Kaside çeşitleri

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 10 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    kaside çeşitleriyle ilgili sorum var:
    1)nevruz bayramı dolayısıyla yazılan kasidelerin adı?
    2)nesib bölümünde atların anlatıldığı ve övüldüğü kassidelerin adı?
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Kaside Nedir ? Kaside Çeşitleri ve Kaside Örnekleri

    Kaside Nedir ?




    Kasideler, genellikle birini övmek veya yermek amacıyla yazılan şiirler, daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan divan edebiyatı şiirlerdir Kaside şairlerine kaside-gü (kaside söyleyen), kaside-sera ya da kaside-perdaz (kaside yazan) denir Çok katı bir kalıpla yazılan kasideler, 6 bölümden oluşur


    Türk edebiyatında 13 yüzyılda kullanılmaya başlanır Nazım birimi beyittir Beyit sayısı 33-99 arasında değişir Kasidenin ilk beyitine matla denir Şair kasidesi içinde matlayı tekrar ederse tecdid-i matla denir Matlayı birden çok tekrar ederse bu zat-ül metali veya zül metalidir Kasidenin son beyitine makta , şairin mahlasının bulunduğu beyite taç beyit denir Kasidenin en güzel beyiti beyt-ül kasid olarak isimlendirilir


    "Kasideler birini övmek veya yermek için yazılan şiirlerdir"şeklindeki tanım,bunun nazım şekli değil de nazım türü olduğunu ortaya çıkartırOysa kaside adı şiirin nazım şekliyle alakalı bir durumdurBu açıdan bakıldığında kasideleri belirli bölümlerden oluşan ve gazellerden daha uzun yazılan belli bir kafiye örgüsü olan(aa ba ca da)nazım şeklidir diye tanımlamak daha doğru olacaktır Kasideyi övgü ve yergi şiiri olarak tanımlarsak övgü ve yerginin yapıldığı farklı nazım şekilleriyle yazılmış bütün şiirleri bu gruba dahil etmemiz gerekirMesela şair gazelinde bir kişiyi övdü ise onun da kaside olduğunu iddia etmemiz gerekir ki bu da bizi açmaza sürüklerAynı şekilde bütün hicviyeleri kaside olarak adlandırmamız gerekirMesela Ziya paşanın meşhur terkib-bendlerini(erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar,rencîde olur dîde-i huffâş ziyâdan) kaside olarak kabul etmemiz gerekir Kasidelerde illaki övgü veya yergi olacak şartı yokturMeselâ şair bahariyye içinde tamamen baharın güzelliklerinden bahsetmişse bunun içinde övgü ve yergi aramak abes olacaktırÖzellikle İstanbul'dan uzak kalan şairlerin divanlarındaki kasidelerde bir devlet büyüğünü övmekten ziyade bu tür övgü dışı konuların anlatıldığı eğer incelenirse görülecektir Aynı hatalar gazel için de yapılmaktadırGazel kadın aşk şarap konulu şiirler demek değildirGazel bir nazım şeklidirEn az 3 beyittirBeyit sayısı kasideler kadar fazla değildir3 beyitten az olan gazellere nâ-tamam gazel denirYani tamamlanmamış"



    Kasidenin Bölümleri


    1 Nesip (Teşbib)


    Kasidenin ilk bölümüdür, şiir yönünden en ağır bölümdür Genelde 31/99 beyit olur Şair bu bölümde betimleme yapar ; kadın, kış, at, bahar vs Baharın tasviri yapılıyorsa: Bahariye, kışın tasviri yapılıyorsa: Şitaiye, temmuzun tasviri yapılıyorsa: Temmuziye, ramazanın tasviri yapılıyorsa: Ramazaniye, atın tasviri yapılıyorsa: Rahşiye, hamamın tasviri yapılıyorsa: Hamamiye


