müzikte dizi terimi nedir

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 25 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    bu konuda yardımcı olursanız çok memnun olcaz
     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Dizi Nedir ?

    Dizi, seslerin yükseklik derecelerine göre (genelde bir kurala bağlı olarak) ard arda yazılmasıdır. Dizi GAM olarak da adlandırılır.
    İkinci bir genel soru GENEL DİZİ NEDİR? şeklinde olacaktır. Bir müzikteki tüm sesleri içeren diziye GENEL DİZİ dı verilir. Aslında değinebileceğimiz PENTATONİK, DİYATONİK, KROMATİK gibi diziler de var ama girizgahı majör ve minör dizileri açıklayacağız diye yaptık, öyle devam edelim.

    Majör Dizi Nedir ?

    İçerdiği seslerin 2 TAM 1 YARIM 3 TAM 1 YARIM şeklinde sıralandığı diziye MAJÖR DİZİ denir. Bu ortaokuldan beri müzik dersinde gördüğümüz majör dizi formülü. Peki buradaki tam ve yarımlar ne ifade ediyor?
    Buradaki tam ve yarımlar seslerin arasındaki aralıklardır. Örneğin Do ve Re arasında 1 TAM ses aralık bulunuyorken Mi ve Fa arasında 1/2 (YARIM) ses aralık bulunur. O zaman 2 tam 1 yarım 3 tam 1 yarım formülünü kök sesi DO alarak uygulayalım;

    DO (tam) RE (tam) Mİ (yarım) FA (tam) SOL (tam) LA (tam) Sİ(yarım) DO (oktav) (bkz OKTAV NEDİR: Bir sesin kendisinden iki kat büyük frekansa sahip adaş sesine o sein oktavı denir. C gamında yazılan ikinci do, frekans olarak ilk yazılan do’nn iki katı büyüklüğündedir. Frekans arttıkça ses tizleşir)
    az önce okuduğunuz dizinin adı DO MAJÖR dizidir ve C ile gösterilir. Fark ettiyseniz C dizisi hiçbir arıza (diyez-bemol) almamaktadır. İşbu nedenle ortaouldan beri majör dizi anlatılacağı zaman ilk olarak C dizisi anlatılır!!!
    Şimdi 2 tam bir yarım 3 tam bir yarım şeklinde öğrendiğmiz ve do'yu kök ses alarak kurduğumuz gamda pratik ettiğimiz Majör diziyi diğer kök seslere uyarlayalım. (Bunu yapmadan önce gitar üzerinde C majör gamının notalarını arda arda çalınız ve kulaklarınızı major dizinin tonalitesine alıştırınız. Tavsiyem 2 oktav aralığıyla hatta mümkünse 3 oktav aralığıyla çalışmanızdır.)

    DO(1 (KÖK SES)) RE (2) Mİ (3) FA (4) SOL (5)
    Şimdi SOL sesini kök ses alarak G dizisini yazacağız;
    SOL-LA-Sİ-DO-RE-Mİ-FA diyez – SOL
    Görüldüğü üzere G dizisi, Fa diyez almaktadır. Peki bu nedemektir; G sesi Fa sesi değil Fa diyez sesi içeriyor demektir, dolayısıyla sololarda da FA değil FA diyez kullanılır
    Şimdi başka bir kök sesten yazalım. Bu sefer G dizisinin 5. Sesine gidiyoruz; RE. yani şimdi yazacağımız gamın adı Re major;
    RE-Mİ-FA diyez- SOL-LA-Sİ-DO diyez- RE
    Görüldüğü üzere D gamı Fa diyez ve Do diyez almaktadır. Burada önemli bir nokta var bilmioyurm dikkatinizi çekti mi; G gamı tek bir arıza aldı; fa sesine bir diyez. D gamı iki arıza aldı; G gamında da olan fa sesine diyez ve bir de do sesine bir diyez.
    İşte beşliler çemberine gore gittiğiniz sürece gamlar bir önceki gamın arızasına ek olarak bir arıza alacaktır;

    C GAMI- Arıza yok
    G GAMI-fa diyez
    D GAMI-fa diyez, do diyez
    A GAMI- fa diyez, do diyez, sol diyez
    E GAMI-fa diyez, do diyez, sol diyez ve re diyez.

