Sponsorlu Bağlantılar
   

Dünyadaki Müzik Türleri Nelerdir?

Müzik Türleri ve Enstrümanları icinde Dünyadaki Müzik Türleri Nelerdir? konusu , Dünyadaki Müzik Türleri Nelerdir?-Dünya ülkelerinde müzik türleri Dünyadaki müzik türleri Protest Müzik Türkiye’de bu müzik türünü icra eden sanatçılar ve gruplar: Ahmet Kaya Zülfü Livaneli Grup Yorum Fatih Kısaparmak Dünya’da ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 26-02-2011   #1 (permalink)
Standart Dünyadaki Müzik Türleri Nelerdir?

Sponsorlu Bağlantılar


Dünyadaki Müzik Türleri Nelerdir?-Dünya ülkelerinde müzik türleri


Dünyadaki müzik türleri


Protest Müzik
Türkiye’de bu müzik türünü icra eden sanatçılar ve gruplar:

Ahmet Kaya
Zülfü Livaneli
Grup Yorum
Fatih Kısaparmak
Dünya’da protest müzik icra eden sanatçılar ve gruplar:

İnti Illimani
Bob Dylan
Joan Baez
Rage Against the Machine
Boikot
Country Müzik – Country Nedir

Country, ABD’nin güneydoğusunda yaşayan beyazlara özgü müzik tarzıdır
Country tarzı, 1920′lerde ABD’nin güney eyaletlerindeki yoksul ve beyaz köylüler arasında ortaya çıktı Country, ilk sömürgecilerin torunlarının kuşaktan kuşağa aktardıkları Wales, İskoçya ya da İrlanda’ya özgü eski halk şarkılarının ya da baladlarının Amerikan zevkine uyarlanmasıyla oluşturulmuştur Eşlik eden başlıca çalgılar bir banjo ya da gitar, ve bir kemandı Bu müzik, köylerin çevreleriyle iletişim olanaklarını artıran radyo sayesnde tüm güney eyaletlerinde yayıldı Güneyli halk, country’i büyük bir ilgiyle karşıladı

Nashville, çıkışından bu yana bu türün merkezi olarak bilinir 1930′lu yıllarda, country’ye “hillbilly music” (orman köylülerinin müziği) de dendi Türün ilk büyük yıldızı,kovboy müziğiyle hillbilly müziğini birleştirerek, “country and western” tarzını yaratan Jimmie Rodgers’tır (1897 – 1933) Şarkıcı ve oyuncu Roy Rogers rol aldığı çok sayıda filmle “country and western” tarzının dinleyici kitlesini büyük ölçüde genişletti Savaşın ardından Hank Willimas (1923 – 1953) bu türün temsilciliğini üstlenerek yürüttü Bill Haley, Elvis Presley gibi Güney’in ilk rock and roll şarkıcıları, sanat yaşamlarına Country ile başladılar Johnny Cash ve Carl Perkins bu türün en ünlü iki savunucusudur Country müzik üzerinde Meksika, İspanya ve Latin Amerika etkileri de görülmektedir

1950′li yılların aonlarından başlayarak, Amerikan rock gruplarının bir bölümü sürekli olarak :country’den esinlendi Bazı country şarkıcılarının da rock’tan etkilenmesi sonucunda, country rock tarzı doğdu Günümüzde Nashville’deki stüdyoların üretimi, bölgesel özelliklerden oldukça uzaklaşmıştır Bugün country, daha ağırbaşlı ve daha gelenekçi sözlerle rock’ın saygın bir türüdür
Country, Amerikan Halk Müziği şeklinde de özetlenebilir Ülkemizde Country müziğine yatkın isimlerden biri Selçuk Ural’dır Serseriyim isimli parçası örnek verilebilir Country, Jazz gibi ABD’nin ve dünya ülkelerinin sevilen ve saygı gören müzik türlerinden biridir
Tempo Nedir

Tempo (kökeni Latince: “Tempus”) müzikte bir parçanın yorumlanma hızı Duyumun önemli bileşenlerinden biri olan tempo, bir müzik parçasının icra zorluğunun ve eserle aktarılmak istenilen ruh halinin de belirleyicisidir
İtalyancada “zaman” anlamına gelen “tempo”nun çoğul hali “tempi”dir

Tempoyu ölçmek
Bir müzik eserine ait tempo genellikle parçanın başında yer alır Modern müzikte sıklıkla dakikadaki vuruş sayısı (İngilizcede bpm veya beats per minute) ile belirlenir Belirli bir nota değerini ve bu değerin bir dakikada kaç kere tekrarlanması gerektiğini gösteren “♪ = 120″ veya sadece vuruş sayısını belirten “80 bpm” vb kullanımlar yaygındır Bu değer büyüdükçe dakikada çalınması gereken nota sayısı artacağından parçanın hızı da artmış olur

Matematiksel tempo gösterimleri 19 yüzyıl’ın ilk yarısında, Johann Nepomuk Mälzel’in metronomu icat etmesi ile birlikte yaygınlaştı Ancak ilk metronomlar henüz istikrarlı bir mekanik yapıya sahip değildi Bazı uzmanlar Beethoven’ın eserlerindeki tempo işaretlerini bu nedenle güvenilmez kabul etmektedir
Modern elektroniğin gelişmesiyle birlikte “bpm” oldukça güvenilir bir ölçü haline geldi MIDI dosyaları ve çeşiti müzik editör yazılımları tempo atamalarında bmp sistemini kullanmaktadır
Metronom işaretlerine alternatif olarak, Béla Bartók ve John Cage gibi bazı 20 yüzyıl bestecileri ise tempo adına tüm eserin çalınma süresini belirtmeyi tercih etmişlerdir Bu uygulama çalınma hızının belirlenmesi işini zorlaştırmaktaydı

