Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.v) İle İlgili Şiirler

'İlahi Sözler Ezgiler' forumunda Mavi_inci tarafından 3 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.v) İle İlgili Şiirler
    Peygamber Efendimiz İle İlgili Şiirler

    [​IMG] [​IMG] [​IMG] [​IMG]

    Allah Allah Hak Bir Allah

    Allah Allah hak bir Allah lâ ilâhe illallah,
    En son peygamber Muhammed,Muhammed resul Allah.
    Her şeyi yaratan sensin her şeye can veren sen,
    Taptığım tek Allahımsın nîmetlerimi veren.

    Allah Allah hak bir Allah lâ ilâhe illallah,
    En son peygamber Muhammed,Muhammed resul Allah.
    Kâbeye yüzümü döndüm alnım secdeye verdim,
    Gönlümden coşan sellerle Allahım sana geldim.

    Allah Allah hak bir Allah lâ ilâhe illallah,
    En son peygamber Muhammed, Muhammed resul Allah.
    Yer yüzüne hayat verdin gök yüzüne nur saçtın,
    Îman eden kullarına cennet kapısın' açtın.

    Allah Allah hak bir Allah lâ ilâhe illallah,
    En son peygamber Muhammed,Muhammed resul Allah.
    Sana sığınan kullarız el açar yalvarırız,
    Yaradanım koru bizi hoş gör bizi Rabbimiz.


    [​IMG] [​IMG] [​IMG] [​IMG]


    Ey Sevgili


    Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini
    Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi
    Arzum ahirette cennete seninle girmeyi
    Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    Sensiz dünya zilletle boğuluyor
    Asr-ı saadet günleri hasretle çekiliyor
    Toplumun ahlakı gitgide çöküyor
    Ne olur biraz gül bana Habib-i Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    Geceler karanlık, yokluğunda her saniye
    Ay doğmuş, güneş batmış ne çare bu çileme
    Tutamazsam elini sırat üzerinde
    Ne olur biraz gül bana Nebi-î Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    Bir bilal olamadım ezanın için
    Çıkıpta sahraya, kavrulmadı ayağım elim
    Sen varken, sensiz olmak bilmem niçin
    Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    Seni anar Ya Muhammed Kubbe-i Hadra
    Yoktu keder yoktu zulüm asr-ı saadet zamanında
    Kapılar aralanıyor karanlıklar ortasında
    Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    Sel olur göz yaşlarım, ismini duyunca
    Tebessümün de ne hoştur ukbada
    Şefaatini eksik eyleme mahşer anında
    Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    Alemlere rahmetsin nurun ile
    Kalplere düstursun ahlakın ile
    Salat-u selamlar sanadır Ya muhammed
    Ne olur biraz gül bana resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa(S.A.V)



    [​IMG] [​IMG] [​IMG] [​IMG]


    Hz.Muhammed (S.A.V.)

    Varlıkların en değerlisi
    İnsanlara yol gösteren
    İman et sesi, onun sesi
    İnsanların ilk Peygamber ‘i.
    Doğru yolu hep göstermişti
    Dünyadan geçen Muhammed’im..!

    Bir güneş doğmuştu onunla
    Her şeyle örnekti dünyaya
    Kur-an ‘ı duyurdu bizlere
    Doğru yolu hep göstermişti
    Dünyadan geçen Muhammed’im..!

    Dinin temeli Muhammed’dir
    Onunla yolu selamettir
    Onun isteği merhamettir
    Bu görev onunla şereftir...
    Doğru yolu hep göstermişti
    Dünyadan geçen Muhammed’im..!

    Kardeşlik güzellik getirdi
    Hep aşk ile İman ettirdi
    Allah bizim için seçti
    Resul de ilmi görev bildi
    Doğru yolu hep göstermişti
    Dünyadan geçen Muhammed’im..!


    [​IMG] [​IMG] [​IMG] [​IMG]

    Yüce Rabb’in Rahmeti.

    Bir gece ki aleme Miraç yadigâr oldu,
    Yüce Rabb’in rahmeti insanlığa ödüldür.
    Rabb’im kutsal şerefe Resulü layık gördü,
    Yüce Rabb’im rahmetin gönüllere ödüldür.

    Bir mucize ki gökler kapılarını açtı,
    Yol oldu Muhammed’e yıldızlar ışık saçtı,
    Gece an oldu Nebi bilinmez sırla kaçtı,
    Yüce Rabb’im gücüyle rahmetleri ödüldür.

