Tiyatro Oyunları Kısa, Kısa Tiyatrolar

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda Eylül tarafından 1 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu

  1. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kısa Tiyatro skeçleri


    Kısa Tiyatro Oyunları

    Ağaçların Yararları Tiyatro Oyunu

    (Bir gün ormandaki ağaçlar neşe içinde şarkılar söylüyorlardı.)

    Kestane,gürgen,palamut

    Altı yaprak üstü bulut

    Gel sen burda derdi unut

    Orman ne güzel ah ne güzel...

    (Bu sırada minik serçe « cik cik cik »diyerek gelir.)

    -İnsanlar geliyor cik,pikniğe geliyor cik.

    Kestane ağacı :

    -Ne güzel.Ben çocukları çok seviyorum.

    Gürgen:

    -Ama bazıları bizim canımızı çok acıtıyor.Geçen gün çocuğun biri taze dalıumı kırdı.Canım hâlâ çok acıyor.

    Küçük Palamut:

    -Benim de yapraklarımı kopardılar.Köklerimi eşelediler.Fotosentez yapamıyorum.O yüzden oksijen üretemiyorum.Ama bu onlar için de zararlı değil mi?

    Ulu Çınar:

    -Tabi zaralı evladım.Biz oksijen üretmezsek hava temizlenmez.Kirli havada da insanlar nefes alamazlar.Sadece faydamız bu değil ki.Biz yağmurları getiririz.Köklerimiz toprağı tutar.Böylece erozyonu önleriz.İnsanlar gölgemizde dinlenirler.Biz dünyayı yaşanır hâle getiririz.
    Küçük Palamut:

    -Bizi neden kesiyorlar o zaman?

    Ulu Çınar:

    -Çünkü onlar,bizim faydalarımızın farkında değil.

    Minik serçe:

    -Geldiler,geldiler...

    ( O sırada insanlar,ailece piknik yapmaya gelirler.)

    -Şuna bak kardeşim.Ormanı ne hâle getirmişler.Ellerine geçeni atmışlar.Yazık bu kadar da olmaz ki.Hadi çocuklar gelin,şu çöpleri toplayalım da oturalım.

    -Tamam,baba.

    -Geliyoruz baba.

    (Hep beraber çöpleri toplarlar.Yemeklerini yedikten sonra çocuklar top oynamaya başlar.Birden top ağaca çarpar.)

    Gürgen:

    -Aaah!Canımı acıtıyorsun.

    Baba:

    -Oğlum,dikkat etsene biraz.Ağaçlara zarar verme.O ağacında bir canı var.

    -Tamam baba ya!

    (Çocuklar,babalarının sözünü tutarlar ve ağaçlara zarar vermeden oynarlar.Sonra hava kararır,evlerine giderler.)

    (Ağaçlar,tekrar kendi aralarında konuşmaya başlarlar.)

    Kestane ağacı:

    -Gördünüz mü,ne güzel insanlardı.Bize zarar vermemek için çok dikkat ettiler.

    Gürgen:

    -Keşke bütün insanlar böyle olsa.

    O sırada ormanda korkunç bir ses yankılanır:

    Baltalar elimizde,uzun ip belimizde

    Biz gideriz ormana hey ormana…

    Minik serçe:

    -Eyvah!Geliyorlar geliyorlar..

    Ulu Çınar:

    -Kim geliyor?

    Minik serçe:

    -Kötü insanlar cik. Ellerinde kocaman baltaları var cik.

    Gürgen:

    -Eyvah!Bizi kesmeye geliyorlar.

    Küçük Palamut:

    -Hayır!Ne yapacağız şimdi?

    Adam-1 :

    -Sence hangisinden başlayalım ?

    Adam-2:

    -Şu gürgenden.

    Ulu Çınar:

    -Beni kesin ben yaşlıyım.Onlar daha genç.

    (Adamlar gürgenin yanına gidip kesmeye başlarlar.Zavallı gürgen ağlamaya başlar.)

    Gürgen:

    -Hoşçakalın arkadaşlar!Sizi özleyeceğim.

    Ulu Çınar:

    -İnsanoğlu,bir gün gelecek bu yaptıklarınıza pişman olacaksınız.

    (Adamlar gürgenle beraber birkaç ağacı daha kesip evlerine giderler.)
    O gece.
    İnsanlar büyük bir gürültüyle uykularından uyanırlar.Herkes bir tarafa kaçışır.

    -Toprak geliyooor...
    -Kaçııın ,toprak geliyooor...


    Ah be Kızım Oyunu

    Anne:

    Ah kızım kızım edalı kızım, bitmiyor nazın.
    Seni de bir çöpçü istiyor, vereyim kızım.


