Diller arasındaki benzerliklerin dil ailelerinin oluşumundaki önemi nedir?

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 7 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Diller arasındaki benzerliklerin dil ailelerinin oluşumundaki önemi nedir? konusu Diller arasındaki benzerliklerin dil ailelerinin oluşumundaki önemi nedir?
    Diller arasındaki benzerliklerin dil ailelerinin oluşumundaki önemi hakkında bilgi verebilir misiniz?
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 18 Nisan 2015
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Diller arasındaki benzerliklerin dil ailelerinin oluşumundaki önemi

    Diller

    İnsanlık tarihinin büyük

    bir bölümü boyunca, dillerin dağılımı kesintili ve bölük pörçük olmuş,
    insan grupları dağıldıkça, diller de birbirinden uzaklaşmış ve çoğalmıştır. Günümüzdeki
    dil haritasının temelleri, avcılık ve meyve toplama etkinliğini okuma yazma
    bilinmeyen uzun döneminde atılmış, ama sonraki bin yıllarda gerçekleşen köklü
    değişiklikler ve büyük göçler sonucunda, yeniden biçimlenmiş ve belirlenmiştir. Yazı
    sistemlerinin, daha sonrada baskı makinesi ve radyonun bulunmasıyla, insan dili
    daha önce içinde bulunduğu zaman ve mekan sınırlamalarından kurtulmuştur. Günümüzdeyse,
    zaten var olan karmaşık iletişim ağlarına uydu ve internet iletişimlerinind
    eklenmesiyle insan ırkı, ilk kökenlerinden bu yana ilk kez tek
    bir topluluk halini almaktadır.

    Diller Arasındaki İlişki

    Günümüzde en

    çok kullanılan yöntemlerden biri dilleri altı büyük dil ailesi (ya
    da büyük benzerlik alanları) halinde ele almaktır. Söz konusu ailelerin
    her biri bir coğrafi bölgeye yayılır ve sözcük dağarcığı bakımından
    benzerlikler göstermelerinin yanısıra, bazıları dilbilgisi kuralları bakımından da benzeyen bir
    “dil öbeği” oluştururlar. Aradaki ilişki, İspanyolca ve İtalyanca’da olduğu gibi
    bazen çok yakın ve açıktır, bazen de uzak bir ikişkidir
    ve ancak sistemli bir karşılaştırmayla saptanabilir. Bu altı alanın dışında
    kalan dillere “ilintisiz diller” adı verilir; ama bunalrın bazıları kendi
    içlerinde daha dar dil aileleri oluştururlar (sözgelimi dravid dili ve
    ural dili). Bazı uzmanlar da ilintisiz dilleri aslında söz konusu
    altı dil alanı içinde yer aldıklarını (sözgelimi Japonca ve Korece’nin
    Altay dilleri ailesinden oluğunu söylenebilir) ileri sürmektedir ama aradaki bağ
    tam anlamıyla saptanmış değildir.
    Dil ailesi teriminin geleneksel olarak kullanılmasına
    karşın, dillerin bu aileler içinde insan ailesindeki bireyler gibi tek
    başlarına birer varlıkları olduğunu sanmamak gerekir. İngilizce’nin ne olduğu apaçık
    birşey gibi görünmektedir ama iki kişinin bildiği İngilizce bile özdeş
    değildir, hiç bir zaman da olmamıştır. Ayrıca herhangi bir başka
    dilin İngilizceen ya da İngilizce’nin bir başka dilden bir öge
    almasını engelleyen bir mekanizma yoktur, İngilizce ve Fransızca yaklaşık bin
    yıl birbirleriyle rekabet etmişlerdir ama bu süre içinde ikiside öylesine
    değişikliğe uğramış ve birbirlerinden o kadar çok şey almışlardır ki,
    tarihleri birbirlerinden ayrılamaz hale gelmiştir. Ayrıca hiç kimse, bu dillerden
    birinin tarihsel oalrak şu ya da bu yazılı metinle bağdaştığını
    söyleyemez; çünkü konuşulan dil kesintisiz bir uzanışla çağdaş İngilizceden anglosaksoncaya
    ve fransızcadan halk Latincesi’ne ulaşmakla kalmamakla, onları da aşarak öteki
    Hint-Avrupa dillerinin ilkbiçimleriyle ortak bir noktaya varmaktadır. Büyük dil aileleri
    arasında da bağlar olduğu ve art arda gelen kuşakların gerçekleştirdiği
    değişiklikler sonucunda bu karşılıklı ilişkinin günümüzde ortadan kalkmış olduğu düşünülebilir.
    Gerçekten, bütün insan dillerinin en uzak geçmişteki ortak bir kökenden
    kaynaklandıklarını söyleyebilir. Ama bu, soyut bir düşünce olmaktan öteye gidemez.

