Maun Sûresi Arapça Türkçe Okunuşu ve Anlamı

'Kuran'ı Kerim Türkçe Mealli' forumunda Mavi_Sema tarafından 4 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Maun Sûresi Arapça Türkçe Okunuşu ve Anlamı konusu Maun Suresinin anlamı
    Maun Suresinin okunuşu
    Maun Suresinin okunuşu ve anlamı


    [​IMG]

    Maun Sûresi ve Anlamı
    Bismillahirrahmanirrahim.

    Era eytellezi yükezzibü bid-din fezâlikellezi yedu'ul yetime ve lâ yehuddu alâ taam-il miskin fev ey lün lil musalîiyne elleziyne hüm an salâtihim sâhune elleziyne hüm yüraune ve yemneun'el-maun.

    Maun Sûresinin Anlamı (Manası)

    Dini yalanlayanı gördün mü? İşte, yetime fena muamele eden, yoksulu doyurmak için başkalarını teşvik etmeyen odur. Vay hallerine o namaz kılanlara ki, namazlarından gafildirler. Riyakârlık ederler, zekât vermeyi de men'eylerler​
     
  2. çok güzel ezberledim
     
  3. Anlamı yanlış arkadaşlar hçbir yerde anlamı böyle yazmıyor...
     
  4. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Anlamı yanlış değil ama isterseniz aşağıdakini yazabilirsiniz.

    Maun Suresi ve Anlamı

    [​IMG]

    Açıklama

    Kur'ân-ı Kerîm'in yüz yedinci sûresidir. Genel kabule göre Mekke devrinin ilk yıllarında inmiştir. Adını son âyetindeki "mâûn" kelimesinden alır. Bu kelime "zekât; komşular arasında sıkça ödünç alınıp verilen çeşitli ev eşyası" anlamlarına gelmektedir.
    Kısa bir sûre olmasına rağmen Mâûn sûresinde inkarcıların, din konusunda samimiyetsiz ve iki yüzlü insanların ahlâkî ve içtimaî kötülüklerini tanıtmak suretiyle Önemli mesajlar verilmiştir.

    Sûre, içeriğinin önemine muhatapların dikkatini çekmek maksadıyla, "Dini yalanlayanı gördün mü?" şeklindeki soru ifadesiyle başlamaktadır. Bu âyetin, Mekke müşriklerinden olan ve kıyameti inkâr eden As b. Vâil hakkında nazil olduğu rivayet edilmektedir. Daha sonra, dini asılsız saymanın insanın ahlâkında meydana getirdiği olumsuz etkilere yetimlere karşı şefkatsiz davranıp onları hor görme örneğiyle vurgu yapılır. Kur'ân-ı Kerîm'in başka âyetlerinde de yetimlerin mallarının ve haklarının korunup gözetilmesine dikkat çekilmektedir. Ardından gelen âyette kınayıcı bir üslûpla yoksulların yiyeceklerini ken*dileri sağlamadıkları gibi başkalarını da buna özendirmekten uzak duranlara işa*ret edilir. Âyette "yoksulları doyurmak" yerine "yoksulun yiyeceği" denilmek suretiyle varlıklı olanların malında yoksulların haklarının bulunduğu belirtilmektedir. Nitekim bu husus, "Onların mallarında isteyenin ve yoksulun hakkı vardır" mealindeki âyette de ifade edilmektedir.

    Sûrenin son dört âyetinde ibadetlerine riya karıştıranlar, iyiliğe engel olanlar veya yoksullardan ihtiyaç duydukları şeyleri esirgeyenler kınanmıştır. İbn Abbas'tan nakledilen bir rivayete göre 5. âyette, yalnız kaldıklarında namazı terkedip başkalarıyla birlikte iken namaz kılan münafıklar kastedilmiştir. Bu âyette namazı ciddiye almayan, eğlence kabilinden namaz kılan kimselere dikkat çekildiği şeklinde de yorumlar mevcuttur.
    Son âyette dini asılsız sayanların "Maun"a da engel oldukları belirtilmiştir. Mâûn kelimesinin sözlük anlamından hareketle bu âyette, âhireti inkâr eden kimselerin başkalarına küçük fedakârlıklarda dahi bulunmayacak kadar bencil bir karakterde oldukları vurgulanmaktadır. Sûrenin en önemli mesajı, Allah'a gönülden ibadet etmekle toplumsal hayatta yardımlaşma, şefkat ve merhametin dindarlık bakımından bir*birinden ayrılamayacağı hususudur.

    Kaynak: dinibil
     
  5. Bence bu site gayet güzel
     

Bu Sayfayı Paylaş