    Kızı:

    Ah ana ana dilleri yana ben varmam ona,
    Onun da süpürgesi var süpürtür bana

    Anne:

    Ah kızım kızım edalı kızım, bitmiyor nazın.
    eni de bir doktor istiyor, vereyim kızım.


    Kızı:

    Ah ana ana dilleri yana ben varmam ona,
    Onun da bir iğnesi var batırır bana

    Anne :

    Ah kızım kızım edalı kızım, bitmiyor nazın.
    Seni de bir bakkal istiyor, vereyim kızım.


    Kızı:

    Ah ana ana dilleri yana ben varmam ona,
    Onun da çok malları var sattırır bana


    Anne:

    Ah kızım kızım edalı kızım, bitmiyor nazın.
    Seni de bir kral istiyor, vereyim kızım.

    Kızı:

    Ah ana ana dilleri yaşa ben varırım ona,
    Onun da hizmetçileri var iş düşmez bana




    ACİL HASTA

    Hasta insan modeli sedye içinde iki hasta bakıcı tarafından nani nani dîye ses çıkararak doktor odasına getirilir

    Hasta sıra üzerine yatırılır iki hemşire hastanın yanına gelerek

    1 HEMŞIRE Hastanın durumu kötü görünüyor

    2 HEMŞIRE: Evet hemen doktor beye haber verelim

    (ikinci hemşire haşlanın yanından ayrılarak doktora seslenir)

    2 HEMŞIRE: Doktor bey, doktor bey ' Acil hasta var!

    (Doktor gelerek kısa bir inceleme yapar)

    DOKTOR: Hastayı ameliyat edeceğiz hemen hazırlıkları yapın

    HEMŞÎRE: Peki doktor hey

    (iki hastabakıcı masa örtüsü î/e perdeleme yaparlardoktor ameliyat için araç gereç isten

    DOKTOR: Hemşire hanım çekiç

    LHEMŞ1RE; Buyurun Doktor Bey

    DOKTOR : Takoz ve testere

    HEMŞIRE: Buyrun Doktor Bey

    (Alınan malzemelerle çeşitli sesler çıkarılarak hastanın kesildiği izlenimi

    verilir Doktor hastanın akciğerlerini alarak gösterir)

    DOKTOR : Gençliğinde çok sigara içmiş vah zavallı akciğerler fabrika bacası

    gibi olmuş, at çöpe gitsin (Der, ciğerl eri çöpe atarBir hemşire kenarda çöp

    DOKTOR : Maaşallah maaşallah, mide değil ambar sanki içinde bir ben

    yokum ne bulduysa yemiş Bu mide iş yapmaz Al çöpe gitsin ( Der mideyi çöpe atar Karaciğeri a!ır , gösterir ) _

    DOKTOR : Vah karaciğer vah, senden organ bağışı bile olmaz/ ( Der, çöpe atar, kalbi eline alır )

    DOKTOR : Bu kalp kan yerine alkol pompalamış, pompalamaktan yorulmuş iş yapmaz al çöpe gitsin Der çöpe atar bağırsakları gösterir )

    DOKTOR : Şu bağır sak! arın haline bakın Kördüğüm olmuşlar Bu bağırsaklardan kokoreç bile olmaz At çöpe gitsin (der çöpe atar,sonunda hastayı iki eliyle havaya kaldırarak )

    DOKTOR Bu adam fazla bite yaşamış Af çöpe gitsin {der adamı çöp kovasına atarlar Kova sedyeye konulur hasta bakıcılar nani nani diye bağırarak oradan uzaklaşırlar

    OYUNCULAR

    2 Hasta bakıcı : Önlük

    2 Hemşire : Beyaz etek yada pantolon , beyaz gömlek kep
    Doktor : Beyaz gömlek steteskop gözlük





    YILMAZ KÖYLÜ

    Osman bey:zeki ne diyorum biliyor musun?

    Zeki:ne diyorsunuz Osman bey

    Osman:geçen günkü piyango bir özel okul yada ticarethane açalım gücümüze güç katalım ne dersin ha?

    Zeki:gerçekten bu parayla servet kattınız Osman bey ben sizin yerinizde olsam halka birkaç hizmet yapardım mesela okul,giyecek,yiyecek yardımı falan gibi böylelikle gelecek seçimler için bir numaralı ismi olursunuz

    Osman:gurur duyuyorum seninle zeki gurur!zaten bir iki de geldikten sonra bunların iki katını yapacağız diye sallarız oh seçimden iki dakika sonra koltuktayız bravo sana zeki bunun karşılığını alacaksın

    Zeki:eh bir yat alırsınız değil mi Osman bey?