    Bir dil ile öteki arasındaki sınırları belirlemek, Avrupa’daki ulus devletlerde

    görüldüğü gibi bir dil standartlaşması yoksa, daha güç bir sorun
    oluşturur. Sözgelimi ancak birkaç dilin ancak standartlaşmış olduğu
    Afrika’da birbirleriyle
    ilişkili dillerin lehçeleri kesin olmayan sınrıları olmayan bir süreklilik gösterir:

    Bu yüzden de, kaç tane Afrika dili olduğu sorusu kesin
    oalrak yanıtlanamaz. Nitekim bu dillerin sayısının 1.000 -2.000’in üstünde olduğu
    ileri sürülmektedir. Aynı biçimde, eskiden Batı Avrupa’da bir roman ve
    germen lehçeleri zinciri varken iletişim ve haberleşmenin gelişmesi
    “standart lehçeler”
    aracılığıyla yapılaan resmi eğitim, Avrupa’daki ulus devletlerin dilsel bütünlük sağlamalarını
    sağlamıştır. Radyo ve televizyon çağındaysa, Avrupa’daki herhangi bir büyük dili
    oluşturan lehçeler, birbirinden her zamankinden daha fazla yaklaşmıştır.

    Bazı diller,

    milyonlarca insan tarafından konuşulur; bazılarıysa yalnızca çok küçük toplulukalrın dilidir.
    Sonunculara örnek olarak Kalahari çölünde yaşayan San halkının dili ya
    da Avustralya’daki yerli halkların dilleri gösterilebilir. Ama bu dillerde, daha
    yaygın diller kadar karmaşık bir yapıdadırlar; dilbilgisi sistemleri de çok
    karmaşık ve ayrıntılıdır.

    Dünya yüzeyinde yaklaşık 6000 tane

    farklı dilin konuşulduğu bilim adamlarınca söyleniyor. Daha önceki zamanlarda elbette
    daha az dil konuşulmaktaydı. Bundan 2000 yıl önce İngilizceden, Fransızcadan
    bahsetmek mümkün değildi. Diller nesilden nesile değişmeden aktarılmaz. Her zaman
    ufak değişimler olmaktadır. Böylece diller evrim geçirirler. Bazen de insan
    toplumlarının hareketlerine göre yalıtık kalan, veya farklı dil konuşmak zorunda
    kalan toplumların dillerinin evrimi daha da hızlanır. Kısa süre içinde
    farklı bir dil oluşur.

    Dünya üzerindeki diller yapı bakımından

    üçe ayrılırlar.

    Bükünlü diller:
    Kelimeler cümle içinde değişik görevlere
    göre farklılığa uğrar. Arapça, Almanca, Latince dilleri örnek olarak gösterilebilir.
    Eklemeli diller: Sözcükler değişikliğe uğramazlar, fakat aldıkları ön veya son
    eklerle farklı görevlere kulanılırlar. Türkçe, Macarca gibi diller eklemeli diller
    grubundadır.
    Tek heceli diller: Sözcükler tek hecelidir, ek almazlar. Vugulama
    ve tonlar önemlidir. Çince tek heceli bir dildir. Diller, sözcüklerin
    kökeni; gramer gibi özellikleri bakımından incelendiğinde ortak bir dilden türemiş
    olduğu kabul edilenler aynı dil ailesi içinde dahil edilmiştir.

