Geleneksel Türk Sanat Müziği Yorumcu ve Bestecileri

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 5 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Geleneksel Türk Sanat Müziği Yorumcu ve Bestecileri konusu Ferit SIDAL (1925 - 2001)

    Tambur sanatçısı, besteci.


    1 Mart 1925 tarihinde Ankara'da doğdu.
    Ortaokul ve lise eğitimini gördüğü "Gazi Lisesi"'nde tambura ilgi duyan sanatçı, tambur konusunda bir efsane olan Tamburi Cemil Bey'in öğrencisi Tevfik Bey'den tambur dersleri aldı. Sonrasında ise bir diğer ünlü tamburi İzzettin Ökte'yle çalışmalarına devam etti. Nurettin Cemil Bey'le repertuvar, Şerif İçli'yle de nota çalıştı.

    1950 yılında Ankara Radyosu'na tambur sanatçısı olarak girdi. Aynı yıl Müzeyyen Hanım'la evlendi.
    1956 yılından sonra tambur sanatçılığının yanına koro şefliğini de ekledi, çeşitli topluluklara şeflik yaptı. 1972'de TRT Müzik Dairesi Başkanlığı'nın kurulmasından sonra, Sıdal kurumda Türk Sanat Müziği Müdürlüğü görevine getirildi. Sanatçı bu görevi 13 yıl boyunca sürdürdü.

    1990 yılında TRT'den emekli olan sanatçıya, 1998 yılında Devlet Sanatçısı ünvanı verildi. Emekliliğinden sonra da TRT'ye farklı pozisyonlarda hizmet vermeye devam etti.

    1951 yılında da beste yapmaya başlayan ve yüzün üzerinde esere imza atan Ferit Sıdal, 9 Ağustos 2001 günü yaşama veda etti.

    - Bestelerinden :
    Bir gönül vardı bende, henüz aşkı tatmamış (Rast)
    Aklımı başımdan aldı gözlerin (Nihavend)
    Kim derdi ki aşkımız bir hazin rüya olur (Hicaz)
    Sevdamı o hülyalı gözün rengi yarattı (Hüzzam)
    Gözlerin bir içim su, içim yandı doğrusu (Suzinak)
    Hicran olacaksa bu aşkın sonu (Rast)
    Bölük bölük turna geçer yüceden (Hicaz)
     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Zeki DUYGULU (1903 - 1974)

    Ud sanatçısı, besteci.

    Beyrut'ta doğdu.
    İstanköylü Rüsumat Memuru Fethi Bey’in oğludur.
    Babası Trablugarp ’ta İtalyanlara esir düşünce İzmir ‘e taşındılar.

    Aydın Sultanisi'nde öğrenimini yaparken, gönüllü olarak Kurtluş Savaşı'na katıldı.

    1925 yılında Fahrettin Altay’ın Süvari Kolordusu’nda müzik öğretmenliği yaptı.
    1935 yılında Kıdemli Yüzbaşı iken ordudan istifa etti.
    1928 yılında Atatürk tarafından “Mülazım” rütbesi ve kırmızı İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.
    Şiirler yazdı, yazdığı şiirlerini besteledi.

    1938 yılında Hamiyet Hanım'la evlendi. Bu evlilikten dört çocuğu oldu.

    İkinci Dünya savaşı'nın sonuna kadar Muğla Milli Emlak Müdürlüğü görevini yürüttü.
    Savaş sonunda görevinden ayrılarak İstanbul'a yerleşti.

    Zeki Duygulu, 13.03.1974 günü İstanbul’da yaşama veda etti.

    - Bestelerinden:
    Karakolda ayna var kız kolunda damga var (Hicaz)
    Selam vermeden gelip geçersin (Uşşak)
    Ayrıldı gönül şimdi yine bir tek eşinden (Nihavend)
    Ben yaralı ceylanım, yaralı ceylan (Rast)
    Dereler çağlar oldu gözlerim ağlar oldu
    Derbeder bir aşıkım yurdum evim viranedir (Kürdîlihicâzkâr)
    Hem cemalin gösterip çekmek olur mu kendini (Hüseynî)
    Kervanim geçmiyor kardan içerim yanıyor nardan
    Mahmur bakışlı dilberim (Karabiberim) (Hicaz)
    Sevda öyle müşkül ki onu çekenler bilir (Uşşak)
     
  3. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Ekrem GÜYER (1921 - 1954)

    TSM bestecisi, ses sanatçısı.

