Samsun Hakkında Bilgi

'Karadeniz Bölgesi' forumunda =FiRaRi tarafından 14 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Samsun Genel Bilgi


    [​IMG]Karadeniz Bölgesi’nin orta kesiminde yer alan Samsun, doğuda Ordu, güneydoğuda Tokat, güneyde Amasya, güneybatıda Çorum, batıda Sinop illeri, kuzeyde de Karadeniz ile çevrilidir. İl toprakları güney kesimde yer alan orta yükseklikteki dağlık alandan alçak düzlüklerin yer aldığı Karadeniz kıyısına doğru alçalır.İlin büyük bir bölümünü Kuzey Anadolu Dağları engebelendirir. Kızılırmak Vadisinin doğusunda Canik Dağları, batısında Küre (İsfendiyar) Dağlarının doğusu yer alır. Amasya-Çorum il sınırı yakındadaki Kunduz Dağı (1.791 m.), Bünyan Dağı, Sıralı Dağ, Akdağ (2.082 m.) ve Yunt Dağı ilin en yüksek tepeleridir. Bu dağların Karadeniz’e bakan yamaçları ormanlarla kaplıdır.

    İl topraklarındaki düzlükler, Karadeniz kıyısında yer alan diğer illere göre daha geniştir. Çarşamba Ovası, Bafra Ovası bunların başlıcaları olup, Yeşilırmak ve Kızılırmak’ın taşıdığı alüvyonların birikmesi ile oluşan bu düzlükler birer delta ovasıdır. İl topraklarında yer alan düzlükler, Mert Çayı ve Kürtün Çayı gibi bir çok akarsuyun getirdiği alüvyonlarla oluşmuştur. İldeki plato ve yaylalar fazla yüksek değildir. Yaylalar, Ladik, Havza, Veziköprü ve Kavak ilçelerinde yer alır.

    [​IMG]İl topraklarını Terme Çayı, Yeşilırmak, Abdal Çayı, Mert Çayı, Kürtün Çayı ve Kızılırmak sular. Uzunluğu 1.182 km. olan Kızılırmak Kızıl dağdan doğar, Sivas, Kayseri, Nevşehir ve Kırşehir topraklarını sular; Anadolu yaylasından bir yay çizerek Çorum ilinin kuzeyinden Samsun’un topraklarına girer ve denize dökülür. 468 km. uzunluğundaki Yeşilırmak ise Köse Dağdan doğup Canik Dağlarını geçerek Samsun il sınırına gelerek Civa Burnu’ndan denize dökülür. Tozanlı Irmağı, Tokat Çayı, Kelkit ve Çekerek Suyu Yeşilırmak’ın önemli kollarıdır.

    İl sınırları içerisinde birçok doğal ve yapay göl bulunmaktadır. Doğal göller Yeşilırmak’ın kollarından Tersakan Çayını besleyen Ladik Gölü ve delta ovalarında bulunan irili ufaklı lagünlerdir. Karaboğaz, Liman, Cernek ve Balık gölleri ile Uzungöl Kızılırmak deltasındaki başlıca lagünlerdir. Yeşilırmak deltasındaki lagünler ise; Dumanlıgöl ve Akgöl ile Simenlik Gölüdür. Ayrıca Yeşilırmak üzerinde kurulan enerji amaçlı Suat Uğurlu Barajı ile Abdal Çayı üzerinde kurulan içme ve kullanma amaçlı kurulan Çakmak Barajı ve Kızılırmak üzerindeki enerji amaçlı Altınkaya Barajının bıraktıkları suların birikimiyle oluşan yapay göller de bulunmaktadır. Yüzölçümü 9.579 km2, 2000 Yılı Genel Nüfus sayım sonuçlarına göre toplam nüfusu 1.203.681’dir.

    [​IMG]İlin Karadeniz kıyısında, Kızılırmak ve Yeşilırmak’ın deltalarında oluşan iki büyük çıkıntı bulunmaktadır. Bu deltaların alüvyal oluşumuna uygun olarak kıyı kesiminde doğal plajlara, yer yer de kumlara rastlanır. Kıyının ardındaki lagünlerin etrafı sazlık, bataklık ve ormanlıktır. Kızılırmak deltasının kuzeybatısında Civa Burnu, doğusunda da Çaltı burnu yer almaktadır.

    Samsun’un güney kesiminden Kuzey Anadolu Kırık Kuşağı geçmektedir. Bu kesimde tarih boyunca bir çok deprem olmuştur.

    Doğal bitki örtüsü açısından zengin olan Samsun’da, iç kesimlerde,ovalarda ve dağların az eğimli yamaçlarında orman örtüsü azalmıştır. Yüksekliğin 1000-1200 metre olduğu yerlerde kışın yapraklarını döken ağaçlara (gürgen, meşe, ıhlamur, kestane, kayın dış budak) rastlanır. 1200-1800 m. yükseklikte ise iğne yapraklı ağaçlara rastlanır. Karadeniz Dağlarının kuzey yamaçlarında kayın ve ladin ağaçları, güney yamaçlarında ise gürgen ve meşe ağaçlarından oluşan ormanlara, kıyıya yaklaştıkça söğüt ve kavak ağaçlarına rastlanır. Samsun ilinin en zengin orman alanları Çarşamba, alaçam, kavak ve Vezirköprü ilçelerinde bulunmaktadır.

    [​IMG]Samsun’da iklim, kıyı ve iç kesimlerde değişiklik gösterir. Kıyı şeridi Karadeniz’in etkisinde olmasına karşın iç kesimler Akdağ ve Canik Dağları etkisi altındadır. Sıcaklık ve yağış bakımından Samsun, ne doğu ne de Batı Karadeniz bölgesine benzemektedir. Yağış Karadeniz’e nazaran daha azdır. Kuzey rüzgarlarına açık olduğundan sıcaklık daha düşüktür. Kıyı kesiminde kışlar ılık, ilkbahar sisli ve serin, yaz mevsimi ise genellikle kuraktır. İlin iç kısımları sahile oranla daha serindir.

    İlin ekonomisi tarım, hayvancılık, balıkçılık, turizm, tarıma dayalı sanayii ve ticarete dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında , buğday, arpa, tütün, mısır, ayçiceği, şeker pancarı, fındık, kuru fasulyedir. Ayrıca sebze ve meyve de yetiştirilmektedir. Hayvancılıkta ise dağlık alanlarda koyun, düzlüklerde sığır ve manda besiciliği ile tavukçuluk yapılmaktadır. İldeki akarsu ve göllerde tatlı su balıkçılığı da yapılmaktadır.

    [​IMG]İldeki sanayii kuruluşu olarak, un, salça, süt ürünleri, çeltik, bitkisel yağ, şeker, su ürünleri işleme, sigara, yaprak tütün işleme, yem, orman ürünleri, gübre, çimento, metalürji, plastik, profil boru ve tel fabrikaları bulunmakta olup, en önemli sanayi kuruluşu Etibank’a ait Karadeniz Bakır İşletmeleridir. Küçük sanayiinin önemli dallarını ise orman ürünleri ve gıda üretimi ile dokumacılık oluşturmaktadır.

    Yer altı kaynakları bakımından yoksul olan Samsun’da sıcak madensuyu kaynakları ile tuğla-kiremit hammaddesi, Havza yöresinde linyit, Vezirköprü’de de mermer içeren cevher yatakları bulunmaktadır.

    Antik Çağda Amisos adı ile anılan kent, Miletosluların MÖ.VII.yüzyılda Karadeniz kıyılarında kurdukları ticaret kolonilerinden biridir. MÖ.V.yüzyılda Atinalıların ele geçirdiği kent, bir süre Priraierus adı ile anılmıştır. Önemli bir ticaret limanı olan Amisos’u saldırılardan korumak amacı ile surlar yapılmıştır. Bizans döneminde bir piskoposluk merkezi olan Amisos’u alamayan [​IMG]Danişmendliler hemen yakınında yeni bir kale yaptırmışlardır. Yüzyıllarca zengin bir ticaret merkezi olan eski yerleşim Hıristiyan Samsun ya da Gavur Samsun adı ile anılmıştır. XI.yüzyılda Cenevizlilerin eline geçen Eski Amisos ve Yeni Amisos arasında ticari bir ilişki bulunmakta idi. Sonraları Simisso ve Samissun olarak isimlendirilen bu yerleşmenin adı Samsun’a dönüşmüştür. Eski Amisos’un bulunduğu yer günümüzde halk tarafından Kara Samsun olarak anılmaktadır.

    Samsun’daki ilk yerleşim tarih öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır.Tekkeköy yakınlarında ele geçen buluntular yörenin Paleolitik Çağda (MÖ.10.000-5.500) yerleşime sahne olduğunu göstermiştir. İkiztepe, Dündar Tepe, Öksürük Tepe ve diğer höyüklerde yapılan arkeolojik kazılar ve araştırmalar, yerleşmenin Kalkolitik Çağ (MÖ.5500-3500) ve sonrasında da sürdüğünü kanıtlamıştır. Ayrıca söz konusu yörenin Hititlerden önce ve Hititler döneminde Gaskalar tarafından da yerleşim yeri olarak seçildiği Hitit yazılı kaynaklarından anlaşılmaktadır.

    M.Ö. 750-760 yılları arasında Anadolu’da yunan kolonilerin kurulduğu dönemde Amisos adlı küçük bir yerleşme merkezi idi. Şehrin İon şehir devletlerinden Miletos (millet) tarafından kurulduğu sanılmaktadır. MÖ.V.yüzyılda Atinalılar, MÖ.IV.yüzyılda önce Persler daha sonrada Makedonyalılar yörede egemenlik kurmuşlardır.
    [​IMG]M.Ö.331 yılında Büyük İskender Amisos ’u bağımsız şehir olarak ilan etmiştir. Daha sonra Seleukosların hakimiyetine giren yöre, MÖ.III.yüzyıl başlarında kurulan Pontus Devleti’nin egemenliği altına girmiştir. Bu dönemde burada Mossynoikialılar yaşıyordu. Pontus kralı Mithridates VI. Zamanında (M.Ö.120.-M.Ö.63) yöre en parlak dönemini yaşamıştır. MÖ.I.yüzyıl ortalarında Romalıların hakimiyetine giren Samsun yöresi Pontus Polemoniacus bölgesi sınırları içerisinde idi. 395’de Roma İmparatorluğu’nun Batı Doğu olmak üzere ikiye ayrılmasın ile Doğu Roma (Bizans)toprakları içinde kalmıştır. Bizanslılar zamanında önemli bir piskoposluk merkezi olmuş, Armeniakon Theması’na bağlanmıştır. VIII. Ve IX.yüzyıllarda birkaç kez Arap saldırılarına uğramıştır.

    [​IMG]Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra bazı Türkmen boyları buraya yerleşmiş ve Melik Danişment Gazi’nin kurduğu Beyliğin hakimiyeti altına girmiştir. Danişmendliler, Bizanslılar ve Anadolu Selçukluları arasında birkaç kez el değiştiren Samsun ve yöresi, XIII.yüzyıl başlarında kurulan Trabzon İmparatorluğunca yönetilmiştir. Pontuslularla Anadolu Selçukluları arasında çekişmeye neden olan Samsun XIII.yüzyıl ortalarında Moğolların saldırılarına uğramıştır. Bir süre Pervaneoğullarının, XIV.yüzyıl ortalarında Eretna Beyliğinin, daha sonra da Kadı Burhanettin Devleti’nin egemenliği altında kalmıştır. 1398’de Osmanlıların eline geçen Samsun , Ankara Savaşı (1402) sonrasında, Timur yönetimi sırasında Taveddinoğulları, Kubadoğulları ve Candaroğulları arasında paylaşılmıştır. Çelebi Sultan Mehmet tarafından 1428’de kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır.

    [​IMG]XIX.yüzyılda büyük bir bölümü Trabzon vilayetinin Canik Sancağına bağlı olan yörenin güney kesimi Sivas vilayetinin sınırları içerisinde idi. 1869 yılında büyük bir yangın geçiren Samsun’un hemen hemen tamamı yanmıştır.

    I.Dünya Savaşı sırasında Karadeniz’de denizyolu ulaşımının durmasından büyük zarar gören şehir, 1915’te Rus donanması tarafından dört kez bombalanmıştır.

    XX.yüzyılın başlarında halkın bir kısmı Rumlar ve Ermenilerden oluşuyordu. Bölgenin doğusunda bağımsız bir devlet kurmak amacı ile örgütlenen Rum Pontus çetelerinin etkinlikleri Kurtuluş Savaşı sonuna kadar devam etmiştir. Çetelerin etkinliğinin sürdüğü bu sırada, Mondros Mütarekesi’nden (30 Ekim 1918) sonra İngilizler kente askeri bir birlik çıkarmışlardır. İtilaf Devletlerinin Anadolu’nun doğusu ile kuzeyindeki karışıklıkların sona ermemesi durumunda bu yöreleri işgal edileceğini bildirmesi üzerine, 9.Ordu Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal Paşa harekete geçerek Bandırma Vapuru ile 19.Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak Milli Mücadelenin ilk adımını atmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında işgale uğramayan ve Trabzon vilayetine bağlı mutasarrıflık olarak yönetilen Samsun, Cumhuriyetin ilanından sonra 1925’te il olmuş ve buraya Yunanistan’dan gelen göçmenler yerleştirilmiştir.