    Genel olarak kabul edilen dil aileleri şunlardır:

    Hint Avrupa dil ailesi
    Hami-Sami dil ailesi Ural-Altay dil ailesi Çin-Tibet dil ailesi Bantu
    dil ailesi Kafkas dil ailesi Hint Avrupa dil ailesi

    Hint
    Avrupa dil ailesi iki büyük gruba ayrılır. Asya kolu ve
    Avrupa kolu… Bunlardan ayrı olarak Ermenice, Yunanca ve Arnavutça da
    bu dil ailesindendir. Eski Anadolu dilleri (Hititçe vb.) de Hint-Avrupa
    dillerindendir.

    Avrupa kolunda başlıca 4 grup vardır:

    İtalik grubu:
    İspanyolca, Portekizce, İtalyanca, Fransızca, Rumence… Germen grubu: İngilizce, Almanca, İsveççe,
    Danca, Felemenkçe… Slav grubu: Rusça, Bulgarca, Sırpça, Boşnakça, Lehçe… Kelt
    grubu: İrlanda dili, Gal dili…

    Asya kolu Hint grubu ve

    İran grubu olmak üzere ikiye ayrılır.

    Hint kolunda Hindistan’da konuşulan bir

    çok dil vardır. Sansktirtçe de bu öbekte yer alır. İran
    kolunda Farsça, Kürtçe, Osetçe, Gorani gibi diller vardır. İrani dillerden
    Farsça, Kürtçe ve Zazaca’nın bazı sözcüklerini karşılaştıralım:

    Türkçe
    Zazaca Kürtçe
    Farsça


    göz
    çım
    çav
    çeşm

    kaş
    buri

    bıru ebru


    kol

    bazi
    bask
    bazu

    isim
    name
    nav
    nam

    yapmak kerdene

    kırın kerden

    Hint Avrupa ailesinde bulunan dillerin aynı kökten gelmiş olmaları neredeyse

    kesin gibidir. Çeşitli karşılaştırmalar bunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.
    İlk Hint Avrupa dilinin Kafkasya bölgesinde konuşulduğu sanılmaktadır. Doğu ve
    Batı öbeği olarak yaklaşık 5500 yıl önce ayrışmaya başladığı söylenmekle
    beraber başka görüşler de vardır.

    Hint Avrupa dillerinden bazılarının sayılara verilen

    isimleri karşılaştıracak olursak hepsinin ortak yanını görebiliriz.

    türkçe:
    bir
    iki üç dört
    beş
    altı

    italyanca: uno due
    tre quattro cinque sei

    ispanyolca:
    uno dos tres cuatro
    cinco seis

    franszıca: un
    deux trois quatre cinq
    six

    ingilizce: one
    two three four
    five six

    almanca:
    eins zwei drei vier
    fünf
    sechs

    yunanca: ena tio
    tria tesera
    pende eksi

    sanskritçe: eka dva tri
    catur panca
    sas

    kürtçe: yek
    du se
    çar penç
    şeş

    farsça:
    yek du seh
    cahar panc şaş

    Ural Altay dil ailesi

    Ural grubunda Macarca, Fince

    ve Samoyetçe vardır.

    Altay grubunda ise Türki diller ve Moğaolca ile

    beraber kesin olmamakla birlikte Japonca ve Korece de vardır.
    Bu dil ailesinin ortak kökenden gelme olasılığı Hint Avrupa dil
    ailesine göre daha düşüktür.

    Altay dillerinin karşılaştırmalı sözcük çalışmalarından pek

    fazla sonuç alınamamaktadır. Aynı anlama gelen sözcüklerin fonetik benzerlikleri
    pek yoktur. Fakat bu diller gramer olarak benzeşmektedir.