    Karaman'da doğdu.
    Aile, Güyer 3 yaşındayken İzmir'e yerleşti.

    Ortaöğrenimini Namık Kemal Lisesi’nde tamamladı.
    Öğretmen ve şair olan babası Mehmet Adil Bey'den ve ud dersleri alan ablasından etkilenerek, 12 yaşında ud, tambur ve bağlama çalmasını öğrendi. Ağabeyi Nevzat Güyer'le birlikte etkinliklerde şarkı söyleyerek musikiyle aşinalığını ilerletti.

    1943 yılında Ankara Radyosu'nun açtığı stajyer solist sınavını kazanan tek aday olarak radyo evinde müzik ve beste çalışmalarına başladı.

    1944 yılında Ankara Radyosunda ses stajyerliği yapan Müzehher Özerinç ile evlendi. Bu evlilikten, geleceğin TSM solisti Metin(Güyer) dünyaya geldi.

    Ekrem Güyer 19 Şubat 1954 günü yaşama veda etti.

    Ölümüne değin otuz altı eser besteleyen sanatçı, Nihavend makamındaki "Unutturamaz seni hiçbir şey unutulsam da ben" adlı şarkısını çok sevdiği eşi için bestelemişti.

    Bestecinin ölümünden sonra eşi Müzehher Hanım kendisine bestelenen esere karşılık bir şiir yazdı. Besteci Şekip Ayhan Özışık şiiri çok beğendi, Karcığar makamında besteledi; ve "Unutmadım seni ben, unutmadım, her zaman kalbimdesin..." adlı unutulmaz eser ortaya çıktı:


    - Ekrem Güyer'in bestelerinden:
    Hançer-i aşkınla ey yâr gönlüm üzre vurma hiç (Hicaz)
    Unutturamaz seni hiç bir şey unutulsam da ben (Nihavend)
    Mahzûn duruşun âşıka bin ömre bedeldir (Hüzzam)
    Cânân bilirim sen beni nâlân edeceksin (Acemkürdi)
    Ayrılmak ne kadar zor unutulmak çok acı (Nihavend)
    Kaç yıl o kadın gönlüme sevdâ diye akmış (Kürdilihicazkâr)
    Gidiyorsun güzelim git yine kalbimde yerin (Mahur)
    Vaz geçtim o sevdâdan o da bir dem idi geçti (Uşşak)
    Bir iç sızısı duymasam her hâtırasında (Hüzzam)
     
  4. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Erdoğan BERKER (1932 - 1977)

    Ankara'da doğdu.

    İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara 'da tamamladı.

    Ud çalan babası ve sesi güzel olan annesinden etkilenerek müziğe küçük yaşlarda ilgi duydu. Üniversite yıllarında Necdet Varol ve Nevzat Sümer ‘den makam ve usul dersleri aldı.

    1969 yılında ilk eseri "Anlat bana gül bahçesi gördün mü gül dikensiz" adlı şarkıyı Rast makamında besteledi.

    İTÜ İnşaat Fakültesi mezunu (yüksek inşaat mühendisi) olan Berker,1960 - 1982 yılları arasında mesleğine ağırlık vererek müzikten ayrı kaldı.

    1982 - 1985 yılları arasında ise besteleriyle müzik dünyasında bir anda ön plana çıktı.
    Lirik ve vokali küçük şarkılar yapan, ancak bestelerinin düzenlemesinde 1980'lerin kitsch bas ve ritim tatları kullanılan bir TSM bestecisidir. Şarkılarının küçük olması "uyduruk" veya "basit" olmalarından değildir, şarkıları "azametli" olmadıkları için küçüktür. Berker, mülayim ve hatta çekingen bir çokseslilik kullanmıştır.

    Doksan civarında bestesi olan Berker 'in altmışbeş eseri TRT repertuarında bulunmaktadır.

    1963 yılında yaşamını birleştirdiği Tanya Berker ile evliliğinden olan iki kızı Ece ve Ebru, ilerleyen yıllarda Klasik Batı Müziği ve Caz müziği alanlarında adlarını duyurdular.

    Erdoğan Berker 5 Eylül 1997 günü yaşama veda etti.

