Küresel ısınma ile ilgili makale - Küresel ısınma makaleleri

'Makaleler-Denemeler' forumunda Mavi_Sema tarafından 8 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Küresel Isınmayla ilgili makaleler, Küresel Isınma Makaleleri, Küresel Isınma hakkında yazılar, Küresel Isınmayla ilgili yazı

    Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış sebebiyle kullanılan 1 terimdir. Bu hadise son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve ehemmiyet kazanmıştır. Dünya‘nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş ise, “son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir tesirler oluşturduğu” yönündedir.

    Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının niçin olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi birtakım gazların, güneşten gelen radyasyonun 1 yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir. Su buharı, diğer sera gazlarından değişik bi şekilde güneşten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre statik olan bağlantılı 1 değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. yalnız diğer sera gazları, mekan mekan bağımsız değişken bi şekilde küresel ısınma üzerinde etkin 1 tesir yaratabilirler. mesela karbondioksit, yoğun volkanik faaliyet sonucu veya insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun bi şekilde atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız bi şekilde ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran 1 etkili bi şekilde işlev görür. Bugün sebebiyle bilim çevrelerinde küresel ısınmadan başat rolün atmosferde karbondioksit oranının artmasına bağlanmaktadır. bütün ne kadar atmosferdeki karbondioksit, yeşil bitkilerin fotosentez olayında, karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle, atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.

    Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha çok su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun 1 bölümünü dış uzaya yansıtırken 1 bölümünü soğurarak ısınırlar, 1 bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da 1 bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken 1 bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon tekrardan bulut kütlesi birlikte karşılaştığında, eşdeğer hadiseler yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar. Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yepyeni 1 katkıya yol açmaktadır.

    II. Dünya Savaşı sonrasında dünya nüfusu iki kat, buna bedel güç kullanımı 4 kat artmıştır. 1958 yılında atmosferdeki 315 ppm/m3 karbondioksit oranı 2004’te 379 ppm/m3 olmuştur. ABD dünya nüfusunun % 4’üne sahipken karbondioksit üretiminin % 25’ini gerçekleştirmektedir. İngiliz The Observer Gazetesi’nin Şubat 2004‘te yayımladığı Pentagon‘a ait Küresel Isınma Raporu’na göre önümüzdeki 20 sene içerisinde Avrupada birçok kıyı kenti sular altında kalacaktır. Guardian gazetesinde 2004 yılında mekan alan küresel ısınma haritasına göre de, bundan en az etkilenen bölgeler Türkiye ve Ortadoğu birlikte kıyı kesimleri hariç Kuzey Afrika’dır. Ölçümlere göre 1860-1900 yılları arasında, denizde ve karadaki küresel sıcaklık bütün ikisinde de 0,75 C° yükseldi. 1979‘dan beri siyah sıcaklığı deniz sıcaklığının 2 katı hızla yükseldi. Uydudan yapılan sıcaklık ölçümlerine göre alt troposferdeki sıcaklık 1979’dan beri 0.12 birlikte 0.22 C° arasında yükselmiştir. NASA‘nın hesaplamalarına göre, güvenilir ölçümlerin yapılabildiği 1800‘lerden beri 2005 yılı, 1998’i geçerek, en sıcak sene olmuştur. Dünya Meteoroloji Organizasyonu ve BK İklim Araştırma Biriminin hesaplamalarına göre ise 2005, 1998 yılının ardından halen ikinci sıradadır.
     

Bu Sayfayı Paylaş