    2 Girizgah


    Nesip bölümünden methiye bölümüne geçerken söylenen ve basamak görevinde olan beyitlerdir Şair bu bölümde övgüye başlayacağını haber verir 1-2 beyitten oluşur


    3 Methiye


    Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür Şiir yönü çok zayıf, dil yönü diğer bölümlere göre çok ağırdır


    4 Tegazzül


    Gazel söyleme anlamına gelir, bütün kasidelerde olması zorunlu değildir Methiyeden sonra şair bir fırsatını düşürüp aynı ölçü ve uyakta bir gazel söyler, buna tegazzül denir


    5 Fahriye


    Şairin kendini övdüğü bölümdür Fahriyeyi en seven şair Nefi'dir


    6 Tac


    Şairin kendisi hakkındaki yeni düşüncelerini söylediği bölümdür 2-3 beyit bulunur 'Nefi' çok kullanır(Tac bir bölüm değil sadece şairin isminin geçtiği beyittir)


    7 Dua


    Kasidenin son bölümüdür Birkaç beyit olur Şair burada övdüğü kişinin başarılı, uzun ömürlü, talihinin iyi olması yönünde dua eder


    Kaside ve tarihsel önemleri


    Kasideler, sosyal ve kültür tarihi araştırmacısı için önemli bir belge ve bilgi kaynağı olarak değerlendirilebilirler Resmî tarihi vesikalar kadar, edebî metinlerin de tarih araştırmacısı için önemli bir belge olduğunu ispatlayacak mühim kaynaklar arasındadır


    Kasideler, ideal devlet adamı profili çizme, sosyal ve ekonomik konularda devrin özelliklerini yansıtma, sosyal hayatın değişik sahnelerini anlatma, tarihî şahsiyetlerin biyografik bilgilerine katkıda bulunma, siyasal ve kültürel tarihin pek çok değişik safhası için yazılmış edebi eserlerdir



    Kasideler konularına göre de değişik adlar alırlar Kasideler konularına göre isimlendirilir


    Tevhid: Allah'ın birliğini anlatan kısa gazel

    Münacaat: Allah'a yalvarmak yakarmak için yazılır
    Na'at : Peygamberi övmek için yazılır
    Methiye : Devlet büyüklerini övmek için yazılır
    Mersiye : Ölüm temalı kasidelerdir
    Hicviyye: Alay etmek amacında yazılan kasidelerdir
    Şehrengiz:Bir şehrin güzelliklerini anlatan kasidelerdir
    Cülusiye: Padişahın tahta geçişine sevinen kişiler için yazılan kasidelerdir

    KASİDE ÖRNEKLERİ



    Kaside

    Bu şehr-i Sitanbûl ki bî-misl ü behâdır
    Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır

    Bir gevher-i-yekpâre iki bahr arasında

    Hurşîd-i cihân-tâb ile tartılsa sezâdır

    Altında mı üstünde midir cennet-i a'lâ

    Elhak bu ne hâlet bu ne hoş âb u hevâdır

    İnsâf[ı] değildir anı dünyâya değişmek

    Gülzâr[ı]ların cennete teşbîh hatâdır

    İstanbul'un evsâfını mümkün mü beyân hiç

    Maksûd[ı] hemân sadr-ı kerem-kâra senâdır

    Ez-cümle Nedîmâ kulun ey Âsaf-ı devrân

    Müstağrak-ı lütf u kerem ü cûd u atâdır
    NEDİM


    KASİDE-Yİ HÜLYA

    ' Sevgili eşime ithaftır '