    [​IMG]Atatürk’ün samsuna çıktığı tarih olan 19 Mayıs 1919, Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından Gençlik ve Spor bayramı olarak ilan etmiş ve ilan edildiği 1936 yılından beri her yıl “19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramı” olarak kutlanmaktadır.

    Samsun’da günümüze gelebilen tarihi eserler arasında, Amisos kenti kalıntıları, Dündar Tepe, İkiztepe, Tekkeköy, Kaledoruğu Höyükleri, İtalyan Katolik Kilisesi (1846), Şifa hamamı (Geç Osmanlı Dönemi), Taşham (XVII.yüzyıl), Bedesten Kale Camisi (1314), Pazar Camisi (XIV.yüzyıl), Şeyh Seyyid Kudbettin Camisi ve Türbesi, İsa Baba Camisi ve Türbesi (XV.yüzyıl), Hacı Hatun Camisi (1694), Büyük Cami (1884), Yalı Camisi (1894), Hançerli Cami, Kılıç Dede Türbesi, Stad Çeşmesi, Atatürk Anıtı (1932), İlkadım Anıtı, Saat Kulesi ve Türk sivil mimari örneklerinden yapılar bulunmaktadır. Ayrıca ilde Karadeniz kıyısı ve göl kıyıları dışında, Çakırlar Korusu, Atakum, Kocadağ Mesire Alanı, Meşe Kültür Parkı, Kurupelit-İncesu, Çamgöl ve Vezirköprü Orman İçi Dinlenme Tesisileri, Havza ve Ladik Kaplıcaları bulunmaktadır.
     
  2. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Gezgin Gözüyle


    Dündartepe (Öksürüktepe) Ören Yeri: Samsun Merkez ilçenin 3 km. güneydoğusunda bulunan 15 m. yüksekliğindeki Höyükte, Kalkolitik, Eski Tunç ve Hitit çağlarına ilişkin üç kültür katı vardır. Höyüğün tepesindeki en son yerleşme Eski Tunç Çağı’na aittir. Höyüğün eteklerinde Hitit yerleşmesine rastlanmıştır. 1. kültür katında Kalkolitik döneme tarihlenen yapı kalıntıları, el yapımı seramik parçaları, pişmiş toprak ağırlıklar, çakmaktaşı bıçak vs. bulunmuştur. Höyüğün tepesinde ve eteklerindeki 2. kültür katı Eski Tunç Çağı’na tarihlenmektedir. Yangınla sona eren bu katta dörtgen planlı ev ve ocak, koyu gri renkli, içi kırmızı yada kahverengi kaplar, kemik eşyalar, pişmiş toprak ağırşaklar bulunmuştur. Höyüğün tepesi dışında eteklerinde Hitit dönemine tarihlenen 3. kültür katında üç yapı katı saptanmıştır. Birinci yapı katında taş temelli kerpiçten evler (M.Ö. 1500-1200), ikinci yapı katında taş temel kalıntıları (M.Ö.1500), üçüncü yapı katında çoğu boya astarlı, çarkta yapılmış ve iyi fırınlanmış seramik buluntuları, pişmiş toprak mühürler, hayvan heykelcikleri, kemik iğneler (M.Ö.1500’den önce) ele geçirilmiştir.
    [​IMG]
    Tekkeköy Ören Yeri: Dündartepe’nin 14 km. güneydoğusunda Tekkeköy ilçesi sınırları içinde yer almaktadır. 1940’da yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda Hitit ve Eski Tunç Çağı dönemlerine ait buluntular ele geçmiştir. Buluntular arasında çark yapımı, devetüyü, kırmızı renkli seramikler çoğunluktadır. Eski Tunç Çağı katında ise çok sayıda gömüt, el yapımı seramik buluntular, siyah zemin üzerine beyaz boyayla yapılmış geometrik desenlerle süslü, dişli, yivli, çizgi bezekli kaplar, kabartma insan yüzlü vazolar (antropomorf) gün ışığına çıkarılmıştır.
    İkiztepe Ören Yeri: Bafra ilçesinin 7 km. kuzeybatısında bulunmaktadır. Yüzey araştırmalarında Eski Tunç Çağı ile Erken Hitit dönemi yerleşimleri olduğu anlaşılmıştır. İkiztepe’yi oluşturan yükseltiler dört gruba ayrılmıştır. İkiztepe’nin ilk katı M.Ö. 2. bin başlarında yoğun yerleşmeye sahne olmuştur. İkinci katta, Tunç Çağı yapı kalıntıları ve erken Hitit dönemine tarihlenen çok sayıda gömüt bulunmuştur. Tunç yüzük, bilezik, zıpkın, mızrak ucu, metal gereçler, kemik iğne ve bizler ölü armağanı olarak bırakılmıştır. Bu armağanlar, çark yapımı seramikler, kırmızı renkli kadehler, gaga ağızlı testiler ve küplerden oluşmaktadır. İkiztepe II’nin Tunç Çağı seramik buluntuları, deniz kabuğu ve bitki katkılı kaplar ilgi çekicidir.
    Kaledoruğu Höyüğü: Kavak ilçesinde bulunan höyükte, Eski Tunç Çağı buluntuları 1940-1942 yıllarında yapılan kazılar sonucu günı şığına çıkarılmıştır. Gömütle ölülerin düzeltilmiş toprak üstüne hoker (cenin) pozisyonunda yatırıldığı dikkati çekmektedir. Ölü armağanları arasında el yapımı siyah, kırmızı, kahverengi, yivli (kazıma çizgili) kaplar, yassı balta, hançer, kemik biz ve ağırşaklar bulunmuştur.
    Lerdüge Tümülüsleri: Havza ilçesinin 21 km. doğusunda Lerdüge döneminde beş tümülüs saptanmıştır. 1946 yılında başlatılan çalışmalarda çıkan buluntular Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndedir. 4 no’lu tümülüsün buluntularından ve mimari tekniğinden M.Ö. 1-M.S. 2. yüzyıl arasında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Demir kenetlerle bağlanmış taş kapaktan oluşan girişten, tonoz örtülü dromosa (geçit) ve küçük bir kapıdan gömüt odasına girilmektedir. Kesme taştan tonoz örtülü gömüt odasının duvarları insan ve hayvan betimleri ile süslenmiştir. Betimler, bitkisel ve geometrik motiflerle çevrilidir. Altın süs gereçleri, tunç kandiller, çeşitli büyüklükte şişeler, tümülüste bulunan eşyalardır.
     
  3. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Sözlü Tarih


    Tütüne ilişkin söylence
    Çok eski devirlerde amazon denen savaşçı kadınlar yaşarmış Samsun ve çevresinde bunlar kendierli gibi küçük çocuklarını ve başka ülkelerden kaçırdıkları kızı çocuklarını da kendileri gibi yetiştiriyorlarmış.
    Günün birinde Karadenizden gelen savaşiçılar Amazonşarı yener ce iç kesimlere doğru sürerler onlarda kendilerini kurtarmak için saçlarını keser ve toprağa gömerler.Zamanla bu saçlar filiz verir tütün olurlar.
    Bir başka efsaneye göre de Yaylalarda sürülerini yayan çobanlar ısınmak için kendi kendine yetişip insan eli değmeden kurumuş tütün yapraklarını yakarlar.oluşan dumanı içerlerine çekerler zamanla bu duman hoşlarına çeker kamış dallarından yaptıkları borularla duman çekme işini büyütürler zamanla kendielrine başkalarıda katılır böylelikle bütün dünya tütünü tanumış olur.
    Cini Bağdat (Cüneyd-i Bağdadî) Türbesi söylencesi:Terme İlçesindeki Cüneydi Bağdadi türbesine ilişkin söylence aşağıda ki şekilde anlatılmaktadır. İslam ordularıyla Samsun önlerine gelen Cüneyd adlı bir yiğit ,düzlükte savaşırken bir kolunu yitirir.Savaşa savaşa bir tepede şehit düşer.Kolunun ve bedeninin şehit düşütüğü yerlere birer türbe yaptırılır. Daha sonra kol ,gövdenin yanına gömülür.Ama ertesi gün kolun eski yerine döndüğü görülür.
    Burası günümüzde de bir adak ve ziyaret yeridir.dileğinin gerçekleşmesini isteyenler burayı ziyaret ederler.
    Eğri Kale söylencesi:Söylenceye göre Terme ilçesinin Kırgıl köyünde bulunan kale insan yapısı değildir.Bu Kale Nuh Tufanı'nda Nuh Peygamberin gemilerini bağlaması için Tanrı yaratmıştır.İlk kar buraay yağar üzerine duman çökerse havanın bozacağına inanılır.
    Söylenceye göre bir zamanlar Çarşamba ve Terme ovaları denizle kaplıdır.Kale o zamanalar çok yüksek olduğu için gemilerin iskelesi durumundadır.Halk su ihityacını buradaki sarnıçlardan karşılamktadır.Zaman sonra toprak yaırlır İstanbul boğazı oluşur.Denizlerin birbirine karışmasıyla kalenin bulunduğu yerdeki sularda çekilir ve Samsun ovası ortaya çıkar.
    Günümüzdede su biraz kazıldığında su kum ve midye kabukları çıkmaktadır.
     
  4. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Camileri


    Kale Camisi (Merkez)

    Samsun il merkezinde Kuyumcular Çarşısında bulunan Kale Camisi, İlhanlı Valisi Emir Timurtaş Paşa’nın adına 1314 yılında yaptırılmıştır. Cami değişik zamanlarda onarılmış ve kısmen özelliğini yitirmiştir.

    Cami kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. İbadet mekânının üzeri kubbe ile örtülüdür. İbadet mekânında orijinal bezemesi günümüze gelememiştir. Yanındaki minaresi, taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.


    Pazar Camisi (Merkez)

    Samsun il merkezinde, Pazar Mahallesi’nde bulunan caminin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. İlhanlı dönemi eserlerinden olup, XV.yüzyılda yapılmıştır. Cami 1819 yılında ve Cumhuriyet döneminde de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bir kez daha onarılmıştır.

    Cami dikdörtgen planlı olup, üzeri çatı ile örtülmüştür. Son onarımlar sırasında yapı, orijinal mimari üslubundan kısmen uzaklaşmıştır. Mihrap yuvarlak bir niş şeklinde olup bezeme olarak ozgün motiflere rastlanmamaktadır. Yanında taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.


    Şeyh Seyyid Kudbettin Camisi (Merkez)

    [​IMG]Samsun il merkezinde bulunan caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan Osmanlı döneminde, XVI. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Vakıf kayıtlarında da bu cami ile ilgili yeterli bir bilgiye rastlanmamıştır. Yanındaki türbe Şeyh Kudbettin’e aittir. Bu yapının dergâhtan camiye dönüştürüldüğü sanılırsa da bununla ilgili yeterli bir kaynak ile karşılaşılmamıştır.

    Cami kesme ve moloz taştan dikdörtgen planlı olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Önünde L şeklinde, çatılı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Giriş kapısı eksenindeki mihrap yuvarlak bir niş şeklindedir. Minaresi kare kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.
    Caminin yanında Şeyh Kudbetttin’in türbesi bulunmaktadır. Türbe kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. Üzeri beşik tonozla örtülmüştür. Değişik dönemlerde yapılan onarımlarla özelliğinden kısmen de olsa uzaklaşmıştır.


    İsa Baba Camisi (Merkez)

    [​IMG]Samsun il merkezinde bulunan İsa Baba Camisi’nin kitabesi günümüze gelememiştir. Bu bakımdan ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır. Ayrıca İsa Baba konusunda da bilgiler yetersizdir. Cami değişik zamanlarda ve 1895 yılında yapılan onarımlarla özgünlüğünden kısmen uzaklaşmıştır. Bununla beraber XV. Yüzyılda, Osmanlılar döneminde yapıldığı sanılmaktadır.

    Cami kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. Üzeri basık bir kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânı altlı üstlü yuvarlak kemerli ve uzun pencereler ile aydınlatılmıştır. Mihrap ve minberi geç dönemde yapılış ve özelliğini yitirmiştir. Minaresi kare kaide üzerinde yuvarlak yivli gövdeli ve tek şerefelidir. Yanında İsa Baba’nın türbesi bulunmaktadır.


    Hacı Hatun Camisi (Merkez)

    Samsun Saathane Meydanı yakınında bulunan bu cami, Hatice Hatun’un oğlu İbrahim Bey tarafından 1694 yılında yaptırılmıştır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla özgünlüğünü büyük ölçüde yitirmiştir.

    Cami kare planlı olup duvarları taş ve tuğla karışımı bir işçilikle örülmüştür. İbadet mekânının üzeri sekizgen kasnak üzerine tuğladan basık bir kubbe ile örtülmüştür. Mihrap nişi yuvarlak ve alçıdan yapılmıştır. Ahşap minberinin güzel bir ağaç işçiliği vardır. Minaresi kalın taş bir kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Minare gövdesinin oldukça kalın oluşu da dikkati çekmektedir.


    Büyük Cami (Merkez)

    [​IMG]Samsun il merkezinde Fuar alanının karşısında bulunan cami, ilin en büyük camisidir. Batumlu Hacı Ali Efendi tarafından 1884’de yaptırılmıştır. Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valde Sultan tarafından onarılmış, bu yüzden de halk arasında Valde Camisi olarak tanınmıştır.