Tempo terimleri
Matematiksel bir zaman ölçütü olsun veya olmasın, Avrupa klasik batı müziğindeİtalyanca’dır; 17 yüzyılda tempo işaretlerinin kullanımının artması ve aynı dönemde önemli bestecilerinin büyük bölümünün İtalyan olması buna neden olarak gösterilebilir tempoyu bir kaç kelime ile ifade etmek gelenek haline gelmiştir Bu kelimelerin çoğu
Metronomdan önce bestecilerin kullandıkları tempoyu diğer müzisyenlere aktarmalarının tek yolu kelimelerdi Metronomun icadından sonra bile bu kelimeler, eserin ruh halini, atmosferini açıklamak amacıyla kullanılmaya devam etmiş, ancak bu uygulama esere ait matematiksel tempo ile aralarındaki geleneksel ayrımın netliğini kaybetmesine neden olmuştur Örneğin “presto” ve “allegro” kelimelerinin her ikisi de hızlı bir icrayı vurgularken, “allegro” aynı zamanda keyifli, neşeli bir ruh halini de ifade etmektedir

Soundtrack Nedir – Film Müziği

Türkçede tam karşılığı bulunmadığı için genellikle film müziği olarak kullanılan, İngilizce kökenli bir kelimedir
Söz konusu müzik eseri bir filme değil de müzikal, tiyatro ya da operaya aitse, “film müziği” karşılığı kullanılamaz Ya İngilizce karşılığı olan soundtrack kullanılır, ya da “eserin müzikleri” şeklinde farklı tamlamalarla bu sözcüğün eksikliği giderilmeye çalışılır

Ünlü Soundtrack Bestecileri

John Williams
Er Ryan’ı Kurtarmak (Saving Private Ryan), Amistad, Kayıp Dünya (The Lost World), Sabrina, Jurassic Park, Evde Tek Başına (Home Alone), Indiana Jones üçlemesi, Güneşin İmparatorluğu (Empire of the Sun), Eastwick Cadıları (The Witches of Eastwick), Star Wars üçlemesi, ET, Superman, Jaws, Harry Potterın ilk üç filmi, Bir Geyşanın Anıları (Memoirs of a Geisha) gibi uzayıp giden, seksenden fazla soundtrack kompozisyonunu kapsayan bir filmografisi vardır

Andrew Lloyd Webber
Cats, Evita, The Phantom of the Opera, Jesus Christ Superstar, Joseph and his Amazing Technicolor Dreamcoat, Sunset Boulevard müzikalleri ünlü bestelerindendir

Danny Elfman
Batman (film) (1989), Batman Dönüyor (Batman Returns) (1991), Görevimiz TehlikeThe Simpsons, Siyah Giyen Adamlar (Man in Black), Good Will Hunting, Çığlık 2 (Scream 2), A Simple Plan, Spider-Man, Siyah Giyen Adamlar 2Hulk (The Hulk), Big Fish (Türkiyede gösterime girmemişti), Spider-Man 2, Charlie’nin Çikolata Fabrikası (Charlie and the Chocolate Factory), Desperate Housewives (Umutsuz Evkadınları), Açık Deniz (Deep Sea) şeklinde uzun bir filmografisi vardır

James Horner
Titanik, Braveheart, The Perfect Storm, Legends of the Fall, Aliens, The Spiderwick Chronicles , The New World , The Legend of Zorro, Flightplan, Troy, The Mask of Zorro, A Beautiful Mind gibi yüzden fazla film müziğinde imzası vardır

James Newton Howard
Blood Diamond, ER, Lady in the Water, Batman Begins (Hans Zimmer ile), Unbreakable, Dinosaur, The Devil’s Advocate

Hans Zimmer
Pirates of the Caribbean: At Worlds End, Pirates of the Caribbean: Dead Man’s Chest, The Da Vinci Code, Batman Begins, King Arthur, Madagascar, Hannibal, The Lion King, The Simpsons Movie gibi sayısız film müziklerine imzasını atmıştır

Cover Nedir

Cover versiyon ya da kısaca Cover, popüler müzik alanında önceden plağı çıkmış bir şarkının yeni bir yorumla farklı şarkıcılar tarafından yeniden icra edilmesi veya plağının çıkartılması anlamına gelmektedir Tanımlama bazen küçümseyici (pejoratif) bir anlam taşıyabilmektedir: sanki ilk çıkan sürüm asıl ve otantik olup daha iyiymiş, sonradan yapılan sürümleri taklit ve ikinci sınıf alternatifleriymiş gibi Bunun her zaman böyle olmadığını ispat eden birçok örnek mevcuttur The Beatles grubunun, en çok cover yapılan parçalardan biri olan “Yesterday” adlı parçasının 3000′in üzerinde farklı sürümü olduğu söylenmektedirAncak buna dair herhangi bir kanıt sunulmamıştır

