Paris Antlaşması (1947) Hakkında Bilgi

'Tarihi Bilgiler' forumunda Mavi_inci tarafından 5 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Paris Antlaşması (1947) Hakkında Bilgi
    Paris Antlaşması (1947)


    Paris Antlaşması 1946 yılında 29 Temmuz'dan 15 Ekim'e kadar süren Paris Barış Konferansının neticesinde 10 Şubat 1947'de imzalanmıştır. Muzaffer müttefik güçleri (başta ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği) İtalya, Romanya, Macaristan, Bulgaristan ve Finlandiya'nın antlaşmalarını görüşmüşlerdir.


    Antlaşmalar İtalya, Romanya, Macaristan, Bulgaristan ve Finlandiya'nın egemen devletler olarak uluslararası ilişkilerde yeniden sorumluluk almalarını ve Birleşmiş Milletler'e üye olmaya hak kazanmalarını sağlamıştır.
    Barış antlaşmalarında varılan sonuç savaş tazminatları, azınlık haklarının taahüdü ve düzenlemelerini içriyordu. Bu toprak düzenlemeleri İtalya'nın Afrika'daki kolonilerinden çekilmesini ve Macaristan-Slovakya, Romanya-Macaristan, Sovyetler Birliği-Romanya, Bulgaristan-Romanya ve Sovyetler Birliği-Finlandiya sınırlarında değişiklikler içeriyordu.


    Özellikle Finlandiya'da dayatılan sınır düzenlemesi çok büyük adaletsizlik ve Sovyetlerin Finlandiya seferi sırasında Finlandiya'nın batı nezdinde topladığı sempatinin ardından batılı güçlerin ihaneti olarak algılandı. Öte yandan bu sempati Finlandiya'nın Sovyetler Birliği'ne saldırmak için Nazi Almanyasına katılmasıyla kaybedilmişti.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Paris Antlaşması (1856) Hakkında Bilgi

    Paris Antlaşması (1856)


    Paris Antlaşması, 30 Mart 1856 tarihinde Rusya ile Kırım Savaşı'nı kazanan Osmanlı Devleti, Birleşik Krallık ve Fransa arasında imzalanmış bir barış antlaşmasıdır.

    [​IMG]


    Maddeleri

    Tamamı 31 madde olan Paris barış antlaşmasının getirdiği başlıca hususlar şunlardı :



    • Taraflar savaş sırasında işgal ettikleri toprakları iade edeceklerdir.
    • Osmanlı Devleti Avrupa devletler topluluğunun bir üyesi olacak, toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı Avrupa devletlerinin ortak garantisi altına konacaktır.
    • Osmanlı Devleti ile antlaşmayı imzalayan devletlerden biri veya birkaçı arasında anlaşmazlık çıkarsa, taraflar kuvvet kullanmadan önce, diğer imzacı devletlerin aracılığını kabul edeceklerdir.
    • Osmanlı padişahının 28 Şubat 1856'da ilan ettiği "Islahat Fermanı" devletlere tebliğ edilecek ve devletler de bunu kabul edeceklerdir. Bu ferman, ilgili devletlere, Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışma hakkı vermeyecektir.
    • Boğazların kapalılığını öngören 1841 Boğazlar Sözleşmesi esaslarının devamlılığı kabul edilecektir.
    • Karadeniz tarafsız olacak ve askerlikten tecrit edilecektir. Karadeniz'deki tüm tersaneler yıkılacak ve hiçbir devletin donanması bulunmayacaktır.
    • Tuna'da ulaşım serbestisi yeniden kurulacak ve bunu sürekli kılmak için antlaşmayı imzalayan devletlerin temsilcilerinden bir "Tuna Komisyonu" kurulacaktır.
    • Eflak ve Boğdan'a muhtariyet verilecek ve muhtariyet devletlerin ortak garantisi altına alınacaktır. Her iki eyaletin de birer meclisi olacak ve hiçbir devlet Eflak ve Boğdan'ın iç işlerine karışmayacaktır.
    • Sırbistan'ın daha önce Osmanlı Devletlinden almış olduğu hak ve imtiyazlar devletlerin ortak garantisi altında olacak ve Osmanlı Devleti izinsiz olarak Sırbistan'a askeri müdahalede bulunamayacaktır.


    [​IMG]


    Sonuçları



    • Antlaşmanın Avrupa için önemi, Rusya tarafından bozulan uluslararası dengenin tekrar tesis edilmesidir.
    • Osmanlı Devleti açısından ise: Başlangıçta Rus tehlikesi bertaraf edildi; Osmanlı Devleti, devletler genel hak ve hukukundan faydalanma imkânı elde etti; Avrupa konseyine girme hakkını kazandı. Ancak, toprak bütünlüğü ve bekası Avrupa büyük devletlerinin kefilliği altına girdi. Karadeniz'de Rusya ile aynı muameleye tabi tutulması haksızlık olarak ortaya çıktı. Keza devletin tamamen bir iç meselesi olan Islahat Fermanı'na antlaşma metni içinde yer verilmesi, müteakip yıllarda iç işlerine müdahale zemini hazırladı.
    • Birleşik Krallık, Akdeniz ve Hindistan'a giden ticaret yollarını güvenceye aldı. Özellikle Rus Karadeniz donanmasının yok edilmesi, İngiltere'nin sömürgeleri ve Akdeniz ticareti için değerli bir garanti oldu.
    • Fransa'da İngiltere gibi ekonomik çıkarlar elde etti. Doğu Akdeniz'e yönelik Rus tehlikesi bertaraf edildi ve Napolyon döneminde Fransa'ya karşı kurulmuş olan devletler cephesi parçalanmış oldu.
    • Piyemonte, İtalya Birliği konusunu Avrupa siyasetinin gündem konusu olmasını sağladı.
    • Rusya, kuvvetli bir devlet olduğunu kanıtladı. Osmanlı Devleti konusunu ileri bir döneme erteledi.
    • Paris Antlaşması ile yeniden kurulan uluslararası denge 1870'de Prusya'nın Fransa'yı mağlup etmesi ve Alman Milli Birliği'nin kurulmasına kadar devam etti. Bu tarihten itibaren Avrupa'da Alman üstünlüğü dönemi başladı
     

Bu Sayfayı Paylaş