    Cami sarıya yakın renkte kesme taştan yapılmıştır. Kare planlı caminin üzeri tromplu merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe sekizgen bir kasnak üzerine oturmuş ve dıştan basık görünümdedir. Merkezi kubbe dört köşedeki kulelerle desteklenmiştir. Dikdörtgen çerçeve içerisinde yuvarlak kemerli giriş kapısının önünde altı sütunun taşıdığı beş bölümlü beşik tonozlu bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerinin sütun araları yakın tarihlerde camekânla kapatılmıştır. Son cemaat yeri ile ibadet mekânı arasında kalan dikdörtgen bölümün üzeri üç kubbe ile örtülmüştür. Böylece caminin girişi daha da görkemli bir görünüm kazanmıştır.

    Yuvarlak bir niş şeklindeki mihrabı mermerdendir. Ağaç işçiliğinin güzel örneklerinde birisini yansıtan minber üzerinde madalyonlar, yıldız ve madalyon motifleri bulunmaktadır. Kubbe içerisi ve duvarlar bitkisel ve geometrik kalem işleriyle bezenmiştir. Caminin giriş cephesinin her iki tarafında son cemaat yeri ile caminin ana duvarlarının birleştiği duvarların üzerine iki minare yerleştirilmiştir. Minareler yuvarlak gövdeli ve birer şerefelidir.


    Yalı Camisi (Merkez)

    Samsun il merkezinde Buğday Pazarında, Saathane Meydanı’nda bulunan bu camiyi Sadık Bin Abdullah 1894 yılında yaptırmıştır. Cami aynı zamanda Hoca Hayrettin Camisi ismi ile de tanınmıştır.

    Cami kesme taş ve tuğladan örülmüştür. Kare planlı caminin üzerini sekizgen kasnaklı tuğladan bir kubbe örtmektedir. İbadet mekânı duvarlarından kubbeye geçiş, köşe tromplarının yardımıyla yapılmıştır. Kuzey yönüne geç dönemlerde son cemaat yeri eklenmiştir.

    İbadet mekânı altlı üstlü iki sıra halında altta dikdörtgen, üstte de yuvarlak kemerli alçı pencereler ile aydınlatılmıştır. Mihrap ve minber özellik göstermemektedir. Mihrap alçıdan minber ise ağaçtan yapılmıştır. Ceminin ana duvarına bitişik olan minaresi kalın ve uzun bir kaide üzerine yuvarlak gövdeli tek şerefelidir.


    Selâhiye Camisi (Merkez)

    Samsun il merkezinde bulunan Selâhiye Camisi’nin kitabesi günümüze gelemediğinden banisi ve yapım tarihi kesinlik kazanmamıştır. Yapı üslubundan XIX. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı sanılmaktadır.

    Cami moloz taş ve tuğladan dikdörtgen planlı olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Geniş bir bahçe içerisindeki caminin önünde son cemaat yeri bulunmamaktadır. Dikdörtgen bir kapıdan girilen ibadet mekânı altlı üstlü iki sıra halinde pencereler ile aydınlatılmıştır. Mihrap ve minberi bir özellik göstermemektedir. Caminin yanında kesme taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır.


    Büyük Cami (Bafra)

    [​IMG]Samsun Bafra ilçesinde bulunan bu camiyi Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Hatun 1670 yılında yaptırmıştır. Bu caminin bulunduğu yerde daha önce İsfendiyaroğulları döneminde yapılmış ahşap bir caminin olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir. Ancak bu cami ile ilgili yeterli bir bilgi bulunamamıştır.

    Cami Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda kesme taştan, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. İbadet mekânın üzeri kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Mihrap ve minberi kısmen orijinalliğini korumuştur. Caminin yanında taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır.


    Tayyar Paşa Camisi (Bafra)

    Samsun Bafra ilçesinde, Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan bu camiyi Tayyar Paşa 1869 yılında yaptırmıştır. Yapılışından sonra değişik zamanlarda onarım geçirmiş olmasına rağmen özgünlüğünü korumuştur.

    Cami kesme ve moloz taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. İbadet mekânını önüne XX. yüzyılın ilk yarısında bir son cemaat yeri eklenmiştir. Mihrap ve minberi bir özellik göstermemektedir. Yanında taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi eklemiştir.


    Göğceli Camisi Camisi (Çarşamba)

    [​IMG]Samsun Çarşamba ilçesinde, Çay Mahallesi’nde Göğceli Mezarlığı içerisinde bulunan bu cami, 1206 yılında yapılmış olup banisi bilinmemektedir.

    Anadolu ahşap planlı camiler tipinin en güzel örneklerinden biri olan cami, 1335 yılında onarım geçirmesine rağmen özelliğinden uzaklaşmamıştır. Bu onarım sırasında önüne bir son cemaat yeri eklenmiştir.

    Caminin yapımında yığma tekniği uygulanmış, duvarlarını tek parça halinde kalaslar meydana getirmiştir. Burada kullanılan kalaslar yaklaşık 15-18 cm kalınlığında, 50-70 cm eninde ve 12.60-20.00 m. uzunluğundadır. Yapıda dövme demir çivi yalnızca bağlantılarda kullanılmıştır. Caminin duvarlarında, direklerinde, kirişlerinde karaağaç, dışbudak ve kestane ağaçları kullanılmıştır. İbadet mekânının üzerini yörede üç omuzlu tabir edilen bir çatı örtmüştür.

    Bu caminin en büyük özelliği de, yapının taşınabilir oluşudur.


    Rıdvan Bey Camisi (Çarşamba)

    Samsun ili Çarşamba ilçesinde, Orta Mahalle’de bulunan bu cami, Erbaalı Rıdvan Bey tarafından 1781 yılında Yeşilırmak’ta boğulan kızının anısına yaptırılmıştır.

    Cami kesme taş ve tuğladan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. İbadet mekânı kasnaklı merkezi bir kubbe ile örtülmüştür.


    Mustafa Paşa Camisi (Havza)

    Samsun Havza ilçesinde, İmaret Mahallesi’nde bulunan bu camiyi, Mustafa Paşa 1256 yılında yaptırmıştır.

    Kare planlı olan cami kesme taştan yapılmıştır. İbadet mekânı sütunlarla üç sahna ayrılmıştır. İbadet mekânının üzeri ahşap kiremitli bir çatı ile örtülmüştür. Mihrap sade ve yuvarlak niş şeklindedir. Mihrabın karşısında ve giriş kapısının üzerinde üç ahşap direğin taşıdığı bir kadınlar mahfili bulunmaktadır. Yanında taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.


    Emir El-Hac Veliyüddin Bin Berekât-Şah Camisi (Havza)
    Samsun Havza ilçesi, Dereköy’de bulunan bu camiyi, Selçuklu Sultanı II.İzzeddin Keykavus döneminde Selçuklu Emiri El Hac Veliyüdin bin Berekat Şah 1249 yılında yaptırmıştır.

    Cami değişik zamanlarda yapılan onarım ve eklerle özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir. Moloz taş ve kesme taştan yapılan cami dikdörtgen planlıdır. Üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür. Mihrap nişi ve bezemesi özellik göstermemektedir.


    Sivrikise Camisi (Havza)

    [​IMG]Samsun ili Havza ilçesi Sivrikise Köyü’nde bulunan bu camiyi Ali Osman Ağa 1903 tarihinde yaptırmıştır. Cami Todor Usta tarafından yapılmıştır.

    Geniş bir avlu içerisindeki cami kare planlıdır. Düzgün olmayan kesme taşlardan yapılmıştır. Duvar köşelerine kesme taşlar yerleştirilmiştir. Üzeri ahşap kırma çatı ile örtülmüştür. Çatı altı XIX, yüzyılda çok sık kullanılan kirpi saçak şeklindedir. Caminin önündeki son cemaat yeri dört ahşap sütunun taşıdığı çatı örtülüdür. Giriş kapısı dikdörtgen çerçeveli ve basık kemerlidir. Kapı üzerine Arapça yapım tarihini belirten bir kitabe yerleştirilmiştir.

    İbadet mekânının her cephesine dikdörtgen söveli, sivri kemer alınlıkları olan ikişer pencere açılmıştır. Girişten sonra dört ahşap sütunun taşıdığı bir mahfil bulunmaktadır. İbadet mekânını örten ahşap tavanın orta göbeği kademelidir. Mihrap sade bir niş görünümünde olmasına rağmen minber ağaç işçiliğinin güzel örnekleri arasındadır. Minber korkulukları çeşitli bitkisel motiflerle bezenmiştir.
    Yanındaki minaresi taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Avlusundaki şadırvanın bir özelliği bulunmamakta olup XX. yüzyılda buraya eklenmiştir.


    Taceddin Paşa (Kurşunlu) Camisi (Vezirköprü)

    [​IMG]Samsun Vezirköprü ilçesi, Çanaklı Mahallesi’nde bulunan bu camiyi Taceddin Paşa 1494 yılında yaptırmıştır. Cami 1943 depreminde yıkılmıştır.

    Osmanlı Erken Dönem Mimarisinde kullanılan yan mekânlı veya Tabhaneli, Ters T planlı olarak yapılan cami, kesme taştan yapılmıştır. Art arda yerleştirilmiş iki kare mekân ve yan kanatlardan meydana gelen caminin bölümleri kasnaklı kubbelerle örtülmüştür. Önüne de beş bölümlü, üzeri kubbeli altı sütunun yuvarlak kemerlerle bağlandığı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Ancak 1945 depreminde yan mekânlar dışındaki bölümleri yıkılmış üzeri de çatı ile örtülmüştür.

    Vakıflar Genel Müdürlüğü 1989 yılında caminin restorasyonuna başlamış ve 1998 yılında da ibadete açılmıştır. Son onarım sırasında caminin üzerini örten çatı kaldırılmış ve buraya yüksek kasnaklı aynı eksende iki kubbe yapılmıştır.


    Taşkale (Kale Camisi) Camisi (Vezirköprü)

    [​IMG]Samsun Vezirköprü ilçesi, Mehmet Paşa Mahallesi’nde bulunan bu camiyi yanındaki hamam ile birlikte Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Sultan 1659 yılında yaptırmıştır.

    Günümüze özgünlüğünü koruyarak gelen cami, kesme taştan kare planlıdır, İbadet mekânının üzerini sekizgen yüksek kasnaklı basık bir kubbe örtmektedir. Caminin önünde birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmış dört sütunun taşıdığı üç bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Kemerlerin üzerindeki duvarlar iki renkli taşların alternatifli olarak sıralanmasıyla gösterişli bir konuma getirilmiştir. Son cemaat yeri 1945 yılından sonra camekânla kapatılmıştır. Giriş kapısının sağında minareye açılan bir kapı, solunda da kadınlar mahfiline çıkan bir dehliz bulunmaktadır.

    İbadet mekânındaki mihrap yedi köşeli olup mukarnas dolguludur. Günümüzde yağlı boya ile boyanmış mihrabın altındaki izlerden orijinal mihrabın bezemeli olduğu anlaşılmaktadır. Geç dönem işçiliği göstermesine rağmen mihrap ağaç işçiliğinin güzel örneklerinden olup yan yüzeyler bitkisel ve geometrik bezemelerle kaplanmıştır. Kıvrık dallar, çiçekler, baklava motifleri sık sık kullanılmıştır. Son cemaat yerinden çıkılar minare dikdörtgen taş kaide üzerine yuvarlık gövdeli ve tek şerefelidir. Günümüze gelen minare 1945 depreminden sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden yapılmıştır.


    Abdülgani (Namazgâh) Camisi (Vezirköprü)

    Samsun ili Vezirköprü ilçesi, Taşkale Mahallesi, Gençlik Caddesi üzerinde bulunan bu camiyi, Köprülü Mehmet Paşa XVII.yüzyılda yaptırmıştır. Cami 1906 depreminde bütünüyle yıkılmış, yalnızca mihrap ve minberi günümüze gelebilmiştir.

    Yıkılan caminin yerine halk tarafından 1915 yılında ahşap bir cami yapılmıştır. Daha sonra 1997 yılında Vezirköprü Belediyesi’nin yardımları ile bugünkü cami yapılmıştır.


    Yörgüç Paşa (Orta Cami) Camisi (Vezirköprü)

    Samsun ili Vezirköprü ilçesinde, Orta Cami Mahallesi’nde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelememiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ndeki 1431 tarihli vakfiyesinden Yörgüç Paşa tarafından yaptırıldığı öğrenilmiştir.

    Bu cami 1943 depreminde yıkıldığından orijinal hali hakkında kesin bilgi bulunmamaktadır. Yıkılan caminin yerine 1944 yılında moloz taş duvarlı, ahşap çatılı, dikdörtgen planlı bugünkü cami yapılmıştır. Yeni yapılan caminin mimari yönden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır.
     
  5. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Türbeleri


    İsa Baba Türbesi (Merkez)

    Samsun il merkezinde bulunan İsa Baba Camisi XV. yüzyılda yapılmıştır. Caminin kitabesi bulunmamaktadır. Caminin yanında, kare planlı İsa Baba’nın türbesi bulunmakta olup, türbenin buraya ne zaman eklendiği kesinlik kazanamamıştır.

    Türbe kesme taştan yapılmış, cami ile birlikte 1895 yılında onarılmış, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 1975–1976 yılı onarımından sonra da bugünkü görünümünü almıştır. Camiye bitişik olan kare planlı türbenin üzeri basık bir kubbe ile örtülüdür. Duvarları sağır olup iki cephesinde yuvarlak kemerli birer penceresi bulunmaktadır.