    Bu şekilde beşliler çemberine devam edin. En son olarak C diyez gamını göreceksiniz.
    İşte 5liler çemberine gore yazdığınız bu majör dizilere diyezli tonlar adı verilir. Arıza olarak sadece diyez arıza alırlar (önemli bir not: diyezli tonlar da mi ve si seslerine de gerektiği zaman diyez arızası konulacakır )
    Bu şekilde bir sürü major ton elde edeceksiniz. Ama dikkatinizi çektiyse elde ettiğiniz major gamlar arasına Fa major yok! Peki onu nasıl elde edeceğiz?
    Bu sefer her dizisnin 5. SESİNİ DEĞİL 4. SESİNİ ele alalım (elbetteki ilk olarak yine C dan başlıoyruz. Şu halde 4. Ses FA)
    FA- SOL- LA- Sİ bemol- DO- RE- Mİ- FA
    Buradan da anlaşılacağı üzere F gamınnı dördüncü sesiyle yazacağınız Si bemol majör gamı da F gamındaki Si bemole ek olarak bir BEMOL arıza daha alacaktır.

    Minör Dizi Nedir ?

    İçerdiği seslerin 1 TAM 1 YARIM 2 TAM 1 YARIM 2 TAM şeklinde sıralandığı diziye MİNÖR DİZİ denir. Minör diziler kuruluşları bakımından 3 grupta incelenir;
    1) DOĞAL MİNÖR
    2) ARMONİK MİNÖR
    3) MELODİK MİNÖR

    -DOĞAL MİNÖR:
    Minör dizi kuralına uyan dizilere minor dizi denir. 1 TAM 1 YARIM 2 TAM 1 YARIM 2 TAM kuralına gore sıralanan bu sesler doğal minor tonaliteyi yaratır.
    MAJÖR DİZİNİN 6. DERECEDEN ÇALINMASI DURUMUNDA DOĞAL MİNÖR DİZİ ELDE EDİLİR. ÇALINAN DİZİ, 6. DERECESİ ALINAN MAJÖR DİZİNİN PARALEL (ilgili) MİNÖRÜDÜR. PARALEL MİNÖRÜ OLDUĞU MAJÖR DİZİ İLE AYNI ARIZALARI ALIR.

    C DİZİSİ;
    DO (1. Derece)
    RE (2. Derece)
    Mİ (3. Derece)
    FA (4. Derece)
    SOL (5. Derece)
    La (6. Derece)
    Am Gamı
    La (tam) Si (yarım) Do (tam) Re (tam) Mi (yarım) Fa (tam) Sol (tam) La (oktav)

    Görüldüğü üzere Am (laminör) gamı, C gamının 6. Dereceden çalınmış halidir. Modları bilen arkadaşlar bu durumu Aeloean modundan hatırlayacaklardır. 6. Derece o dizinin Aeolian modudur. Bu duruma paralel major-paralel minor durumu denir. Bir major dizinin 6. Derecesi o dizinin ilgili minörüdür. Aynı şekilde bir minor dizinin de 3. Derecesi o dizinin parallel majörüdür. Paralel minor parallel majörü ile aynı arızaları alır (Bu durumu enharmonic diziler ile karıştırmayınız). Bir örnek de G gamı için verelim;

    SOL (1. Derece)
    LA (2. Derece)
    Sİ (3. Derece)
    DO (4. Derece)
    RE (5. Derece)
    Mİ (6. Derece)
    Şu halde Em gamı;
    Mİ-FA diyez-SOL-LA-Sİ-DO-RE-Mİ
    Şeklinde olacaktır.
    Bu şekilde tüm major gamların ilgili minörlerini bulunuz ve kulağınızı minor tonaliteye alıştırınız.