    Ey divane bülbül gel bahara er

    Açılmış goncaya sen de gönül ver

    Ruhuna hoş gelen bir türkü gibi

    Seni saracak aşk rüzgarı eser

    Kırmızı renkleri bir kadeh gibi

    Açılmış goncalar beni okşa der

    Dayanılmaz arzu varsa içinde

    Kanatlarında güç, eksik olmaz fer

    Nereye koyarım diye düşünme

    Sinenin üstüdür güzel olan yer

    Tatlı nağmelerle bezenmiş sözler

    Kalbin derinine sevdayı eker

    Sevda öyle bir şey ki anlamazsın

    İnceden inceye bir derdi döşer

    Unutmak istersin güzelliğini

    Sen istedikçe o derine iner

    Bir bedeli vardır güzel sevmenin

    Aşık olan çile çekerek öder

    Meyhanelerini mesken tutarsın

    Sarhoşu olan ten kendinden geçer

    Sarılır kadehin ince beline

    Yudum yudum içer, arzuyla öper

    Her damla düştükçe alevlenir kor

    Baktığın yerlere hayali düşer

    Divanedir artık taşıdığın can

    Harı söndürmeye çöllere gider

    Leyla'yı arayan gözlerin artık

    Kumların üstünde Mecnun'a döner

    Her adım attığın yerde o vardır

    Serabına doğru seni sevkeder

    Hülya'yı öveyim tatlı sözlerle

    Ne güneş doğacak artık ne kamer

    Güneş doğmayınca sabah olmaz

    Günün ilk ışığı olmaz da seher

    Çalkalanan deniz dalgalarında

    Yol göstermeyecek artık bir fener

    Azgın dalgalarda yol gösterecek

    Tam gönlüme göre istenen rehber

    Ne kadar derinde olsa da yine

    Aranıp çıkartmak istenir cevher

    İnciler dizilmiş olur sineye

    Bulununca onun gibi mücevher

    Ziyasından yoksun kalmış yıldızlar

    Gece karanlıkta Hülya'yı bekler

    Aşk yarama merhem olacak ilaç

    Dünyada Hülya'dır, ahrette kevser

    Ey divane bülbül onu övmeye

    Sözler yetmez gayri, o tek şaheser

    Ey Dermani sende maarifet var

    Çile sardıranı sevmektir hüner

    Kulunu seversin Yaradan için

    Her sevgi içinde Allah'ı gizler

    Çektiğin çilenin sevabı varsa

    Hem ahirete, hem dünyaya yeter

    Günahtan arınmış olanlardan ol

    Kurulunca Hak'kın önünde mahşer


    Günahı çok olan sana bakınır

    Aşık olan canı gıbtayla izler

    Ey Allah'ım gonca gülün dalında

    Sonsuza dek eksik olmasın amber

    Hidayet eyle sen güzel kuluna

    Kalbime karşı hep olsun münevver

    Şahadeti eksik etme dilinden

    Hak'kın üzerine olsun mukadder

    Yanlışa düşüp de bocalamasın

    Tek kılavuz olsun ona Peygamber

    Onun sevgisi var benim kalbimde

    Benim sevgim onda olsun muteber
     
  3. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Yazılış amacına göre kasideler
    Kasidelerin yazılış amaçları hakkında kısa bilgi.