    Emir Mirza Bey Türbesi (Bafra)

    [​IMG]Samsun Bafra ilçesine 5 km. uzaklıktaki Emir Mirza Bey Türbesi, Türbe Köyü’nde bulunmaktadır. Kitabesinden öğrenildiğine göre Emir Mirza Bey’in veba salgını sırasında ölen yakınları için 1381 yılında yaptırılmıştır.

    Türbe moloz taştan ve dikdörtgen planlı olarak yapılmış üzeri sivri bir kubbe ile örtülmüştür. Türbenin kubbe dışındaki alanlar tonoz örtülüdür.

    Türbe içerisinde Selçuklu üslubunda altı sanduka bulunmaktadır.


    Hızır Bey Türbesi (Bafra)

    Samsun Bafra ilçesine 2 km uzaklıkta Hasırlı (Mardal) Köyü’nde bulunan bu türbe İsfendiyar Bey’in oğlu Hızır Bey’e aittir. Türbenin mimari yapısı ve tarihi belgeler XIV. yüzyılda yapıldığına işaret etmektedir.

    Türbe moloz taştan yapılmış kare planlıdır. Ancak kaçak define kazıcıları tarafından tahrip edilmiştir.


    Mustafa Bey Türbesi (Havza)

    Samsun Havza ilçesinde bulunan Mustafa Bey Türbesi kitabesinden öğrenildiğine göre, 1429 yılında yapılmıştır.

    Türbe kesme ve moloz taştan yapılmıştır. Duvarlarının altı kesme taş, üstü de moloz taş ve tuğla karışımı bir işçilik göstermektedir. Kare planlı türbenin üzeri kubbe ile örtülmüştür. Duvarlardan kubbeye geçişi sağlayan tuğla örtülü pandantiflerin ilginç bir işçiliği vardır. Burada geometrik motiflere yer verilmiştir.


    Emir el-Hac Veliyüddün Bin Berekat Şah Türbesi (Havza)

    Samsun Havza ilçesinde Emir el Hac Veliyüddin Bin Bereket Camisi’nin yanında bulunan bu türbenin kime ait olduğu kesinlik kazanamamıştır. Halk arasındaki yaygın bir söylentiye göre türbe Emevilerin bölgeye yapmış olduğu seferler sırasında ölmüş olan Horasanlı bir kumandan ile oğluna aittir.

    Günümüzde “Dereköy Evliyası” olarak tanınan türbe ziyaret yeridir. Özellikle erkek çocuk isteyen ve ruhsal bozukluğu olan kişiler buraya adaklarda bulunmaktadır. Türbe moloz taştan kare planlı olarak yapılmıştır.


    Şeyh Savcı Türbesi (Havza)

    [​IMG]Samsun Havza ilçesinde Şeyh Safi Köyünde bulunan bu türbenin kime ait olduğu kesinlik kazanamamıştır. Bazı iddialara göre Selçuklu sultanlarından II. Mesut’un şehzadesi Taceddin Çelebi’nin türbesidir ve 1355 tarihinde yaptırılmıştır. Bununla beraber Şeyh Safi Köyü mezarlığında Taceddin Altunbaş Gazi’ye ait bir mezar bulunmuştur. Ayrıca Taceddin Altunbaş’ın 1355 yılında yaşadığını gösterem belgelerle de karşılaşılmıştır. Bu durumda türbenin Şeyh Savcı isimli bir kişiye veya Sultan Taceddin’in oğlu Kılıçaslan Bey’e ait olduğu da düşünülmektedir.

    Türbe günümüze kadar değişik zamanlarda onarılmıştır. Son olarak da Çonoğluzade Mahmut Efendi tarafından 1900’lu yıllarda orijinaline uygun olarak yenilenmiştir.

    Türbe kesme taştan sekizgen planlı olup üzeri içten kubbe dıştan konik bir külah ile örtülmüştür. Türbede dikkati çeken bir bezemeye rastlanmamıştır.


    Sunullah Paşa Türbesi (Ladik)

    [​IMG]Samsun Ladik ilçesinde bulunan Sunullah Paşa Türbesi’nin kitabesi günümüze gelememiştir. Bununla beraber, yapı üslubundan XVI. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

    Türbe kesme ve yer yer de moloz taştan yapılmıştır. Sekizgen planlı olup, üzeri yüksek bir kasnak üzerine oturan kubbe ile örtülüdür. Birkaç basamakla çıkılan türbenin giriş kapısı dikdörtgen bir çerçeve içerisinde yuvarlak kemerlidir.
    Önüne iki mermer sütunun taşıdığı bir revak eklenmiştir. Türbenin sekizgen köşelerine üzerlerinde birer aynalık olan dikdörtgen söveli pencereler yerleştirilmiştir.


    Şeyh Bek Türbesi (Ondokuzmayıs)

    Samsun Çarşamba ilçesinde bulunan bu türbenin kime ait olduğu kesinlik kazanamamıştır. Bazı iddialara göre Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Horasan’dan gelen bir kişiye aittir. XII. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

    Türbe moloz taştan kare planlıdır.
     
  6. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun İmaretleri


    Havza İmareti (Havza)

    [​IMG]Samsun Havza ilçesi İmaret Mahallesi’nde, kaplıcaların yakınında bulunan bu imareti Sultan II. Murat zamanında Amasya Valisi olan Yörgüç Paşazade Mustafa Bey 1429 yılında yaptırmıştır.

    İmaret sonraki yıllarda fakirlere, dervişlere ve askerlere yemek verme işlevinde uzaklaşmış, kendi haline terk edilmiştir. Bu nedenle de harap olan imaret Cumhuriyet döneminde Samsun Valisi olan Fuat Tuksal tarafından onartılmış ve böylece günümüze gelebilmiştir. İmaret 1940-1982 yıllarına kadar “Atatürk Halk Kütüphanesi” olarak kullanılmıştır. Yakın tarihlerde de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından eski işlevine döndürülmüş ve imaret olarak hizmet vermektedir.

    İmaret Kesme taştan yapılmış olup, birbirine dik ve bitişik iki bölümden meydana gelmiştir. Bunlardan biri ana mekânı diğeri de yan bölümleri oluşturmaktadır. İmaretin üzeri ise düz bir çatı ile örtülmüştür. İmaretin doğusunda ve yan mekânlarda birer kapısı bulunmaktadır. Doğudaki bölüm, iki kapı ile yan mekânlara bağlanmıştır.

    Bunlardan ana giriş kapısı üzerinde Arapça sülüs yazılı bir kitabesi bulunmaktadır.

    Kitabe:
    Emre bi inşa hazihil
    İmarütül mübareketül
    Fi eyyam-i devletüz
    Sultanül vel hakanül muazzam
    Bi ibnil fetih murabbın
    Sultan mehmet ban-ül müştehir
    Bi ibl Osman Halladellahu
    Ve ezzaha alil alemin
    Bülhanebül emir-ül-kebir
    Mustafa bin ül vezirül
    Hatr-ül milleti celâl veddin
    Yörgüç Haşa el.
    Atabey el Muhasınaüllillah
    Sende selasine ve semanü
    Me min hicreti hayr-ül
    Beriyye aleyhi eftalüt tahiyye.

    Bu kitabenin yanı sıra duvar üzerinde Pilancius Piso’nun Latince bir sözünü içeren bir kitabe daha bulunmaktadır. Bu kitabenin ne amaçla ve ne zaman buraya konulduğu bilinmemektedir.

    Bu sözün anlamı şöyledir:
    “Havza kaplıcalarında seneli müteakip ve vakur bir tarzda geçirdikten sonra şimdi iyi sıhhatte olarak, hak ettiği için Tanrı Asklepios hazretlerine ve menfaatlerine şükranlarımı sunarım.
    Taşrada muvakkaten oturmasına rağmen bana suyu tavsiye eden rahip Xandrasa ve herkesin dostu olan Silius Lipidus’a teşekkür ederim. Ben Piso kurtulmuş olarak latif vatanıma dönüyorum, ailemin şükranı ebediyen yaşasın.
    Pilancius Piso”.

    İki bölümlü imaretin doğu kapısından dikdörtgen mekâna girilmektedir. Bu bölüm iki kare mekâna geniş bir kemerle ayrılmış ve üzerleri pandantifli birer kubbe ile örtülmüştür. Buradan iki kapı ile mutfağın ve yemek yenilen bölümlerin olduğun mekâna geçilmektedir. Buradaki birbirlerine bitişik üç bölüm dışarıya pencere ile açılmamaktadır. Üzerleri ise tonozlarla örtülmüştür.
     
  7. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Hamamları


    Büyük Hamam (Kızgözü-Aslanağzı) (Havza)

    Samsun Havza ilçe merkezinde bulunan Büyük Hamam’ın yapımıyla ilgili bir kitabe günümüze gelememiştir. Bazı kaynaklarda bu hamamın Romalılar tarafından yaptırıldığı ve Selçuklular tarafından onarılarak kullanıldığı belirtilmiştir. Nitekim hamama Sultan Mesud Hamamı, Lisanı Nas ve Sazi (Sadi) Paşa Hamamı da denilmektedir. Vakıf kayıtlarına göre 1256 yılında Selçuklu Sultanı II.Mesud tarafından yaptırıldığı yazılıdır. Bazı vakıf kayıtlarında ise, Sazi Paşa vakfı olduğu yazılıdır.

    Hamamın günümüze kadar söylene söylene gelebilmiş bir de öyküsü bulunmaktadır. Bu öyküye göre, hamamda üç güzel kız yıkanırlarken hamamı eşkıyalar basmış ve çaresiz kalan genç kızlar Allah’a şöyle yalvarmışlardır:

    “Allah’ım bizi ya kuş yap ya da taş… Bizi bu eşkıyalara teslim etme.”

    Bu duanın ardından genç kızların istekleri kabul edilmiş, kızlardan biri kuş olarak uçmuş, diğeri de taş kesilerek hamamın bir kenarında heykel olmuştur. Bu heykelin gözlerindeki oyuklardan akan sular ise gözyaşları olarak nitelendirilmiştir. Günümüzde hamamın aslanağzı denilen büyük kurnasının yanındaki sütuna “Kız Gözü” ismi verilmiştir. Bu heykelden ötürü hamam ayrı bir özellik kazanmış, önünde adaklar yapılmış, kurbanlar kesilmiştir.

    Hamam moloz taş ve tuğla hatıllı olarak yapılmıştır. Dikdörtgen planlı hamam soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Soyunmalık ve ılıklık bölümleri iki küçük kasnaklı kubbe ile örtülmüştür. Sıcaklığın üzerinde ise Türk üçgenleriyle kasnaklı büyük bir kubbeye geçiş sağlanmıştır. Sıcaklığın çevresinde altı kurna ve bir de halvet kısmı bulunmaktadır.

    Hamam günümüzde de kullanılmaktadır.


    Küçük Hamam (Şifa Kaplıcası) (Havza)

    Samsun ili Havza ilçesinde, Büyük Hamam’ın bitişiğindeki bu hamamı Amasya Emiri Yörgüç Mustafa Bey 1429 yılında yaptırmıştır. Ardından da 1436 tarihli bir vakfiye yapmıştır.

    Küçük Hamam plan olarak yanındaki Büyük Hamam ile benzerliği bulunmamaktadır. Moloz taş ve yer yer de tuğla hatıllı kesme taştan yapılan hamam, soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Küçük bir kapıdan kare planlı büyük ölçüde bir soğukluk kısmına girilmektedir. Bu bölümün üzeri pandantifli büyük ölçüde merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Ilıklık oldukça küçük ölçüde olup, üzeri tonoz örtülüdür. Sıcaklık kare planlıdır ve üzeri pandantifli merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbenin altında sekizgen bir göbek taşı bulunmaktadır. Duvarlara kurnalar yerleştirilmiştir. Buradan kare planlı daha küçük ölçüde halvet kısmına geçilmektedir.

    Hamam yakın tarihlerde orijinaline uygun biçimde restore edilmiş olup, erkekler hamamı olarak günümüzde de kullanılmaktadır.


    Maarif Hamamı (Havza)

    Samsun Havza ilçesinde bulunan Maarif Hamamı’nı Sultan II.Abdülhamit’in Dahiliye Nazırı Mazmun Paşazade Memduh Paşa Sivas Valisi iken 1890 tarihinde yaptırmıştır. Hamamın geliri maarif için kullanılmış, bu nedenle de hamama halk arasında Maarif Hamamı denilmiştir.

    Hamamın üzerine sonraki yıllarda bir otel yapılmıştır. Hamam ile birlikte otel birkaç kez onarılmış ve özgünlüğünü büyük ölçüde yitirmiştir. Buradaki otel 1951 yılında yıkılmış ve yeniden yapılmıştır.1970 yılında otel bir kez daha yenilenmiştir.

    Hamama doğrudan doğruya önündeki caddeden ve otelden girilmektedir. Soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelen hamamın soyunmalık kısmında büyük bir havuzu vardır. Bunun çevresine özel odalar yapılmıştır. Sıcaklık bölümü kareye yakın bir plan şekli göstermektedir. Ancak bu bölüm özgünlüğünden büyük ölçüde uzaklaşmıştır.

    Günümüzde hamamın mülkiyeti Havza Belediyesi’ne ait olup, gündüz kadınlara, geceleri de erkeklere hizmet vermektedir. Bunun yanı sıra üzerindeki otele de hizmet vermektedir.


    Taşkale Hamamı (Vezirköprü)

    Samsun Vezirköprü ilçesinde, Taşkale Mahallesi’nde Taşkale Camisi’nin yanında bulunan hamam, cami ile birlikte Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Sultan tarafından 1659 yılında yaptırılmıştır.