    - Bestelerinden:
    Anlat bana gül bahçesi gördün mü gül dikensiz ( Rast)
    Geçip gitme yanımdan ne olur eller gibi (Hüzzam)
    Şarkılardan fal tuttum ikimize kaç kere (Hicaz)
    Bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı hiç (Nihavend)
    Yüreğim alev alev yanıyor hasretinle ( Rast)
    Tutunacak bir tek dal aranırken ellerim (Kürdilihicazkar)
    Bir şarkı duyarsan sevdâdan yana (Nihavend)
    Seneler ne olur üstüme gelmeyin (Hicaz)
    Sensiz geçen günleri bir bir saydım bitmiyor (Uşşak)
     
  5. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Semahat ÖZDENSES (1913 - 2008)

    Türk Sanat Müziği bestecisi, yorumcu.

    İsatanbul Üsküdar 'ın Bağlarbaşı semtinde doğdu.
    Annesi Pakize hanım, babası ise Çanakkale şehitlerinden Yüzbaşı İshak Efendi'dir.

    Üsküdar Kız Sanat Okulu’ndaki öğretimini müzik sevgisi ve tutkusu nedeniyle yarıda bıraktı.
    Lemi Atlı, Refik Fersan, Fahire Fersan gibi sanatçılardan ders aldı.

    1939 yılında Faruk Ergökmen'le evlendi.

    İlk plağı, İsmail Hakkı Bey'in Hüzzam makamındaki şarkısı “Beklerim her gün bu sahillerde” , 1941 yılında piyasaya çıktı.

    1940 yılında beste yapmaya başlayan Özdenses'in toplam otuzbeş bestesi TRT repertuarında bulunmaktadır.

    Özdenses, 1938 yılında davet edildiği ve ses sanatçısı olarak görev yaptığı Ankara Radyosu’na müzik eğitimi ve canlı yayınlarla emekli oluncaya kadar devam etti.

    Emekli olduktan sonra, İstanbul Radyosunda göreve başladı.
    Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi’nde çok sayıda öğrenciye ders verdi.

    3 Temmuz 2008 günü yaşama veda etti.


    - Ödülleri:
    2008, Kültür ve Turizm Bakanlığı "Kültür ve Sanat Hizmet Ödülü"

    - Bestelerinden:
    Her mevsim içimden gelir geçersin (Uşşak)
    Dün gece mehtâba dalıp hep seni andım (Hüzzam)
    Akşam oldu hüzünlendim ben yine (Uşşak)
    Mahzûn kalbim günden güne aşkınla eriyor (Hüzzam)
    Son hâtıranın üstüne ben hicranla eğildim (Karcığar)
    Ne bir dost ne yabancı kimseden bir nefes yok (Saba)
    Hastayım zevk u safâdan uzak (Suzinak)
    Bitmeyen bir gecenin sabahında uyandım (Hicaz)
    Sonmuş bu gidiş dönmedi hicran seferinden (Hüzzam)
     
  6. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Melahat PARS (1918 - 2005)
    Udi besteci.


    İstanbul Fatih semtinde doğdu.
    Annesi Zehra Hanım, babası İsmail Hakkı Bey'dir.

    İlkokul çağlarında müziğe olan ilgisini fark eden ailesi tarafından kanuni Mustafa Bey’den iki yıl nota ve usul dersleri aldırıldı. Daha sonra Darutta'lim-i Musiki’ye devam ederek, udi Fahri Kopuz'dan ud ve makam dersleri aldı.

    1938 yılında Hazım Pars' la evlendi.

    1944 yılında açılan sınavda başarılı oldu ve Ankara Radyosuna ses sanatçısı olarak girdi.

    1948 yılında Hüzzam makamında "Avare gönül yine sensiz hicrana daldı" adlı ilk eserini besteleyen Pars, ölümüne kadar altmış civarında besteye imza attı.

    1953 yılında İstanbul Radyosu'na geçen ve uzun yıllar burada görev yapan Pars, çok sayıda gence de hocalık yaptı; Türk Sanat Müziği'ne birçok değerli sanatçı yetiştirdi. Yine bu yıllarda İstanbul Belediyesi Konservatuarı İcra Heyeti üyeliği yaptı.

    1985 yılında kurduğu Kalamış, Kadıköy ve Marmara musiki derneklerinde yöneticilik yaptı.