    - ARMONİK MİNÖR:
    Doğal minor dizinin 7. Derecesinin “diyez” arızası alması ile oluşur. Burada ama. 8. Derece ile 7. Derece arasındaki aralığı tam seesten yarım ses indirmek ve böylece 8. Dereceye dönüş isteğini arttırmaktır. Tek bir örnekle açıklayacağım, tüm doğal minörlere uygulayınız;
    LA-Sİ-DO-RE-Mİ-FA-SOLdiyez-LA
    Çaldığınız zaman göreceğiniz üzere doğal minöre göre daha güçlü bir şekilde 8. Derecee dönme isteği oluşmaktadır

    - MELODİK MİNÖR:
    Armonik Minör Dizisinin 6. Derecesine “diyez” arızası alması ile oluşur. Armonik minor dizisinde 6. ve 7. dereceler arasında 1,5 ton gibi bir aralık oluşması sonucunda melodi açısından kaçınılmaz sorun oluşmuştur. Doğu müziklerinde 1,5 ton aralık sıkça kullanılmasına rağmen batı müziğinde genllikle armonik aralık olarak kullanılır, melodik aralık olarak pek sevilmez. Bu nedenle artık ikiliyi oluşturacak bir durumdan kaçınılır. Bunu engellemek için ya 6. ve 7. derecenin ardışık çalınması engellenir, ya da 6. Derece diyez alır ve yarım sese tizleştirilir. Böyle bir durumda yeni bir dizi açığa çıkar; bunun adı da MELODİK MİNÖR DİZİSİDİR. Yine tek bir örnekle açıklayacağız;
    LA-Sİ-DO-RE-Mİ-FAdiyez-SOLdiyez-LA
     
  3. ya bu minör ve majör dizide yazılmış herhangi bir parça var mı o konuda da yardımcı olabilir misiniz ?
     
  4. Evt bende odevde yazacam ama bu konuyla ilgili bişey goremedim
     
  5. yanlış yazmısınız ödevle alakası yok
     
  6. bence adam cevabı vermiş
     
  7. arkadaşa katılıyorum dersimin konusuyla hiçmi hiç alakası yokk
     
  8. mi dizisi ne demek yardımcı olurmusunuz lütfen
     
  9. Şimdi güzel anlatılmış ama konudan sapmak değil konuunun ayrıntısı çok ve hoca bunları istemedi :(
     
  10. iii bence yha :D doğru bi cevap aldım saoğun aga yardımcı oldun muck :*
     
  11. şimdi güzel anlatılmış ama konudan sapmak değil konunun ayrıntısı çok ve hoca bunları istemedi
     
  12. Anlamadiiiim çok zorrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr
     
  13. biraz eksik sanki ilk paragraftaki yazı
     
  14. çok tşk. çok güzel laa :d <3
     
  15. Üyelerdenbiri

    Üyelerdenbiri Yeni Üye

    Müzikte dizi terimleri (A-Z)
    KAMMERMUSİK (Alm.): Oda müziği.

    KANON (Fran. Canon) Çok ses yazısı türlerinden. Ses girişleri, dizinin türlü katlarında tekrarlama yoluyla birbirini izler.

    KANTAT (İtal. Cantata): Başlangıçtaki anlamına göre söylemek, “teganni” edilmek için yazılmış parça. Bugünkü anlamına göre, operada olduğu gibi, metni bir olayı bir konuyu anlatan, fakat sahnede oynamak için hazırlanmamış, bir yada birkaç solo şarkıcı ve orkestra (ve bazı kere de koro) için yazılmış yapıt.

    KAPELLEMEİSTER (Alm.): (1) Orkestra yöneticisi. (2) Kilise müziği yöneticisi.

    KASSATİON (Alm.): 18. yy’da süitin türlerinden.

