Sosyal hayat ile ilgili kompozisyon yazar mısınız?

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 21 Eylül 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    lütfen cevap verirmisiniz

    Sosyal Hayat ve Biz

    İnsanız, sosyal bir varlığız.Her birimiz farklı farklı bir işle,bir duruşla yaşamdayız.Kimimiz öğrenci ,kimimiz esnaf,kimimiz çiftçi kimimiz memur kısaca her birimiz değişik tabiatlarımızla ve meşguliyetlerimizle bir bütünü/toplumu oluşturuyoruz.Kimse bu bütünden ayrı olduğunu iddia edemez.yani ben bu bütün dışıyım, toplum dışıyım diyemez. Zaten her birimiz bu ayrı ayrı varlıklarımız ile bu bütünü;toplumu oluşturuyoruz.Kendimizi bu bütünün dışında görmek akıldışı bir görüş olsa gerek.

    Topluma baktığımızda herkes şikayetçi.Sosyal yaşamın ve sosyal ilişkilerin olumsuzluğundan herkes dem vuruyor,konuşuyor.Tabiri caizse toplum kocaman bir ağız olmuş hiç durmadan konuşuyor.. kimse çıkıp ta ben konuştuğum şeyler uğruna neler yapıyorum diye kendine sormuyor.Eğer biz konuştuklarımızın 3/1 kadar bir şeyler yapsaydık bu konumumuzdan daha iyi olurduk herhalde.laf ürettiğimiz kadar birbirimize yardımcı olsaydık bir arkadaşımızın işini görseydik,bir muhtaca yardım etseydik,bir insanı sahiplenseydik. Böyle olmayacaktık.Eğer biz bu sosyal gidişattan şikayet ettiğimiz kadar, bu gidişatın yönünü olumluluğa çevirmeye çalışsaydık,ilişkilerimizi iyiye,güzele,kardeşliğe ait kılsaydık böyle olmayacak bu kabızlığı yaşamayacaktık.

    Eğer biz bana ne her koyun kendi bacağından asılır demeyip,ben kendi işimi bilirim demeyip,bir toplumun içinde yaşadığımızın bilincinde olarak,bu toplumun bir ferdi,bu bütünün bir parçası olduğumuzun bilinci ile hareket etseydik,birbirimize önyargılarla bakmak yerine,birbirimizle tanışsaydık, konuşsaydık ,oturup beraber bir çay içseydik böyle olmayacaktık.Eğer biz birbirimizle verimli;bilinçli ilişkiler kurmaz isek sosyal yaşamımızda çoraklaşmaya doğru gidiyor demektir.Öylesine olan birlikteliklerin sonucu da öylesine hayatlar olacaktır. Öylesine olan bir yaşamda katılımcı/etken bir yaşam değil alışkanlığın mahsulü öylesine bir yaşam olacaktır.”yaşıyoruz işte” düz mantığı ile vasıflanan bir yaşam olacaktır. Buradaki “işte” kelimesi işin bayağılığını ortaya koyacaktır.Bu bütünün/toplumun bir ferdi olan bizler her birimizin kendimize şöyle bir özeleştiri yapması yerinde olur diye düşünüyorum.acaba Bu bütünün bir parçası, bu toplumun bir üyesi olan benim hayatımda iddialarım mı çok yoksa bu iddialarımın asıl konusu olan ispatlarım mı?çünkü iddialar ispat ister.ispatlanmayan iddialar havada asılı kalmaya,alay konusu olmaya mahkumdur.Acaba bende hangisi?
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 17 Nisan 2015 23:07
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sosyal hayat ile ilgili yazı


    Sosyal Hayat ve Biz

    İnsanız, sosyal bir varlığız.Her birimiz farklı farklı bir işle,bir duruşla yaşamdayız.Kimimiz öğrenci ,kimimiz esnaf,kimimiz çiftçi kimimiz memur kısaca her birimiz değişik tabiatlarımızla ve meşguliyetlerimizle bir bütünü/toplumu oluşturuyoruz.Kimse bu bütünden ayrı olduğunu iddia edemez.yani ben bu bütün dışıyım, toplum dışıyım diyemez. Zaten her birimiz bu ayrı ayrı varlıklarımız ile bu bütünü;toplumu oluşturuyoruz.Kendimizi bu bütünün dışında görmek akıldışı bir görüş olsa gerek.

    Topluma baktığımızda herkes şikayetçi.Sosyal yaşamın ve sosyal ilişkilerin olumsuzluğundan herkes dem vuruyor,konuşuyor.Tabiri caizse toplum kocaman bir ağız olmuş hiç durmadan konuşuyor.. kimse çıkıp ta ben konuştuğum şeyler uğruna neler yapıyorum diye kendine sormuyor.Eğer biz konuştuklarımızın 3/1 kadar bir şeyler yapsaydık bu konumumuzdan daha iyi olurduk herhalde.laf ürettiğimiz kadar birbirimize yardımcı olsaydık bir arkadaşımızın işini görseydik,bir muhtaca yardım etseydik,bir insanı sahiplenseydik. Böyle olmayacaktık.Eğer biz bu sosyal gidişattan şikayet ettiğimiz kadar, bu gidişatın yönünü olumluluğa çevirmeye çalışsaydık,ilişkilerimizi iyiye,güzele,kardeşliğe ait kılsaydık böyle olmayacak bu kabızlığı yaşamayacaktık.

    Eğer biz bana ne her koyun kendi bacağından asılır demeyip,ben kendi işimi bilirim demeyip,bir toplumun içinde yaşadığımızın bilincinde olarak,bu toplumun bir ferdi,bu bütünün bir parçası olduğumuzun bilinci ile hareket etseydik,birbirimize önyargılarla bakmak yerine,birbirimizle tanışsaydık, konuşsaydık ,oturup beraber bir çay içseydik böyle olmayacaktık.Eğer biz birbirimizle verimli;bilinçli ilişkiler kurmaz isek sosyal yaşamımızda çoraklaşmaya doğru gidiyor demektir.Öylesine olan birlikteliklerin sonucu da öylesine hayatlar olacaktır. Öylesine olan bir yaşamda katılımcı/etken bir yaşam değil alışkanlığın mahsulü öylesine bir yaşam olacaktır.”yaşıyoruz işte” düz mantığı ile vasıflanan bir yaşam olacaktır. Buradaki “işte” kelimesi işin bayağılığını ortaya koyacaktır.Bu bütünün/toplumun bir ferdi olan bizler her birimizin kendimize şöyle bir özeleştiri yapması yerinde olur diye düşünüyorum.acaba Bu bütünün bir parçası, bu toplumun bir üyesi olan benim hayatımda iddialarım mı çok yoksa bu iddialarımın asıl konusu olan ispatlarım mı?çünkü iddialar ispat ister.ispatlanmayan iddialar havada asılı kalmaya,alay konusu olmaya mahkumdur.Acaba bende hangisi?

     
  3. aile bir topluluktur
     

Bu Sayfayı Paylaş