Türkçede Dilbilgisi Konularının Hepsinin Anlatımı

'Öğretmenlerimizin Bölümü' forumunda Siraç tarafından 8 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türkçede Dilbilgisi Konularının Hepsinin Anlatımı

    Dil: İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler sistemidir
    Dilbilgisi : Biş dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kuralları inceleyen bir bilimdir
    Dünya Dilleri Arasında Türkçenin Yeri: Yeryüzünde iki binden fazla dil incelenmiştir Buna göre Diller üç gruba ayrılır

    Tek Heceli Diller


    Bu dillerde bütün kelimeler tek hecelidir Kelimelerin çekimli haller yoktur (Çince, Tibetçe bu gruba girer)

    Bitişken (Eklemeli) Diller


    Bu dillerde bütün kelimeler tek hecelidir Kelimelerin çekimli haller yoktur (Çince, Tibetçe bu gruba girer) Kelime kökleri değişmez Kelime köklerine çeşitli ekler getirilerek türetkeler yapılır Kelimeler cümle içinde kullanılırken çeşitli çekim ekleri alırlar ( Türkçe, Macarca bu dil grubuna girer)

    Bükümlü (Çekimli) diller


    Bu dillerde tek ve çok heceli kökler ve ekler vardır Kelime türetmelerinde ve çekim esnasında köklerde değişiklik olur (Arapça ve bütün Hint - Avrupa dilleri bu gruba girer

    Dillerin Çeşitlenmeleri:
    A Şive: Bir dilin değişik kültür düzeylerine göre uğradığı değişime ŞİVE denir Yazı diline yansımaz
    B Ağız: Kentler veya köyler arasında rastlanan az çok değişik konuşmalara AĞIZ denir Gonya, Gayseri vb
    C Lehçe: Ağız ayrılığı daha geniş ve belirgin şekilde ortaya çıkar Konuşma dilinde beliren farklılık yazı dilinde de kendini gösterir: Kıpçakça ve Çağatayca gibi

    Tükçenin Kaynağı: Türklerin anayurdu Orta Asya olup dilimizin kaynağı buradan gelir Türkçeyi konuşanların sayısı 120 milyon civarındadır Türkler arasındaki ağız farklılığı sürekli yeni lehçelerin türemesine yol açmış, yeni birer dil durumuna gelmiştir: Yakutça ve Çavuşça gibi
    Bu dillerin hepsine birden Ural - Altay dilleri denir

    Soydaş Diller: Birkaç eski anadilin değişikliğe uğramasıyla yeni diller oluşmuştur Bu ana dilden geldikleri anlaşılan bir soydan sayılır buna göre soydaş diller :

    Hint - Avrupa Dilleri
    Hami - Sami Dilleri
    Çin Tibet Dilleri
    Bantu Dilleri
    Ural - Altay Dilleri
    Hint, İran gibi Asya dilleri ve bütün avrupa dilleri
    İbranice ve Arapça gibi
    Çince, tibetçe
    Afrika Dilleri
    Ural kolu, Macar ve Samoyet dilleri Altay kolu, Türkçe ve Moğolca

    Ana Türkçeden gelen dillerin hepsine birden Türk dilleri denir


    Cümle Ve Cümle çeşitleri

    Cümle: Maksadımızı tam olarak anlatan söz dizilerine CÜMLE diyoruz

    Cümle özellikleri:

    Cümleye büyük harfle başlanır
    Cümlelerin sonuna nokta, soru işareti veya ünlem işareti konur
    Bu işaretlerden sonra gelen cümlelerin baş harfleri bürük yazılır


    CÜMLENİN ÖĞELERİ

    Kelimelerin cümledeki görevlerine cümlenin öğreleri denir Bir cümlede üç çeşit öğe bulunur
    1 Yüklem: Cümlede yapılan işi, oluşu ya da eylemi bildiren kelimeye yüklem denir
    Yüklem cümlenin temel öğelerinden biridir Genellikle cümlenin sonunda bulunur
    Annen sofrayı kurmaya hazırlandır (hazırlandı yüklem)
    Cümlede Yüklemi Bulma Kuralı: Cümlede fiil veya ek fiil olan kelime ya da kelime grubu yüklem olur
    Yüklemsi fiilimsi olan söz gruplarına cümlecik, yüklemi fiil olan söz gruplarına da temel cümlecik denir
    Şebnem az önce koşarak bize geldi
    yan cümlecik temel cümle
    2 Özne: Yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan ya da bir oluş içinde bulunan varlığa özne denir
    Cümlede Özneyi Bulma Kuralı: Cümledeki yükleme insanlar için kim, diğer varlıklar için ne soruları sorulduğunda cevap veren kelime ya da kelime grubu öznedir
    Arkadaşın koştu (Kim koştu? arkadaşın )
    Özne Çeşitleri:
    a Gerçek Özne: Cümlede özne açık şekilde belli oluyorsa gerçek öznedir
    Dünya dönüyor (Kim dönüyor? dünya)
    b Gizli Özne: Bazı cümlelerde özne bllirtilmez Böyle durumlarda özneyi yüklemin sonundaki eke bakarak buluruz
    Eşyaları alanlar yerine bıraktılar (Bırakanlar kim? Onlar)
    c Sözde Özne: Aslında özne oladığı halde, özne gibi görünen kelimelerdir
    İnsanlar vapura doluştu (Kim doluştu? insanlar - sözde özne)
    3 Tümleç: Yüklemi tümleyen ya da kuvvetlendiren kelimelere tümleç denir
    Serpil kitabı yırttı (Neyi yırttı? kitabı - tümleç)
    Tümleç Çeşitleri: Dörde ayrılır:
    a Düz Tümleç: (Nesne) Öznenin yaptığı eylemden dorudan doğruya etkilenir
    Ötede çocuk top oynuyor (Kim oynuyor? çocuk - özne / Ne oynuyor? top - tümleç)
    b Dolaylı Tümleç: (Nesne) Yüklemin anlamını yer, yön, kalma, çıkma, bakımından tamamlayan tümleçlerdir
    Annem eve gidiyor (Nereye gidiyor? eve - d tümleç)
    c Zarf Tümleci: Yüklemin anlamını zaman, yer, durum bakımından tamamlayan kelimelerdir
    Akşam oradan geçerek eve gittim (oradan - zarf tümleci / eve - d tümleç)
    d Edat Tümleci: "ile, (-le), için" edatlarıyla birleşerek yüklemi tamamlayan söz öbekleridir
    Özne ile yüklem arasındaki edat tümleçleri "ne, niçin, ile, kim, için" soruları getirilerek bulunur
    Babamı görmek için iş yerine gittim (kimi görmek için? babamı görmek için - edat)


    Yüklemlerine Göre Cümle Çeşitleri:

    Yüklemlerin göre cümleler ikiye ayrılır:
    a Fiil Cümlesi: Yüklemi fiil olan cümlelerdir
    Sincap ağaca tırmandı
    b İsim Cümlesi: Yüklemi isim soyundan olan cümlelerdir
    İstanbul güzel bir şehirdir

    Yapılarına Göre Cümleler

    a Basit (yalın) Cümle: Yalnız tek bir düşünceyi anlatan söz dizisine basit cümle denir
    Işıklar paça parça âdeta ayaklarımızın dibinde sönüyordu
    b Birleşik Cümle: Tamlayan ve tamlanan cümleciklerden kurulmuş söz dizisine birleşik cümle denir Bu tür cümlelerde, fiil ve ek fiil temel cümleyi, fiilimsi de yan cümleciği meydan getirir
    Annem gelmeden bulaşıkları yıkamalıyız

    c Sıralı Cümle: Arasında anlam ilgisi olmayan bağımsız cümlelerin virgül ya da noktalı virgül yardımıyla birbirine bağlanmasından oluşan cimlelerdir
    Halk oyunları oynarken, eller rahat, ayaklar canlı, başlar dikleşir ve insan sesi müziğe eşlik eder

    d Bağlı Cümle: Anlamca aralarında ilgi olan cümlelerin bağlaçlarla bağlanmasından oluşan cimlelerdir
    Orta çeşmeden sağa dönüp ve ormana girince, güzel bir çiçek kokusu, buketi ile karşılaşırsınız ama; bu sizi yanıltmasın
    Dizilişlerine Göre Cümleler

