FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Eğitim Portalı ·´¯).·´¯) > Edebi Türler Halk Edebiyatı > Masallar-Hikayeler-Destanlar



Sponsorlu Bağlantılar
   

Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami

Masallar-Hikayeler-Destanlar icinde Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami konusu , Bir Sonbahar Akşamı Nedir bu kuş, bilmem ki? Sonbaharda bulutlar turunç renklidir. Sonbaharda yapraklar konuşur. Lodoslu İstanbul denizi ne baş döndürücü şeydir! Bir lodoslu günde vapura atlayıp her ipin, her ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 14-11-2008   #1 (permalink)
Arrow Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami

Sponsorlu Bağlantılar


Bir Sonbahar Akşamı





Nedir bu kuş, bilmem ki? Sonbaharda bulutlar turunç renklidir. Sonbaharda yapraklar konuşur. Lodoslu İstanbul denizi ne baş döndürücü şeydir! Bir lodoslu günde vapura atlayıp her ipin, her madenin ıslık çaldığı bir vapurda Adalara gidip gelirim. Akşamüstü bazen Köprü´nün ortasında durup Sultan Selim´in arkasındaki bulutlarda kırmızı rengin oyunlarını seyrederken, bir sahra vahasında muazzam bir şehir, bir eski Bağdat, bulutlardaki deniz muharebesini seyrederdim. Tramvaylar o şehri taşır, vapurlar o bulutlar şehrinin muhariplerini götürür, biz, bu hakikî şehrin sakinleri, tiyatro seyircileri gibi sessiz, âdeta geçenler bile durmuş gibi olur, seyrederiz.
Minareden minareye asılı kırmızılıklar, portakala, Trabzon hurmasına benzer yemişler sarkıtan sonbahar akşamlarında ben bıldırcını hatırlarım. Hepsini, bulutlardaki eski Bağdat´ı, minarelerdeki ananasları, insanların eski elbiselerindeki şaşaayı, hamal çocuğunun çıplak ayaklarındaki renkten çizmeleri, ayyaşın etrafını saran eski şarap hâlesini, hepsini; bütün bu yalancılığı, binbir gece hikâyelerinin ancak çocukları saran rûyasını, hepsini bir tarafa bırakıp bir beli kuşaklı adamın iplere dizip meyve hevengi gibi götürdüğü bıldırcınları düşünürüm. Ben, serçeleri de, atmacaları, saka, florya, isketeleri de severim, hattâ uzak memlekete kuşlarını rûyalarımda görür, bazan şiir yazacak gibi olduğum zamanlarımda, papağan, tavuslar, cennet kuşları da görür gibi olurum.
Ama bıldırcın!... Sen, bizim göklerimizin muhacir kuşu! Seni sevdiğim, sana yakın olduğum kadar, ne baharımızın müjdecisi, dostumuz, âdeta köylümüz gibi olan çamur kulubeli, çalışkan, hiç kaçmayacaklar, yanımızda gezecekler gibi oluverip de bir gün habersiz bizden kaçan kırlangıçları; ne de o kızıl gagası, muhteşem kanatları, ince uzun, sırım gibi bacaklarıyla leyleği, damlarımızda, bacalarımızda, hemen yanıbaşımızda yeri olan, hayatımıza, âdetlerimize, ocağımıza, hemen hemen bir nevi melânkolimize karışmış olan leyleği, sana tercih ederim.
Bıldırcını, bir şiiri sever gibi severim. Neden olduğunu bilmeden, yahut hafif hafif, içimde bir şeyler belirerek... Hem en çok etini yediğim kuş bıldırcındır... Küçüklüğümde onun tüylerinin kokusunu, çok zaman sevdiğimiz saçlarında koklamışımdır. Onun etinin kokusunda tuhaf, şehevî bir hava buldum. Onun yağlı vücudunda topraklar, esmer, genç, arzudan yanan bir insan vücudu vardı. Sanki bir gün, sihirli bir ağız: "Kuş ol, güzel insan! Yuvarlak, esmer, buğday, kavrulmuş kestane; sütlü, ateşte, suda pişmiş mısır kokulu, yarı kadın, yarı erkek, yalnız şehvet, süt, nişasta, şekerden mamûl mahlûk! Senin bu topraktan yapılmış çirkinler kafilesinde yerin yok! Kuş ol!" dedi.
Bıldırcın, böylece kuş oldu. Onu rüzgârlar getirir; yağmurlar atar, memleketimize. Etlerin en güzeliyle, kokuların en bayıltıcısıyla gelir, ışıklarımıza dökülüverir. Doğduğum şehirde bir akşam, millet sokağa dökülür. "Bıldırcın yağıyor! Bıldırcın yağıyor!" diye bağrışan çocukların elinde, küçük gözleri korku ile dolu, yaşlı vücutlarında canlı kıpırdanmalarla bakışırlar, oynar dururlar.
Günlerce ağzımdan tadı, burnumdan kokusu, saçımdan tüyü, ellerimden sıcaklığı geçmezdi. sonbaharda, her zaman senden bir şey vardır. Benim güzel bıldırcınım. Bıldırcın insana ne kadar uzaktır. Vahşîdir, hiç bir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir. Dost düşman tanımaz; haşin, korkaktır. Yağmursuz anlarda ayakları çizmeli, kafaları kasketli, belleri fişekli, arkaları köpekli birtakım garip -ne olduklarını, ne zevk aldıklarını bir türlü anlayamadığım- insanlar, ancak onu görüp vurabilir. Ancak onu köpekler sakladığı fundadan, bir tarla hendeğinden kaldırır. İnsana bu kadar uzak olan bu kuşta, insanlıktan bir şey vardır. Onu şehvetle yediğim için, onu aşkla kokladığım için mi severdim? O güzel insanlar gibi kokan tüylerinden çıkan, insanı merhamete, sevgiye davet eden o güzelliğin kokusu için mi severim?
Yoksa, bu korkaklığı, bir akşam üstü şehrimize düştüğü için mi? Hayır,hiç birisi için değil. Onu çocukluğumda yediğim için, onu ellerimle meyve gibi topladığım için mi? Hayır, hiç birisi için değil.
İnsan gibi buğdayı sevdiği için mi? Hayır! Sevgilime benzediği için mi? Hayır!
"Ne için o halde?" diye soran olursa, bilmediğim için, sebebini bilmediğim için...
Sensiz sonbaharın ne tadı olabilir? Bir adamın, onları iplere dizmiş götürdüğünü gördüğüm zaman, içimde ürpertiler belirir. "Milyonla geride bıraktıkları fedailere rağmen, acaba gidecekleri yere gidebilirler mi?" derim.