    KASTANYET: İspanya ve Güney İtalya’da halk müziğinden yayılan kestaneye benzeyen, birbirine bağlı iki tahta parçası. Bolero, fondago ve tarello gibi halk danslarında süsleyici bir ritm unsuru olarak çalınır.

    KOLORATURA (İtal.): Çalgılarda ver insan sesinde süslü geçitler. Terim genellikle, bu türlü geçitleri ustalıkla söyleyebilen lirik sopranolar için kullanılır.

    KONÇERTO (İtal.): Genellikle tek, bazen de birden çok çalgı için, orkestra eşliğiyle yazılmış beste. Concerto grosso: Küçük bir çalgı grubunun (concertino), orkestranın geri kalan çalgılarıyla (ripieno) karşıt durumda olduğu yapıt.
    KONSERVATUVAR (Fran.): Müzik öğrenimi için kurulmuş büyük okullar. İlk konservatuvar Napoli’deki San Maria di Loreto’dur.

    KONTRALTO (İtal.): En pes kadın sesi.

    KONTRAPUNTA (İtal.): Birden çok sesi birleştirme kurallarının tümü. Armoniyle yakından ilgilidir.
    KONZERTMEİSTER (Alm.): Senfoni yada opera orkestrasında baş kemancı. Yalnız kemanlardan ve öbür yaylı çalgılardan değil, yöneticiden sonra bütün orkestranın çalışma beraberliğinden sorumlu kişi.

    KUARTET (Fran.): Dört çalgı yada dört ses için müzik. Dört çalgılık, yada dört seslik topluluk. En yaygın dörtlü çalgılaması, iki keman viyola ve viyolonselden kurulan topluluktur ve bu ortam için sayısız yapıy verilmiştir.

    KUİNTET, KENTET (Fran.): Beş çalgı, yada beş ses için müzik. Beş çalgılık yada beş seslik topluluk.


    L
    LAENDLER: Kaynağı Avusturya olan ¾ ölçülü dans. Valsin doğumuna yol açmış viyana klasikleri bu dansı bazı yapıtlarında kullanmışlardır.

    LARGAMENTE, LARGO (İtal.): Geniş anlamında. Çok yavaş tempo.

    LARGHETTO (İtal.): “Largo”dan az daha hızlı.

    LEGGİERO (İtal.): Hafif.

    LEİTMOTİV (Alm.): Kişilerin yada olayların tanıtılması için kullanılan, melodik, ritmik yada armonik kimliği olan cümle bölümleri. Genellikle operada kullanılır. Wagner’in operalarında “Leitmotiv”lerin özel bir önemi vardır.

    LENTO (İtal.): Yavaş.

    LİBRETTO (İtal.): “Küçük kitap” anlamına gelir. Opera metni, opera oyunu.

    LOURE (Fran.): 18. yy. süitlerinde rastlanan bir tür halk dansı.


    M
    MAESTOSO (İtal.): Görkemli.

    MALAGUENA: Malaga kaynaklı, Endülüs’te yayılmış İspanyol halk dansı.

    MEİSTERSİNGER (Alm.): 14. 15. ve 16. yy’larda Almanya’da birlikler ve loncalar kurmuş ozan ve şarkıcılara verilen ad.

    MELODİ: Ritm öğesinden yararlanarak, bir biçim için art arda çizilmiş notalar.

    MELODRAM: Müzikle birlikte, melodisiz olarak, düz okuma durumda söylenen dram.
    Müzik eşliğiyle bir anlatıcı için hazırlanmış yapıtların türüne verilen ad.

    MENUETTO (İtal.): 17. yy’da ortaya çıkmış. Fransa kaynaklı, üç zamanlı saray dansı. Adı “küçük” anlamına gelen menu sözcüğünden türemiştir. Ufak adımlarla oynanması bu adı gerektirmiştir.müziği önce süitlerde yer almış, sonra sonat biçiminin bölümlerinden biri olmuş, yerini scherzo’ya bırakıncaya kadar kullanılmıştır.

