Sponsorlu Bağlantılar
   

Türkiye ile ilgili Kompozisyon

Makaleler-Denemeler icinde Türkiye ile ilgili Kompozisyon konusu , Türkiye Hakkında Kompozisyon,Türkiye konulu Kompozisyon, Türkiye ile ilgili Kompozisyon,Türkiye ile ilgili Kompozisyon, Türkiye ile ilgili kompozisyon Öyle bir sevgi ki, o sevgi tariflere sığmaz. Her insanın gönlünde vardır. Vatanını sevmeyen ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 23-03-2011   #1 (permalink)
Standart Türkiye ile ilgili Kompozisyon

Sponsorlu Bağlantılar


Türkiye Hakkında Kompozisyon,Türkiye konulu Kompozisyon,
Türkiye ile ilgili Kompozisyon,Türkiye ile ilgili Kompozisyon,




Türkiye ile ilgili kompozisyon
Öyle bir sevgi ki, o sevgi tariflere sığmaz. Her insanın gönlünde vardır. Vatanını sevmeyen birine insan demedim, diyememde ömrüm boyunca…Vatanını sevmeyen önce kendini yani insanlığını inkar etmiş olur. İnkarcı birine insan demek, insanlığa yakışmaz. Bir gün başımızı iki elimizin arasına alarak düşünelim. Biz bu vatan için ne yapabildik. Şu sonuca varırsınız.

• Vatanı canımızdan azizbildik ve sevdik…
• Vatanı namus, Bayrağı can bildik…
• Vatana yapılan her kötülüğü kendimize yapılan kabul ettik.
Sevmek…..
Karşılıksız sevmek…
Millet olmanın ve huzuru bulmanın temeli Vatan sevgisinde yatmakta…
• O sevgi ki, cephede asker…
• O sevgi ki, gönlerde bayrak…
• O sevgi ki, kalplerde aşktır…
• O sevgi ki, çıkardan uzak tertemiz ve ak süt kadar saftır…

VATAN SEVGİSİNDE ÖLÇÜ

Hiç bir şey ölçüsüz olmadığı gibi, Vatan sevgiside ölçüsüz olamaz…
• Ölçü, Vatan sevgisi insanı maneviyatını zedelememeli. Vatan sevgisinin imandan olduğu unutulmamalı…
• Ölçü, Vatan sevgisi, insanın sağlığını bozacak düzeye gelmemeli…
• Ölçü, Vatan sevgisi toplumsal olup, bireysel hareket edilerek Vatana yarar yerine zarar verilmemeli…(Şer güçlerin içinde Vatan sevgisi olan çocukları kullandıkları görüp üzülmekteyiz
• Ölçü, Vatan sevgisi insana sevgi ve saygıyı ilke edilmeli. İnsana sevgi ve saygı olmayan Vatan sevgisi kabul edilemez…
______________________________ _____

Mustafa Kemal Paşa, Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için Osmanlı Devleti'nin bir gemisi ile, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a gönderildi Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenledi "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir Ülkeyi, yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır" ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcileri (milletvekilleri) 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı "Meclis Başkanı" olarak seçti Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattı Halk ve düzenli ordular düşmana karşı savaş verdiler, omuz omuza mücadele ettiler
Türkiye ile ilgili Kompozisyon
Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasını takiben 1 Kasım 1922'de TBMM saltanatı lağvetti Padişah Vahdettin "vatan haini" ilan edildi ve yurdu terk etti

24 Temmuz 1923 tarihinde, İsviçre'nin Lozan şehrinde, Lozan Üniversitesi'nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri tarafından Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmıştır Fakat, devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir

Lozan'n kabulü ve barışın sağlanması ile geride Türk Devleti'nin siyasal yapısını belirleyecek devlet şeklinin ve adının ne olacağı sorunu kaldı TBMM'nin varlığı ile egemenliğin kayıtsız - şartsız ulusa ait olan, insan haklarına dayanan bir devlet sistemi kurulmuştu Fakat gerek halkın, gerekse Meclis içinde bulunanların büyük kısmı Padişah'a dinsel ve geleneksel bağlarla bağlıydılar Padişah'ın işgal ettiği Saltanat - Hilafet makamı yüzyıllardır kökleşmiş bir teokratik sistemdi 1300 yılından beri de Osmanoğullarından başka hiçbir aile iktidar olmamıştı Egemenlik biri dinden, diğeri gelenekten gelen iki kaynaktan çıkıyor ve Padişah'ta toplanıyordu Gerçi İttihat Terakki bu gücü kırmıştı, fakat sistemin özünü, yani egemenliğin kaynağını ve kullanılış biçimini değiştirememişti Egemenliğin, tanrı hakları sisteminden, insan hakları sistemine geçişin bir sonucu olarak Padişah'tan ulusa geçişi, bir ilke ve ülkü olarak Amasya Genelgesi'nde ortaya konmuş ve 23 Nisan 1920'de BMM'nde somutlaşmıştı Teşkilat-ı Esasiye Kanunu da bu temel üzerine oturmuştu