    A Kurallı Cümle: Yüklemi sonda olan cümlelerdir Bu çeşir cümleler kurala uygun kuruldukları için kurallı cümle diyoruz
    Tarla, bereket yüklü bahara motor sesleriyle uyandı
    Seyhan, Sakarya, Tunca gayrı keyfince akmayacak
    B Devrik Cümle: Yüklemi başta veya ortada olan cümlelerdir Bu çeşir cümlelere devrik cümle diyoruz
    Silkindi karanlığından pırıl pırıl sabahlara
    Keyfince akmayacak gayrı Seyhan, Sakarya, Tunca

    Alamlarına Göre Cümle Çeşitleri

    Yüklem anlamların göre cümleler beşe ayrılır
    1 Olumlu Cümle: Eylemin yapıldığı ya da işin olduğunu bildiren cümlelerdir
    Güneş akşamları erken batıyor

    2 Olumsuz Cümle: İşin ve eylemin yapılmadığını bildiren cümlelerdir Olumsuz cümle, fiil cümlelerindeki yüklemin sonuna "-me" olumsuzluk eki şimdiki zaman kipinin sonuna geldiğinde daralır "-mi, -mı, -mu, -mü" halini alır
    Hoca efendi hiç şaşmaz Aysel kibar değildir

    3 Ünlem Cümlesi: SEvinç, korku, hayret ve üzüntü gibi duyguları anlatan cümlelerdir
    Vah vah, çok üzüldüm Aa, sen ne yapıyorsun?

    4 Soru Cümlesi: Bir işin, eylemin olup olmadığını soran, içeriğini araştıran cümlerdir
    Sana kim baktı? Hangi oyuncuyu gördün?

    5 Şart Cümlesi: Bir işin yapılmasını, bir başka işin yapılması şartına bağlı kılan cümlelerdir
    Parayı alırsam, doğru eve döneceğim


    Kelime Ve Kelime çeşitleri

    KELİME

    Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz Bu sınıflandırma aşağıdaki ŞEKLİ meydana getirir

    1)Anlamları Bakımından
    Zıt Anlamlı Kelimeler
    Eş Anlamlı Kelimeler
    Eş Sesli Kelimeler
    Zıt Anlamlı Kelimeler
    Mecaz Anlamlı Kelimeler

    2)Yapıları Bakımından

    Basit Kelimeler
    Türemiş kelimeler [Çekim ve yapım ekleri]
    Birleşik Kelimeler

    3)Görevleri Bakımından

    İsim Olan Kelimeler
    Sıfat Olan Kelimeler
    Zamir Olan Kelimeler
    Zarf Olan Kelimeler
    Edat Olan Kelimeler
    Bağlaç Olan Kelimeler
    Ünlem Olan Kelimeler
    Fiil Olan Kelimeler
    Fiilimsiler


    ANLAMLARINA GÖRE KELİMELER
    1 Zıt Anlamlı Kelimeler: Anlam yönünden birbirinin karşıtı olan kelimelere ZIT (KARŞIT) ANLAMLI KELİMELER denir çok - az, akıllı - akılsız, zor - kolay, arka - ön, sağ - sol
    2 Eş Sesli Kelimeler: Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan kelimelere EŞ SESLİ (SESTEŞ) KELİMELER denir

    Gül, çok sevdiğim bir çiçektir
    Gül, sınıfımızın en çalışkan öğrencisidir
    Anlatılan fıkraya herkes güldü

    3 Eş Anlamlı Kelimeler: YAzılış ve okunuşları ayrı, anlamları aynı olan kelimelere EŞ ANLAMLI (ANLAMDAŞ) KELİMELER denir nemli - rutubetli, sor - güç, okul - mektep, öğretmen - muallim

    4 Terim Olan Kelimeler: Bilim, sanat, meslek ve teknik konularda bazı kavramları karşılayan kelimelere TERİM denir

    Coğrafya terimi
    Hukuk terimi
    Geometri terimi
    Matematik terimi
    Edebiyat terimi
    Mü*** terimi
    Ada, dağ, ova, deniz, göl, nehir
    Anayasa, kanun, dava, davacı, mahkeme
    Açı, kenar, köşegen, kare
    Toplama, çıkarma, eksi, artı, kalan, denklem
    Raman, piyes, masal, hikaye, denem, makale
    Nota, solfej, türkü, şarkı


    5 Mecaz Anlamlı Kelimeler: Kelimelerin cümle içinde, sözlük anlamlarından başka anlamlarda kullanılmasına MECAZanlamı denir

    Keçi ağaçların baş düşmanıdır
    Keçi gibi birisin
    Aslan, ormanların kralıdır
    Ahmet Ali'yi gösterip: "Aslana bak aslana" dedi

    6 Deyimler, Özdeyişler ve Atasözleri
    1 Deyimler : Bir anlamı karşılamak amacıyla, birden çok kelimenin gerçek anlamı dışında kullanılarak oluşturdukları kalıplaşmış sözbirliğine DEYİM denir Kafası kızmak, Gözünü budaktan esirgememek

    2 Özdeyişler: Kim tarafından söylendiği belli olan, kısa ve özlü sözlere ÖZDEYİŞ (VECİZE) denir

    Ben sporcunun zeki, çevik, aynı zamanda ahlaklısını severim (Atatürk)
    Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim (Cervantes)

    3 Atasözleri: Söyleyeni belli olmayan, toplumumuza mal olmuş, kısa, özlü ve kalıplaşmış sözlere ATASÖZÜ denir

    Akacak kan başta durmaz
    Boş çuval ayakta durmaz
    Bilmemek ayıp değil, sormamak (öğrenmemek) ayıptır

    YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER


    1 Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir Genellikle kök halindeki (bazen gövde) kelimelerdir
    Yurdumuzun denizleri balık yönünden pek zengin sayılmaz (Burada "deniz" kelimesi -leri ekini almasına rağmen anlamı değişmemiştir buna göre "deniz" ismi basit bir kelimedir

    2 Türemiş Kelimeler: Kök veya gövde halindeki kelimelere yapım ekleri eklenerek meydan gelen yeni kelimelere TÜREMİŞ KELİME denir

    Kelimeler, sonlarına bazı ekler alarak değişik biçimlerde cümlede kullanılırlar
    Türkçede ekler ikiye ayrılır:

    1 Yapım Ekleri: Kelimelerin sonlarına eklenerek yeni anlamda kelimeler türeten eklere YAPIM EKLERİ denir

    Dilimizde çeşitli yapım ekleri vardır: -lik, -li, -ci, -cik, -sız, -şer, -cık, -im, -ma, -iş, -si, -gen, -tı, -giç, -gın Bu ekler ses uyumuna göre kelimelere eklenirler

    mimar - mimar_lık, göz - göz_lük, duvar - duvar_cı

    2 Çekim Ekleri: Eklendikleri kelimeleri çekimli hale getiren, yani yeni anlamda kelime türetmeyen eklere ÇEKİM EKLERİ denir Çekim ekleri kelimelerden yeni kelime türetmezler

    ders + ler + i + miz + de __ derslerimizde kaldır + dı __ kaldırdı

    3 Birleşik Kelimeler: Dilimizde iki veya daha fazla kelime birleşerek başka anlamda yeni bir kelime meydana getirirler Böyle kelimelere BİRLEŞİK KELİME denir