    Muamma bir yerlere Nebi misafir yetti,
    Miraç, ruh ve cesetle Resul teşerrüf etti,
    Cennet, Cehennem nedir bizzat gördüğü netti
    Yüce Rabb’in gerçeği Muhammed’e ödüldür.

    Gecenin bir anında Muhammed arşa vardı,
    Kürsî, arş ve ruh arzı tarifsiz sırlar vardı,
    Açıldı tüm kapılar hakikat alem vardı,
    Yüce Rabb’in hikmeti Peygambere ödüldür.

    Nebi şaşkın ve mutlu o ne güzel onurdu,
    Mekansız ve zamansız gördüğü sima nurdu,
    Yücelerden yücesi tek Rabb’im okunurdu,
    Yüce Rabb’in sevgisi Resûlullah’a ödüldür.

    Her kula nasip olmaz, Rab ile sohbete erdi,
    O Nebiler Nebisi Resul kutsi bir serdi,
    O Nebinin şanından aleme ödül verdi,
    Yüce Rabb’in onuru mahlukata ödüldür.

    Beş vakit namaz farzı miraç kabul edildi,
    Şirk koşmayan kullara Cennet ikram edildi,
    Bu geceye erene, günahlar af edildi,
    Yüce Rabb’in birliği gönüllere ödüldür.

    Böyle bir gece gören Cennet kapısı açar,
    Tertemiz vücut bulur tüm günahlardan kaçar
    Saf bir irade ile İrem de nurlar saçar,
    Yüce Rabb’in Cenneti has ruhlara ödüldür.


    [​IMG] [​IMG] [​IMG] [​IMG]


    Naat

    Seccaden kumlardı..
    ................................
    ................................
    Devirlerden, diyarlardan
    Gelip, göklerde buluşan
    Ezanların vardı! .

    Mescit mümin, minber mümin...
    Taşardı kubbelerden tekbir,
    Dolardı kubbelere “amin”..

    Ve mübarek geceler dualarımız;
    Geri gelmeyen dualardı...
    Geceler ki pırıl pırıl
    Kandillerin yanardı..

    Kapına gelenler ya Muhammed,
    - uzaktan, yakından –
    Mümin döndüler kapından...

    Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;
    İki dünyada aziz ümmet,
    Muhammed ümmetiydi...

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...

    Şimdi seni ananlar,
    Anıyor ağlar gibi...
    Ey yetimler yetimi,
    Ey garipler garibi;
    Düşkünlerin kanadıydın
    Yoksulların sahibi..
    Nerde kaldın ey resul,
    Nerde kaldın ey nebi! ..

    Günler ne günlerdi, ya
    Muhammed! ..
    Çağlar ne çağlardı;
    Daha dünyaya gelmeden
    Müminlerin vardı...
    Ve bir gün ki gaflet
    Çöller kadardı,

    Halime’nin kucağında,
    Abdullahın yetimi,
    Amine’nin emaneti ağlardı..

    Hatice’nin goncası
    Aişe’nin gülüydün..
    Ümmetin göz bebeği
    Göklerinresulüydün..
    Elçi geldin, elçiler gönderdin;
    Ruhunu Allah’a; elini ümmetine verdin,
    Beşiğin, yurdun, yuvan
    Mekke’de bunalırsan;
    Medine’ye göçerdin..
    Biz,
    Bu dünyadan nereye
    Göçelim ya Muhammed!
    Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet
    Altın devrini yaşıyor...
    Diller, sayfalar, satırlar
    “ebu leheb öldü” diyorlar;

    Ebu leheb ölmedi ya Muhammed!
    Ebu cehil; kıt’alar dolaşıyor...

    Neler duydu şu dünyada
    Mevlidine hayran kulaklarımız;
    Ne adlar ezberledi ey nebi!
    Adına alışkın dudaklarımız..
    Artık yolunu bilmiyor,
    Artık yolunu unuttu
    Ayaklarımız
    Kabene siyahlar
    Yakışmamıştır ya Muhammed!
    Bugünkü kadar!

    Hased gururla savaşta;
    Gurur; kaf dağında derebeyi..

    Onu da yaralarlar kanadından
    Gelse bir şefkat meleği..
    İyiliğin türbesine,
    Türbedar oldu iyi..
    Vicdanlar sakat
    Çıkmadan ya Muhammed yarına!
    İyilikler getir, güzellikler getir
    Adem oğullarına...