    Hamam Klasik Osmanlı plan düzeninde, moloz taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelen hamamın soyunmalık kısmını örten, ilginç görünümlü bir kubbesi vardır. Kesme taş ve tuğladan yapılmış bir kasnak üzerine oturtulmuş kubbesinin üzerinde ters olarak dizilmiş bir örtü bulunmaktadır. Soyunmalık kısmına sivri kemerli bir kapı ile girilmektedir. Soyunmalığın ortasına sekizgen planlı bir şadırvan yerleştirilmiştir. Ilıklık tonoz örtülü olup buradan kare planlı sıcaklığa geçilmektedir. Sıcaklık pandantiflidir ve kasnaklı bir kubbe ile üzeri örtülmüştür. Bu bölümün çevresine haç biçiminde eyvanlar yerleştirilmiştir. Burada, halvet odalarına da yer verilmiştir.


    Çifte Hamam (Vezirköprü)

    [​IMG]Samsun Vezirköprü ilçesinde Kaneoğlu Mahallesi’nde, bedestene bitişik olan hamamın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber bu hamamın da Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Sultan tarafından yaptırıldığı kaynaklarda belirtilmiştir. Büyük olasılıkla da Taşkale Camisi ve Taşkale Hamamı ile birlikte XVI. yüzyıl ortalarında yapıldığı sanılmaktadır.

    Klasik Osmanlı hamam mimarisinde çifte hamam plan düzeninde yapılan bu hamam, soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Hamamın kadınlar ve erkekler bölümleri birbirlerinin eşidir. Kadınlar kısmının önüne içerisi görülmesin diye bir duvar örülmüştür. Yuvarlak kemerli bir kapıdan girilen soyunmalık dikdörtgen planlıdır ve ortasına sekizgen bir havuz yapılmıştır. Bu bölüm oldukça geniş bir kemerle iki kare bölüme ayrılmıştır. Bu bölümün üzeri kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Soyunmalık ve sıcaklık arasındaki ılıklık küçük ölçüdedir ve üzeri tonoz örtülüdür. Sıcaklık kare planlı olup, kenarlarındaki eyvanlarla haç planına dönüştürülmüştür. Bu bölümün de ortasında sekizgen planlı bir göbek taşı bulunmaktadır. Sıcaklığın etrafındaki eyvanların aralarında ikişer kurnalı bölümlere yer verilmiştir.

    Hamam günümüzde iyi bir durumda olup, halen kullanılmaktadır.


    Şifa Hamamı (Vezirköprü)

    Samsun Vezirköprü ilçesinde, Mehmet Paşa Mahallesi’nde bulunan Şifa Hamamı, Köprülü Mehmet Paşa’nın kızı tarafından yaptırılmıştır. Kitabesi bulunmadığından kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Köprülü Mehmet Paşa’nın yaşadığı dönem ve hamamın yapı üslubu XVII. yüzyılda yapıldığını göstermektedir.

    Hamam değişik dönemlerde yapılan onarımlarla özelliğini kısmen yitirmiştir. Moloz taştan yapılmış olan hamam dikdörtgen planlıdır. Soğukluk kısmının önüne sonraki yıllarda ahşap bir bölüm onarımlar sırasında eklenmiştir. Soğuklu kare planlı olup üzeri kubbe ile örtülmüştür. Ilıklık küçük ölçüde olup tonoz örtülüdür. Buradaki küçük mekânlar helâ ve özel bir odadır. Sıcaklık kare planlı ve kubbelidir. Sıcaklığın doğu yönüne beşik tonozlu küçük bir mekân, batısına da bir diğer halvet hücresi eklenmiştir.

    Hamam günümüze iyi bir durumda gelmiştir.


    Kale Hamamı (Vezirköprü)

    Samsun Vezirköprü ilçesinde, Mehmet Paşa Mahallesi’nde, Kale Camisi’ne bitişik olan bu hamam Sokullu Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Sultan tarafından 1659 yılında yaptırılmıştır.

    Hamam Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda moloz taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Yuvarlak kemerli bir kapıdan girilen soğukluk kare planlı olup üzeri kubbe ile örtülmüştür. Sıcaklık ile soğukluk arasında beşik tonoz örtülü küçük bir ılıklık bulunmaktadır. Sıcaklık kare planlı olup, köşelerine halvet hücreleri yerleştirilmiştir. Üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür.

    Hamam günümüzde kullanılmaktadır.

    Yusuf Ağa Hamamı (Vezirköprü)

    Samsun ili Vezirköprü ilçesinde bulunan Yusuf Ağa Hamamı’nı 1602 isyanında yanan Vezirköprü’nün yeniden imarı sırasında, Vezirköprü Ayanı’ndan Yusuf Ağa yaptırmıştır. Kitabesi ve hamamın kendisi de günümüze gelemediğinden yapım tarihi konusunda kesin bir bilgi edinilememiştir.


    Taceddin Paşa Hamamı (Vezirköprü)

    Samsun Vezirköprü ilçesinde bulunan bu hamamı Taceddin Paşa 1491-1495 yılları arasında yaptırmıştır. Sonraki yıllarda yıkılan hamam ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır.


    Yörükler Hamamı (Ondokuzmayıs)
    Samsun ili, Ondokuzmayıs ilçesi'nde Balık Gölü yakınında bulunan bu hamamın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber, yapı üslubundan XIX.yüzyılın ikinci yarısına ait olduğu sanılmaktadır.
    Hamam, moloz ve kesme taş ile yer yer tuğladan yapılmıştır. Soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir.
     
  8. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Bedesten ve Arastası


    Fazıl Ahmet Paşa Bedesten ve Arastası (Vezirköprü)

    [​IMG]Samsun Vezirköprü ilçe merkezinde bulunan bedesten ve arasta Fazıl Ahmet Paşa döneminde yaptırılmıştır. Kitabesi bulunmadığından yapım tarihi tam olarak kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber 1660 yılında Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Hatun’un babası Yusuf Ağa tarafından yaptırıldığı konusunda kaynaklarda bazı bilgilere rastlanmıştır. XVII. Yüzyıl eseridir.

    Bedestenin çevresinde arasta eklenerek yapı daha da geliştirilmiştir. Kesme taştan yapılmış olup, kare planlıdır. Bedestene dört cephesindeki yuvarlak kemerli kapılardan girilmektedir. Üzeri pandantifli dört ayrı kubbe ile örtülmüştür. Bu kubbeler duvarla üzerine tuğla kemerlerle oturtulmuştur. Bedestenin ortasındaki ana kubbe ile diğer kubbeler arasına bir de dua kubbesi yerleştirilmiştir. İç mekâna dükkânlar sıralanmıştır.


    Bedesten (Çarşamba)

    [​IMG]Samsun ili Çarşamba ilçesinde bulunan bedestenin yapım tarihini belirten bir kitabe günümüze gelememiştir. Bununla beraber yapı üslubundan ve kaynaklardaki bilgilerden XIX. yüzyılın ikinci yarısında 1862 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.
    Bedesten ilk yapılışında kuyumcular çarşısı olarak düşünülmüş ve o şekilde kullanılmıştır.

    Bedesten, kesme ve moloz taştan dikdörtgen planlı, iki katlı olarak yapılmıştır. Üzeri semerdam şeklinde kırma çatı ile örtülmüştür. Yuvarlak kemerli bir girişten bir hol kısmına oradan da dükkânların sıralandığı avluya girilmektedir. Girişin iki yanındaki merdivenlerden de üst kata çıkılmaktadır. Buradaki bir koridorun çevresine odalar sıralanmıştır.
     
  9. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Medreseleri


    Fazıl Ahmet Paşa Medresesi (Taş Medrese) (Vezirköprü)

    [​IMG]Samsun Vezirköprü ilçesi, Yenimahalle’de bulunan medreseyi Fazıl Ahmet Paşa 1661–1662 yıllarında yaptırmıştır.
    Medrese 1964 yılına kadar çeşitli amaçlarla kullanılmış, yapılan tadilatlarla özgünlüğünü kısmen yitirmiş ve sonra da Halk Kütüphanesi olmuştur. Kütüphane yörenin en zengin eserlerini bir araya getirmiştir. İçerisinde 378 Arapça ve Farsça el yazması, 509 çeşitli el yazmaları bulunuyordu. Günümüzde kütüphanede 13649 Türkçe kitap bulunmaktadır.
    Medrese yöreye özgü Karacaviran taşından yapılmıştır. Dikdörtgen medresenin giriş ekseninde, dışarıya çıkıntı yapan dershane bölümü bulunmaktadır. Medrese iki sıra halinde altta iki, üstte de birer pencere ile aydınlatılmıştır. Avluyu çevreleyen medrese hücre ve revakları küçük kubbelerle örtülmüştür. Kare planlı medrese odalarının içerisine ocak ve dolaplar yerleştirilmiştir.
    [​IMG]Dershane kare planlı olup, üzeri kasnaklı merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Dershanenin girişi dört sütunla üç bölüme ayrılmıştır. Bu sütunlar birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmıştır. Bunlardan ortadaki ana giriş diğer iki kemerden daha küçük ölçüde yapılmıştır. Aynı şekilde üzerlerini örten üç kubbeden ortadaki daha küçük ve daha basıktır.
    İlk yapılışında üzeri kurşun kaplı olan üst örtü, Osmanlı- Rus Savaşı sırasında üzerideki kurşunları alınmış ve kiremit kaplanmıştır. Medrese 1943 depreminde büyük hasar görmüşse de sonradan onarılmıştır.

    Abdülkerim Ağa Medresesi (Vezirköprü)

    Samsun ili Vezirköprü ilçesinde bulunan Abdülkerim Ağa Medresesi’nin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Kaynaklardan öğrenildiğine göre XVII.yüzyılda yapılmıştır.

    Medrese avlu etrafında çevrelenmiş yirmi medrese hücresinden meydana gelmiştir. Medrese 1943 depreminde yıkılarak günümüze gelememiştir.


    Süleyman Ağa Medresesi (Vezirköprü)

    Samsun Vezirköprü ilçesinde, Taceddin Paşa Camisi’nin avlusunda, Bostancıbaşı Köprülü El Hac Süleyman Ağa tarafından 1730 yılında yaptırılmıştır.

    Medrese avlu etrafında sıralanmış 24 hücreden meydana gelmiştir. Bu medrese de 1943 depreminde yıkılarak günümüze gelememiştir.


    Rahmaniye Medresesi (Vezirköprü)

    Samsun Vezirköprü ilçesinde bulunan bu medreseyi Es Seyyid Osman Efendi 1805 yılında yaptırmıştır. Avlu etrafında altı hücreli küçük bir medrese idi. Bu medrese de 1943 depreminde yıkılarak günümüze gelememiştir.
     
  10. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Anıtları


    Atatürk Anıtı (Merkez)

    [​IMG]Samsun il merkezinde, Hükümet Konağı yanındaki şehir parkı içerisindeki Atatürk Anıtı, Atatürk’ün en gösterişli anıtlarının başında gelmektedir.

    Atatürk’ün Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919 gününü simgeleyen anıt, Samsun Belediyesi tarafından 1931 yılında Avusturyalı Heykeltıraş H.Krippel’e yaptırılmış ve 19 Ocak 1932’de törenle açılmıştır.

    Oldukça yüksek dikdörtgen beyaz mermer bir kaide üzerinde Atatürk, şaha kalkmış bir at üzerinde, resmi üniforması ile tasvir edilmiştir. Anıtın kaidesi üzerindeki bronz levhalarda ise Kurtuluş Savaşı tasvir edilmiştir. Ayrıca kaidenin ön yüzünde Atatürk’ün Samsun’a çıkışının öyküsü kısaca yazılmıştır. Heykel kaide üzerine atın arka ayakları ve kuyruğu ile oturtulmuştur.


    İlk Adım Anıtı (Merkez)

    [​IMG]Samsun limanında, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Bandırma Vapurundan inerek kıyıya çıktığı iskelenin bulunduğu yer, Samsun limanının yapımı sırasında 1959’da kayalarla doldurulmuştur. Günümüzde kıyıdan içeride kalan bu iskelenin yerinin belli olması için bu anıt dikilmiş ve 1969 yılında açılmıştır. Anıtın tasarımını Mimar Seçkin Viter yapmıştır.

    Taş blok kaide üzerindeki İlk Adım Anıtı dayanışmayı simgelemektedir. Burada resmi üniforması ile Atatürk ve kumandanlar görülmektedir. Ayrıca anıtın iki ucunda da gençliği simgeleyen heykellere yer verilmiştir. Anıtın üzerinde “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Gazi M.Kemal” yazılıdır.

    Atatürk Anıtı (Vezirköprü)

    Samsun ili Vezirköprü ilçesinde bulunan Atatürk Anıtı Y.Müh.İsmail Sevcan’ın projesini yaptığı kaide üzerine Heykeltıraş Rahmi Ertemiz tarafından yapılmıştır.

    Anıtın temeli 1981 yılında Kaymakam Haydar Keskin tarafından atılmış ve Haziren 1981’de de törenle açılmıştır.

    Atatürk Anıtı 2.60 m. Yüksekliğinde olup, pirinç dökümü İstanbul’da Mehmet Koç tarafından yapılmıştır. Anıtta Atatürk asker kişiliğini yansıtacak biçimde tasvir edilmiştir.


    Köprülü Mehmet Paşa Anıtı (Vezirköprü)

    [​IMG]Samsun Vezirköprü ilçesi, Belediye Parkı içerisinde, Vezirköprü’ye büyük hizmetleri olan Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa’nın anıtı bulunmaktadır. Anıt, 1958 yılında dikilmiştir.