    Beşiktaş, Çanakkale, devekuşu

    DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ


    Edatlar: kendi başlarına anlamı olmayan, ancak cümlede beraber kullanıldığı kelimeler arasında ilgi kuran kelimelere EDAT denir
    İçerde bulunan birkaç çalı çırpı ile ateş yaktık
    Aslan gibi delikanlı diye seni tanıttı
    Ahmet'e göre sen daha çlışkansın
    Yaşamak için çalışmak l3azım

    Dilimizde kullanılan edatların büyük bölümü tümleç olarak kullanıldığında zarf tümleci gibi görev yaparlar Unutulmaması gereken şudur: Edat olan kelimeler yalnızca kelimeler arasında ilgi kurarlar
    Başka edat olan kelimeler: dek, deği, üzere, karşı, beri, yana, bile, öte, iken,ötürü

    Bağlaçlar: Cümleler arasında ilgi kuran, birbirine bağlayan kelimelerdir Tek başlarına anlamsızdırlar Ancak cümle içinde anlam bulurlar
    ki, ya da, ama, lakin, veya, veyahut, fakat, meğer, zira, madem, ile

    Açlık ve yorgunluktan gözleri kapandı
    Hem gel diyorsun, hem de beni beklemiyorsun

    Ünlemler: Sevinme, kızma, korku, acıma, şaşma gibi ansızın beliren duyguları, bazı sesleri belirtmeye yarayan kelimelerdir
    Ünlemelr, ünlem cümleciklerinde kullanılır ve bu çeşit cümlelerin sonuna ünlem işaredi konur

    Mükemmel! Harika! Şahane!
    Yaşa, varol!
    Eyvah, yanıyoruz!
    Vur kardeşim vur, hayın düşman yurdumuu almaya!


    Hece-harf Bilgisi

    HECE


    Hece: Ağzımızın bir hareketiyle çıkan seslere HECE denir
    Kelimeler hecelerden, heceler harflerden meydana gelir A, E, I, İ, O, Ö, U, Ü derken ağzımızı bir kez açıp kapatıyoruz Aynı şekilde "al, bal, çal, kol, il, öl" derken ağzımızı bir kez açıp kapatıryoruz

    Türkçede heceler şöyle meydana gelmiştir

    Bir tek sesli (ünlü) harften meydana gelen heceler: a, e, ı, i, o, ö, u, ü
    Bir sesli, bir sessiz harften meydana gelen heceler: al, at, ak, ay
    Bir sessiz, bir sesli, bir sessiz harften meydana gelen heceler: bel, bol, kal, gel
    Bir sesssiz, bir sesli harften meydana gelen heceler: ba, da, ka, la
    Bir sesli, iki sessiz harften meydana gelen heceler: alt, üst, ırk
    Bir sessiz, bir sesli, iki sessiz harften meydana gelen heceler: kurt, yurt, Türk
    Dilimizdeki heceler en az bir, en çok dört harfli olurlar

    Heceler tek başlarına anlamsızdırlar Yalnız bazı heceler kelime olarak kullanılır Bu kelimeler anlamlıdır bal, bel, kol, dal, çal, yal, hal, Türk, kürk


    HARF - KAYNAŞTIRMA HARFLERİ - ÜNLÜ DÜŞMESİ - ULAMA

    Harf: Ağzımızdan çıkan sesleri yazıda göstermek için kullanılan işaretlere HARF denir
    Alfabemizde 29 harfin 8 i sesli (ünlü), 21 i sessiz (ünsüz) dür Sessiz harfleri sesli harfler yoluyla söyleyebilmekteyiz
    Sesli harfler de kalın ve ince sesliler olmak üzere ikiye ayrılırlar:

    Kalın Sesliler: a, ı, o, u
    İnce Sesliler : e, i, ö, ü

    Kaynaştırma Harfleri: Dilimizde sesli ile biten bir kelimeye sesli ile başlayan bir ek geldiğinde araya "y, ş, s, n" harflerinden biri girer Bu harflere kaynaştırma hafrleri diyoruz Bu harfleri "yaşasın" kelimesinde geçen sessiz harflere bakarak kolayca anlayabiliriz
    oku - y - acak ___ okuyacak
    yaz - acak - s - ınız ___ yazacaksınız iki - ş - er ___ ikişer
    kare - n - in ___ karenin

    Ünlü düşmesi: Dilimizde iki heceli bazı kelimeler, belli ekler aldıklarında ikinci hecedeki ünlülerini düşürürler:
    ağız
    alın
    beyin
    karın Ağzını sonuna kadar açtı
    Alnına ıslak bez koyunca ateşi biraz düştü
    Şekildeki insan beynini inceleyiniz
    Karnı çok acıkmış olmalı

    Ulama: Dilimizde cümleler okunurken kelimelerin sonlarında bulunan sessizler, kendilerinden sonra gelen kelimelerin ilk harfi sesli ise bu sesliye bağlanarak okunurlar
    Emanet_eşeğin yuları gevşek olur
    Geniş_ovayı seyre daldı
    Elbisenin_ütüsü bozulmuş Emane - teğeğin yuları gevşek olur
    Geni - şovayı seyre daldı
    Elbiseni - nütüsü bozulmuş

    BÜYÜK SES (ÜNLÜ) UYUMU


    Herhangi bir kelimenin Türkçe olup olmadığını anlamak için arayacağımız ilk özellik büyük ünlü kuralına uyup umadığıdır
    kiralamak __ ki - ra - la - mak __ İnce sesli ile başlamış, kalın sesli ile bitmiş uymaz
    merdiven __ mer - di - ven __ Büyük Ünlü Uyumuna uyar

    İstisnalar:

    Ses değişikliğine uğrayan kelimelerde bu kural aranmaz (elma - alma, anne - ana, kardeş - kardaş, hangi - kangı)
    Birleşik kelimelerde bu kural aranmaz (ağabey, gecekondu, başöğretmen, delikanlı)
    Türkçeye yabancı dillerden giren kelimelerde kural aranmaz (Cumhuriyet, misafir, otobüs, televizyon, cami)
    -yor, -ken, -ki, -leyin, -imtırak, -daş eklerinde bu kural aranmaz (ekşimtırak, sabahleyin, sonraki)
    KÜÇÜK SES (ÜNLÜ) UYUMU


    Sesli harfler ağzımızdan çıkış durumlarına göre bazı özellikler taşır

    DÜZ-GENİŞ
    a, e

    DÜZ -YUVARLAK

    o, ö

    DAR-DÜZ

    ı, i

    DAR-GENİŞ

    u,ü


    Düz Sesliler : a, e, ı, i
    Yuvarlak Sesliler: o, ö, u, ü

    Dar Sesliler : ı, i, u, ü
    Geniş Sesliler : a, e, o, ö

    Türkçede bir kelimenin ilk hecesindeki sesli harf:

    Düz ise, sonra gelen hecelerin ve eklenen eklerin de düz olur
    Yuvarlak ise, sonra gelen hecelerin ve eklenen eklerin de seslileri ya düz - geniş veya dar - yuvarlak olur
    Kelimenin ilk hecesinde "a" varsa, daha sonraki hecelerde de "a" veya "ı" bulunur: kadın, kalın, adam, aman