    Kasideler nesîb bölümünde işlenen konularına, rediflerine ve kafiye harflerine göre adlandırılır. Nesîbleri baharı anlatan kasidelere bahâriye/rebîiye, kışı anlatanlara şitâ’iye/berfiye, yaz mevsimini anlatanlara temmûziye, sonbaharı anlatanlara hazâniye, bayramları anlatanlara ıydiye (bayrâmiye, ramazâniye), nevruzu anlatanlara nevrûziye, düğünleri anlatanlara sûriye, hamamları anlatanlara hammâmiye, atın anlatıldığı ve övüldüğü kasidelere rahşiye, devlet büyüklerinin yaptırdıkları köşklerin anlatıldığı kasidelere dâriye, padişahın tahta çıkışı dolayısıyla yazılanlara cülûsiye, devlet büyüklerinin savaş ya da herhangi bir amaçla gittikleri yerden dönmeleri üzerine yazılanlara kudûmiye ya da istikbâliye, bir yerin fethi dolayısıyla o yerin fatihine sunulan kasidelere fethiye, savaş sonunda imzalanan antlaşma ve sağlanan barış dolayısıyla yazılan kasidelere de sulhiye denilir. Kasideler rediflerine göre de adlandırılmıştır. Böyle kasidelere genellikle redif olarak; gül, sünbül, lâle, benefşe, güneş (âfitâb), su (âb), sözüm, sühan, kalem gibi sözcükler seçilmiştir. Bu kasidelerin nesîbleri, redif olarak kullanılan sözcüğün anlamı ile ilgili konuda yazılır. Redif kelimesi gül olana verdiye (gül kasîdesi), sünbül olana sünbüliye (sünbül kasîdesi), güneş olana şemsiye (güneş kasîdesi), sühan olana sühan kasîdesi gibi adlar verilmiştir. Redifli olmayan kasideler de kafiyelerinin son harflerine göre adlandırılırlar. Kasidenin kafiye harfi r ise kasîde-i râiye, t ise kasîde-i tâiye, m ise kasîde-i mîmiye, l ise kasîde-i lâmiye, v ise kasîde-i vâviye vs. olarak adlandırılmıştır. Kaside yaygın bir nazım şekli olduğu için çeşitli konuları işleyebilir. İşledikleri konular bakımından da ayrı adlar alırlar. Allah'ın birliğini anlatan kasidelere tevhîd, Allah'a yalvarıp yakarmak ve günahların bağışlanmasını dilemek için yazılanlara münâcât, Hz.Peygamber ve dört halife için yazılanlara na’t, padişah, sadrazam, şeyhülislâm gibi devlet erkânı ve din büyüklerini övmek amacıyla yazılanlara medhiye, bir kimseyi yermek amacıyla yazılanlara hicviye, padişahların tahta geçişleri dolayısıyla yazılanlara cülûsiye, birisinin vefatı üzerine yazılanlara mersiye, devlet adamlarının bir makama atanmaları, bir yerden bir yere gidiş gelişleri münasebetiyle yazılanlara kasîde-i tebrikiye, kıymet verdikleri ve sevdiklerinden ayrılırken yazılan veda kasidelerine kasîde-i tevdî'iye, şehzadelerin doğum ve sünnetlerinin tarihleri, sultanların doğum tarihleri, devlet büyüklerinin yeni makamlara atanma tarihleri ile yeni yaptırılan çeşme, cami, köprü, han ve hamam gibi binaların yapılış tarihleri üzerine yazılan kasidelere de târîh kasîdesi adı verilir.. Kasideler mürettep divan sıralamasında divanların başında yer alır. Divanda kasideler arasında da bir sıra gözetilir.. devlet erkânı için yazılmış medhiyeler sıralanır. Kasidelerin başına memdûhun (methedilen, övülen) adının ve unvanının yazılması usuldendir. Bu başlıklar çoğunlukla Farsça ile yazılır: “Kasîde der-na’t-ı Hazret-i Fahr-i Kâ’inât” gibi. Kaside nazım şekli dinî konularda yazılanların dışında şairlerce bir geçim kaynağı olarak da görülmüştür. Hemen her olay devlet büyüklerine kaside yazmak için fırsat olarak değerlendirilmiştir. Hz.Peygamberin Ka’b b. Züheyr’e, yazdığı kasideye karşılık hırkasını hediye etmesinden sonra kaside sunan şairlere övülen kişinin ihsanlarda bulunup caize vermesi yaygın bir gelenek halini almış hatta sünnetten sayılmıştır. Şair, dil kurallarına, kabul edilmiş sanat anlayışına ve toplumun değerler manzumesine uygun olarak yazdığı kasidesini övülen kişiye ya bir vasıta ile veya huzurda bizzat okumak suretiyle sunar..

    Prof. Dr. Ahmet MERMER
     
  4. 2)Atlerın övüldüğü kasideye rahşiye denir.
     

Bu Sayfayı Paylaş