    Dikdörtgen mermer bir kaide üzerine, Köprülü Mehmet Paşa’nın büstü yerleştirilmiştir.
     
  11. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Müzeleri


    Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi (Merkez)

    [​IMG]Samsun il merkezi Fuar Alanında bulunan Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi 19 Mayıs 1981’de ziyarete açılmıştır. Samsun yöresinde Türk Tarih Kurumu’nun yapmış olduğu kazılardan çıkan eserler ilde müze olmayışından ötürü Kastamonu Müzesi’ne gönderilmiştir. Samsun’un ulusal tarihimizdeki yerinden ötürü “Atatürk ve 19 Mayıs Müzesi” ismi altında bir müze kurulması 1956 yılında vali Turgut Başkaya tarafından Bakanlığa teklif edilmiştir. Bu arada bir inşaat temelinden çıkan eserler ile çevreden toplanan eserler Samsun Erkek Sanat Enstitüsü’nde toplanarak koruma altına alınmıştır. Başlangıçta depo niteliğindeki müzede 1 Mart 1960’da çalışmalar başlamıştır. Bunun ardından Vali Enver Saatçigil Samsun’da Atatürk Müzesi fikrini yeniden ele almış, 1967 yılında Fuar Alanı içerisindeki 19 Mayıs Galerisi “Atatürk Müzesi” olarak kullanılması için Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmiştir. Bunun ardından Fuar Alanı içerisinde Atatürk Müzesi’nin yanı başında Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nin yapımına 1976 yılında başlanmış ve müze altı yıl sonra ziyarete açılmıştır.

    Müzede Samsun ve çevresinden toplanan arkeoloji ve etnoğrafik eserler sergilenmektedir.

    [​IMG]Arkeoloji bölümünde İlk Tunç Çağı, Hitit, Helenistik ve Roma dönemlerine tarihlenen bronz, pişmiş toprak, kemik eserler sergilenmektedir. Bunlar arasında bronz atlet heykeli, Eski Tunç Çağına ait ameliyat edilmiş kafatasları, antik Amisos kenti buluntuları, Roma imparatoru Alexander Severus zamanında yapılmış olan Amisos Mozaiği, Aminos mezar odasından çıkan hazineler, Helenistik Çağa ait takılar bulunmaktadır. Müzenin en önemli bölümünü oluşturan Amisos mezar odasında bulunan eserler M.IV-III. yüzyıllara tarihlendirilmektedir Bu bölümde altın taç, küpe, bilezik gibi eserler dikkati çekecek güzelliktedir. Ayrıca Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemi sikkelerde bulunmaktadır. Bunların yanı sıra Cumhuriyet döneminde basılmış paralar da onları tamamlamaktadır.

    Müzenin etnografya bölümünde Samsun yöresine ait bindal, peşkir, cepken, saat keseleri, el yazmaları, Kuran’lar da bulunmaktadır. Yöresel kesici ve ateşli silahlar da ayrı bir vitrin içerisinde düzenlenmiştir.

    Fuar Alanı
    Tel: (0362) 435 03 58
    Faks: (0362) 431 68 58


    Atatürk Müzesi (Merkez)

    [​IMG]Samsun il merkezi Fuar Alanında bulunan Atatürk Müzesi’nin kurulması Vali Turgut Başkaya tarafından 1956 yılında bakanlığa teklif edilmiştir. Sonraki yıllarda Vali Enver Saatçigil konuyu yeniden ele almış ve 1967 yılında Fuar sahası içerisinde yapılmış olan 19 Mayıs Galerisini “Atatürk Müzesi” olarak kullanılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı’na devrettirmiştir. Müzenin taş ve renkli mermer binasının ön cephesine Kurtuluş Savaşı’nı temsil eden kabartma bir firiz yerleştirilmiştir.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetimindeki Atatürk Müzesi’nde Ankara Anıtkabir Müzesi’nden getirilen Atatürk’e ait 105 parça eserin teşhir ve tanzimi yapıldıktan sonra 1 Temmuz 1968’de fuar ile birlikte ziyarete açılmıştır.

    Müzede Atatürk’e ait giysiler, silahlar, bastonlar ve yemek takımı gibi eşyalar sergilenmektedir.

    Fuar Alanı
    Tel: (0362) 435 03 58
    Faks: (0362) 431 68 28


    Gazi Müzesi (Merkez)

    [​IMG]Samsun Gazi Mahallesi Mecidiye Caddesi’nde Atatürk’ün 20-24Eylül 1924 tarihinde Samsun’a ikinci gelişinde kaldığı konak, 1998 tarihinde müze olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetiminde ziyarete açılmıştır.

    Konak iki katlı bir yapı olup dış cephesi yığma tuğladan iç bölümleri de bağdadi olarak yapılmıştır. Giriş cephesi oldukça bezemeli ve gösterişli olan yapının ikinci katında bir de balkonu bulunmaktadır. Müzeye doğu ve kuzey yönündeki iki kapıdan girilmektedir.

    Müzede Atatürk ile ilgili fotoğraflar sergilenmiştir. Ayrıca eski bir Samsun evi olarak düzenlenmiştir.

    Merkezkale Mahallesi Mecidiye Caddesi
    Tel: (0362) 435 03 58
    Faks (0362) 431 68 28


    Atatürk Evi ve Müzesi (Havza)

    [​IMG]Samsun Havza ilçesinde, Medrese Mahallesi Ankara Caddesi’nde bulunan Ali Baba’nın Mesudiye Oteli, Atatürk’ün 25 Mayıs 1919’da Havza’ya gelişinde Kaymakam Fahri Bey tarafından Atatürk’e tahsis edilmiştir. Atatürk bu otelde 25 Mayıs–13 Haziran 1919 tarihleri arasında 18 gün kalarak karargâh olarak kullanmıştır.

    Konak üç katlı bir yapı olup birinci katında bir orta sofa ve bunun çevresinde dört oda; ikinci katında sofaya açılan beş oda bulunmaktadır.

    Atatürk’ün kalmış olduğu oda eşyaları ile birlikte korunarak “Gazi Odası” olarak ziyaret edilmiş, diğer bölümler Havza Belediyesi’nin hizmet birimleri tarafından kullanılmıştır. Samsun İl Özel İdaresi’nin maddi desteği ile Havza Kaymakamlığı evin tamirini yapmış ve ziyarete açmıştır. Kültür Bakanlığı 2001 yılında binayı bütünüyle restore etmiş ve “Atatürk Evi” olarak İl Özel İdare Yönetiminde 2002 yılında yeniden ziyarete açılmıştır.

    [​IMG]Atatürk Evinin alt katı sergi salonu haline getirilmiş ve burada yöresel el sanatları sergilenmiştir. İkinci katta Atatürk’ün çalışma odası, yatak odası ve dinlenme odası o dönemde kullanılan eşyalarla birlikte düzenlenmiştir.
    Müzenin üçüncü katında Milli Mücadelenin ön hazırlıklarının yapıldığı sırada illerle yapılan bağlantılar, o dönemdeki çalışmalar, resimler ve belgeler sergilenmektedir. Ayrıca Atatürk'ün çalışma masasında balmumu heykeline yer verilmiştir. Salonlarda ise yöresel etnoğrafik eserler sergilenmiştir.

    Medrese Mahallesi, Atatürk Caddesi
    Tel: (0362) 714 18 19
    Faks: (0362) 714 18 19

    Bandırma Vapuru (Merkez)

    [​IMG]Atatürk’ün 18 arkadaşı ile birlikte Samsun’a geldiği ve Milli Mücadele’nin başlamasına neden olan Bandırma Vapuru’nun birebir ölçülerdeki kopyası Samsun’da Doğu Park Sahiline yapılmış ve müze olarak ziyarete açılmıştır.

    Gemi, Taşkınlar Gemi Sanayi Tic.A.Ş. tarafından yapılıp, 15.04.2001 tarihinde teslim edilmiştir.

    Samsun İl Özel İdaresi’nin 200–2001 yatırım programına alınan Bandırma Vapuru’nun Gemi Müze yapılmak üzere ihaleye çıkarılmıştır. İl Özel İdaresi’ne 29 yıllığına tahsis edilen gemi, dolgu sahası içerisindeki koyda 2000 m2’lik bölümü karada, 1000 m2’lik bölümü de denizde olmak üzere yapılmıştır. Bu arada kıyıda çevre düzenlemeleri de yapılmış, geniş bir tören alanı, aslanlı yol ve Milli Mücadele’yi tanımlayan rölyeflerin bulunduğu 70 m. Uzunluğunda bir duvar, yedi figürlü bir anıt ile çeşitli etkinliklerin yapılacağı mekânlar bulunmaktadır.

    Müze olarak ziyarete açılan gemide, Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen’in atölyesinde Atatürk ve 18 arkadaşının özgün boyutlarda balmumu heykelleri yapılmış ve bunlar kaptan köşkü başta olmak üzere çeşitli yerlere konulmuştur. Vapurun karşısında da yedi figürlü bir anıt yapılmıştır.

    Bandırma Vapuru, 1878 yılında İskoçya’nın Paisley bölgesindeki Mac Intyre şirketi tarafından Huston and Cardett tezgâhlarında 279 grostonluk yolcu ve yük vapuru olarak inşa edilmiştir. Geminin ilk sahibi Dussey and Robinson şirketi olup, o zamanki ismi Torocaderto idi.

    [​IMG]1883 yılında Yunanlı armatör Psicha geminin kaydını Pire Limanı’na alarak ismini Kymi olarak değiştirmiştir. Daha sonra bu gemi Yunanlı bir armatöre satılmıştır. Yunanlı armatör Andreadis gemiyi bir başka Yunanlı armatörün Rama Derasimo İstanbul şirketine satmıştır. Bundan sonra geminin ismi Panderma olarak değiştirilerek kaydı İdare-i Mahsusa’ya devredilmiştir.

    Osmanlı Denizcilik İşletmesi olan İdare-i Mahsusa 1910 yılında Panderma ismini Bandırma olarak değiştirmiş ve Posta Vapuru olarak çalıştırmıştır. 19 Mayıs 1919’da Atatürk ve silah arkadaşlarını Samsun’a getiren gemi daha sonra posta hizmetlerine devam etmiştir. 1925 yılında gemi İlhami Söke isimli şahsa satılarak, aynı şahıs tarafından 4 ay içinde Haliç'te sökülmüştür.
     
  12. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Sivil Mimari Örnekleri


    [​IMG]Samsun ili ve çevresindeki sivil mimari Doğu Karadeniz Bölgesi ile Orta Anadolu mimarisinin etkisi altında kalan bir sivil mimari göstermektedir. Bununla beraber yapılanmada büyük farklılıklar olduğu da gözlemlenmektedir. Bölgedeki alanların çoğunlukla düz ve ovalık oluşu yapılanmada toplu yerleşimi ön plana çıkarmıştır.

    Samsun yöresindeki köy yerleşimlerinde evler çoğunlukla kare planlı olup, ortadaki sofanın çevresinde odalar sıralanmıştır. Taş temelli evlerin kuzeyine üzeri örtülü çevresi de çardak şeklinde açık yazlık bölümler ön plana çıkarılmıştır. Kış aylarında ise bu çardaklar kapatılarak ayrı bir odaya dönüştürülmektedir. Ahşap döşemeli odaların tavanları kirişler üzerine tahta kaplanmıştır. Üst örtüler çoğunlukla beşik ve kırma çatı şeklinde olup kiremit örtülüdür.

    [​IMG]Kıyıdan iç kesimlere geçildiğinde sivil mimari daha çok Orta Anadolu mimarisi ile yakınlık göstermektedir. Yığma taş temeller üzerine duvarlar moloz taş, yığma taş, kerpiç ve bağdadi sıvalıdır. Zemin katında döşemeler sıkıştırılmış toprak, üst katlar ahşap kirişler üzerine tahta kaplamalıdır. Çatıların yanında düz toprak damlı evlerle de karşılaşılmaktadır.

    Samsun yöresinde Çarşamba, Ladik, Havza ve Vezirköprü de kendine özgü evler bulunmaktadır.

    Çarşamba yöresindeki evler bir veya iki katlıdır. Tek katlı evlerin köşelerine ikişer metre aralıklarla taşlar yerleştirilmiş, bunların aralarına ağaç kirişler atılmıştır. Temeldeki köşe taşları üzerine yatay ve dikey hatıllar konularak duvarların desteklenmesi sağlanmıştır. Bazen de doldurma denilen kalın kütükler üst üste yerleştirilerek araları örülmüştür. Döşemeler çoğunlukla ahşaptır. Duvarların iç ve dış yüzleri samanlı sarı toprakla sıvanmıştır. Tavandaki kirişler de tahtalarla kapatılmıştır.

    [​IMG]Samsun yöresindeki evler bahçe içerisindedir. Bahçeden birkaç basamakla ev önü denilen büyük bir salona girilmektedir. Mutfak ve alt kattaki odalar bu salona açılmaktadır. Odaların içerisinde yüklükler, yıkanma için gusülhaneler, dolaplar bulunmaktadır. Sedirler (makatlar) iç düzenleme de oldukça yaygındır. Ayrıca yöredeki tahıl ve sebze üretimden ötürü, bunların korunması ve kurutulması için aran veya gaylık denilen serenlere önem verilmiştir. Bunlar köşe direkleri üzerine oturtulmuş etrafı açık bir nevi ayrı yapılardır. Üzerleri sazla örtülü olup, dışa açık yan kenarları mısır sapı veya bir nevi ot ile örtülü pür denilen perdelerle kapatılmıştır.