    "e" den sonra "e" veya "i" gelir: elek, eşit, erik, esen
    "ı" den sonra "a" veya "ı" gelir: kırık, çıkık, kımız, kısa, kına
    "i" den sonra "e" veya "i" gelir: çilek, kiriş, çiçek, biniş
    "o" den sonra "a" veya "u" gelir: kova, koru, sopa
    "ö" den sonra "e" veya "ü" gelir: ölüm, örgü, sopa
    "u" den sonra "a" veya "u" gelir: kuyu, kuzu, kuşak, kulak
    "ü" den sonra "e" veya "ü" gelir: üzüm, üzgün, güzün, üzmek


    SERT SESSİZLERİN YUMUŞAMASI

    Sert sessizle biten kelimelere, sessiz harfle başlayan bir ek eklenmek istendiğinde, şayet ekin ilk harfi yumuşak sessizlerden b, c, d, g ise bu harfler sertleşerek p, ç, t, k şeklinde eklenirler bu kurala SERT SESSİZLERİN YUMUŞAMASI KURALI denir
    Genellikle trkçe kelimelerin sonlaında yumuşak sessizlerden b, c, d, g bulunmaz Bu kurala uymayan bazı kelimeler de vardır Ancak bu çeşit kelimelere kural dığı kelimeler denir Buna göre kelime sonunda sözü edilen yumuşak sessizlerin yerine sertleri bulunur

    kitab - kitap, ağac - ağaç, tad - tat, kabag - kabak

    Bu durumda şayet bir kelimenin sonunda p, ç, t, k harflerinden biri gelmişse ve bu kelimeye sesli harfle başlayan bir ek eklenmek istendiğinde:

    p sert sessizi yumuşar b olur :
    ç sert sessizi yumuşar c olur :
    t sert sessizi yumuşar d olur :
    k sert sessizi yumuşar ğ olur : dolapı değil dolabı
    ağaçı değil ağacı
    tatı değil dadı
    kabakı değil kabağı

    Ancak bu kurala uymayan bazı durumlar vardır:

    Bazı tek heceli kelimelerin sonlarına gelen sert sessizler, sesli harfle başlayan bir ek alsalar bile yumuşamazlar Aynen yazılırlar Ben ata binmeyi çok severim İkinci kata varınca beni bekle
    p, ç, t, k harfleriyle biten, yabancı dillerden dilimize girmiş birçok kelime sesli harflerle başlayan bir ek aldıklarında değişikliğe uğramazlar Bu kelimelerin sonundaki sert sessizleryumuşamaz Cumhuriyeti gençlik koruyacaktır Türkler esareti kabul etmezler İnsan, saadeti evinde aramalıdır
    p, ç, t, k harfleriyle biten özel isimler, sonlarına ünlü ile başlayan bir ek alsalar da bu kelimeler aynen kalır Mehmet'i öğretmen çağırdı Recep' in başarısı gurur verici

    Sert sessiz harflerden "p, ç, t, k, h, s, ş, f" biriyle biten kelimelere "c, d, g" süreksiz yumuşak sessizlerden biriyle başlayan bir ek geldiğinde eklerin başındaki ünlsüzler sertleşir Bu kurala SERT ÜNSÜZLERİN BENZEŞMESİ KURALI denir

    c - ç

    kitap + cı __ kitapçı
    sabah + cı __ sabahçı


    d - t

    yarış + dı __ yarıştı
    sokak + da __ sokakta


    g - k

    coş + gun __ coşkun
    piş + gin __ pişgin


    __________________
    Çok Görme Tıkla Birkere


    Biliyorsan Konuş İbret Alsınlar

    Bilmiyorsan Sus Adam Sansınlar


    orhun__20 Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: fikrimin_ince_gülü (26-02-2008)

    orhun__20
    Açık Profil bilgileri
    orhun__20 - Daha fazla Mesajını bul

    12-02-2008, 06:36 PM #2
    orhun__20
    t** sırası artık





    Üyelik tarihi: Sep 2007
    Mesajlar: 10983
    Konular: 8209
    Üye No: 33389

    Teşekkürler: 67
    612 Mesajına 1221 Kere Teşekkür Edildi
    Tecrübe Puanı: 1111

    --------------------------------------------------------------------------------



    VURGU VE TONLAMA


    VURGU: Konuşurken veya bir parçayı okurken, bazı heceleri veya kelime gruplarını üztüne basarak söyleriz veya okuruz Bu söyleyiş özelliğine VURGU denir
    Kelimelerde Vurgu: Türkçe kelimelerde genellikle hafif bir vurgu vardır Genelde kelimelerin son hecesinde görülür Yalnız yer isimlerinde vurgu ilk veya orta hecededir: Ankara - İzmit - Tokat - Sakarya gibi

    Örnek: Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

    Kelimelere ek eklendiğinde, vurgu son heceden bu eke geçer: Du - va - rı, du - va - ra, du - var - da

    Kelimelerde Vurgu Alan ve Almayan Ekler

    Kelime türeten ekler vurgu alır Gözlük, gözlükçü, Güzellik, kömürcü
    İyelik ekleri vurguyu kendine çeker: Kitabım, kitabın, kitabı, kitabımız, kitabınız, kitapları
    Soru eki olan "mi" vurgulu söylenmez Bu kitap senin ki?

    Cümlelerde Vurgu: Genellikle cümlelerde vurgu yüklem olan kelimenin üzerindedir Ancak cükledeki kelimelerin anlam değeri birbirine eşit değildir Üzerinde durulan kelime, yükleme yakın bir kelimedir

    Örnekler:
    Ahmetler, yarın saat dörtte İzmir'e gidecekler
    Ahmetler, yarın sat dörtte izmir'e uçakla gidecekler
    Ahmetler uçakla İzmir'e yarın saat dörtte gidecekler
    YArın saat dörtte İzmir'e uçakla Ahmetler gidecekler

    TONLAMA: Cümlelerin söylenişi sırasında, sesimizi cümlelerin anl***** göre ayarlamaya TONLAMA denir

    Cümlelerde Tonlama: Cümleleri yalnızca düzgün yazmak yeterli değildir Okurken ve konuşurken cümleleri anlamlarına uygun biçimde söylemek, konuşmayı güzelleştirir Okunan parçanın özelliğine göre vurgu kullanılır


    Isimler-ismin Halleri-isim Tamlamalari

    İSİMLER

    İSİM: Canlı ce cansız varlıkarı, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelimelere İSİM denir
    İsimler cins isim ve özel isim olmak üzere ikiye ayrılır
    Özel İsim: Dünyada yalnız bir varlığı belirten isimlere ÖZEL İSİM denir
    Cins İsim: Dünyada benzeri çok olan bir çok varlığın, birçok varlığın ortak ismine CİNS İSİM denir

    Cins İsimler Üçe Ayrılır:

    A Madde İsimleri: Elle tutulup gözle görülen varlıklara verilen isimlere denir Masa, elbise, taş, ova, cadde, sokak

    A Mana İsimleri: Elle tutuamayan gözle görülemeyen varlıklara verilen isimlere denir ses, uyku, sevinç, acı, rüya, akıl, huy, mutluluk, özlem, sevgi

    A Topluluk İsimleri: Aynı türden olan varlıkların toklu olarak bulundukları durumlara verilen isimlere denir okul, sınıf, alay, tabur, sürü, orman, halk, millet, aile, koro

    İSİMLERDE TEKLİK - ÇOKLUK

    İsimlerde Teklik - Çokluk: Bir tek varlığı belirten TEKİL İSİM, aynı cinsten cirçok varlığı belirten isimlere ise ÇOĞUL İSİM denir
    Tekil
    Çoğu Eki Çoğul

    çiçek
    dağ
    gömlek
    kapı +
    +
    +
    +
    ler
    lar
    ler
    lar __
    __
    __
    __
    çiçekler
    dağlar
    gömlekler
    kalıplar