    METRONOM: Müzikte zaman ölçen, bir parçanın tempo hızını belirten araç. Prensibini 1596’da Paris’te Etienne Loulie bulmuş, 1816’da Johann Nepomuk Maelzel ilk metronom fabrikasını kurmuştur.

    MİSSA (Fran.): Katolik kilisesi tören müziği. Başlıca bölümleri “Kyrie”, “Gloria”, “Sanctus” ve “Benedictus”, “Agnus Dei”. Her bir parçanın iç biçimini sözler düzenler. “Missa” büyük biçim olarak süiti andırır.

    MODULATİON (Fran.): Bir tonaliteden öbürüne geçme. Modülasyon.

    MONODRAM: Tek şarkıcı için opera.

    MOTİF: Bir yapıtın kuruluşunun ana öğelerinden biri olarak kullanılan ve bir müzik fikrinin kaynağı olan parça.


    N
    NOCTURNE, NOTTURNO (fran, İtal.): “Gece Müziği” anlamında kullanılır. İlk terim olarak durgun, düşünceli, ve duygulu piyano parçalarını anlatmak için John Field tarafından kullanılmıştır. Bu türde en olumlu, en ünlü parçaları Chopin yazmıştır.

    NONET: Dokuz çalgı için yapıt. Dokuz çalgıdan kurulmuş topluluk.

    NOTA: Müzik yazısı. Sesleri gösteren işaretler.


    O
    OKTAV (İng.) Sekiz sesli aralık.

    OKTET (Fran.): Sekiz çalgılı topluluk. Sekiz çalgı yada sekiz üyeli topluluk için yazılmış yapıt.

    ONİKİ NOTA MÜZİĞİ: Yarım ses aralıklı kromatik dizideki oniki notanın besteci tarafından bağımsızca seçilip sıralanışı ile ortaya çıkan diziye dayanan müzik.
    Oniki nota dizisi prensibini bir tonal düzen yerine, yeni bir düzen kurma amacıyla Avusturyalı besteci Arnold Schoenberg hazırlamıştır.

    OPUS (Lat.): “Yapıt” anlamında kullanılır. Bazı besteciler yapıtlarının bestelenmiş yada yayınlanmış sırasını belirtmek için Op. Kısaltmasını ve yapıtın sıra numarasını kullanırlar.


    P
    PARTİSYON (Fran.): Çalgı yada ses bölümlerinin birlikte okunmasını sağlamak amacıyla birbiri üstüne sıralanış notası.

    PARTİTA (İtal.): 17. yy’da art arda çalınan dans parçaları dizisi. Bach, terimi iki anlamda kullanmıştır. (1) süit karşılığı, (2) org “chorale”leri üzerine çeşitlemeler.

    PASSACAGLİA (İtal.) : İspanyolca “sokak şarkısı” anlamına gelen “passagallo” sözcüğünden 17. ve 18. yy. süitlerinde rastlanan, orta yavaşlıkta, üç zamanlı, tekrarlanan figüre (ostinato’ya) dayanan dans biçimi.

    PASSION: İsa’nın haçlanması ile ilintili kutsal metin üzerine koro, solo şarkılar ve çalgı eşliği için bestelenen bir tür oratoryo. Ortaçağ’da “mystére” ve “devozione”lerden türemiştir.

    PASTORAL: (1) Konusu genellikle efsanelere dayanan müzikli oyun. Operanın öncüsüdür. Renaissance İtalya’sında ortaya çıkmış, sonra özellikle Fransa’da gelişmiştir. (2) “Çobansı” nitelikte çalgı müziği yada şarkı. “Musette” ve “Siciliana” pastoral biçimlerdir.

    PİANO, PİANİSSİMO (İtal.): Hafif, yumuşak çok hafif, çok yumuşak.

    PİCCOLO (İtal.): Küçük flüt. Ses alanı normal flüte kıyasla bir oktav yukarıdan başlar.
    PİU (İtal.): Çok.