    Şu gördüğün duvarlar ki
    Kimi taiftir, kimi hayberdir...
    Fethedemedik ya Muhammed
    Senelerdir...

    Ne doğruluk, ne doğru;
    Ne iyilik, ne iyi;
    Bahçende en güzel dal,
    Unuttu yemiş vermeyi...
    Günahın kursağında
    Haramların peteği..

    Bayram yaptı yabanlar
    Semave’yi boşaltıp;
    Save’yi dolduranlar
    Atını hendeklerden – bir atlayışta –
    Aşırdı aşıranlar..
    Ağlasın yesrib!
    Ağlasın selmanlar...

    Gözleri perdeleyen toprak,
    Yüzlere serptiğin topraktı...
    Yere dökülmeyecekti ey nebi!
    Yabanların gözünde kalacaktı!

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,...
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...

    Ne oldu ey bulut,
    Gölgelediğin başlar?
    Hatırında mı ey yol,
    Bir aziz yolcuyla
    Aşarak dağlar, taşlar
    Kafile kafile, kervan kervan
    Şimale giden yoldaşlar....

    Uçsuz bucaksız çöllerde
    Yine izler gelenlerin;
    Yollar gideceklerindir....

    Şu tekbir getiren mağara,
    Örümceklerin değil;
    Peygamberlerindir, meleklerindir.

    Örümcek ne havada
    Ne suda, ne yerdeydi
    Hakkı göremeyen
    Gözlerdeydi

    Şu kuytu cinlerin mi, perilerin yurdu mu,
    Şu yuva ki bilinmez;
    Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi
    Kumru mu..
    Kuşlarını bir sabah,
    Medine’ye uçurdu mu..

    Ey abva’da yatan ölü,
    Bahçende açtı dünyanın
    En güzel gülü;
    Hatıran uyusun çöllerin,
    Ilık kumlarıyla örtülü..

    Dinleyene hala
    Çöller ses verir....
    Yaleyl, susar,
    Uğultular gelir...
    Mersiye okur uhud,
    Kaside söyler bedir;
    Sen de bir hac günü
    Başta muhammed, yanında
    Ebu bekir,
    Gidenlerin yüz bin olup dönüşünü,
    Destan yap ey şehir!

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,...
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...

    Vicdanlar sakat
    Çıkmadan ya Muhammed yarına!
    İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
    Adem oğullarına...

    Yüreklerden taşsın
    Yine imanlar!
    Itri, bestelesin tekbirini;
    Evliya okusun kur’anlar..
    Ve kur’anı göz nuruyla çoğaltsın
    Kayışzade osmanlar...

    Na’tını galib yazsın, mevlidini
    Süleymanlar..
    Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
    Geri gelsin sinanlar..
    Çarpılsın, hakikat niyetine
    Cenaze namazı kıldıranlar!

    Gel ey Muhammed!
    Bahardır
    Dudaklar ardında saklı
    “amin”lerimiz vardır..
    Hacdan döner gibi gel..........
    Miraçtan iner gibi gel...........
    Bekliyoruz yıllardır!

    Bulutlar kanat, ruzgar kanat;
    Hızır kanat, cibril kanat,
    Nisan kanat, bahar kanat;
    Ayetlerini ezber bilen,
    Yapraklar kanat...

    Açılsın göklerin kapıları
    Açılsın perdeler, kat kat..
    Çöllere dökülsün yıldızlar,
    Dizilsin yollarına
    Yetimler, günahsızlar..
    Çöl gecelerinden yanık
    Türküler yapan kızlar
    Sancağını saçlarıyla dokusun;
    Bilal-i habeşi sustuysa;
    Ezanlarını davud okusun!