 

NeslisH isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 13-01-2010   #2 (permalink)
Standart Cevap: Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami


Paylaşım için teşekürler...
KaRDeLeN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Alt 21-05-2012   #3 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami


biraz daha kısası yok mu???
  Hızlı Cevap
Alt 26-03-2013   #4 (permalink)
Draqon
Standart Cevap: Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami


Aynn yha Biraz daha kısası yoqmu
  Hızlı Cevap
Alt 03-04-2013   #5 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami


metindeki sıfatları bulmama yardım eder misiniz?
  Hızlı Cevap
Alt 10-04-2013   #6 (permalink)
Kayıtsız Üye
Cool Cevap: Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami


ben onların ek ve köklerini nasıl bulacam hemde 10 sayfa olması gerekiyor
  Hızlı Cevap
Alt 01-05-2013   #7 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami


Bu hikayenin sıfatlarını da yazsanız? Hiç anlayamıyorum... En fazla kırmızı ev, bir elma...
  Hızlı Cevap
Alt 12-11-2013   #8 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami


yaa biraz daha kısası yokmuydu
  Hızlı Cevap
Alt 14-11-2013   #9 (permalink)
berna nur
Standart Cevap: Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Bir Sonbahar Aksami


bnce bu fzlsyla uzn bn kssını aryrm
  Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Lüzumsuz Adam - Sait Faik ABASIYANIK Kitap Özeti NeslisH Kitap Özetleri & E-Kitaplar 1 15-10-2012 15:11
Sait Faik Abasıyanık hikayeleri Eylül Masallar-Hikayeler-Destanlar 0 29-11-2011 19:40
Sait Faik Abasıyanık Seçme Hikayeleri Mavi_Sema Masallar-Hikayeler-Destanlar 0 19-02-2011 19:45
Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Dülger Balığının Ölümü NeslisH Masallar-Hikayeler-Destanlar 1 20-03-2010 22:34
Sait Faik Abasiyanik Hikayeleri - Havuz Basi NeslisH Masallar-Hikayeler-Destanlar 1 13-03-2010 22:45


Saat: 17:41.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014