    PİZZİCATO (İtal.): Yaylı çalgılarda bir geçidin yayla değil, tellerin parmakla veya tırnakla çekilerek çalınacağını belirten terim.

    POLACCA (İtal.): İtalyan tarzında yazılmış olmakla beraber dansın ritmik özelliklerine bağlı bir tür “polonaise”.

    POLİTONALİTE (Fran.): Birden çok ve birbirinden ayrı tonalitelerin bir arada kullanılması.

    POLKA: Bohemya kaynaklı, hızlı tempolu dans.

    POLONAİSE (Fran.): Polonya halk dansı. Orta yavaşlıktadır.

    PRESTO (İtal.): Çabuk.

    PRESTİSSİMO (İtal.): Çok çabuk.

    PRIMADONNA (İtal.): “Birinci Kadın” anlamına gelir. Operalarda baş kadın şarkıcı.


    Q
    QUATRE NOTES CONTRE UNE: Bire karşı dört nota kullanarak yapılan iki partili kontrpuan.

    QUİETO: Sakin anlamında kullanılır.

    QUİNTON: 18. yy.’a ait eski bir Fransız kemanı.

    QUODİLBET: (istendiği gibi, dermece) 16. ve 17. yy.’larda polifonik vokal bir eserin farklı eserlerindeki birkaç popüler melodi ve metnin komik bileşimi bu kelimeyle adlandırılırdı. Bach’ın Goldberg Variationların sonuncusu bir quodilbet idi.


    R
    RALLENTANDO (İtal.): Yavaşlayarak.

    RAPSODİ: Belirli bir kalıp ve biçime bağlı olmayan genellikle halk temalarına dayanan çalgı müziği.

    RECİTATİVO (İtal.): Bir operanın oratoryonun yada kantatın “teganni” edilmeyip, söylenen, bir türlü konuşmayla sunulan bölümleri.

    RESİTAL: Bir konserde tek şarkıcı yada çalgıcının eşliksiz olarak bir veya birkaç yapıtı sunması.

    RİSOLUTO: Güçlü, kararlı.

    RİTM: Zaman içinde varolan müziğin yine zaman içinde belirtilmesi. Ritm müziğin üç ana öğesinden biridir. Öbür ikisi melodi ve armoni. Melodisiz ve armonisiz müzik olabilir ama ritimsiz bir müzik düşünülemez.

    ROMANCE: Besteciyi kesin bir kalıp biçimine uymak zorunda bırakmayan, genellikle duygusal parçalara verilen ad.

    RUBATO: İcrada geçici olarak kesin bir tempodan ayrılman ve nota sürelerini bir cümlenin anlamını açıklamak, yaymak amacıyla değiştirmek.


    S
    SALTARELLO: Hızlı tempoda eski İspanyol- İtalyan dansı. Lavta süitşerinde pavan’dan sonra yer alır.

    SCHERZO: “Şaka” anlamına gelir.sonat biçiminde Beethoven’den bu yana “menuetto”nun yerini almış olan bölüm. Tekrarlanan kesin çizgili bir ritmik figüre dayanır. Menuetto’da olduğu gibi karşıt nitelikte bir yavaş bölümü (üçlü bölümü) vardır.

    SERENAD: Akşam müziği. Akşam yahut gece vakti, açık havada genellikle bir kadının penceresi altında söylenir, çalınır türde parçalar…

    SONAT: Başlangıçtaki anlamıyla “çalınmak, tınlatılmak” için parça anlamında… Üç yada dört bölümden kurulmuş yapıtın bütünü..

    SONATİN: Küçük ve kısa sonat.

    SOPRANO: En tiz kadın veya çocuk sesi.

    SUBRET: Operalarda ve operetlerde genellikle hizmetçi kız rolüne çıkan hafif sopranolar sınıfına verilen ad.

    STACCATO: Notalarda belirtilen sesleri birbirine bağlamadan teker teker ayrı ayrı yorumlama.

