Hz. Muhammed (s.a.v)e Muhammedül emin denilmesinin nedeni

'Peygamber Efendimiz (S.A.V)' forumunda Mavi_Sema tarafından 23 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hz Muhammedin muhammedül emin denilmesinin nedeni,
    Hz Muhammedin muhammedül emin denilmesinin sebebi nedir,
    Neden Hz Muhammede muhammedül emin denilirdi,

    [​IMG]

    Peygamberimizin hayatını anlatan ve İslâm literatüründe “siyer” ya da “siyer-i Nebi” olarak tanımlanan eserlerde, risalet, yani peygamberlik görevine başlamadan önceki hayatında da Rasulü’nün yaşayışı örnek teşkil eder Risalet görevine başladığı 40 yaşına kadarki hayatını “Muhammed-ül emin” nitelendirmesi bir bakıma özetler
    “Muhammed-ül emin” nitelendirmesi, O’nun söz ve davranış, özü ve sözü yönüyle güvenilir bir şahsiyet olduğunu anlatıyordu Demek oluyor ki, farzımuhal Rasulü, Peygamberlik göreviyle onurlandırılmamış olsaydı bile, sözkonusu güvenilir şahsiyetiyle yine de içinde yaşadığı toplumca böyle kabul edildiği için öyle de hayatını sürdürecek ve tamamlayacaktı, denebilir
    Bu müemmen, yani güvenilir şahsiyetine delalet eden bazı olaylar ve tanıklıklar içinde en dikkate değeri, bilindiği üzere “Beytullahın” örtüsünün değiştirilmesi olayıdır Beytullah, yani Kabe’nin örtüsünün belli dönemlerde değiştirilmesi gerektiğinde, bu değiştirme hizmetini üstlenmek başlı başına toplumsal bir itibar ifade ediyordu Kabile asabiyetinin üstünlük, itibar, soyluluk göstergesi sayıldığı bir kültürde Kabe’ye hizmetin ayrı bir yeri ve önemi vardı Bu aynı zamanda kabileler arası rekabet, mücadele, hatta düşmanlığın da nedeni olabiliyordu
    İşte Kabe’nin örtüsünün yenilenmesi esnasında kabileler arasında anlaşmazlık ortaya çıkar Her kabile yeni örtünün kendisi tarafından Kabe’ye takılmasını ister ve mesele çatışmaya ramak kalır Rasulü (ki henüz risalet görevi verilmemiştir) oradan geçerken, anlaşmazlığı, çatışmayı önleyici bir tedbirin uygulanması için hakem seçilir Baş vurduğu tedbir, örtünün orada bulunan ve iddia sahibi olan kabile temsilcilerinin hep birlikte örtünün bir yerinden tutarak değiştirilmesi olur Asıl olan Rasulü’nün, güvenilir şahsiyeti dolayısıyla hakem seçilmesi ve uyguladığı tedbirin, yani çözümün itirazsız kabul edilmesidir Bir başka söyleyişle Rasulü’nün ahlâkî kişiliğinin tam olarak görülmesi, benimsenmesi ve onaylanmasıdır Erdemliliği üzerinde tam ve açık bir oybirliğinin gerçekleşmesidirBu husus o kadar önemlidir ki, daha sonra risalet görevi tevdi edilerek İslâm’ı tebliğ etmeye başladığında, aynı toplum ve bireyleri hemen bunu kabul etmeyecekler, bir kısmı açık bir mücadeleye de başlayacaklardır Yani tebliğ edilen yeni inanç ilkelerini reddedeceklerdir, ama “Muhammed-ül emin”, güvenilir şahsiyeti, ahlâki güvenilirliğini bu reddedişlerin konusu bile olmayacaktır Şöyle de söylenebilir: Tebliğ edilen yeni din ve inanç ilkelerini reddedenler, Rasulü’nün müemmen, güvenilir şahsiyetini, ahlâkını hiçbir zaman tartışma konusu yapmayacaklar, yapamayacaklardır Sözgelimi Peygambere ahlâki şahsiyeti dolayısıyla yalancılık, vefasızlık, iffetsizlik vb ithamda bulunamayacaklardır Çünkü böyle bir itham O’nun ahlâki şahsiyetiyle bağdaştırılamıyacağı gibi, ithamda bulunanı töhmet altında bırakacaktı
    Elbette Yüce , hakikatini, emanetini insanlara tebliğ etsin diye seçeceği kimseyi her türlü kötülükten, erdemsizlikten, tehlikeden koruma kudretindedir Her mü’min, her Müslüman bunu bir imanın gereği olarak anlar Dikkat çekmek istediğimiz husus bu değildir Ahlâktır Ahlâki kişiliktir Öyleyse yapmamız, gözetmemiz gereken, Rasulü’nün bir “siyeri” olarak müemmen, güvenilir bir kişiliği hayatımızda gerçekleştirmektir Şöyle de diyebiliriz: Müslüman, kendisinden emin olunan, ona güvenilen; “elinden, belinden, dilinden” kötülük hasıl olmayan, olmayacak olan kimsedir
    Aynaya tutalım bir kere, bizzat kendimiz kendimizden emin miyiz?
     