    Türkçenin lehçesi
    kabul edilen fakat esasında ayrı bir dil olan Çuvaşça ve
    YakutçaTürkçe’ye en yakın dildir. Moğolca ve Türkçe arasındaki ilişki bu
    diller sayesinde anlaşılır.

    Türki diller şu şekilde sıralanır:

    Oğuz grubu:
    Türkiye Tükçesi, Azerice, Türkmence…

    Uygur grubu: Uygurca, Özbekçe…

    Kıpçak grubu: Tatarca, Kazakça,
    Kırgızca, Kırım-Tatarcası…

    Farklı lehçelerden örnekler:


    türkçe: Atın yürüyüşleri için hangi
    sözler var?

    azerice: Atın yerişi üçün hansı sözler bar?

    türkmence: Atın yörüşleri
    turında nindi süzler bar?

    kazakça: Atın’ cürisin sıypattaydın kanday sözler bar?

    kırgızca:
    Attım cürüşü cönündö kanday atayın terimder bar?

    özbekçe: Atnın’ yürişleri üçün
    kanday sözler bar?

    uygurca: Atnın’ mengiş ve yörigişleri toğısında kandak atamlarılar

    bar?

    Türkiye türkçesine en yakın lehçe Azeri kehçesidir. Diğer lehçeler

    bazen hiç anlaşılmaz. Hatta farklı bir dil zannedilebilir. Fakat bütün
    gramer kuralları neredeyse aynı olduğundan ve sözcüklerin çoğu ortak kökenli
    olduğundan farklı bir lehçe çok kısa sürede öğrenilebilir.

    Hami
    Sami Dil Ailesi


    Bu dil ailesinin üç öbeği vardır:

    Sami dilleri (semitik diller): Arapça, İbranice, Aramca… Mısır dilleri:
    Eski Mısır dili, Kıpti dili… Berberi dilleri Bu diller de
    diğer diller gibi çeşitli şekilde evrimleşerek bugünkü durumuna gelmiştir. Bilinmeyen
    bir geçmişte (tahminen 5000-7000 yıl önce) bu diller, (en azından
    semitik diller) tek bir dil halindeydi. Arapça ve İbranice yoktu.

    Arapça ve İranice’nin bazı kelimeleri karşılaştırılırsa fonetik benzerlik kolaylıkla görülebilir:

    Türkçe
    Arapça İbranice


    oğul
    ibn
    bin

    alem
    ‘alem ‘olem

    göz
    ‘ayn
    ‘ayin

    barış
    selam
    şalom

    ben
    ene
    eni

    yıl
    sene
    şene

    üç
    selase şloşe

    dört
    erba’a
    erba’a

    beş
    xamse
    xamişe

    Kafkas Dil
    Ailesi


    Güney Kafkas grubu: Gürcüce, Lazca, Megrelce…

    Kuzeybatı grubu: Abhazca,
    Adige dili, Kabardey dili…

    Kuzeydoğu grubu:
    Çeçence, İnguşça

    Bir karşılaştırma:

    türkçe
    lazca megrelce gürcüce

    bir
    ar arti

    enti


    iki
    jur
    jiri
    ori

    üç
    sum sum
    sami

    dört
    ot’xo ot’xo
    ot’xo

    beş
    xut’ xut’
    xut’

    Dillerin çeşitliliği ve

    yakınlığı-akrabalığı konusuna bilimsel yaklaşmak gerekir. Resmi ideolojiler veya çeşitli dogmalar
    bilimsellik kaygısı tanımadan kendilerince bir şeyler uydururlar fakat bunların bilimsel
    bir değeri yoktur. Dillerin akrabalığında alınacak kıstaslar gramer, sentaks gibi
    genel yapılar ile temel sözcüklerin fonetik-morfolojik olarak benzeşmesi gibi kıstaslardır.
    Karşılaştırılacak sözcükler en az değişme ihtimali olan ve başka dillerden
    gelme olasılığı zayıf olan sözcüklerden seçilmelidir.
     

Bu Sayfayı Paylaş