    STRETTO: (1) Fuga yazısında, ana konu ile karşılığın üst üste geldiği ve seslerin birbirini daha yakından izlediği bölüm. (2) Parçanın sonunda tempo hızlanması (genellikle İtalyan operasında).

    SÜİT: 16. yy.da bir yandan halk arasında, öte yandan saraylarda gelişmeye ve yaygınlaşmaya başlayan dans parçaları demeti. Sanat müziği sınırları içinde yer edinmiş, 17. ve 18. yy.lar boyunca başlıca çalgı müziği ortamı ve sonat biçiminin öncüsü olmuştur. Allemande, Courante, Gavotte, Rigaudon, Loure, Passepied, Chaconne süitlerde rastlanan başlıca danslardır.

    SÜRDİN: Bir yaylı çalgıyı, yada maden nefes çalgısını sağırlaştırıcı parça veya tıkaç.

    T
    TANGO: Ritmi Habanera’ya benzeyen (noktalı ritm) fakat daha çabuk tempoda dans. İspanyol-Amerikan kaynaklıdır. Meksika’dan çıktığı sanılır. Arjantin’de çok yaygındır.

    TARANTELLA: Çok hızlı ve canlı tempoda Napoli dansı.

    TEMA: Bir bestede başlıca müzikal fikir yada konu. İlk çok ses yazısında, üzerine kontrapuntanın kurulduğu “cantus firmus”.

    TEMPO: Müzikte sesin süresi üzerine kurulmuş, ses hareketlerinin süre ve hızlarını ölçmeye yarayan sistemlerin temeli.

    TENOR: En tiz erkek sesi.

    TOCCATO: Sözcük anlamı “dokunmak için” parça. Klavye müziğinde (org, klavsen) verilen ilk adlarından biri. Kuzeyli orgçular ve Bach fuga yazısında “toccata”larda geniş yer vermişlerdir.

    TONALİTE: Bir bestede yada bir beste bölümünde bütün nota ve akorların, bir “çıkış noktası” durumundaki notayla ilgilerini düzenleyen sistemlerin bütünü. Tonalite, kendi başına, müzik yaratıcılığında bir amaç değil, fakat araçlardan yalnız biridir.

    TRANQUİLLO: Sakin, rahat.

    TREMOLO: Bir nota yada bir akorun çok hızlı olarak tekrarı.

    TRİL: Bir notanın bir üstteki notayla çok hızlı olarak sıralanması.

    TRİO: Üç ses yada çalgı için yazılmış beste. Böyle bir besteyi çalan topluluk.

    TROPPO: Çok… Non troppo: Çok değil… Allegro non troppo: Çok hızlı değil…

    TROUBADOUR: 11. ve 14. yy.lar arasında Fransa’nın güneyindeki gezginci ozanlara verilen ad. Kuzeydekilere “trouvére” denir.

    TUTTİ: Bütün, tüm, hep birlikte anlamlarına gelir. Konçertolarda ve koro seslerinde solo sesin yanında bulunan çalgı ve seslerin bütününe verilen ad.


    U
    UVERTÜR: Müzikli sahne yapıtlarının, süit ve senfonilerin başındaki açılış, giriş müziği. İtalya’da Alessandro Scarlatti, Fransa’da da Jean-Baptiste Lully uvertürü üç bölümlü olarak kesinleştirmişler, böylece klasik senfoni biçiminin temelini atmışlardır.

    UMORİSTİCO: Şakacı, esprili.

    UNA CORDA: Tek tel. Piyanoda özel bir pedala basılarak çekiçlerin üç yerine bir tele vurmasını sağlayarak özel bir ses rengi elde edilmesi. Normale dönüş “tre corde” komutuyla belirtilir.

    UNCA: Çengel. Notaların değerini gösteren çengel.

    UNGHERESE, HONGROİSE: Macar tarzında.

    UNİSONO, UNİSSON: Tek sesli, aynı seste.

    UNİTONAL: Tek tonlu.

    UNNO, NATİONALE: Ulusal.