  2. çok uzunçok uzun yazamam ben bunu yaa
     
  3. o zaman bunu yaz:
    Peygamberimiz o kadar dürüst ve güvenilirdi ki halk her zaman ona inanırdı ve dürüstlük Arapça <Muhammedül Emin>dir.Hatta Peygamberimizin dürüstlüğüne bir örnek:
    PEYGAMBERİMİZ:size..........desem bana inanır mıydınız?
    HALK:tabii ki inanırız Muhammed.Çünkü sen hep dürüst birisin.
     
  4. Ya çok uzun bu nası yazıyım ben bunu deftere ya
     
  5. çok uzun ama yazmak zorundayız
     
  6. Çok güvenilir olduğundan dolayı Muhammedül Emin denmiştir.

    çok uzunsa bunu yazın başka bir siteden buldum
     
  7. çokk sağ olun 5 saatimi ald ama buna kesinlikle deydii
     
  8. o zaman bunu yaz:
    Peygamberimiz o kadar dürüst ve güvenilirdi ki halk her zaman ona inanırdı ve dürüstlük Arapça <Muhammedül Emin>dir.Hatta Peygamberimizin dürüstlüğüne bir örnek:
    PEYGAMBERİMİZ:size..........de sem bana inanır mıydınız?
    HALK:tabii ki inanırız Muhammed.Çünkü sen hep dürüst birisin. yazan kişiye çok teşekkür ederim
     
  9. ya çok uzun bu nasıl yazayım ben bunu
     
  10. Peygamberimiz o kadar dürüst ve güvenilirdi ki halk her zaman ona inanırdı ve dürüstlük Arapça <Muhammedül Emin>dir.Hatta Peygamberimizin dürüstlüğüne bir örnek:
    PEYGAMBERİMİZ:size..........de sem bana inanır mıydınız?
    HALK:tabii ki inanırız Muhammed.Çünkü sen hep dürüst birisin.

    BUNU YAZANDAN ALLAH RAZI OLSUN !!!!!
     
  11. çok uzun ama yazmak zorundayız arkadaşlar ben yazdım sizde yazın
     
  12. uzunsa şunu yaz peyganberimiz o kadar dürüst ve güvenilirdi ki halk herzaman ona inanırdı ve dürüstlük arapça (muhanmedül emin )
     
  13. geçççççççççççççççç çok uzun işte napalım
     
  14. çok uzun yaaaaaaa :)
     
  15. bu çok uzun ama çokta güzel eğer ben bunu yazmaya kalksam defterim biter bundan emin olun ama herkesin okumasını istiyorum çünkü çok güzel
     
  16. çok uzun 1 günümü aldı
     
  17. bunu kim yazdıysa ellerine sağlık uzun olsa bile speygamberimizin hakkında olduğu için benim hiç ellerim yorulmaz,teşekkürler.
     
  18. Hz. Muhammed (s.a.v)e Muhammedül emin denilmesinin nedeni
     
  19. ya arkadaşlar bu çok kısa insan biraz uzun verir
     
  20. çok uzunnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn
     

Bu Sayfayı Paylaş