“Cover”,(Okunuşu kavır) kökeni eski Fransızcaya (coverir, 13 Yüzyıl) dayanan İngilizce bir sözcük olmasına rağmen müzikteki anlamı ile Türkçede de birçok dilde olduğu gibi değiştirilmeden kullanılmaktadır Sözcüğün müzikle ilgili anlamının Türkiye’de gündelik hayatta şu şekillerde kullanıldığı görülmektedir; Cover’lamak, cover yapmak, cover’ını çıkarmak, cover şarkılar, cover albümleri
Senfoni – Senfoni Nedir – Senfoni Müzik

Senfoni
Temel Britannica
Senfoni, orkestra için bestelenmiş uzun müzik parçasıdır Senfoni sözcüğü Yunanca’da “bir arada uyumlu sesler çıkarmak” anla*mına gelen symphonia sözcüğünden türetil*miş, dilimize Fransızca symphonie sözcüğün*den geçmiştir Sinfonia sözcüğü ilk kez İtalya’ da, çalgı için bestelenmiş parçaları tanımla*makta kullanıldı; 17 yüzyıl başlarında kantat, oratoryo ve operalarda orkestra tarafından çalınan giriş parçasının adı oldu Jacopo Peri, Claudio Monteverdi ve Fransız asıllı İtalyan besteci Jean-Baptiste Lully operalarında ku*sursuz güzellikteki uvertür ve ara müziği par*çalarıyla klasik senfoninin temellerini hazırla*dılar Çok sevilen bu müzik parçaları sonra*dan bağımsız konser parçaları olarak çalınma*ya başlandı 18 yüzyılın başlarında Antonio Vivaldi konçertolanyla senfoninin ilk örnek*lerini verdi 18 yüzyılda Almanya’da Mannheim’de Johann Stamitz ve onun çevresinde toplanan besteciler üç bölümlü senfoniye üç zamanlı bir dans müziği olan menuet’i ekledi*ler Ayrıca crescendo ve decrescendo (ses şid*detinin giderek yükselmesi ve alçalması) gibi öğelerden yararlanarak senfoniyi klasik anla*yışa en yakın biçimine kavuşturdular Senfo*ni aynı yüzyılın sonlarına doğru, Viyana Klasikleri olarak anılan Franz Joseph Haydn, Wolfgang Amadeus Mozart ve Ludwig van Beethoven’in besteleriyle klasik biçimine ulaştı
Senfoninin yapısı sonata benzer Tek fark, sonatın solo çalgılar için, senfoninin orkestra için yazılmış olmasıdır Haydn, Mozart ve Beethoven senfoniyi dört bölümlük klasik biçimine kavuşturdular İki tondan oluşan giriş bölümü genellikle basit temalar ve az sayıda nota içerir Bunu, temaların ayrıntılı biçimde ve dönüşümlü olarak işlenip geliştirildiği, çoğu kez sonat biçiminde yazılmış gelişme bölümü izler Bu bölüm ağır tempoludur Üçüncü bölüm me*nuet biçimindedir Dördüncü ve son bölüm sonat biçiminde olmakla birlikte, neşeli ve hızlı temposuyla daha çok rondo’ya yakındır Beethoven senfonilerinde menuet yerine, ge*ne canlı ve neşeli bir ritmi olan scherzo’yu (skertso) kullanmıştır
Senfoninin Gelişmesi
“Senfoninin babası” olarak tanınan Haydn 1809′da öldüğünde, ardında 108 senfoni bı*raktı Bestecinin en ünlü senfonileri Londra, Oxford, Saat, Süpriz ve Veda’du Besteleri*nin kusursuzluğuyla tanınan Mozart’ın 41 senfonisinden en güzel son üç tanesi Mi Bemol Majör, Sol Minör ve Jupiter adıyla da bilinen Do Majör senfonileridir Haydn ve Mozart, senfonilerinde uyum, kıvraklık ve dramatik kurgu gibi öğeleri büyük bir ustalık*la birleştirerek orkestraya uyguladılar Duy*gulardan çok kulağa seslenen bu senfoniler küçük orkestralar için bestelenmişti
Beethoven ise klasik senfoni anlayışına bağlı kalmakla birlikte onu genişletti, bölüm*lerin sırasını değiştirdi ve orkestraya üflemeli çalgıları ekledi Klasik dönemi Romantik döneme bağlayan Beethoven, senfonilerinde o zamana kadar müzikle anlatılabileceği akla gelmeyen duyguları, olağanüstü bir duyarlılık ve coşkuyla iletmeyi başardı Sanatçının do*kuz senfonisi içinde Eroica (Kahramanlık) Senfonisi olarak da bilinen Üçüncü Senfoni, kırların ve doğanın güzelliğini anlatan Pasto*ral Senfoni ya da Altıncı Senfoni ve tüm insanlığa seslenen büyük bir koronun yer aldığı Dokuzuncu Senfoni en sevilenleridir
19 yüzyılda birçok besteci Beethoven’den etkilenerek onun bağımsız ve özgür üslubunu benimsedi Schubert’in dokuz senfonisi, Beethoven’in senfonileriyle aynı dönemde yazılmıştır Bununla birlikte Seki*zinci Senfoni olarak bilinen Sı Minör Senfoni (Bitmemiş Senfoni) yalnızca iki bölümden oluşmaktadır
Fransız besteci Hector Berlioz, Fantastik Senfoni adlı yapıtında kendi yaşamından bir kesiti müzikle anlatarak yeni bir senfoni üslubu yarattı Felix Mendelssohn, İskoçya ve İtalya’ya yaptığı gezilerin ardından İskoç Sen*fonisi ve İtalyan Senfonisini, Franz Liszt erkek seslerinden oluşan bir koronun bulun*duğu Faust Senfonisi’yle, kadın seslerinden oluşan bir koronun bulunduğu Dante Senfoni*sini yazdı Robert Schumann ve Johannes Brahms dörder senfoni bestelediler Özellikle Brahms, Beethoven’in geliştirdiği biçime bağ*lı kaldı Anton Bruckner güçlü temaları işle*diği senfonilerini görkemli bir sonla bitirir*ken, 20 yüzyılın önde gelen bestecilerinden Gustav Mahler büyük bir orkestra gerektiren senfonilerinde solo ya da koro halinde insan sesine yer veriyordu
Rusya’da senfoninin en güzel örneklerini Peter İliç Çaykovski verdi Çaykovski’nin altı senfonisinden, Patetik olarak da bilinen Si Minör Altıncı Senfoni alışılmamış bir biçimde hüzünlü, yumuşak ve yavaş bir bölümle son bulur Çek besteci Antonı’n Dvofâk’ın dokuz senfonisinden en çok tanınanı, sanatçının ABD gezileri sırasında Siyahlar’ca kilise ayin*lerinde söylenen ilahilerden esinlenerek yaz*dığı, Yenidünyadan olarak da bilinen Doku*zuncu Senfonidir Yedi güçlü senfonisiyle senfoninin yapısına önemli değişiklikler geti*ren bir başka müzikçi de Finlandiyalı besteci Jean Sibelius’tur 20 yüzyıl İngiliz bestecileri arasında en çok tanınan Sir Edward Elgar’ın iki senfonisi vardır Senfonilerinde koroya geniş yer veren Vaughan Williams’in Deniz Senfonisinde koro her bölümde yer alır Benjamin Britten ise İlkbahar Senfonisinde hem yetişkin, hem de çocuk korosu kullanır 20 yüzyılın önde gelen SSCB’li bestecilerin*den Dmitri Şostakoviç Leningrad Senfonisi olarak da bilinen Yedinci Senfoni de içinde olmak üzere 15 senfoni yazmıştır ABD’de senfonileriyle tanınan en önemli besteciler Roy Harris, Elliot Carter ve Aaron Copland’dır
Senfoni yaklaşık 200 yıldır köklü değişiklik*ler geçirmiş ve önemli ölçüde gelişmiştir Bestecinin duygu ve düşüncelerini en etkili biçimde dile getirmesine olanak veren bir yapısı vardır Senfoninin anlatım zenginliğini oluşturan başlıca öğeler armoni, melodi, ritim ve tonalitedir