    Osman:ne diyorsun zeki ne yatı feribot alacam feribot(gülerler)

    Zeki:çok şakacısınız

    Osman:vallaha?

    Zeki:Var olun Osman bey var olun!!(telefon çalar,telefonu osman açar )

    Osman:ne istiyormuş kızım kov gitsin!ne gitmiyor mu korumaları mı dövdü ne polise mi gidecek?Tamam söyle gelsin!!(içeri girer)

    kazak,kravat,gömlek altında şalvar başında kepi ile) içeri girer yahu ne manyak adamlarsınız yav bir odaya girmek için bir araba adam dövmek zorunda kaldım!(ceketinin omuzlarını silerek)adamlarını iyi eğitememişsin Osman efendi.oraya 80 kilo çuval koysan daha iyiymiş be!

    Osman:adamların hepsini sen mi dövdün?

    Yılmaz:ben tabi ne sandın sen şu bileği gördün mü?şu bileği alimallah seksen kişi olsa dağıtırım şerefsizim

    yalvaracağın köylüyüm ben düdük!

    Zeki: senden oy isteyen sen gibi olsun be!

    Yılmaz:ya yemedi değil mi?ne güzel yiyecektiniz fakir fukaranın hakkını

    Zeki:kimsin sen?

    Yılmaz:ben aşağı yılmaz köyü kahramanı yılmaz durmaz

    Zeki:kaç para istiyorsun defol git

    Yılmaz:2 milyon dolar artı otobüs parası

    Zeki:hıı

    Yılmaz:zıtt babanın bıyığı

    Zeki:ne diyorsun sen be adam

    Yılmaz:vallaha dolmuşta döviz bozdurmuyorlar onun için dolmuş parasını isterim?(koltutuğa ayağını uzatarak oturur

    Zeki:Allah Allah! Defol git be adam

    Yılmaz:vallaha paramı almadan bir yere gitmem hem bu parayla köyün yol su elektrik masraflarını karşılayacağım

    Osman:eek: köyde elektrik var mı?

    Yılmaz: yok ama yapacağız

    Osman:kim yapacak

    Yılmaz:baban!tabi ki sen pinti milyoner vallaha eğer seçimi kazanıp bu köye elektrik getirmezsen ağzını burnunu kırarım belediye başkanı değil belediye palyaçosu olursun.şimdi sen bıdı bıdı yı kes şu projelerini anlat bakayım

    Yılmaz:ulan ne salak adamsın be!yılmaz köyün yılmaz kahramanı yılmaz durmaz dedik ya!

    Anlat vallaha bilek geliyor vallaha burnunu kırarım milyon dolar versen düzelttiremezsin vallaha anlat

    Osman:bakın köye baraj yaptıracağız,parklar açacaz,stadyum yaptıracaz ,okullar açacaz.

    Yılmaz:vallaha sen kesin seçimi kazanırsın

    Osman:niye

    Yılmaz:e kıçından sallıyorsun da ondan.vallahi bir attın ben buradan karşılayamadım.ve senin gibi i..tövbe estağfurullah bana kötü laf ettireceksiniz senin gibi p.... alahım sen bana mukayet ol senin gibi ş.... Allahım gittikçe çoşuyorum senin gibi insanlar kazandılar seçimi

    Osman:bakın daha biz haritamızda görmüş olduğunuz yere baraj yaptıracaz,efendim şu bölgeye deniz yaptıracaz

    Zeki:eek:sman bey lütfen!orada deniz yok!

    Osman:dur zeki efendim şu bölgeye olimpiyat stadı,şu bölgeye de piramit şu bölgeye cami şu bölgeye özgürlük heykeli

    Zeki:eek:sman bey iyi misiniz ayy gene krizi geldi adamın

    Osman:ulan bunca sene millete ettiğiniz kriz neydi ulan tutmayın ulan beni yettim gari osman höyyyyyyt(içeri bir adam girer)

    Sadık İnanır :Hey! Osman beyi rahat bırakın ulen ben

    Sadık:ben aşağı yılmaz köyün sadık kahramanı sadık inanır.kadir inanırın süt kardeşiyim beni buraya köylüler gönderdi sevgili belediye başkanımızı rahat bırak ulen o bize baraj,park,stadyum, okul,hatta deniz yaptıracak

    Zeki::gördün mü?pis köylü

    sadık: e daha yeni duydum sen duymadın mı?

    yılmaz:yok!duymadım!! ulan tutmayın ulan beni !
     

Bu Sayfayı Paylaş