    UOMO: Erkek adam. Başroldeki erkek şarkıcı.

    ÜÇGEN (Fran., İng. Triangle): Titreşimi sağlamak amacıyla üçgen biçiminde bükülmüş maden çubuktan yapılma, belirli bir nota yüksekliği vermeyen vurma çalgısı.


    V
    VİBRAFON: Maden çubukların üstüne tokmakla vurularak çalınan, her bir çubuğun altında bulunan borunun içindeki havanın, elektronik araçla titreştirilmesiyle elde edilen tınıya sahip çalgı.

    VİBRATO: Titreme, insan sesinde olsun, türlü çalgılarda olsun, bir notanın yüksekliğini aşağı ve yukarı doğru sık yada geniş aralıklı sallandırılmayla elde edilir.

    VİRGİNAL: Diz üstüne yerleştirilip çalınan küçük klavsen.

    VİRTUOZ: Yorumunda teknik ustalığın üstün katına erişmiş kişiler için kullanılan terim.

    VİVACE: Canlı.

    VOCE: Ses. (Mezza Voce: Yarım ses), (Sotto Voce: hafif ses)

    VORSPİEL: Müzikli oyunlarda yapıtın başlamasından önce çalınan orkestra parçası.


    W


    X
    XYLOPHONE: Ksilofon. Farklı uzunlukta tahta plaketlerden oluşan vurmalı çalgı.


    Y
    YORUM: Bir müzik yapıtını icra eden şarkıcı, enstrümanist yada yöneticinin, o yapıtı bestecinin düşünce ve duygularına uygun olarak sunma amacıyla uyguladığı duygusal davranışın ve bilimsel inceleme sonuçlarının tümü.


    Z
    ZARZUELA: Bir tür İspanyol opereti.

    ZELO, ZELOSO: Acele , aceleyle.

    ZİGANKA, ZİGEUNER, ZİNGARA, ALLA ZİNGARA: Çingene, çingene müziği, çingene tarzında, Çigan.

    ZOPPA: Aksak.

    ZWİSCHENSPİEL (Alm.): Müzikli oyunlarda perde arasında çalınan orkestra parçası…
    ALINTIDIR.
     
  16. Bence cok guzel bi site tessekkurler cok yardimci oldunuz ben rabia muck
     
  17. ya biz bu konudan sınav olucaz :((((
     
  18. ödevle alakası yok ve hoca bu ödevden soru soracak
     
  19. arkadaşlar ben istanbul teknik üniversitesinde öğrenciyim size melodik minörün açılımını özetliyim çünkü yanlış bilgi verilmiş. : armonik minör dizinin yukarı çıkarken 6, ve 7, derecesini kromatik tizleştiriyoruz.(yani diyez koyuyoruz.) aşşağı inerken kromatik pesleştiriyoruz. (yani bekar dediğimiz notayı diyez değilde kendi haline getiren işareti koyuyoruz.) ARKADAŞLAR DİZİ VE TERİM ADLI ÖĞRENMİŞ OLDUĞUM BİLGİLERİ SİZE AKTARICAM. İNTERNETTEN ALIPTA KOYAN KİŞİYE DEĞİL,ÖĞRENMİŞ KİŞİYE YADA DOĞRU BİR İNTERNET SİTESİNDEN ALIN.

    - İYİ GÜNLER.
     
  20. Dizi, seslerin yükseklik derecelerine göre (genelde bir kurala bağlı olarak) ard arda yazılmasıdır. Dizi GAM olarak da adlandırılır.
    İkinci bir genel soru GENEL DİZİ NEDİR? şeklinde olacaktır. Bir müzikteki tüm sesleri içeren diziye GENEL DİZİ dı verilir. Aslında değinebileceğimiz PENTATONİK, DİYATONİK, KROMATİK gibi diziler de var ama girizgahı majör ve minör dizileri açıklayacağız diye yaptık, öyle devam edelim.
     

Bu Sayfayı Paylaş