla…
Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Alt 28-12-2010   #3 (permalink)
Standart Cevap: Atatürk Haftası İle İlgili Konuşma Metni - Atatürk Haftasıyla İlgili Konuşma M


ATATÜRK’Ü ANLAMAK


Bu gün 10 Kasım,
Bağımsızlık savaşımızın önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Büyük Komutan, eşsiz devlet adamı, Atatürk’ümüzü, sonsuzluğa uğurladığımız günün, ....
Yıldönümünde onun büyük anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Türk milleti için 10 Kasım bir matem günü olmaktan çok, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yaşayacak olan Atatürk’ü ve eserlerini anarak, geçmiş ve gelecek üzerine yeniden düşünme günüdür.

Atatürk’ü sevmenin bilgi ve birikime dayalı olması gerekmektedir. Derinliği olmayan sevginin de, gerekçesi olmayan saygının da kimseye yararı yoktur. Çünkü bütün milletimizin bağlı olduğu ve sevmesi gereken bir tek Atatürk vardır. Onu sevmek, onu anlamak ve onun prensiplerini milletimizin idrakiyle birleştirmek, milletin her ferdinin hakkı ve vazifesidir.

Atatürk’ü anlamadığı için veya anladığı halde başka fikrin peşine düştüğü için, Atatürkçü düşünceyi ve onun yaptıklarını yeterince öğrenmemekte direnenler vardır. Giyiminden, yerleşmesine, eğitim ve mesleğinden, devlet ve millete bakışına kadar farklı düşünen bir toplumu bütünleştiren, odur. Tarih sahnesinden yok edilmek istenen bir milleti; tek dil, tek bayrak ve tek devlet çatısı altında toplayan Atatürk’ü anlamak, kolay değildir. Bilgisi ve düşüncesi yeterli olanlar ancak onun ne yaptığını ve daha önemlisi ne yapmak istediğini kavrayabilirler.

Değerli misafirler;

Atatürk’ün kurtuluş savaşında askeri ve devrimlerdeki siyasi dehası, dünyada hayranlık uyandırmış ve övgüyle karşılanmıştır. Kurtuluş savaşıyla yazgımızı ve tarihin akışını değiştiren Atatürk, yalnızca eserleriyle değil, düşünceleriyle ve yüksek öngörüsüyle de insanlığının yetiştirdiği büyük kişiler arasında yerini almıştır.
Lloyd George’un “Yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir Şu talihsizliğe bakın ki ,o büyük dahi, çağımızda Türk ulusuna nasip oldu ve üstelik bizim karşımıza çıktı;Mustafa Kemal’in dehasına karşı, elimizden, bundan fazlası gelemezdi.” Sözleriyle anlattığı Atatürk dünyada saygı duyulan, tarihe damgasını vuran tüm insanlığa mal olmuş eşsiz bir önderdir.
Mustafa Kemal Atatürk ülkeyi düşmandan kurtardıktan sonra yeni bir devletin kurulması ve yapılanması çalışmalarına başlamış, Türk milleti için, temeli, Cumhuriyet, Milli devlet ve Bağımsızlık sac ayaklarından oluşan Türkiye Cumhuriyetini kurarak Türk Milleti için cumhuriyetin en iyi devlet sistemi olduğunu belirtmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin 85 yıldır sarsılmadan, dimdik ayakta durması Atatürk’ün ne kadar doğru bir tercih yaptığını göstermektedir.


Değerli Misafirler;


Cumhuriyetin temellerine milli benliği ve milli kimliği koymak isteyen Atatürk “en büyük eserim” dediği Cumhuriyeti kültürle birleştirmek için 1931 yılında Türk Tarih Kurumunu ve 1932 yılında Türk Dil Kurumunu kurmuştur.
Dünyada özelikle son yıllarda yaşanan gelişmeler karşısında bazı çevrelerin meseleleri etraflıca düşünme ve milli bir bakış açısıyla yorumlama güçlüğü çektiği hepimizin malumudur. Yine bu minvalde Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değerlerinden olan Millet ve Milli Devlet kavramlarının nasıl tartışmaya açıldığı ve nasıl kavram kargaşası yaratılmaya çalışıldığı görülmektedir. Atatürk’ün 20 Mart 1925’te yaptığı bir konuşmasındaki şu sözleri, bu türden bir yön duygusu zafiyeti olanlara yol gösterecek çok önemli ve değerli ifadeler içermektedir:
“Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak evvela biz kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fiilen bütün efal ve hareketlerle göstermeliyiz. Şunu bilelim ki milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin esiri olmuşlardır.”
Hiç şüphe yok ki yalnız 10 Kasımlarda değil, yalnız onun sözlerini ezberlemekle değil Atatürk gibi düşünmek ve Atatürk gibi özgüven duygusu ile milli bağımsızlığımızı milli şuura dönüştürecek nesillerin sayısı arttıkça geleceğimiz daha güvenli olacaktır.
Mustafa kemal Atatürk’ü, fikirlerini ve sözlerini anladıkça onun ne kadar ileri görüşlü ve yaşadığı dönemde değil, günümüzde hatta yarınlarımızda bile bize yol gösterdiğini anlayabiliriz.
Bir örnek vermek gerekirse 1933 yılında Atatürk’ün Türkiyat Enstitüsü’nün açılış konuşmasında :”Bugün Sovyet Rusya dostumuz, müttefikimizdir. Devlet olarak dostluğuna ihtiyacımız var. Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu gibi parçalanabilir. Bu gün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avucundan sıyrılabilir. Bizim bu dostumuzun yönetiminde olan dil bir, inanç bir, öz bir kardeşlerimiz vardır. Onları arkalamak için hazırlanmalıyız.”
Sözleriyle Atatürk 1933 yılında 1990’ları görmüş ve günümüz siyasetçilerine yol göstermiştir.
Bu sebeple biz 10 Kasım’ı yas günü olarak, değil olsa olsa neleri yaptığımız ve neleri yapmadığımız, onun kim olduğunu ve bizim ona ne kadar layık olduğumuzun değerlendirmesini yapmamız gereken bir gün olarak görmeliyiz.
Aramızdan ayrılışının 70. yılında Türk Ulusu’nun gönlünde ölümsüzleşen büyük önder Atatürk’ü bir kez daha saygı, minnet ve şükranla anıyorum.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.!!!!

Saygılarımla
Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü İle İlgili Konuşma Metni Mavi_inci Öğretmenlerimizin Bölümü 0 28-01-2012 01:10
Trafik Haftası İle İlgili Konuşma Metni Mavi_inci Öğretmenlerimizin Bölümü 0 26-12-2011 01:07
Türk Harf Devrimi Haftasıyla İlgili Konuşma Metni Mavi_Sema Özel Gün ve Geceler 0 19-10-2011 02:08
10 Kasım Konuşma Metni - 10 Kasımla İlgili Konuşma Metni Mavi_Sema Atatürk Hakkında Herşey 1 20-02-2011 13:49
Dünya Çocuk Kitapları Haftasıyla İlgili Konuşma Metni Mavi_Sema Öğretmenlerimizin Bölümü 0 22-12-2010 00:43


Saat: 10:59.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014