R&B (Rhytim and Blues)

R&B (R’n'B), yani açılımıyla Rhythim & Blues nedir?
R&B (tıpkı rock gibi) bir üst türdür Soul (tüm alt türleriyle birlikte), Funk (tüm alt türleriyle birlikte), Disco (tüm alt türleriyle birlikte), Hip-Hop (tüm alt türleriyle birlikte), Rap (tüm alt türleriyle birlikte), Motown ve Doo Wop gibi bir sürü tür R&B kategorisine girer Pek çoklarına şaşırtıcı gelse de Ray Charles da R&B yapar, Wu-tang Clan de; Aretha Franklin de R&B yapar, Mary J Blige de
Elbette R&B bütün bu türleriyle birlikte ortaya çıkmamıştır 1940′ların sonlarında Blues’dan (özellikle jump blues’dan) türeyen R&B aslına bakılırsa müzikal anlamda blues’la çok da yakın değildir Bir kere Blues’un temelinde “groove” yoktur; R&B Blues’dan aldığı mirası müziğe groove ekleyerek geliştirmiş, dönüştürmüştür Blues daha ziyade doğaçlamaya dayanırken R&B’de önemli olan (bir “form” olarak) “şarkı”dır
R&B’nin ilk büyük yıldızı olarak Ray Charles’ı göstermek sanıyorum yanlış olmayacaktır 50′lerde Ray Charles, Sam Cooke, Fats Domino, The Coasters, Lloyd Price, Jackie Wilson gibi R&B müzisyenlerinin yanında pek çok Doo Wop grubu da R&Bb’nin temelini oluşturmuş The Del Vikings, The Five Satins, The Drifters, The Penguins, The Chords, The Clovers, The Skyliners gibi gruplar önemli Doo Wop grupları olarak örneklenebilir Ayrıca Little Richard, Larry Williams gibi yaptığı müzikler genellikle “Rock & Roll” olarak tanımlanan müzisyenler de aslında R&B müzisyenleriydi Aslına bakılırsa Rock & Roll ve Rock için “beyazların yaptığı ve biraz daha sertleştirdiği R&B” demek abartı olmayacaktır; çünkü 20 yüzyıl popüler müziğinin en önemli temelleri 50′lerde siyah r&b müzisyenleri tarafından atılmaktaydı
1950′lerin sonu, 60′ların başına gelindiğinde ise R&B içinde bir dönüşüm yaşanıp müzikler daha çok “groove” ve dinamizm” kazandı Böylelikle Soul ortaya çıktı Soul da üretildiği yere göre farklılıklar göstermekteydi ABD’nin New York ve Chicago gibi büyük şehirlerinde yapılan Soul müzik daha steril, daha düzgün ve daha ziyade vokal eksenliydi Detroit’te Motown Nam bir plak şirketi çıkmış, başlı başına bir müzik türüne adını vermişti Motown şarkıları; R&B, Gospel ve Rock & Roll etkilenimlerinin hepsini birden taşımanın yanında popüler şarkı formuna sadık bir özellik gösteriyordu ABD’nin güneyinde ise soul daha sert ve çiğ olup, melodiden ziyade ritme dayalı bir özelliğe sahipti Birbirinden çeşitli noktalarda ayrılmalarına rağmen bütün bu müzikler soul’u oluşturmaktaydı ve 60′lar boyunca listeleri kasıp kavurdu, tüm dünyada pek çok gencin hayatını değiştirip gruplar kurmalarına sebep oldu (bkz: The Beatles, The Who, The Small Faces)
60′ların sonlarında ise özellikle James Brown, Sly and The Family Stone, The Meters gibi isimlerin öncülüğünde funk diye bir tür gelişti, az zamanda büyük işler başardı Daha dinamik, daha çok ritim temelli ve daha “groovy” olan bu müzik herkesin kafasını bir öne bir arkaya sallanmaya teşne hale getirdi
70′ler boyunca etkisini sürdüren Soul, Funk gibi siyah müzikler 70′lerin sonunda Disco akımına sebebiyet verdi 80′lerden sonra da gelsin Rap’ler gitsin Hip-Hop’lar, Urban’lar, Gangsta’lar, şunlar ve bunlar
R&B böyle bir deryadır, içinden çıkılmaz; girmesini bilene