    Samsun il ve ilçe merkezlerde bunlardan farklı bir sivil mimari ile karşılaşılmaktadır. Bu evler düzgün kesme taştan özenli bir işçilikle yapılmışlardır. Ayrıca il merkezinde Rum ve Ermeni evleri de yoğun olup mimari yapıları ile diğerlerinden kolaylıkla ayrılmaktadırlar. Samsun 1869 yılında tümüyle yanmış ve bu tarihten sonra yeni bir yapılanmaya gidilmiştir. Şehir bir Fransız mimarının planına göre yeni baştan kurulmuştur. Deniz kıyısından güneydeki hafif eğimli yamaçlara göre evler kademe kademe yükselmektedir. Denize paralel caddeler ile onları dikey olarak kesen sokaklarla adeta antik çağın Hippodamos plan düzenine göre yapılanma bunların çevresinde yer almıştır.

    [​IMG]Şehrin en eski evleri Kale Mahallesi, Pazar Mahallesi, Hançerli Mahalle, Selâhiye Mahallesi ve Saitbey Mahallesi’nde görülmektedir. Buradaki evler çoğunlukla iki veya üç katlıdır. Sivil mimari ahşap veya ahşap karkaslı ve bağdadi sıvalıdır. Temel üstü dolgularda taş veya Kızılırmak ile Yeşilırmak yöresindeki taş ocaklardan elde edilen tuğlalar kullanılmıştır. Evlerin alt ve üst katları çoğunlukla aynı plan düzenindedir. Üst katlardaki salon evin eksenini oluşturmakta, odalar buraya açılmaktadır. Ayrıca bu salan çıkmalarla bir veya iki yönlü olarak dışa açılmaktadır. Çoğunlukla evlerin girişleri bu çıkmaların altında ve ortasında bulunmaktadır. Böylece girişler yağışlardan korunmuştur. Evlerin yer katı tuğla, üst katları ahşaptır. Girişte taşlık, üst katlara çıkan merdiven ve iki yanında mutfak ve depo gibi bölümlere yer verilmiştir. Merdiven altları ise kömürlük olarak düzenlenmiştir. Girişler çoğunlukla kare planlı salonlara açılmaktadır. İkinci ve üçüncü katlar dışa çıkıntılıdır. Evlerin dışa açılan pencereleri dikdörtgen şekildedir.

    [​IMG]XX. yüzyıl başında yapılmış olan taş devlet yapıları daha çok Rum ve Rus mimarisinin etkisi altında kalmıştır.
    Bunların başında Hükümet Konağı (1875), Memleket Hastanesi (1900) ve Belediye (1908) gibi yapılar gelmektedir. Çarşamba’daki Taşmektep 1911 yılında Samsun-Sivas demiryolunun yapımı sırasında Mühendis Hüseyin Yakup, Süreyya Sami ve Nazif Beyler tarafından yapılmıştır.
     
  13. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Saat Kuleleri


    Samsun Eski Saat Kulesi (Merkez)

    [​IMG]Samsun il merkezinde bulunan Saat Kulesi’nin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Saat Kulesi 1944 depreminde yıkılmıştır.
    Kule ilgili fotoğraflardan kare kaide üzerinde çokgen gövdeli olduğu anlaşılmaktadır. Gövde üzerinde pencere ve bezeme bulunmamaktadır. Kulenin üzerinde demir şebekeli bir balkonu ve bunun üzerindeki kare bölümün her yüzüne birer saat yerleştirilmiştir. Kulenin üzeri aydınlık fenerli bir kubbe ile örtülmüştür.



    Samsun Saat Kulesi (Merkez)

    Samsun il merkezinde Eski Saat Kulesi’nin yıkılmasından sonra bugünkü saat kulesini Mimar Kemal Taner’in çizdiği plana göre yapılmıştır.

    Saat Kulesi modern bir çizim olup dört cephelidir. Her cephe üç bölüm halinde dikdörtgen, ince uzun camekânla kaplanmıştır. Bu bölümün üzerindeki dikdörtgen bölümlerin her birine dört ayrı saat yerleştirilmiştir. Bu saatler İsviçre’den getirilerek yerine konulmuştur. Kulenin üzeri parçalı sekiz beton blok ile örtülmüştür.


    Ladik Saat Kulesi (Ladik)

    [​IMG]Samsun Ladik ilçe merkezinde, bir tepe üzerinde bulunan saat kulesi kitabesinden öğrenildiğine göre, Saat Kulesi’ni Ziya Paşa yaptırmaya karar vermiştir. Onun yöreden ayrılması üzerine Kaymakam Reşit Bey tarafından 1889 yılında tamamlanmıştır.

    Saat Kulesi çokgen bir kaide üzerinde yuvarlak gövdeli ve şerefelidir. Minareyi andıran saat kulesi kare prizma şeklindeki şerefe üstü bölümünün dört yüzüne yuvarlak kadranlı birer saat yerleştirilmiştir. Kulenin gövdesi üzerinde pencere bulunmamaktadır. Bezeme olarak yalnızca şerefe altında şerit halinde kabartma kuşaklara yer verilmiştir.


    Vezirköprü Saat Kulesi (Vezirköprü)

    Samsun Vezirköprü ilçe merkezindeki Saat Kulesi’ni Sultan II.Abdülhamit döneminde, Sivas Valisi Reşit Akif Paşa’nın Sivas Valiliği sırasında Kaymakam Ahmet Reşit Efendi 1904-1906 yıllarında eski bir kuleyi yenilenip, genişleterek yaptırmıştır. Buradaki kulenin Köprülüler zamanında yapıldığı söylenirse de bunu kanıtlayacak bir belgeye de rastlanmamıştır.

    Saat Kulesi sekizgen bir kaide üzerinde yuvarlak gövdeli ve şerefeli bir minare görünümündedir. Kulenin kaidesi çokgen bir gövdeli olup, üzerindeki şerefenin dört yüzüne yuvarlak saat kadranları yerleştirilmiştir. Saat kadranlarının bulunduğu petek kısmı sekizgen planlı olup, her cepheye birer pencere açılmıştır. Üzeri de küçük basık bir kubbe ile örtülmüştür.

    Kulenin giriş kapısı üzerine 1324 (1906) tarihli bir kitabe yerleştirilmiştir.
    Kitabe:
    İş bu sa’at kulesi ve....şevketlu
    Abdülhamid Han Sani Efendimiz hazretlerinin zamanında inşa edildi
    Ve azım....devletlu
    Reşit Akif Paşa Hazretlerininin Sivas Vilayeti Valiliğinde
    Kaymakam-ı kaza Ahmet Reşit Efendinin
    Himem perurusiyle tavsı’an vücuda getirilmiştir
    Fi sene 21 Eylül Sene 1322 (1904)
    Fi16 Şa’man-el muazzam sene 1324 (1906).
     
  14. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Köprüleri

    Kurt Köprüsü (Vezirköprü)

    [​IMG]Samsun Vezirköprü ilçesinde, Kayabaşı Köyü’nde İstavroz Çayı üzerinde bulunan Kurt Köprüsü’nün kitabesi günümüze gelemediğinden banisi ve yapım tarihi bilinmemektedir. Yapı üslubundan XII-XIII. yüzyıllarda Selçuklu döneminde yapıldığı ileri sürülmüşse de köprü üzerindeki Grekçe yazı ve işaretler Bizanslılar tarafından yaptırmış olabileceğin ortaya koymaktadır. Büyük olasılıkla Bizans döneminde yapılan köprüyü Selçuklular onarmıştır.

    Köprünün iki yakasında da düzenli yolla bulunmamaktadır. Günümüzde de kullanılan köprü kesme taştan 40.00 m. uzunluğunda, 15.00 m yüksekliğindedir. Yuvarlak dört kemerli köprünün ayakları içerisinde üç küçük oda bulunmaktadır.
     
  15. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Hanları


    Taşhan (Vezirköprü)

    [​IMG]Samsun ili Vezirköprü ilçesi, Orta Cami Mahallesi, 100.Yıl Caddesi üzerinde bulunan bu hanın kitabesi günümüze gelemediğinden, yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Yapı üslubundan XIX.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

    Han, kesme taş ve tuğladan kare planlı olarak yapılmıştır. Üzeri ahşap bir çatı ile örtülü olan han iki katlıdır. Üç giriş kapısı bulunmaktadır. Hanın avlusunu çevreleyen revaklar altta ve yukarda kalın payeler üzerine oturtulmuştur. Bu payeler yuvarlak kemerlerle birbilerine bağlanmıştır.
    Avlunun zemini taş döşenmiş olup, bunlar orijinalliğini korumaktadır.
    Günümüzde bu hanın odaları depo olarak kullanılmaktadır. Avlusunda da haftanın belirli günlerinde canlı hayvan pazarı kurulmaktadır.


    Mustafa Efendi Hanı (Vezirköprü)

    Samsun ili Vezirköprü ilçesinde bulunan bu hanı, Müftü Es Seyyid Mustafa Efendi 1797 tarihinde yaptırmıştır.

    Kesme taş ve tuğla hatıllı olarak yapılan kare planlı bu han yıkılmış ve günümüze gelememiştir.
     
  16. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Çeşmeleri


    Ali Bey Çeşmesi (Bafra)

    [​IMG]Samsun ili Bafra ilçe meydanında bulunan bu çeşme Ali Bey tarafından yaptırılmıştır. XIX.yüzyılın son yıllarına tarihlendirilen çeşme, yakın tarihlerde restore edilmiştir.

    Çeşme arkasındaki duvara dayalı olup, iki yanındaki iki sütun ve bunları birleştiren yuvarlak bir kemer içerisinde ayna taşı ve yalak taşından meydana gelmiştir. Üzerinde talik yazılı kitabesi bulunmaktadır.


    Kurşunlu (Taceddin Paşa) Cami Ceşmesi (Vezirköprü)

    Samsun ili Vezirköprü ilçesi Çanaklı Mahallesi, Tacettin Sokağı’nda Tacettin Paşa (Kurşunlu) Camisi’nin avlu duvarına bitişik olarak yapılan bu çeşme XIX.yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmektedir.

    Çeşme yuvarlak kemerli ayna taşı ve yalak taşından meydana gelmiştir.


    Namazgâh Çeşmesi (Vezirköprü)

    Samsun Vezirköprü ilçesi, Taşkale Mahallesi Havza Caddesi üzerinde, Namazgâh Camisi’nin bitişiğinde bulunan bu çeşme, cami ile birlikte Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Çeşme XVII.yüzyıla aittir.

    Çeşmenin sivri kemerli mermer ayna taş ve önünde de yalak taşı bulunmaktadır.


    Ganioğlu Çeşmesi (Vezirköprü)

    Samsun ili Vezirköprü ilçesi, Mehmet Paşa Mahallesi, Hacıköy Caddesi üzerinde bulunan çeşmenin kitabesi günümüze gelememiştir. Yapı üslubundan XIX.yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen çeşme Ganioğlu bir kişi tarafından yaptırılmıştır.
     
  17. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun İçme ve Kaplıcaları


    Samsun ilinin Ladik ve Havza ilçeleri kaplıcaları ile ün yapmıştır. Bu kaplıcaların çeşitli hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır. Bunun yanı sıra Ayvacık ve Bafra’da da içmeler bulunmaktadır.


    Hilyas Kaplıcası (Ladik)

    Samsun Ladik ilçesinin 10 km. batısındaki Hamamayağı Köyü’ndeki Hilyas Kaplıcası’nın suyu 36 C.dir. Kaplıcanın suyu mineral bakımından oldukça zengindir. Kaplıca suyu, sodyum klorür, sodyum bikarbonat, sodyum sülfat, sodyum nitrat, kalsiyum bikarbonat, demir bikarbonat, alimünyum sülfat, metasilis asidi, serbest karbon asidi içermektedir. Ayrıca gaz halinde manganez, fosfat iyonları içermektedir.

    Evliya Çelebi Seyehatname’sinde bu kaplıcadan söz etmiştir. Buna dayanılarak kaplıcanın XVI.-XVII.yüzyıllarda da kullanıldığı anlaşılmaktadır.

    Kaplıcanın suyunun romatizma, nevralji, nevrit gibi cilt hastalıklarının yanı sıra eklem kireçlenmesi, sinir ve kas yorgunluğu ve ameliyat sonrası bakımında olumlu etkilerinin olduğu gözlemlenmiştir.

    Kaplıca çevresinde Ladik Belediyesi tarafından işletilen turistik tesisler bulunmaktadır.


    Havza Kaplıcaları (Havza)

    Samsun ili Havza ilçesinde bulunan Havza Kaplıcalarının çok eski bir geçmişi bulunmaktadır. Bu kaplıcaların suyunun sıcaklığı kış aylarında da 49 C.yi bulmaktadır. Havza’daki bu kaplıcaların en tanınmışları Kız Gözü ve Aslan Ağzı Kaplıcalarıdır. Bunların yanı sıra Havza’da 1944 yılında yapılan kömür arama çalışmaları sırasında da kükürtlü sıcak sular bulunmuştur.