Kurtuluş Savaşı ulusal bağımsızlık yanında ulus egemenliğini de açık bir biçimde ortaya koyduğu için Padişah daha başından beri milliyetçilerin amansız düşmanı kesilmişti M Kemal Paşa Padişah'ın ihanetini bildiği halde, henüz zamanı olmadığı için Padişah'ı hedef almadı Genç subaylık yıllarından beri inandığı ve Erzurum'da Mazhar Müfit'e not ettirdiği "Cumhuriyet" inancını "Ulusal bir sır" olarak sakladı Kurtuluş Savaşı içinde "Cumhuriyetçi" bir düşünceyi ortaya atmak, iç parçalanmaya yol açacağı için bu yola gitmedi Hatta Sivas Kongresi sırasında "Cumhuriyet" ilan edelim önerilerini red etmişti Fakat Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı, Türk Ulusu'nun kurtarıcısı M Kemal, Türkiye'nin siyasal yapısını değiştirmenin ilk adımını Saltanat'ın kaldırılmasını sağlamakla attı Saltanat'ın kaldırılışına en yakın arkadaşları bile karşı çıkmışlardı Meclis'te tutucu kanat direndiyse de, M Kemal Paşa'nın kararlı ve sert tutumu sonucu Saltanat'ın kaldırılışı sağlandı Fakat onun bu sert tutumu endişe doğurdu Bunun bir başlangıç olduğunu görenler çeşitli yöntemlerle M Kemal Paşa'yı engellemeye çalıştılar

2 Aralık 1922'de Meclis'e muhalif grup tarafından bir öneri verildi "İntihab-ı Mebusan Kanunu"nda değişiklik yapılmasını isteyen önergede "Büyük Millet Meclisi'ne üye seçilmek için Türkiye'nin bugünkü sınırları içindeki yerler halkından olmak ve seçim çevresine yeni gelenlerin ise en az beş yıl oturmuş olmaları" gerektiği kanun hükmü haline getirilmek isteniyordu M Kemal Paşa'yı milletvekili seçilmekten yoksun bırakmak isteyen bu önerge üzerine söz alan M Kemal Paşa, doğum yerinin Türkiye'nin sınırları dışında kaldığını ve bir yerde beş yıl oturmadığını belirttikten sonra, düşmanlara karşı savaştığını, vatanı kurtarmak için hiç bir yerde beş yıl oturamadığını hatırlatıp, ulusun sevgisisi kazanmış bir insan olmasına rağmen kendisini yurttaşlık haklarından yoksun bırakmak isteyen bu kimselerin bu yetkiyi kimden aldıklarını sordu Önerge red edildi

Cumhuriyet'e doğru gidiş bu kararlı sözlerle açıkça görülüyordu M Kemal Paşa, 8 Nisan 1923'de dokuz ilkede görüşlerini toplatarak, programını belirlerken, siyasi biçimlenmeyi de hazırladı

Savaş zamanının TBMM'nin görevi son bulmuştu Bu sebeple Meclis kendini dağıtıp, seçime gitme kararı aldı M Kemal, dağılmadan önce Meclisten 15 Nisan'da, Saltanatı geri getirmeye çalışanları vatan haini kabul eden bir kanun değişikliği ile "Hıyanet-i Vataniye Kanunu"na, ileride gerekirse yine İstiklal Mahkemeleri kurma fırsatını veren bir ek getirdi

Yeni kurulacak Meclis'te kuvvetli bir kadro oluşturmayı ve böylece Cumhuriyet'i ilan etmeyi düşünen M Kemal'in bu çalışmaları yakın arkadaşlarının kendisinden uzaklaşmasını hızlandırdı Rauf Bey ve arkadaşları, M Kemal'in partiler üstü kalmasını, politikaya karışmamasını, önererek, O'nu pasif duruma getirmek istiyorlardı Rauf Bey'in İsmet Paşa ile aralarının açılması da bu ayrılığın başka bir yönü idi Lozan'dan dönen İsmet Paşa'yı karşılamak istemeyen Rauf Bey Başbakanlık'tan bile istifa etti

İkinci Meclis, toplandıktan sonra Lozan'ı onayladı Artık sorun Türkiye'nin rejiminin belirlenmesiydi M Kemal 22 Eylül 1923'de "Neue Treie Presse" adlı bir Viyana gazetesi muhabiriyle yaptığı görüşmede, 23 Nisan 1920'de kurulan sistemin Cumhuriyet olduğunu fakat adının açıklanamadığını belirtip, yapılacak işin yalnızca isim koymak olduğunu söyledi

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos 1923'te ilk toplantısını yaptı 13 Ekim 1923'te Ankara başkent ilan edildi Atatürk; egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başladı 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı Onlara, "Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz" dedi

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan "Cumhuriyet" önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verdi Meclis önergeyi kabul etti

Böylece, Türkiye devletinin yönetimi biçimi "Cumhuriyet" olarak, adı "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak belirlendi Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, ilk "Cumhurbaşkanı" oldu Cumhuriyetin ilanı, yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı

Cumhuriyette Atatürk'ün de söylediği üzere, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" Millet, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler Millet, seçimle yöneticileri seçebilir

 

Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye sevgisi ile ilgili kompozisyon var mı? Kayıtsız Üye Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü 1 26-09-2011 12:48
Yanlışla ilgili kompozisyon - Yanlış ile ilgili kompozisyon örneği Mavi_Sema Makaleler-Denemeler 1 19-03-2011 23:03
Türkiye Hakkında Kompozisyon - Türkiye Kompozisyon örneği Mavi_Sema Makaleler-Denemeler 1 15-03-2011 17:32
Komşusuzluk ile ilgili kompozisyon - Komşusuzlukla ilgili kompozisyon örneği Mavi_Sema Makaleler-Denemeler 0 20-02-2011 00:49
Doğayla ilgili kompozisyon - Doğa ile ilgili kompozisyon örneği Mavi_Sema Makaleler-Denemeler 0 02-02-2011 21:21


Saat: 00:19.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014