Oratoryo – Oratoryo Nedir
Oratoryo, (İtalyanca: Oratorio), 16 yüzyılın ikinci yarısında Roma’da ortaya çıkan, hem kiliseyle, hem de tiyatroyla ilgili müzik türü Lirik, epik ve dramatik türleri olan oratoryonun motet’le çile ile (paston), kantat ve kimi zaman da operayla yakınlığı vardır
Kaynağı kesin olarak bilinmemekle birlikte, çileyi anlatan dini şarkıların oratoryoyu ortaya çıkardığı düşünülmektedir Obrecht, Sermizy ve Lassus çile’lerini besteledikleri sırada “dramatik diyalog” ilkesine uydular 1563′e doğru Oratorium Tarikatı’nın kurucusu Aziz Filippo Neri, Anomuccia, Palestrina ve Soto da Langa’dan sonra da Felice Anerio’dan, San Girolamo della Carita veya Santa Maria in Vallicella kilisesinde düzenlediği dini toplantılar için Laudi spirituali’ler yazmalarını istedi Oratoryo terimi işte buradan gelir
Tarihçe
1600′de Emilio dei Cavaileri, Santa Maria in Vallicella’da, daha sonraları Agazzari ve Laudi’nin yazdıkları gibi gerçek bir ruhani opera olan Rappresentazione di Anima Corpo’yu (Ruh ve Bedenin Temsili) icra ettirdi Carrisimi ise daha çok İncil ve Tevrat hikayeleri yazarak, bunlarda serbest melodi ile recitativo arasında tam bir denge kurmayı başardı: İtalya’da ve yabancı ülkelerde birçok besteci onu örnek aldı: Napoli’de Scarlatti, Viyana’da Caspar von Keril ve Fransız MA Charpentier
Napoli Okulu
Bütün opera bestecileri oratoryolar yazdılar: İtalya’da Draghi, Stradella, A Scarlatti, Lotti, Caldara ve Jommelli Almanya’da ise, Heinrich Schütz, kutsal senfonilerinde ve Noel Oratoryosu’nda Monteverdi’yi sürdürüyor ve Johann Sebastian Bach’ı müjdeliyordu Bu arada birçok öğrenci yetiştirdi Provenzale ile Alessandro Scarlatti tarafından kurulan Napoli okulu 17 yüzyıl sonunda ve yüzyıl boyunca Venedik ve Roma okullarını gölgede bıraktı Bu okula bağlı olanların bellibaşlıları: İtalya’da Piccinni, Anfossi, Galuppi ve Sacchini, sonraları Cimarosa, Paisiello, Salieri, Paer ve Zingarelli; Orta Avrupa’da Gassmann Kozeluh, Holzbauer, Josef Haydn, Wagenseil, Mozart, onları Beethoven devrine kadar izleyen Naumann, Himmel, Dittersdorf, Weigl ve Simon Mary
Almanya’da Oratoryo
Alman oratoryosunda koronun büyük bir yer tutmasına karşılık, İtalyan operasında koro ikinci planda kaldı Oratoryoyu Hamburg’a 1715′te Mattheson soktu Onun, İncil ile ilgili bestelerinden otuziki oratoryosu ile Händel ve Çileleri ile Noel Oratoryosu (kır kantatları dizisi) gibi ölümsüz şaheserleri olan Johann Sebastian Bach ilham aldılar; Keiser, Telemann, Schieferdecker, Kunzen’ler CPE Bach İsraeliten in den Wüsle (İsrailliler Çölde, 1775), İsa’nın ölümü, Händel estetiğini örnek alan oratoryolar bıraktılar Haydn ise, konusunu Tekvin’den ve Milton’ın Kayıp Cenneti’nden alan Die Schöpfung (Yaratılış, 1798), ardından da Die Jahreszeiten’i (Mevsimler) yazdı
Fransa’da Oratoryo
Fransa’da ise Mondonville’in Fransız oratoryoları aslında büyük motetlerdi Persuis, Davesnes, Gossec, Edelmann, Rigel, Vogel, Le Noble, Le Sueur, dini bestelerine tasviri bölümler kattılar Almanya’da 1803′te Beethowen Christus am Olberge (İsa Zeytin Dağında) adlı eserini verdi Bundan kısa bir süre sonra da Mendelssohn, Schumann, Brahms, Liszt ve Dvorjak yeni şaheserler yarattılar Fransa’da ise Cesar Franck Berlioz Gounod’nun eserleri sayılabilir
Modern Oratoryo
Modern oratoryo besteleri arasında Fransa’da V d’Indy, Debussy, Gabriel Pierné, Milhaud, Arthur Honegger (Kral Davut), Cl Delvincourt (Lucifer) senfonik oratoryo geleneğini sürdürdüler İtalya’da yeni klasikçilerden Raimondi, Perosi, Tebaldini ve Bossi’nin yanı sıra, uluslararası bir anlatıma ulaşmak isteyen Respighi ile Molipiero, İngiltere’de Elgar ile izleyicileri Delius, Bantock, Maclean, Holst, Vaughan Williams, Britten, Walton ve Berkeley, Belçika’da Sylvain ve Albert Dupuis, Léon Jongen, Ryelandt, Paul Gilson, İsviçre’de Gagnebin ve Frank Martin (Golgotha, İsa’nın Doğuşu), Joseph Lauber Herman Suter, Polonya’da Szlmanowski, Çekoslovakya’da Martinu, Brezilya’da da Villa-Lobus sayılabilir
Türk Oratoryoları
Batı tekniğiyle beste yapan Türk müzisyenleri oratoryo türünde bazı eserler verdiler Bunlardan en önemlileri, Ahmet Adnan Saygun, metni Yunus Emre’nin şiirlerine dayanan Yunus Emre Oratoryosu (1946) ile Nevit Kodallı’nın, Cahit Külebi’nin uzun bir şiiri üzerine bestelediği Atatürk Oratoryosu’dur (1953) Bu eserler, oratoryo türünün, dini konular dışında rahatlıkla taştığını göstermektedir
New Wave Müzik