    Konsun – yine - pervazlara
    Güvercinler,
    “hu hu” lara karışsın
    Aminler,...
    Mübarek akşamdır;
    Gelin ey fatihalar, yasinler...
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    [​IMG] [​IMG] [​IMG] [​IMG]


    Lâ İlâhe İllellah (Mirac)


    Aylardan Recep idi
    Muhammed Haremdeydi
    Melek yanına geldi
    Göğsünü feth eyledi
    (Lâ İlâhe İllellah Muhammed Rasulüllah)

    İlim hikmet edindi
    Sübhânellezi esrâ
    İlâhi emir geldi
    Miraç mucize büşrâ
    (Lâ İlâhe İllellah Muhammed Rasulüllah)

    Büraka ‘Ruh’ bindirdi
    Mescid Aksa’ya indi
    Rusüle İmam oldu
    Sevgi hürmeti buldu
    (Lâ İlâhe İllellah Muhammed Rasulüllah)

    Resul Aksadan çıktı
    Miracına başladı
    ‘Ruh’la göklere çıktı
    Kab-ı Kavseyne vardı
    (Lâ İlâhe İllellah Muhammed Rasulüllah)

    Yüce Rab huzuruna
    Mazhar oldu lutfuna
    Görüştü mevlâsıyla
    Konuştu Hak zatıyla
    (Lâ İlâhe İllellah Muhammed Rasulüllah)

    Miraçtan Resul döndü
    Bir Âmenerrasulü
    Beş namaz ve tahyeti
    Ümmete hedye etti
    (Lâ İlâhe İllellah Muhammed Rasulüllah)

    Miracın sabahında
    Anlattı ashabına
    Mümin sevip inandı
    Kâfir, münâfık azdı
    (Lâ İlâhe İllellah Muhammed Rasulüllah)

    ‘ECE’ der ey Peygamber!
    Ümmete sensin önder
    Mahşerde sen et mehder
    Selâm sana ey Rehber!
    (Lâ İlâhe İllellah Muhammed Rasulüllah)

    [​IMG] [​IMG] [​IMG] [​IMG]
    Ennecatü Fissıdkı

    'Ennecatü fissıdkı'
    Hadisinde buyurdun
    Kurtuluşun doğrulukta
    Olduğunu duyurdun

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafa'sın

    Kişi sana erişse
    Kalmaz hiç bir teşvişi
    Cümle işi doğrulur
    Nur olur içi dışı

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafa'sın

    Sussa hikmetle susar
    Konuşsa hikmetle
    Nice sırları açar
    Aşk ile muhabbet ile

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafa'sın

    Yüzünü Hakk'a döner
    Pak eyler hem özünü
    Gözünü ona açar
    Aşk ile muhabbetle

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafasın

    Riyakarlık yapamaz
    İhlas ile boyanır
    Nefsine hiç güvenmez
    O Allah'a dayanır

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafasın

    Övgüden nefret eder
    İstemez zerresin,
    Halka hep ta'zim eder
    Hakir görür nefsini

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafasın

    AHMED'in tut elinden
    Kemalinden kerem et
    Sen söyle hem dilinden
    Ya Resulallah meded

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafasın...

    [​IMG] [​IMG] [​IMG] [​IMG]
     
  3. çokkk güzellllll bir şiiiiiiiiiiiiiiiiiiir <3 :^) <3<3<3<3<3<3<3<3
     
  4. Ennecatü Fissıdkı

    'Ennecatü fissıdkı'
    Hadisinde buyurdun
    Kurtuluşun doğrulukta
    Olduğunu duyurdun

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafa'sın

    Kişi sana erişse
    Kalmaz hiç bir teşvişi
    Cümle işi doğrulur
    Nur olur içi dışı

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafa'sın

    Sussa hikmetle susar
    Konuşsa hikmetle
    Nice sırları açar
    Aşk ile muhabbet ile

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafa'sın

    Yüzünü Hakk'a döner
    Pak eyler hem özünü
    Gözünü ona açar
    Aşk ile muhabbetle

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafasın

    Riyakarlık yapamaz
    İhlas ile boyanır
    Nefsine hiç güvenmez
    O Allah'a dayanır

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafasın

    Övgüden nefret eder
    İstemez zerresin,
    Halka hep ta'zim eder
    Hakir görür nefsini

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafasın

    AHMED'in tut elinden
    Kemalinden kerem et
    Sen söyle hem dilinden
    Ya Resulallah meded

    Sensin Habib-i Huda
    Resul-i Kibriyasın
    Şefi-i ruz-i ceza
    Muhammed Mustafasın...
     
  5. Hz.Muhammed

    Annesi Amine hatun
    Abdulmuttalib'e torun
    İbrahim'e dayanır soyun
    Muhammed Aleyhisselam

    Yirmi nisan pazartesi
    571 gecesi
    Doğdu cihan bir tanesi
    Muhammed Aleyhisselam

    Berk Barış Deniz
     

Bu Sayfayı Paylaş