    İSMİN HALLERİ

    İsmin beş hali vardır:
    ev
    ev + e
    ev + i
    ev + de
    ev + den __
    __
    __
    __
    __
    ev
    eve
    evi
    evde
    evden :
    :
    :
    :
    :
    yalın hali
    -e hali
    -i hali
    -de hali
    -den hali
    :
    :
    :
    :

    Yönelme durumu
    Yükleme durumu
    Bulunma durumu
    Ayrılma durumu

    Buna göre okul kelimesini ismin beş haline göre cümlede kullanımı:

    Yalın hali
    -e hali
    -i hali
    -de hali
    -den hali :
    :
    :
    :
    : Okul insan doğru düşünmeyi öğretir
    Mehmet bu yıl okula başlayacak
    Okulu bitirince öğretmen olacakmış
    Yarın okulda bulunmak zorunda mısın?
    Okuldan gelirken kitapçıya uğramış


    İSİM TAMLAMALARI

    A İsim Tamlaması: Aralarında anlam ilgisi bulunan, iki veya daha çok isimden meydana gelen söz gruplarına İSİM TAMLAMASI denir
    İsim tamlamalarında birinci isim tamlayan, ikinci isim tamlanandır Tamlayan veya tamlanan ek alma durumuna göre isim tamlamaları dörde ayrılır:
    1 Takısız İsim Tamlaması: Bir tamlamada tamlayan ve tamlanan isim veya isim soylu kelime ek almazsa takısız tamlama oluşur

    gümüş çerçeve demir kapı
    Tamlayan Tamlanan Tamlayan Tamlanan

    2 Belirtisiz İsim Tamlaması: Bir isim tamlamasında tamlayan ek almaz, tamlanan ek alırsa belirtisiz isim tamlaması meydana gelir
    soba boru - s -u pencere cam - ı
    Tamlayan Tamlanan Tamlayan Tamlanan

    3 Belirtili İsim Tamlaması: Tamlayanla tamlananın ek aldığı isim tamlamalarına belirtili isim tamlaması denir
    Ev - in pencere -s - i Dolab - ın kapağ - ı Ceket - in düğme - s - i
    Tamlayan Tamlanan Tamlayan Tamlanan Tamlayan Tamlanan

    4 Zincirleme İsim Tamlaması: İkiden fazla ismin anlamca birbirini tamamlarken oluşturdukları tamlamalardır
    Evimizin dört bir yanı Pencere çercevesinin camı



    Tamlama Çeşidi Tamlayan Tamlanan
    Takısız İsim Tamlaması - -
    Belirtisiz İsim Tamlaması - -i
    Belirtili İsim Tamlamas -in -i
    Zincirleme İsim Tamlamas İkiden fazla isim


    SIFATLAR

    Sıfatlar ikiye ayrılır
    A NİTELEME SIFATLARI: Varlıkların renklerini, biçimlerini, durumlarını bildirirler Varlığa nasıl sorusunu sorduğumuzda karşılık olarak bulduğumuz kelimelerin hepsi NİTELEME SIFATIdır
    B BELİRTME SIFATLARI: Varlıkları; işaret, sayı, belirsizlik veya soru yönelterek belirten sıfatlara BELİRTME SIFATLARI denir Belirtme sıfatları dörde ayrılır

    1 İşaret Sıfatları: Varlıkları işaret yoluyla belirtirler (Bu çocuk çok yaramaz, Şu defter senin mi?)
    2 Sayı Sıfatları: Varlıkların sayılarını belirten sıfatlardır Dörde ayrılır:

    a) Asıl Sayı Sıfatları: Asal sayılarla ifade edilirler (üç kalem, Adamın onüç biberonu var)
    b) Sıra Sayı Sıfatları: Varlıkların sırasını belirten sıfatlardır (birinci ıraya geç, üçüncü çocuk)
    c) Üleştirme Sayı Sıfatları: Varlıkları bölüştürürlen kullanılan sıfatlardır (İkişer ikişer pay edelim beşer kilo)
    d) Kesir Sayı Sıfatları: Bütünün bölünen parçalarını ifade eden sıfatlardır(yarım düzine, çeyrek ekmek, dörtte üç peynir)
    3 Belgisiz Sıfatlar: Varlıkları belli belirsiz belirten sıfatlardır (bazız günler, birkaç adam, hiçbir gün)
    4 Soru Sıfatları: Varlıkarı soru yoluyla belirten sıfatlardır (Hangi çocuk, kaç kitap, nasıl elma)

    SIFAT TAMLAMASI:
    İsimlerin sıfatlarla oluşturdukları tamlamalara SIFAT TAMLAMASI denir
    Bir sıfat tamlamasında tamlayan sıfat, tamlanan isimdir Buna göre bir kelimenin sıfat olup olmadığını anlamak için, cümle içinde oluşturduğu tamlamaya bakılmalıdır Bir kelime sıfat ise, mutlaka ondan sonra gelen bir isim bulunmaktadır
    Yaşlı adam güçlükle yürüyordu
    Birkaç çocuk ormana doğru koşuyordu
    Okuldan eve on beş dakikada varmış

    SIFATLARDA PEKİŞTİRME:
    Yamyassı bir burun Koskocaman bir kulak Kapkara bir ten Yemyeşil iki göz
    Yapılan işlem sıfatları pekiştirmektir

    Sıfatlar başka şekillerde de pekiştirilirler Bunlar sırasıyla:

    a) İkilem dedğimiz aynı sıfatın tekrar edilmesi yoluyla:
    uzun uzun kavaklar, tatlı tatlı bakışlar, iri iri taşlar, kara kara gözler, büyük büyük binalar, geniş geniş yollar

    b) Tekrar edilen sıfatların arasına "mı" getirilerilerek yapılarn pekiştirme;
    tatlı mı tatlı nar, güzel mi güzel çiçekler, kara mı kara gözler, beyaz mı beyaz gömlekler, uzun mu uzun kollar

    c) Bazı isimler tekrar edilerek sıfat olarak pekiştirilmiş biçimde kullanılırlar:
    dilim dilim karpuz, sıra sıra kamyonlar, avuç avuç para, sepet sepet üzüm, sürü sürü koyunlar

    d) Birbirine anlam bakımından yakın olan ve uygun getirilen kelimelerle yapılan pekiştirme:
    açık saçık söz, kırık dökük eşya, anlı şanlı paşa, eğri büğrü yazı

    NOT: Sıfatlar cümlede yüklemin anlamını tamamladıkları zaman ZARF TÜMLECİ olurlar Böylece bu sıfatlar, zarf tümleci olarak isimlendirilirler

    Adam, kıpkırmızı oldu Rüzgar tatlı tatlı esiyordu, Bazıları abuk sabuk konuşuyor

    Cümlelerde koyu yazılmış kelimeler, pekiştirme sıfatları gibi gözükmelerine rağmen cümlede zarf görevini üstlenmişlerdir


    Zamirler Ve çeşitleri

    ZAMİRLER

    ZAMİR: İsimlerin yerine kullanılan, ismin yerini tutan kelimelere ZAMİR diyoruz

    Zamirler; Kelime Halindeki ve Ek Halindeki Zamirler olmak üzere ikiye ayrılır

    : : A-) Kelime Halindeki Zamirler : : Bu zamirler Şahıs, İşaret, Belgisiz ve Soru Zamirleri olmak üzere dörde ayrılır

    : : B-) Ek Halindeki Zamirler : : Bu zamirler İyelik ve İlgi Zamirleri olmak üzere ikiye ayrılır