New Wave
Vikipedi, özgür ansiklopedi
New Wave (Yeni Akım), müzik alanında pek çok gelişmeyi tanımlamakta kullanılsa da, en yaygın olarak 1970′lerin sonlarında ve 1980′lerin başlarında Batı popüler müziğinde punk rock hareketinden esinlerek ortaya çıkan müzik akımının adıdır Bu müzik türü, 1980′ler boyunca popülerliğini sürdürmüş ve 2000′lerde tekrar bunu elde etmiştir Başlangıçta punk rock’dan esinlenen New Wave; Funk, Disco, Reggae ve Ska türlerinin de bir karışımıdır
Akım Hakkında
New Wave, bir terim olarak pek çok karışıklığa neden olmuştur Aslında, Sire Records’un başkanı Seymour Stein o zamanlar yeni kontrat imzaladığı bir müzik grubunu pazarlamak için bir isim arıyordu Çünkü radyolar dinleyicilerine o dönemde Punk Rock’ın geçici bir heves olduğunu ısrarla söylüyorlardı ve Stein, New Wave terimide karar kıldı Stein, bu müzik akımının 1960′larda Fransız film sektöründeki New Wave akımıyla denk tutuyordu Çünkü, tıpkı Fransız film yapımcıları gibi, onun yeni sanatçıları (özellikle de Talking Heads), “anlaşmaya yanaşmayan, deneyimci ve kendi icra ettikleri müziğin eleştirel tüketicileri olan” bir nesildi Bu yüzden de New Wave ilk başta Punk Rock’la aynı görülüyordu Bu dönemde, akım rock müzikte üçüncü değişim akımı gibi görüldü; birinci akım 1950′lerdeki Rock and Roll akımı, ikinci akım 1960′lardaki British Invasion’dı Ve 1970′lerde ortaya çıkan bu “New Wave”, yani “yeni akım” da üçüncü akım olarak görüldü
Zamanla, dinleyiciler de bu müzisyenlerin kendi zamanlarının müzisyenlerinden farklı olduğunu fark ettiler The Ramones ve *** Pistols’u takip eden anarşik garaj gruplarının yapıları “punk” olarak tanımlanırken, deneyselliğe, sözsel derinliğe ve daha ince yapımlara yönelen Missing Persons, Talking Heads, The Nerves, Blondie, Paul Collins’ Beat, Television, Patti Smith, The Jam, The B-52’s, Devo, Elvis Costello, Tubeway Army ve bunlar gibileri “New Wave” yani “Yeni Akım” olarak adlandırıldılar Yine de bu sanatçılar, “temelde punk olarak” sınıflandırıldılar
Tom Petty (belki bir şaka sırasında) “New Wave”i bulan kişi olarak belirtilir Paul Zollo’nun “Conversations with Tom Petty” ( Tom Petty ile Konuşmalar) adlı kitabında, gazetecilerin Petty’nin grubu The Heartbreakers’ı tanımakta zorlandıklarını, grubun punk olmadığı farkettiklerini ama yine de onları Elvis Costello ve *** Pistols’la tanımlamaya çalıştıklarını söylüyor Petty, -belki biraz da şakayla- You’re Gonna Get It! (1978) albümündeki “When the Time Comes” şarkısının “New Wave’i başlatmış olabileceğini” söyledi
Sonunda terim, ska, reggae, ya da deneysel olup olmadığına bakılmaksızın basit, gürültülü ve hızlı müziği benimsemeyen bütün müzik gruplarını tanımlamakta kullanıldı Bu yüzden The Police, The Records, REM ve The (English) Beat, birbirleriyle olduğu kadar The Clash ya da The Stranglers gibi punk gruplarıyla da çok az ortak noktası olduğu için New Wave olarak kabul edildiler
Yine de daha sonra, “post-punk” daha karanlık ve daha az pop etkisi altındaki grupları tanımlamakta kullanılırken New Wave daha az gürültülü, daha çok pop sesleri içeren müzikler için kullanıldı Yine de punk, New Wave ve post-punk 1970′lerin abartılı pop müziğine bir tepki olma özelliklerini korudu Pek çok müzik grubu, yaşamları boyunca kolayca ikisine hatta her üç katagoriye de girdiler
MTV 1981′de yayına başladığında, pek çok müzik türü gibi New Wave müzik videoları da artış gösterdi New Wave sanatçıları MTV’nin kuruluşundan önce de videoları kendi tanıtımlarında kullanarak, müzik videolarının grup tanıtımlarının kullanımında öncülük ettiler Sonuçta New Wave, 1980′lerin müziğiyle bağdaştırılıp o dönemin olmazsa olmazları arasında girdiler
Yaklaşık olarak 1992′lere kadar pop müzik üstünde hala etkilerini sürdürse de akımın 1986′larda öldüğü söylenir 1990′ın sonlarında Nebraska temelli müzik grubu Saddle Creek Record tarafından 1998′de yayınlanan The Faint, debut albümü Media’yı çıkarırken New Wave’e yöneldi 1990′larda, popüler grup No Doubt da New Wave üzerinde etkili oldu 21 yüzyılın başlarında da Brooklyn ve Londra’daki sahnelerde 1980′lerde doğan çocuklar için New Wave tekrar canlandı Pek çok indie rock grubu da post-punk hareketini tekrar yaşatmaya çalışırken farklı başarılar göstererek New Wave müziğini tekrar canlandırdı Bunun en popüler örneği The Killers ve The Bravery’dir