    Havza Kaplıcarı, volkanik kaynaklı (Jüvenil) olup, zayıf mineralizasyonlu, sodyum bikarbonatlı, Hipertermal (56 C), Hipotetik (14.5 milimol/lt) ve Oligometalik (643.17 mg.) içermektedir. Kaplıcanın suyu renksiz, berrak ve kokusuzdur. Sıcak suyun rezervuar kayacı;Jura-Alt Kretase kireçtaşıdır. Yüzeyden kireçtaşı kırık ve çatlakları boyunca derinlere süzülen su, jeoteknik gradyan etkisiyle ısınmakta ve kireçtaşları içinde depolanmaktadır. Sıcak su daha derinlerdeki Paleozoyik mermerleri ve Permiyen kireç taşlarından faylar boyunca çıkarak yer yer Jura-alt Kretase kireç taşlarını etkilemektedir.

    Kaplıcanın suyu çeşitli cilt hastalıklarının tedavisinde, sinir hastalıkları, hastalıkların nekâhat dönemlerinde, kadın hastalıklarında, kronik bronşit, sindirim bozukluğu, şeker hastalığı, nefes darlığı, akciğer rahatsızlıkları, bağırsak spazmları, idrar yolu iltihaplanmaları, adale ağrıları, safra kesesi hastalıklarının tedavisinde etkili olmaktadır.

    Havza ilçesinde Darboğaz Maden Suyu, Ayvacık’ta Çakaldere Maden Suyu yörenin önemli içmeleridir. Bunlardan Darboğaz Maden Suyu’nun sıcaklığı 17-18 C. Civarındadır. Çakal Dere Maden Suyu’nun sıcaklığı ise 17-18 C.civarındadır. Havza Kaplıcalarının suyunun en önemli özelliği Çelikli Sular sınıfına girmesidir. Kaplıca suyunun litresinde demir miktarı yüksek derecededir. Bu yüzden de Çelikli Sular sınıfına girmektedir.
     
  18. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Samsun Doğal Güzellikleri




    Samsun Dağları

    Samsun Karadeniz kıyıları ile Karadeniz’e paralel dağ sıraları arasında kalmıştır. Yeryüzü şekillerini oluşturan dağlar Çarşamba ile Ünye arasında doğu-batı, Samsun-Bafra arasında da doğu-güneydoğu ile Batı-kuzeybatı arasında uzanmaktadır. İl merkezinin büyük çoğunluğunu dağlar oluşturmuş bunun dışında kalan alanlar da plato ve ovalar halindedir. Samsun’da dağlar çok fazla yüksek değildir. Özellikle güneydeki dağ sıraları alçaktır. İlin başlıca dağları Canik ve Çangal dağlarıdır.

    Çangal dağlarının büyük bölümü Sinop’un güneyindeki Küre dağlarının bir bakıma uzantısı olup uzantıları Samsun il sınırından içeriye kadar uzanırlar. Bunların yüksekliği deniz seviyesinden 1.525 m. yi bulmaktadır. Canik Dağının üzeri zengin orman örtüsü ile kaplıdır.

    Canik Dağlarının büyük bölümü Amasya ve Ordu il sınırları içerisindeki. Bu dağların batı uçları Samsun ilinin içerisine kadar girmektedir. Ancak yükseltisi diğer illerdeki bölümlerine göre oldukça alçaktır. Kıvrımlı bir dağ silsilesi olan Canik dağları oldukça yaşlı, mezozoik dönemde oluşmuştur.


    Akarsular

    Samsun su kaynakları yönünden oldukça zengin bir coğrafi yapıya sahiptir. İlin en büyük akarsuları Kızılırmak ile Yeşilırmak’tır. Bu iki akarsu il topraklarını geçtikten sonra Karadeniz’e ulaşırlar. Bunların yanı sıra ilde irili ufaklı çok sayıda akarsu bulunmaktadır. Ancak bu akarsuların düzensiz bir debisi ve akışı vardır.


    Kızılırmak

    Sivas’ın İmranlı ilçesinin doğusundaki Kızıldağ’dan (3.025 m) kaynayan Kızılırmak Orta Anadolu Bölgesinde geniş bir yay çizdikten sonra Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Ankara, Çankırı ve Çorum illerini suladıktan sonra Samsun’dan Karadeniz’e dökülür. Kızılırmak’ın uzunluğu 1.355 km.dir. Vezirköprü ilçe merkezinin 50 km batısından Samsun il topraklarına giren Kızılırmak, Samsun ve Sinop illerini birbirinden ayırır ve Gökırmağı da içerisine alarak akar. Bu arada Samsun il sınırları içerisinde geniş bir yay çizer ve Bafra deltasını oluşturur. Karadeniz’e döküldüğü yerde Türkiye’nin en geniş deltasını oluşturur. Bu deltanın yüzölçümü 560 km2, uzunluğu 30 km.dir. Deltanın batısında 200-300 m. genişliğinde, 8-10 m. yüksekliğinde kum tepeleri bulunmaktadır. Ayrıca delta üzerinde irili ufaklı sığ göller meydana gelmiştir.

    Kızılırmak Vadisi boyunca çok sayıda kollarla beslenir. Bunların başında Sıas’da Tecer Çayı, Ankara’da Balabandere, Çankırı’da Açı çay, Çorum’da Delice Irmak, Devrez Çayı gelmektedir. Sinop’ta da Gök Irmak onlara katılmaktadır.


    Yeşilırmak

    Sivas’ın Koyulhisar ilçesinin güneyindeki Kösedağ’ın yamaçlarından doğan Yeşilırmak Türkiye’nin en büyük akarsularının başında gelmektedir. Yeşilırmak Tozanlı Çayı, Çekerek Suyu ve Kelkit Çayının birleşmesinden oluşan bu akarsı Sivas, Tokat ve Amasya illerinden geçtikten sonra kuzeydoğu yönünde aktıktan sonra Samsun-Tokat sınırını oluşturur. Bu bölgede Karakuş Çayını da alarak Canik Dağları arasında küçük vadilerden geçer ve Civa Burnunda Karadeniz’e dökülür.


    Mert Irmağı (Ladik)

    Samsun’un diğer önemli akarsularından birisi olan Mert Irmağı Ladik ilçesinin kuzeyindeki Hacılar dağından doğar. Doğu yönünde aktıktan sonra kuzeybatıya döner ve dar ,derin bir vadi içerisinden geçtikten sonra Karadeniz yakınlarında genişler, alüvyal bir düzlükten sonra da denize dökülür.


    Terme Çayı (Terme)

    Samsun yöresindeki Karaorman’dan doğan Terme Çayı Terme ilçesindeki Simenit Gölünün çevresindeki derelerden beslenir güneydoğu-kuzeybatı yönünde akar. Bu Çay aynı zamanda Terme ilçesini de ikiye bölerek Karadeniz’e dökülür.


    Karaboğaz Deresi

    Köseler Dağının yamaçlarından kaynaklanan Karaboğaz deresi kuzeybatı yönünde akar. Çarşamba ve Termeden geçtikten sonra Simenir Gölünü dökülür.


    Abdal Deresi

    Samsun yöresindeki Akkuş Yaylalarından doğan Abdal deresi kuzeybatı yönünde akmaktadır. Karadeniz’e Karaboğaz önünde dökülen dere 137 km. uzunluğundadır.


    Kürtün Çayı

    Samsun ilinin orta kesiminde Mahmutlu Köyü yakınlarında doğan Kürtün Çayı güneydoğu-kuzeybatı doğrultusundaki bir vadi içerisinden akmaktadır. Akarsuyun taşıdığı alüvyonlar vadi tabanında dolgu oluşturmuştur. Vadinin orta kesimlerinde akarsuyun yatak genişliği 30-35 m. ulaşmaktadır.

    Samsun il merkezinin 4 km. batısında Karadeniz’e dökülen Kürtün çayı 30-40 m. uzunluğundadır.


    Istavloz Çayı (Vezirköprü)

    Samsun ili Vezirköprü ilçesinde, Tavşan Dağı’ndan doğan Istavloz Çayı, Duruçay Köyü’ne kadar Göldağı Deresi olarak bilinmektedir. Duruçay Köyü ile Köprübaşı Bucağı arasında Kuyma Deresi ismini alan akarsu, Köprübaşı'ndan itibaren Istavloz Çayı ismini almaktadır. Tekkekıran Köyü mevkiinde Kuzdere, Kayalı mevkiinde Esenli ve Uluçay ile birleşen Istavloz Çayı Akçay mevkiinde Altınkaya Barajı'na dökülmektedir. Istavloz Çayı düzensiz akan akarsulardan oluşup, su seviyesi yıl içerisinde değişiklikler göstermektedir.


    Esenli Çayı (Vezirköprü)

    Esenli Çayı Aydınlı, Başalan ve Büyükkale köylerinin eğimli yamaçlarının kuzey eteklerinden doğar ve Karaböcük Deresi ismi ile anılmaktadır. Teberük Köyü ile Kavakpınarı Köyü arasında Cambaz Deresi olarak adlandırılan akarsu, buradan itibaren Esenli Çayı adını almaktadır. Kayalı mevkiinde Uluçay ve Istavloz Çayı ile birleşen Esenli Çayı, Akçay’da Altınkaya Barajı'na dökülmektedir.


    Uluçay

    Uluçay, Karapınar ve Dereköy kaynaklarından beslenmektedir. Esenköy'e kadar Sokullu deresi olarak bilinen akarsu, buradan itibaren Uluçay adını almaktadır. İlkbahar aylarında yağış ve kar erimelerine bağlı olarak taşkın dönemi oluşturmaktadır. Ancak yaz mevsiminin sonlarına doğru akımın minimum seviyede olduğu görülür. Uluçay'ın Esenköy'den itibaren tahminen uzunluğu 17,8 km'dir. Kayalı mevkiinde Istavloz Çayı ve Esenli Çayı ile birleşir.


    Bafra Gölleri

    Samsun da çok sayıda göl bulunmaktadır. Kızılırmağın ikiye böldüğü Bafra Ovasının çevresinde geniş çukurluk alanlar bulunmaktadır. Bu çukurluk alanlarda irili ufaklı göller oluşmuştur.Bunların başlıcaları Kızılırmağın batısında Karaboğaz Gölü ile doğusundaki Balık Gölü, Dutdibi Gölü, Liman Gölü, Uzungöl, Hayırlı Göl, İncegöl, Çernek ve Tombul Gölüdür. Bu göllerin çevresi çoğunlukla saçlık ve batıklık alanlardır. Ayrıca çevrelerindeki ormanlık alanlar da doğal bir güzellik oluşturmuştur. Bunlardan Balık Gölü balık üretiminde, Liman Gölü de su ürünleri yönünden oldukça zengindirler.


    Çarşamba Gölleri

    Çarşamba ovası oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Yeşilırmak’ın taşıdığı alüvyonlardan oluşan ovada yer yer çukur alanlar bulunmaktadır. Bu çukurluklarda da irili ufaklı göller meydana gelmiştir. Bu göllerin başında Dumanlı Göl, Akarcık Gölü, Akmaz Gölü ve Koca Göl gelmektedir. Bu göllerin de çevresi sazlık ve bataklıktır. Doğal güzellik yönünden de güzel bir ortam meydana getirmişlerdir.


    Simenit Gölü (Terme)

    Simenit Gölü Terme ilçe merkezinin kuzeyinde denize yakın bir yerdedir. Terme Çayının yatağının değişmesi sonunda oluşan bu gölün çevresi de bataklık alanlardır. Bununla beraber burada balıkçılık yapılmaktadır.


    Akgöl (Terme)

    Terme ilçesinde Simenit Gölünün yakınında bulunan Akgöl de terme Çayının yatak değiştirmesi sonucunda meydana gelmiştir. Karadeniz’in yükseldiği dönemlerde Simenit Gölü gibi bu gölde deniz suları ile dolmaktadır. Bundan ötürüde gölde çeşitli balıklar yaşamaktadır.


    Ladik Gölü (Ladik)

    Ladik Ovasının doğu kesiminde yer alan ladik Gölü Ladik ilçe merkezine 10 km uzaklıktadır. Gölün uzunluğu 5, genişliği 2 km’ye yakındır. Elips biçimindeki gölün deriği 3-5 m. arasında değişmektedir. Göl suları Akdağ’dan inen küçük akarsularla beslenmektedir. Ayrıca fazla suları da Tersakan Çayına boşalmaktadır.Çevresi bataklık ve sazlıktır.Göl içerisinde balık, özellikle alabalık ve turna yaşamaktadır.


    Altınkaya Baraj Gölü (Vezirköprü)

    [​IMG]Kızılırmak üzerinde bulunan Altınkaya Barajından yılda 1.217.000.000 Kw. Saat elektrik üretilmektedir. Vezirköprü'nün 12 tane köyü baraj suları altında kalmıştır.
    Altınkaya Barajı'nda toplanan sudan Vezirköprü ve köylerinin tarım arazisi sulanamamaktadır. Ancak baraj gölü çevresindeki köylerinin bazılarında balıkçılık yapılmaktadır.



    Vezirköprü Sulama Barajı (Vezirköprü)
    [​IMG]Yapımına 04.01.1993 tarihinde başlanmış, barajın gövde dolgu çalışmaları bitirilerek 2005 yılında resmi açılışı yapılmıştır.
    Vezirköprü Sulama Barajı, kil çekirdekli kaya dolgu tipinde yapılmış olup, temelden yüksekliği 74 m., nehir yatağından yüksekliği 73 m.,gövde hacmi 2.600.000 m3, göl uzunluğu ise 5.500 m.dir.
     
  19. Google

    Google Özel Üye

    Paylaşım için teşekürler..
     

Bu Sayfayı Paylaş