    1 Kelime Halindeki Zamirler
    1 Kişi Zamiri
    2 İşaret Zamiri
    3 Soru Zamirleri 4 Belgisiz Zamirler

    2 Ek Halindeki Zamirler
    1 İlgi Zamiri "-ki"
    2 İyelik Zamiri

    KELİME HALİNDEKİ ZAMİRLER

    Kelime halindeki zamirler dörde ayrılır:
    1 Şahıs Zamirleri: Zamirlerin bazıları şahısların yerini turarlar Bu çeşit zaimirlere ŞAHIS ZAMİRİ denir

    2 İşaret Zamirleri: Varlıkların yerini işaret yoluyla turan zamirlere İŞARET ZAMİRİ denir

    3 Belgisiz Zamirler: Varlıkların yerini şöyle böyle tutup belirten zamirlere BELGİSİZ ZAMİR denir

    4 Soru Zamirleri: Varlıkların yerini işaret soru tuTan zamirlere SORU ZAMİRİ denir

    EK HALİNDEKİ ZAMİRLER

    Ek halindeki zamirler ikiye ayrılır:
    1 İyelik Zamirleri: Valıklığın kime ait olduğunu gösteren zamirlere İYELİK ZAMİRLERİ denir

    Kalem sözcüğüne eklenen ekleri inceleyelim:

    kalem - im
    kalem - in
    kalem - i __
    __
    __ Benim kalemim
    Senin kalemin
    Onun kalemi kalem - imiz
    kalem - iniz
    kalem - leri
    __
    __
    __ Bizim kalemimiz
    Sizin kaleminiz
    Onların kalemleri

    2 İlgi Zamiri: İki varlık arasında ilgi kurarak bunlardan birinin yerini tutan "ki" ekine İLGİ ZAMİRİ denir

    Benim kalemim yok Seninkini verir misin?
    Burada "seninkini" yerine "senin kalemini" yazılabilir Kalemin yerini "-ki" eki tutmuştur

    İlgi zamiri olan "-ki" kelimeye bitişik yazılır Ayrı yazılan "ki" bağlaçtır

    Benim elbisem mavi, seninki, (senin elbisen) siyahtır (İlgi Zamiri)
    Öyle güzel bir kitap okudum ki anlatamam (Bağlaç)


    Fiiller Ile Ilgili

    FİİLLER


    FİİL: Varlıkların yaptıkları işleri, eylemleri, zaman ve kişiye bağla***** anlatan kelimelere FİİL denir
    Fiil olan sözcükte üç temel öğe vardır 1 Eylem 2 Zaman 3 Kişi
    yaklaşıyordum, durmuştur, söylüyor, buldu (yaklaş, dur, söyle, bul) Bu kelimelerin fiil olup olmadıklarını anlamak için, en küçük anlamlı parçalarını (köklerini) buluruz:
    Bulduğumuz bu köklere, mastar eki, "-mek, -mak" ekleriz Eğer anlamlı kelimeler elde ediyorsak, bulduğumuz kelimeler fiil demektir
    Örneğin; "göz" sözcüğüne "-mek, -mak" mastarını eklediğimizde "gözmek, gözmak" gibi anlamsız kelimeler oluşuyot Demek ki "göz" sözcüğü fiil değildir
    Kök: Fiilerin sonlarındaki bütük ekler atıldıktan sonra kalan anlamlı kısmına KÖK denir

    Çekimli Fiil

    gördüm
    seviyor
    bilir
    suluyor

    Taban Kök

    gör
    sev
    bil
    sula

    Sonucu

    bozulmadı
    bozulmadı
    bozulmadı
    bozulmadı

    FİİLLERDE ZAMAN

    Dilimizde tek zamanlı ek almış fiiller olduğu gibi birden çok zaman veya kip eki almış fiiller de vardır bunlar:
    A Basit Zamanlı Fiiller: Tek zaman eki almış fiillerdir Türkçede geniş zamanla birlikte dört temel zaman bulunur
    1 Geçmiş Zaman: İş veya oluşun daha önceden, geçmişte yapıldığını bildiren zamandır İkiye Ayrılır İkiye Ayrılır:
    a Belirli (-di'li) Geçmiş Zaman: Eylemin sözün söylendiği andan, önceden yapıldığını, söyleyenin kesin inancıyla tam anlatrır:
    Fiillerde bulunan "-di, -du, -dü, -tu" ekleri -di'li geçmiş zamanı belirtirler
    Öğretmenimiz sınıfa geldi Bütün çocuklar bahçeye koştu
    b Belirsiz (-miş'li) Geçmiş Zaman: Eylemlerin sözden önce yapıldığını bildirir ancak, kesinlik yoktur Söyleyen kendisi duyup görmemiş, işitmiştir Bu kip masallara yakışır
    Fiillerde bulunan "-muş, -mış, -miş, -müş" ekleri -miş'li geçmiş zamanı belirtirler
    Okul bahçesinde üç tur koşmuş Havalar soğuyunca üşütmüş
    2 Şimdiki Zaman: Eylem ile anlatımın birlikte olduğunu bildiren zamandır
    Ders çalışıyorum Alış veriş yapıyorum
    3 Gelecek Zaman: Eylem ile anlatımdan sonra yapılacağını bildiren zamandır
    Aynur tiyatroya gidecek Birlikte eğleneceğiz
    4 Geniş Zaman: Eylem her zaman yapılabileceğini bildiren zamandır
    Akşamları trene binerim Her gece oyun oynarım
    B Birleşik Zamanlı Fiiller: Birden çok zaman veya kip eki almışlardır
    1 Hikâye: Basit zamanlı bir fiile ek fiil olan "idim veya idi" getirilerek yapılır
    bak (ı) + yor + idi __ bakıyordu
    al + mış + idim __ almıştım
    2 Rivayet: Basit zamanlı bir fiile ek fiil olan "imişim, imiş" getirilerek yapılır
    bak (ı) + yor + imiş __ bakıyormuş
    al + acak + imiş __ alacakmış
    3 Şart: Basit zamanlı bir fiile ek fiil olan "isem, ise" getirilerek yapılır
    bak (ı) + yor + isem __ bakıyorsam
    al + acak + ise __ alacaksa

    FİİLLERDE ŞAHIS

    Fiillerin belirttiği iş, oluş veya hareket bir şahsa bağlıdır Bunu fiilin aldığı ekten ve fiile yönelttiğimiz sorudan anlarız
    __ Geldim
    __ Kİm geldi?
    __ Ben (I tekil şahıs) gel
    fiil kökü - di
    zaman eki - m
    şahıs eki __ geldim

    Aşağıda "gelmek" fiilinin şahıslara göre çekimi yapılmıştır:
    Fiil kökü Zaman eki Şahıs eki
    gel
    gel
    gel
    gel
    gel
    gel
    +
    +
    +
    +
    +
    +
    di
    di
    di
    di
    di
    di
    +
    +
    +
    +
    +
    +
    m
    n
    -
    k
    niz
    ler --
    --
    --
    --
    --
    --
    geldim
    geldin
    geldi
    geldik
    geldiniz
    geldiler (I tekil şahıs)
    (II tekil şahıs)
    (III tekil şahıs)
    (I çoğul şahıs)
    (II çoğul şahıs)
    (III çoğul şahıs)