House Müzik / House Music
1985, House müziğinin temellerinin atıldığı bir yıldı Electronic drum trackslarından sonra House Chicaco’da görülmeye başlanmıştı Aradan bir yıl geçmeden House müzik dikkat çekici bir şekilde yaygınlaştı ve önemli kayıtlar yapılmaya başlandı Avrupa’nın en önemli DJ’leri Chicago’da hakim olmaya başlamıştı Bu müziğe öncülük eden iki önemli club vardı Chicago’da Frankie Knuckles yönetiminde olan ‘Warehouse’ ve NY’de Larry Levan tarafından yönetilen ‘Paradise Garage’ dı
Eski Chicago Club’ı olan Warehouse bir bakıma House müziğin isim annesidir House aylarca yerel radyolarda destek görmedi, insanların clublara gitmeleri sonucu şimdiki temeller atılmış oldu ve üç önemli kayıt onların gücüyle listelerde top ten listelerine girdi Farley ‘Jackmaster’, Funk ‘Love Can’t Turn Around’, Raze ‘Jack The Groove’ hemen arkasından Steve ‘Silk’, Hurley ‘Jack Your Body’ parçaları clublarda istenen yerini aldı
Disco’lar bilhassa hedefe yaklaşan ilk kayıtların üretimi için hazırlardı Sinnamon tarafından yapılan ‘Thanks to You’, ‘D-Train’, ‘You’re The One For Me’ ve ‘The Peech Boys’, ‘Don’t Make Me Wait’ kayıtlarında yeni olarak dup effect ve drop-out’ları tanıtmaya çalıştılar, ancak önceleri isimlerini pek duyuramadılar, çünkü tam bir USA müziği değildi, oysaki Avrupa müziğinin içinde yani NY ve Chicago’da İngiliz Electronic Pop Müziği (Depeche Mode ve Soft Cell gibi) Giorgio Morader, Klein & MBO ve binlerce İtalyan ürünü mevcuttu
DJ Frankie Knukles eski disko klasiklerini, yeni Eurobeat popunu ve sentezlenmiş beat’leri mixleyerek house müziğe yeni canlar kattı O yıllarda Frankie üzerine yapılan yorumlarda karışımların sanatını yapan bir müzik mimarı diye adlandırıyorlardı onu En büyük house starı Frankie Knuckles club’larda yüksek bir kabinde duayyen gibi çalıyordu, müzik onsekiz saat kesintisiz devam ediyor ve fanatikleri çılgınca dans ediyordu
Hafızalarımızı zorlayacak olursak Warehouse Chicago’nun en farklı atmosfere sahip mekanı olarak adlandırılıyordu ve Frankie’nin katkıları kadar mekana renk katan bir isim ise Prof Funk diye adlandırılan George Clinton’dı Farklı kişiliği, yaratıcılığı ve ilginç giyim tarzıyla Warehouse’un yaratıcısı olmuştu
First Choice ‘Let No Put Asunder’, Candido ‘Jingo’, Shirley Lites ‘Heat You Up’, The Human League ‘BEF’, ‘Telex’, ‘New Order’ gibi eski kayıtlarda Frankie’nin elinde bulunuyordu FKnuckles’ın yönetiminde olan Warehouse’da Harold Melvin tarafından eski ‘Philly Klasikleri’, Billy Paul ve ‘The O’Jays ile Martin Circus’un ‘Disco Circus’ gibi mix çalışmaları yapılıyordu
Ayrıca KraftWerk ve 00Telex gibi gruplarda pop müzik sentezleri yapıyorlardı Warehouse’da çalışmalar ve yenilikler hızla devam ederken Paradise Garage cephesinde de ‘Set It Off’ diye adlandırılan oniki kayıt yaratılmaya başlanmıştı Orjinalleri Walter Gibbon tarafından yapılmıştı
Ardından underground club’larda şükran ve sevinç ilahileri yapılmaya başlandı Chicago’da Bu çalışmalar Frankie ve Farley’in jenerasyonunu kapsayan DJ’ler tarafından yapıldı ve yerel radyo istasyonlarında düzenli olarak çalınmaya başlandı 1986 yılında tatsız birtakım olaylar yaşandı NY’de yapılan ‘New Music’ seminerinde, uluslararası DJ ‘lerin isimleri çalındı ve onları küçültücü bir şekilde etiketlendirdiler, kayıtlarını dünyanın çeşitli yerlerinde sattılar Bu olayı takip eden 87 yılı içerisinde yeni kayıt stüdyoları Chicago’dan kaçmaya başladı