    10 Mayıs 2005 günü yaşama veda etti.

    Melahat Pars, Türk Sanat Müziği'nin az sayıdaki kadın bestecilerinden biriydi. "Ben gamlı hazan, sense bahar dinle de vazgeç" gibi dillere yerleşen pek çok şarkıda imzası vardı. 86 yaşında hayata veda eden bestecinin ardından o günlerde görüş belirten sanatçılar, Pars'a yaşarken hak ettiği değerin verilmediği görüşünde birleştiler.

    - Bestelerinden:
    Avare gönül yine sensiz hicrana daldı (Hüzzam)
    Ben gamlı hazan, sense bahar dinle de vazgeç (Hicaz)
    Eşi yoktur bana bir sevgili vermiş ki felek (Muhayyer)
    Gönlümü başka emellerle avutsaydım (Nihavend)
    Bin dertle yanan gönlüme bir zerre devâ yok (Rast)
    Nağmelerin esiri oldum coştum bu gece (Nihavend)
    Sazlar kırılan gönlümüzün hüznünü inler (Hüzzam)
    Gözüm sende açıldı yine sende kapansın (Rast)
    Gümüş tellerle örsem saçının her telini (Kürdilihicazkar)
     
  7. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    İsmail Baha SÜRELSAN (1912 - 1998)

    Bursa 'da doğdu.

    Okul yıllarında müzik öğrenimi de gördü.
    1968 ile 1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde dinî mûsikîsi ilgili dersler verdi.
    1973’te TRT Kurumu Türk Mûsikîsi Uzmanlığı, Repertuar Kurulu Başkanlığı, Kültür Bakanlığı Türk Mûsikîsi Komisyonu üyeliği gibi görevlerde bulundu. 1975 yılında TRT Ankara Radyosu Klâsik Türk Mûsikîsi Korosu’nun başına getirildi.

    Yüksek Tarım Mühendisi olan ve 1972'de Tarım Bakanlığı'ndan emekliye ayrılan besteci 1977 yılında sağlık sorunları nedeniyle Antalya'ya taşındı.

    İsmail Baha Sürelsan 12 Nisan 1998 günü bu kentte yaşama veda etti.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı konservatuara "İsmail Baha Sürelsan Konservaturı" adı verildi.

    1991 yılında Devlet Sanatçısı unvanını alan sanatçı, Türk müziğine bilimsel araştırmaları, yayınları, konferansları ve ve eğitimciliği ile hizmet verdi. Dinsel ve din dışı 100'ü aşkın bestesi ile kendini tekrardan kaçınan ve yeni melodik renkler aramasıyla tanındı.Yaşamında olduğu gibi sanatında da son derece titiz, taviz vermeyen, disiplinli, düzenliydi. Bu nedenle az ve güzel eserler verdi.

    - Bestelerinden:
    Yaz günleri en tatlı hayaller gibi geçti (Nihavend)
    Gönlüm düşüyor çırpınarak gizli kemende (Acemaşiran)
    Güle sor bülbüle sor halimi hicranımı dinle (Bûselik)
    Senin olmuş bu gönül sevgili sensiz olamaz (Eviç)
    Der bağ-ı hüsn dost gönül (Uşşak)
    Ruhumda o mavi bakışın yangını nerde (Kürdilihicazkâr)
    Bu karanlık geceler hep çile kalbimde dolar (Rast)
    Neyle dinmez meyle sönmez bir alev sarmış (Yegah)
     
  8. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Zeynettin MARAŞ

    Ud sanatçısı, bestekar.


    1927'de İstanbul Suadiye'de doğdu.

    Annesi Muazzez Hanım udi, babası Memduh Bey noterdi.

    Annesinden etkilenerek öğrendiği ud sanatını yine anne ve babasının teşvikiyle ilerletmek için ortaokul sıralarında iken komşularının evlerindeki musiki toplantılarına katılarak o devrin en ünlü musiki simalarından olan Dr. Hamit Hüsnü Bey, Kemani Nuri Bey ve Astikzade Boğas Efendi'den yararlandı.

    Haydarpaşa ve Kabataş liselerini okuduktan sonra, 1952 yılında Denizcilik Bankası'nda muhasebeci olarak çalışmaya başladı.

    Yedek subaylık bitiminden sonra girdiği İstanbul Belediye Konservatuarı'ndan 1953 yılında mezun oldu. Konservatuardaki hocaları; Münir Nurettin Selçuk, Şefik Gürmeriç, Mesut Cemil, Nevzat Atlığ, Refik Fersan ve Şerif Muhiddin Targan gibi adlardı.

