Sakarya şiirleri - Sakarya ile ilgili şiirler

'Sakarya Tanıtımı' forumunda Mavi_Sema tarafından 18 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sakarya şiirleri ,
    Sakarya ,
    En güzel Sakarya şiirleri,
    Çok Güzel Sakarya şiirleri,


    Sakarya

    İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
    Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

    Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
    Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

    Herşey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
    Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.

    Akışta demetlenmiş, büyük-küçük kâinat;
    Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

    Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
    Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;

    Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
    Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

    Rabb’im isterse, sular büklüm büklüm burulur,
    Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.

    Eyvah eyvah, Sakarya’m, sana mı düştü bu yük?
    Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük! ..

    Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
    Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

    İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
    Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.

    Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
    Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;

    Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;
    Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

    Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
    Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

    Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
    Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

    Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
    Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

    Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
    Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

    Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
    Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

    İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
    Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

    Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
    Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

    Kafdağı’nı assalar, belki çeker de bir kıl!
    Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

    Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun,
    Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

    Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
    Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

    Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
    Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

    Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
    Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!

    Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
    Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..

    Necip Fazıl Kısakürek
    -----------------------------------

    Sakarya
    Tarihler su misali akar akar ya!
    Hatıralar sayfasında altınsın Sakarya
    Sen ki, milletin bağrında ölmez
    Kazlı bez, merhemsin Sakarya

    Azgın yaralara ilaç serptin
    O karanlık günlere ümit, ışıktın
    Doğulu, batılı belalara sen yettin
    Sen, bozkıra yeşillik verensin Sakarya

    On üç eylül Türk neferleri coşkun
    Zafer kokusu, burçlarda, küffar şaşkın
    Bütün alem duyuyor ününü Türk’ün
    Karanlıklardan fışkırıyor Sakarya

    Durdukça tarihler yazar
    Sakarya sanki sınırlarım çizer
    Anadolu Türk’ündür ezel
    Kıvrım kıvrım, gül suyu Sakarya

    Seni duydu, seni gördü bu günler
    Duyuran ecdat, ne dediler
    Hep suladın, can verdin yanmışlara
    Selam sana, altmış yedi pınardan Sakarya

    ------------------------------------------------


    Sakarya
    Güzellğin saygı değer,
    Cıhanda da adın geçer,
    İnsanın kol,kola gezer,
    Seni çok sevdim Sakarya.

    Anayurdu seni seçtim,
    Senden uzaklara gittim,
    Gönlüme hüzünler ektim,
    Meyli mi verdim Sakarya.

    Gurbetteyim gönlüm uzak,
    Gözlerim duruyor ırak,
    Nehrinde köprüyü kurak,
    Ben de özledim Sakarya.

    Ayrı kaldım oldum hasta,
    Özlem çektim,gönlüm yasta,
    Haberin yok,geldi posta,
    Hasretle yandım Sakarya.

    Özledim güzel yurdunu,
    Kanarak içtim suyunu,
    Senin hayat durumunu,
    Yaşayandım ben Sakarya.


    Anayurdu seni seçtim,
    Senden uzaklara gittim,
    Gönlüme hüzünler ektim,
    Meyli mi verdim Sakarya.

    Gurbetteyim gönlüm uzak,
    Gözlerim duruyor ırak,
    Nehrinde köprüyü kurak,
    Ben de özledim Sakarya.

    Ayrı kaldım oldum hasta,
    Özlem çektim,gönlüm yasta,
    Haberin yok,geldi posta,
    Hasretle yandım Sakarya.

    Özledim güzel yurdunu,
    Kanarak içtim suyunu,
    Senin hayat durumunu,
    Yaşayandım ben Sakarya.

    --------------------------------

    Sakarya
    Çifteler kırının uç noktasından,
    Toprağın üstüne çıkar Sakarya.
    Kıvrımlı kayanın billur tasından,
    Bir çağlayan gibi akar Sakarya.

    Tepeler dolaşır,dağlar dolanır
    Polatlı düzüne iner bulanır,
    Batısından,Porsuk çayı ulanır,
    Baharda bendini yıkar Sakarya.

    Yaz gelince sarı düşer rengine,
    Ak ovada boyun vermez dengine,
    Süzülürken coşkun sular engine,
    Gelinlik tacını takar Sakarya.

    Kurtuluş savaşı bağrında geçmiş,
    Başında günlerce kurşunlar uçmuş,
    Kıyıların, şehit kanından içmiş,
    Beni o günlerin yakar Sakarya.

    Adapazarı’na düşünce yolun,
    Kırılır bir anda kanadın,kolun,
    Depremi yaşayan yetimin,dulun,
    Seninle göz yaşı döker Sakarya.

    Uzayıp giderken Karadeniz’e,
    Serin sularını sarar Kırk göze,
    Uçarı kalbimde hatıran taze,
    Şafağım seninle söker Sakarya.


    Nedim Uçar


    ---------------------------

    Sakarya
    Nedir bu savaşın ne bu hırçınlık?
    Bilmez misin hiç tembellik bıkkınlık?
    Hep mi çile ömrün hep mi angarya?
    Nedendir durulmaz suyun Sakarya?

    Ganimet belledim oydum gözünü
    Kazmayla, kürekle yırttım yüzünü
    Sense verdin bana zafer hazzını
    Bildim mağrurluğun ondan Sakarya

    Medeniyet senle aktı çağlarca
    Derdimizi derdin hem de dağlarca
    Şehir, şehir belde, belde, köylerce
    Göz yaşından hane ördüm Sakarya

    Sende mi bizarsın kader ağında?
    Nice aşklar yandı söndü çağında
    Bülbüller figanda gül şen bağında
    Ondandır feryadın bildim Sakarya

    Kaderimiz kaderinle yazılmış
    Yüreğimden katre, katre süzülmüş
    Nice hainlerin başı ezilmiş
    Uğrunda aşk ile sordum Sakarya

    Ben ki oldum hep sevdanın uçuğu
    Sense Emirdağ’ın hırçın çocuğu
    Milletlerin yetmiş iki buçuğu
    Göz dikmiş tarihte gördüm Sakarya

    Vebâlin kementtir bil ki boynumda
    Namertlerse her zaman ki oynunda
    Şeref’im huzura erer koynunda
    Yoluna ömrümü serdim Sakarya
     

Bu Sayfayı Paylaş