Bu zaman zarfında UK’de de çalışmalar yapılıyordu House müzik üzerine Londra’nın ilk club’ı olan ‘Delirium’ Mike Pickering, Colin Fover, Eddie Richards, Mark Moore, Noel ve Maurice Watson DJ ‘lere kendi club’ı bünyesinde destekler veriyordu 1987 yılında kariyerleri için artı bir şans yakalayacak olan; Adonis, Marshall Jefferson, Fingers Inc ve Kevin Irving düzenlenen ‘Chicago House Party’ de yüksek performans sergilediler ve ardından UK clublarına turneye çıktılar 1986′dan sonra sadece USA değil, dünyanın çeşitli yerlerinde’de House yaygınlaştı ve electronic keyboard’lar piyasaya sürüldü David Moroles, Robert Clivilles ve David Cole bu yeni çalışmalara katkıda bulunan isimlerdendir
Marshall Jefersson turnenin ardından Harri Dennis ve Vince Lawrence ile Jungle Wonz ve Wirgo gibi ile yeni projeler üzerinde çalıştı, iki ünlü Trax’i olan 120 BPM ‘Move Your Body’ ve takiben ‘Ride The Rythm’le ünlendi ve mesleğinde zirvede olan Adonis’e rakip oldu 1987′de House müzik yaygınlaştıkça çeşitlilik gösterdi ve Chicago’da Deeep House tutulmaya başladı House’un derin, kültürlü, güçlü ve daima teşvik edici bir imajı vardı Fakat sound’lar can sıkıcı şekilde birbirine benzer olarak yayılmaya başlamıştı Bu süreçte ‘Atkins’ atımlarda bulunurak (Model 500,No UFO gibi) müzik kayıtlarını değişime uğrattı
İkinci jenerasyon House Phutures’ın ‘Acid Tracks’i ile uluslararası başarısı başlamıştır Acid house 88′den önce patlamaya hazırdı Küçük bir grup Londralı DJ kendi Turntable’ları ile kayıt stüdyosu açtılar Chicagolular ise DJ Pierre gibi bir ustadan tracklerin nasıl yapıldığını öğreniyorlardı ve donanım satın alıyorlardı Bu tecrübelerle Derrick May ve Kevin Saunderson tarafından ‘Triangle of Love’ yapıldı
Club’ların ve müziğin çeşitlilik göstermesiyle ciddi bir problem ortaya çıktı Chicago’da Acid’de dans edenler LSD ve bilimum ectasy cinsi haplar konusunda tecrübelilerdi Drug gösterilerde adet haline gelmişti Fakat house müzikte böyle bir çirkinliğe yer yoktu House’un adı drug’la kötüye kullanılmak istenmedi hiçbir zaman Frankie Knuckles’ın görüşüne göre house ritmleri duyan insanların tüm kötülüklerin dışına çıkacağını düşünüyorlardı
Frankie’nin ardından gelen house müziğinin altın çocuğu olarak adlandırılan Brooklyn’li Todd Terry doğuştan bir yetenek olarak görülüyordu Onun bütün hayatı ve enerjisi club kültürü için harcanmıştır adeta Hi-Tech müziğin extreme’lerinde deney sahibi olmuş Todd Terry ‘Just Wanna Dance’ ile modern House’un garage ruhunu yakalamıştır

 

Mavi_inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Uluslararası müzik türleri nelerdir? Kayıtsız Üye Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü 56 02-06-2014 00:00
Elektronik müzik türleri nelerdir DeMSaL Müzik Türleri ve Enstrümanları 0 05-01-2012 22:23
Ülkemizdeki Müzik Türleri Nelerdir, Yurdumuzdaki Müzik Türleri Hangileridir? Eylül Müzik Türleri ve Enstrümanları 0 24-08-2011 07:37
Ülkemizdeki Müzik Türleri Nelerdir? Mavi_inci Ülke Kültürleri 0 05-04-2011 01:10
Ülkemizdeki başlıca müzik türleri nelerdir? Kayıtsız Üye Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü 1 29-03-2011 22:35


Saat: 10:43.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014