    Ablasının sözlerini yazdığı, "Gözyaşlarımı derdime derman ettiğim akşam" adlı Hicazkar makamındaki ilk bestesini 1947 yılında yaptı. Şarkı 1949 yılında Muzaffer İlkar tarafından TRT Ankara Radyosu'nda okundu.

    1953'te Yıldız Hanım'la evlendi.

    Kurucularından olduğu(1989) Pendik Musıki Derneği'nde repertuar öğretmenliği yaptı.

    Beste yaparken makam seçmeyen sanatçı, tarzını, önce şarkı sözünü yani güfteyi incelediği, ardından uduyla melodilerde dolaştıktan sonra makamını tespit edip karar verdiği, böylece eserin ana motiflerini işlediği biçiminde açıklar ve ekler: "Eser de böylece yavaş yavaş meydana çıkmış olur. Yani güftenin yapısı, sözleri bestenin nağmelerini ve makamını da seçmiş olur."

    - Bestelerinden:
    Gözyaşlarımı derdime derman ettiğim akşam (Hicazkar)
    Gizli aşk bu söyleyemem derdimi hiç kimseye (Nihavend)
    Sana dönmek ne güzel kuşlar gibi uçarak (Rast)
    İnleyen nağmeler ruhumu sardı (Nihavend)
    Benimle olmaktan bıktıysan eğer (Uşşak)
    Hasretim sana sanki bin yıl uzakta gibi (Hicaz)
    Biliyorum vefalısın benim gibi sevdalısın (Nihavend)
     
  9. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Emin ONGAN (1906-1985)

    Keman sanatçısı, besteci.


    - Yaşamı :
    Edirne’de doğdu.
    Çaplıoğulları’ndan Zehra Hanım ile Cerrah Kolağası Ahmed Bey'in oğludur.

    Ailesi Balkan Savaşı’ndan sonra İstanbul’a gelerek Üsküdar’a yerleşti.

    İlk öğrenimini İstanbul Üsküdar’daki Ravza-i Terakki Mektebi’nde tamamladı. Ortaokulu ve liseyi Edirne’de okudu.

    1930 yılında öğretmen Perihan Ongan ile evlendi.

    1936 yılında Tekel Tütün Genel Müdürlüğü Muhasebe Tetkik bölümünde memur oldu.

    1945 yılında sınavsız olarak İstanbul Belediye Konservatuarı’na girdi. Burada hem keman sanatkârı hem de koro şefliği gibi görevlerde fahri olarak çalıştı. Üç yıl süren bu hizmetten sonra, memuriyeti nedeni ile konservatuardan istifa etti.

    1 Eylül 1951 tarihinde saz sanatkârı olarak İstanbul radyosu’na alındı. 1955 yılında resmî görevlerinden ayrılarak yeniden konservatuardaki kadrosuna döndü.

    Uzun yıllar Üsküdar Mûsikî Cemiyeti’ne başkanlık etti ve pek çok öğrenci yetiştirdi. Bu cemiyet 1987 yılında Emin Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti adını aldı.

    2 Şubat 1985 günü yaşama veda etti.

    - Sanatı :
    İlk mûsikî hocası Neyzen Yusuf paşa’nın oğlu Mızıkalı Celâl Bey’dir. Bundan sonra Bestenigâr Ziya Bey’den makam, usûl ve repertuar dersleri aldı. Hanende Arap Cemal’den hayli eser meşk etti. Notayı Edip nazım Bey’den öğrendi.

    Daha sonra sonra amatör topluluklarda çaldı. Toptaşı İlkokulu’nda mûsikî öğretmenliği yaptı. 1926 yılında Üsküdar Mûsikî Cemiyeti’ne girdi. O zamanlar bu toplulukta Nubar Tekyay, Selahaddin Pınar, Kânunî Âmâ Sıdkı, Tanburî Hâfız İzzet Gerçeker, Halil Can, Udî Edhem Göner, Neyzen Emin Aköze, Kemanî Kemal, Kemanî Rüşdü, Kemanî Cevat, Zühdü bardakoğlu, Santurî Cezmi gibi sanatkârlar bulunuyordu.

    Sanatta disipline önem veren Emin Ongan, yüzyılımızın Türk Mûsikîsi bestecileri arasında önemli bir yere sahiptir. Eserlerinde geleneksel şarkı bestekârlığının kurallarına bağlı oluşu ile dikkati çeker. Makamlarımızın seyir ve karakterini belirtmesi yönünden kusursuz gibidir. Bilinen eserleri üç saz semaisi ile doksan kadar şarkıdan ibarettir.