    FİİL KİPLERİ

    Fiillerde zaman, şahıs veya dilek bildiren, ek almış biçimlerine KİP denir Dilimizde fiil kipleri ikiye ayrılır:
    A Haber Kipleri: Haber kipleri işin, oluşun veya hareketin zaman ve şahsa bağlı olarak meydana geldiğini bildiren kiplerdir Bunlara BİLDİRME KİPLERİ de denir
    1 Belirli (-di'li) Geçmiş Zaman Kipi: Eylemin sözün söylendiği andan, önceden yapıldığını, söyleyenin kesin inancıyla tam anlatrır:
    Fiillerde bulunan "-di, -du, -dü, -tu" ekleri -di'li geçmiş zamanı belirtirler
    Öğretmenimiz sınıfa geldi Bütün çocuklar bahçeye koştu
    2 Belirsiz (-miş'li) Geçmiş Zaman Kipi: Eylemlerin sözden önce yapıldığını bildirir ancak, kesinlik yoktur Söyleyen kendisi duyup görmemiş, işitmiştir Bu kip masallara yakışır
    Fiillerde bulunan "-muş, -mış, -miş, -müş" ekleri -miş'li geçmiş zamanı belirtirler
    Okul bahçesinde üç tur koşmuş Havalar soğuyunca üşütmüş
    3 Şimdiki Zaman Kipi: Eylem ile anlatımın birlikte olduğunu bildiren zamandır
    Ders çalışıyorum Alış veriş yapıyorum
    Şimdiki zaman kipinin eki "-yor" fiillere hiç değişikliğe uğramadan eklenir
    4 Gelecek Zaman Kipi: Eylem ile anlatımdan sonra yapılacağını bildiren zamandır
    Aynur tiyatroya gidecek Birlikte eğleneceğiz
    Gelecek zaman kipinin ses uyumuna göre "-ecek, -acak" tır
    5 Geniş Zaman Kipi: Eylem her zaman yapılabileceğini bildiren zamandır
    Akşamları trene binerim Her gece oyun oynarım
    Gelecek zaman kipinin ekleri "-ar, -er, -ır, -ir, -or, -ör, ur, -ür, -r" dir

    B Dilek Kipleri: Bir eylemin yapılması ya da bir oluşun meydana gelmesini dilek anlamı vererek anlatan kiplerdir Dörde ayrılır:
    1 Gereklilik Kipi: Bir iş, oluş veya hareketin gerekliliğini anlatır Ekleri ses uyumuna göre "-meli, -malı" dır
    Haftada bir kitap okumalıyım
    Kestikten sonra affımı istirham etmelisin
    2 İstek Kipi: Bir iş, oluş veya hareketin yapılmasının, olmasının istendiğini belirten kiptir Ekleri ses uyumuna göre "-e, -a" dır
    Şimdi affını yazayım
    İstirhamım kabul olunmazsa, kendi başımın kesilmesini isteyeyim
    3 Dilek Şart Kipi: Bir dilek ve şartın anlamı bulunmaktadır İş veya oluşun, hareketin meydan gelmesi bir şarta bağlıdır Ekleri ses uyumuna göre "-se, -sa" dır
    Babam gelirse gideceğiz
    Okusa da babası gibi, adam olsa
    4 Emir Kipi: Bir iş, oluş veya hareketin olmasını, yapılmasını veya yapılmamasını emretmek için kullanılır
    Hayır bey, hayır! Padişahın emrinden çıkma Beni kes Kestikten sonra affımı istirham et
    İnsan kendine emir veremeyeceğinden bu kipin birinci tekil ve çoğul şahısları yoktur

    FİİL ÇEKİMLERİ


    Basit Zamanlı Fiillerin Çekimleri:

    Birleşik Zamanlı Fiiller: Basit zamanlı bir fiilin, ikinci bir zaman eki almasıyla meydana gelen fiillere BİRLEŞİK ZAMANLI FİİL denir Bileşik zamanlı fiiller üçe ayrılır:

    1 Hikaye Bileşik Zamanı: Eki "-di" dir
    okumuştu, yapsaydı, çıkmıştı, yapmalı idik
    2 Rivayet Bileşik Zamanı: Eki "-miş" tir
    söyleyecekmiş, gidiyormuşsunuz, dönmeliymişim
    3 Şart Bileşik Zamanı: Eki "-se, -sa" dır
    alırsam, yaparsam, bilmezsen, gördülerse

    Fiillerin Olumsuz ve Soru Şekilleri:
    Olumlu Fiil: İşin, oluşun ya da hareketin yapıldığını veya yapılabileceğini bildiren fiilere, olumlu fiil denir
    Resim yapacağım (Olumlu fiil)
    Olumsuz Fiil: İşin, oluşun ya da hareketin yapılmadığını veya yapılmayacağını bildiren fiilere, olumsuz fiil denir
    Resim yapmayacağım (Olumsuz fiil)
    Fiillere olumsuzluk anlamını "-me, -ma" ekleri vermektedir

    FİİLİMSİLER

    Aslında fiil oldukları halde cümle içinde çekimli halde bulunmayan, fiile benzeyen, ama fiillerin görevini yapmayan kelimelere FİİLİMSİ denir
    Bir cümlede ne kadar fiilimsi varsa o kadar cümlecik vardır Çünkü her fiilimsi bir yan cümlecik oluşturur Çekimli fiilin bulunduğu gruptaki kelimeler temel cümleciği meydana getirirler
    Fiilimsiler: a) İsim - fiil b) Sıfat - fiil c) Bağ - fiil olmak üzere üçe ayrılır

    1 İsim - Fiiler: Fiil kök ve gövdelerine eklenen "-me, -mek, -iş" ekleri sonucu meydana gelirler Fiillerin isim gibi kullanılabilen şekilleridir İsim - fiiller; hem bir eylemin adı oldukları için isim, hem de özne, nesne, tümleç aldıkları için fiil olan kelimelerdir
    Çalışmak zorundayım
    Bütün sorunları anlaşma yoluyla çözebiliriz
    2 Sıfat - Fiiler: Varlıkları niteledikleri için sofat, yan cümlecik kurdukları için de fiil sayılan kelimelerdir
    Sıfat - fiil türeten ekler: "-en, -er, --acak, -miş, -dik, -esi " gibi
    Çalışkan insandan zarar gelmez
    Olacak işin peşinden koşulur
    Geçmiş günlerimi çok arıyorum
    3 Bağ - Fiiler: Birleşik bir cümlede iki cümleyi bağladıkları için bağlaç; özne, nesne, tümleç aldıkları için fiil sayılan kelimelerdir Bağ fiillere "ulaç" da denir Çekim ekleri almazlar Cümlede zarf olarak kullanılırlar
    Bağ fiiller şu eklerle türerler: "-ip, -arak, -ınca, -ma, -ken, -dan, -dıkça, -dikçe "
    Canım sağ oldukça hiçbir şey beni yıldıramaz
    İşe gireli gece gündüz çalışıyorum
    Sen gelince ben giderim

    EK FİİLLER

    İsim soylu kelimelerin sonlarına eklenen ve onları çekimli hale getiren eklere, EK-FİİL EKİ denir
    Ek fiilin dört çeşit zamanı vardır:

    1 Olayların her zaman olabileceğini belirten geniş zaman anlamı:

    çocuğum
    çocuksun
    çocuktur (çocuk)
    çocuğuz
    çocuksunuz
    çocuklar

    2 Ek - fiilin hikâyesi geçmiş zaman anlamı verir:

    çocuktum
    çocuktun
    çocuktu
    çocuktuk
    çocuktunuz
    çocuktular

    3 Ek - fiilin rivayeti başkasından duyulan şekildeki anlatımlar için kullanılır

    çocukmuşum
    çocukmuşsun
    çocukmuş
    çocukmuşuz
    çocukmuşsunuz
    çocukmuşlar

    4 Ek - fiilin şartı, şart anlamı verir:

    çocuksam
    çocuksan
    çocuksa
    çocuksak
    çocuksanız
    çocuksalar

    ÇATI BAKIMINDA FİİLLER

    Çatı Bakımından Fiiller
    Etken - Edilgen Fiiller Cümlenin yüklemi özne alıyorsa etken, almıyorsa edilgendir


    Geçişli - Geçişsiz Fiiller

    Cümlenin yüklemi nesne alıyorsa geçişli, almıyorsa geçişsizdir


    Etken - Edilgen Fiiller: Cümlede mutlaka özne ile birlikte kullanılan fiillere etken fiil, bazı fiiller, cümlede özne almadan kullanlır, bu çeşit fiiller edilgen fiil denir

    Geçişli - Geçişsiz Fiiller: Dilimizde bu fiiller mutlaka özne istedikleri gibi nesne de isterler Nesne almak zorunda olan fiillere geçişli fiil, fiili nesne almadan kullanılan fiillere de geçişsiz fiil denir
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Çekim ve Yapım Ekleri


    [​IMG]



    A) İSİM ÇEKİM EKLERİ:
    1) Çokluk Eki: İsimlerin sayı bakımından çokluğunu bildirirler.
    Örnek: elmalar,çocuklar ,öğrenciler.