    - Bestelerinden :
    Bugün yine gönlümün bahçesinde gezindin (Nihâvend)
    Sen benim gönlümde açan son güldün (Nihâvend)
    İnleyen kalbim senin aşkınla bilmem neylesin (Hüzzam)
    Birlikte geçen günleri mümkünmü unutmak (Beyati)
    Bahar meltemidir, başımda esen (Nihâvend)
    Ömrüm güle bülbül gibi efgan ile geçti (Hicaz)
    Gittin bıraktın sevgimi soldurmadı yıllar (Rast)
    Gönlümün bir hali var ki gam değil kasvet değil (Uşşak)
     
  10. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Fehmi TOKAY (1889 - 1959)

    - Yaşamı:

    İstanbul 'un Üsküdar semtinde doğdu.
    Annesi Harmanlık Mektebi müdiresi Şadiye hanım, babası Sayıştay murakıbı Hüsnü Bey'dir.

    Üsküdar 'daki Ravza-i Terraki İlokulu 'nu bitirdi. Daha sonra ortaokulu ve liseyi Toptaşı Askeri Rüşdiyyesi 'nde okudu.
    1907 yılında bugün ki adı ile Teknik Üniversite olan Mühendishane-i Berri Hümayin 'e gitti ve savaş yılları olması nedeniyle ancak 1920 yılında mezun olabildi.

    Kocaeli, Ankara, Bolu ve Çankırı gibi illerde Bayındırlık Bakanlığı 'na bağlı olarak mühendis ve başmühendis olarak çalışan Tokay, 1938 yılında köprüler dairesi müdür yardımcılığına tayin edildi. Bayındırlık Bakanlığı müşavirliği görevinde iken emekliye ayrıldı.

    23 Haziran 1959 günü geçirdiği kalp krizi sonucunda İstanbul 'da yaşama veda etti.

    - Sanatı:
    Fehmi Tokay 'ın musiki hayatı çocuk yaşta başladı. İyi kanun çalan babasını çevresinde Kemani Aleksan, Salih Efendi Ali Rifat Çağatay ve Nevres bey gibi o devrin değerli üstatları vardı.Bu çevre küçük Fehmi 'nin musiki zevkinin aşısı oldu.

    Bestelerini geç yaşta yaptı; ilk eseri, 52 yaşında bestelediği Tahirbuselik makamındaki "Gülle hembezm-i visaliz gerçi hâr olsak da biz " şarkısıdır.

    1941 - 1945 yılları arasında en verimli devrini yaşayan Tokay, bu zaman dilimi içinde 69 eser besteledi. 1946 yılından ölüm yılı olan 1959 yılına kadar ise sadece 30 beste yaptı.

    Çok güzel sesi olan ve güzel şarkı icra eden Tokay, nota bilmezdi. Bestelerini Dr.Nevzat Atlığ ve Alaettin Yavaşça notaya alırdı.

    Geride fazla eser bırakmadı fakat bestelerinin hepsinde derin ve sağlam bir sanatsal yapı vadır. Daha çok Hacı Arif Bey 'in etkisi altında kalmış ve hiç piyasa şarkısı yapmamıştır.

    - Bestelerinden:
    Benzemez kimse sana tavrına hayrân olayım ( Beyati)
    Geçti bahar hazan erdi bu yerde ( Buselik)
    Terk et beni artık yetişir sende vefâ yok (Hicaz)
    Gönlümün ezhâr içinde gül gibi dildârı var ( Rast)
    Tutam yâr elinden tutam (Hüseyni)
    Sâkî ki sen oldun su şarâb oldu demektir (Hüzzam)
    O âhû bakışlara bir anda kandın gönül (Karcığar)
    Aşkı seninle tattı hicranla yandı gönül (Hicaz)
    Kırdın ümmîdimi yıktın şu gönül lânesini (Segah)
    Gelmedin bir kerreden mâ'da neden (Uşşak)
     
  11. çok tşşkurler Selen..!
     
  12. arkadaşlar romantik Dönemi Temsilcilerinden birkaç adet örnek verirmisiniz lazım acele lütfennn
    cevaplarınızı bekliyorum 1 saat içinde
     

Bu Sayfayı Paylaş