    2)Hal Ekleri:- i,-e,-den,-de ekleridir.
    Örnekler: Kitabı ver (belirtme hali)
    Yola bak (Yönelme hali)
    Evden geliyorum (Çıkma hali)
    Sende kaldı (Bulunma hali)
    Sıradan insanlarla işim olmaz.(Sıfat yapmıştır ve bu yüzden yapım eki olmuştur)
    Bunlar gözde çocuklardır.(Sıfat yapmıştır ve bu yüzden yapım eki olmuştur)
    Sudan sebeplerle yanıma gelme (Sıfat yapmıştır ve bu yüzden yapım eki olmuştur)


    3)İyelik ekleri: Eklendiği isimlerin kime ait olduğunu ifade eder.
    Örnek: Kitabım,kitabın, kitabı, kitabımız, kitabınız, kitapları iyelik eklerini, ismin başına benim, onun, bizim, sizin, onların zamirlerini getirerek bulabiliriz.


    4) İlgi ekleri (Tamlama Ekleri): “ın, in, un, ün” biçimindedir.Belirtili isim tamlaması kurar.
    Örnek: kapı-n-ın kol-u , müdür-ün oda-sı


    5)Eşitlik Eki: “-ca,-ce” biçimindedir.
    Örnek: Sence bu doğru mu?
    Çocukça davranma


    6)Ek eylem Ekleri: İsim soylu sözcükler yüklem yapma göreviyle kullanılan eklerdir.
    Örnek: iyi-y-im, iyi-sin, iyi-dir, iyi-y-iz, iyi-siniz, iyi-dirler


    B)FİİL ÇEKİM EKLERİ
    1)Zaman ekleri (Bildirme Kipleri): Fiillerde hareketin yapıldığı zamanı bildirir.
    Örnek: gel-miş (Duyulan geçmiş zaman)
    oku-du (görülen geçmiş zaman)
    gid-i-yor (şimdiki zaman)
    yat-acak (Gelecek geçmiş zaman)
    Şimdi gelir (Geniş geçmiş zaman)

    2)Dilek kipleri: Fiillerde dilek, şart, istek, gereklilik… gibi anlamları karşılayabilmek için getirilen kip ekleridir.
    Örnek: Gider-se-m gelmem (Dilek-şart kipi)
    Biraz daha oturayım (istek kipi)
    Ders çalışalım (istek eki)
    Artık git-meli-y-im (Gereklilik kipi)
    Bunları da oku-sun (Emir eki)
    Dışarı çıkın (Emir eki)


    3)Şahıs Ekleri: Fiildeki eylemi gerçekleştiren şahsı belirtmek için getirilen eklerdir. Fiillerde kip eklerinden sonra gelirler.
    Örnek: Geliyor-um, çalışmalı-sın, yaptı- okusak-k , üzülür-üz koşacak-sınız yürüdü-ler


    YAPIM EKLERİ:
    İsim ya da fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir. Yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamını da türünü de değiştirir. Her zaman çekim eklerinden önce gelir. Yapım eki almış bir sözcüğe türemiş sözcük ya da gövde denir.Eğer sözcük yapım eki almışsa basit yapılıdır sözcük çekim eki olsa da basittir

    1)İsimden İsim Yapım Ekleri: İsim kök veya gövdelerine eklenerek, yeni bir isim gövdesi oluşturan eklerdir.
    Lık: kömür-lük, göz-lük , kulak-lık …
    lı: Şehir-li , para-lı , ağaç-lı , baş-lı …
    sız: su-suz, para-sız, ev-siz,
    cü: göz-cü, sanat-çı, yol-cu, simit-çi,
    ce: Türk-çe İngiliz-ce
    daş:Çağ-daş, arka-daş, yol-daş
    üncü: üç-üncü beş-inci
    msı: acı-msı ekşi-msi
    cil: et-cil ben-cil insan-cıl
    şın: sarı-şın
    sal: kum-sal kadın-sal
    ıt: yaş-ıt
    cağız: kız-cağız çocuk-cağız
    cık: az-ı-cık küçük-cük
    tı: horul-tı cıvıl-tı


    2)İsimden Fiil Yapan Ekler: İsim köklerine veya gövdelerine gelerek onlardan fiil türetir.
    la: su-la, taş-la, uğur-la
    al: çok-al, az-al, dar-al
    l: doğru-l, sivri-l
    a: kan-a, yaş-a, tür-e, boş-a
    ar: yaş-ar, mor-ar, sarı-ar
    da: fısıl-da, horul-da, gürül-de
    at: yön-et, göz-et
    ık: geç-ik, bir-ik
    ımsa: az-ımsa, benim-se,küçü(k)-mse
    kır: fış-kır, hay-kır
    lan: ev-len, rahat-la
    laş: şaka-laş, der-leş, çocuk-laş
    sa: su-sa, garip-se önem-se


    3)Fiilden İsim Yapan Ekler: Fiil kök veya gövdelerine gelerek isim yapan eklere denir.
    ca: düşün-ce, eğlen-ce
    ocak-ecek: giyecek, yok-ocak, aç-ocak
    ak: yat-ak, kaç-ak, dur-ak,
    ga: böl-ge, bil-ge, süpür-ge,
    gan: çalış-kan, unut-kan, kay-gan
    gı: sev-gi, çal-gı, as-kı
    gıç: bil-giç, dal-gıç, başlan-gıç
    gın: yor-gun, bil-gin, bez-gin, bit-gin
    ı,-i: yaz-ı, öl-ü, yap-ı, çat-ı, kok-u, doğ-u
    ıcı-ici: yap-ıcı, gör-ücü, al-ıcı, sat-ıcı,
    ık-ik: kes-ik, aç-ık, göç-ük,
    ım-im: say-ım, seç-im, öl-üm, ölç-üm
    ın-in: yığ-ın, ak-ın, tüt-ün, ek-in,
    nç: gül-ünç, sev-inç
    ıntı: es-inti, çık-ıntı, dök-üntü,
    ır-er: gel-ir, gid-er, ok-ur,
    ış: otur-uş, yürü-y-üş,
    ıt: geç-it, yak-ıt, ölç-üt,
    ma: gülmeyi severim , konuşmayı bil.
    mak: gelmek, gitmek
    tı: belir-ti, kızar-tı,


    Fiilden Fiil Yapan Ekler: Fiil soylu kelimelerden yeniden fiil yapan eklere denir.
    dır: gül-dür, yap-tır, koş-tur,
    ala: kov-ala, silk-ele,
    er: gider, çık-ar,
    imsa: gül-ümse, an-ımsa,
    ın: gez-in, gör-ün, sev-in, taşı-n,
    r: kaç-ır, bat-ır, iç-ir,
    ş: gör-üş, uç-uş, gül-üş,
    t: uza-t, sap-ıt, korku-t, üşü-t,
    ı: sev-il, kır-ıl, sat-ıl
     

Bu Sayfayı Paylaş