Atatürk'ün geometri kitabı özeti

'Atatürk Hakkında Herşey' forumunda Mavi_Sema tarafından 21 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Atatürk'ün matematiğe olan merakının tezahürü olan bu kitapta Atatürk , geometri alanındaki türkçe bilimsel terimlerdeki eksiklikleri gidermiş ; eski dildeki terimler yerine türkçe terimler türetmiştir. Atatürk bu hususdaki eksikliği , "Fen terimleri o suretle yapılmalı ki anlamları ancak istenilen şeyi ifade edebilsin" diyerek vurgulamıştır.Bu gün geometride kullandığımız terimlerin bir çoğunu Atatürk türetmiştir.

    Müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.” yerine “Üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir ve eşkenar üçgen, açıları birbirine eşit üçgen demektir.” dememizi Atatürk’e borçluyuz.

    “Müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.”

    Osmanlıca bilmeyenlerimizin bu cümleyi anlayacağını sanmıyoruz. Bugün kullandığımız Türkçe ile yukardaki cümle şu anlama geliyor: “Üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir ve eşkenar üçgen, açıları birbirine eşit üçgen demektir.”1937 yılından önce öğrenciler metamatiği Osmanlıca terimlerle öğreniyorlardı. Daha doğrusu öğrenmiyorlar, ezberliyorlardı. Ta ki, Atatürk’ün bizzat yazdığı Geometri kitabında yeni matematik terimler geliştirilene kadar.

    1937 yılının Kasım ayında yeni bir eğitim ve öğretim yılına girilirken, Mustafa Kemal Atatürk, Türk Dil Kurumu’nun çeşitli bilim dallarına ait Türkçe terimleri saptadığını, bu sayede dilimizin yabancı dillerin etkisinden kurtulma yolunda esaslı adımını attığını ilan eder. Aynı yıl okullarda, eğitim Türkçe terimlerle basılmış olan kitaplarla başlar ve bu olay kültür hayatı için önemli bir adım olur. Atatürk, dilde özleşmeyi olanakların son kertelerine kadar zorlamış, bilim ve düşün dilinin sadeleştirilmesinin ve eğitimin Türkçe yapılmasının gerekliliğini önemle vurgulamıştır.

    Atatürk’ün geometri kitabı

    Bilimsel terimlerin Türkçeleştirilmesinde karşımıza çıkan ilk adım yine, Atatürk’ün 1936-37 kış aylarında kendisinin yazdığı ve geometri öğretiminde yol gösterici olarak tasarlanan 44 sayfalık bir geometri kitabı. Kitap, 1937’de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yazar adı konmadan yayınlanmış, 1971 yılında da ikinci bir baskısı Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılmış. Kitapta yer alan, günümüzde de kullanılmakta olan pek çok terim, Atatürk tarafından türetilmiş. Atatürk’ün türettiği sözcükler ile daha önce kullanılan Osmanlıca sözcükler karşılaştırıldığında yapılan işin önemi ortaya çıkıyor. Tablodan da görülebileceği gibi bugün kullandığımız matematik terimlerinin hemen hemen tamamı Atatürk tarafından türetilmiş, başka bir ifadeyle bu sözcüklerin büyük çoğunluğu tutmuş. Atatürk’ün önerdiklerinden sadece “varsayı, pürüzma, dikey üçgen, dikey açı, tümey açı, imsiy, ökül, yüre” terimleri yerine, bugün sırasıyla “varsayım, prizma, dik üçgen, dik açı, tümler açı, benzerlik, tüm/bütün, küre” terimleri kullanılıyor.

    Osmanlıcası Atatürk’ün önerdiği

    Bu’ud - boyut
    mekan - uzay
    satıh - yüzey
    kutur - çap
    nısf-ı kutur - yarıçap
    kavis - yay
    muhit-i daire - çember mümâs - teğet
    zâviye - açı
    re’sen mütekabil zâviyeler - ters açılar
    zâviyetan’ı mütabâdiletân-ı dâhiletan - iç ters açılar
    kaaide - taban
    ufkî - yatay
    şâkulî - düşey
    amûd - dikey
    zâviyetân-ı mütevâfıkatân - yöndeş açılar
    va’zîyet - konum
    mustatîl - dikdörtgen
    muhammes - beşgen
    müselles-i mütesâviyü’l-adlâ’ - eşkenar üçgen
    müselles-i mütesâviyü’ssâkeyn -
    ikizkenar üçgen şibh-i
    münharif - yamuk
    mecmû - toplam
    nisbet - oran
    tenasüb - orantı
    mesâha-i sathiyye - alan
    müştak - türev
    müsavi - eşit
    mahrut - koni
    faraziye - varsayı
    hat - çizgi
    mukavves - eğri
    seviye - düzey
    dılı - kenar
    muvazi - paralel-koşut
    menşur - pürüzma
    hattı mail - eğik
    veter - kiriş
    re’s - köşe
    zaviyei hadde - dar açı
    hattı munassıf - açıortay
    muhit - çevre
    kaim zaviyeli müselles - dikey üçgen
    tamamlıyan zaviye - tümey açı
    murabba - kare
    mümaselet - imsiy
    umumi totale - ökül
    küre - yüre

    Agop Dilaçar:

    ‘Atatürk’ün prensipleri doğruydu’

    Atatürk’ün dil çalışmalarını yakından izleme olanağı bulan tanınmış dil uzmanı Agop Dilaçar, Atatürk’ün yazdığı geometri kitabı üzerine şunları söylüyor:

    “Atatürk hep matematikle uğraşırdı. Eski geometri terimleri çok ağdalı idi. Ben bile uzun uzun bu terimleri okuduğum halde, şimdikiler karşısında güçlüğünü daha iyi anlıyorum. Pedagojide bir gerçek var: Fikir yolunun açık olması, bir ipucunun bulunması lazımdır. Yoksa bir külçe gibi çöker. Müselles kelimesini ele alalım. Arapça okullarımızdan kaldırılmıştır. Sülüs’ten müstak (türetilmiş) bir kelime olduğunu öğrenici nasıl bilsin? Arapça yoğurucu bir dildir. Örneğin müsteşrik, şark kelimesinden gelmiş bir kelimedir. Önüne, ortasına, arkasına birtakım heceler eklenmiş. Bunun aslını bulmak bir Arapça gramer meselesidir. Okullarımızdan Arapça, Farsça kaldırılmış olduğundan, öğrenici “müselles”i kütle kelime olarak karşısında görecektir. “Üç” aklına gelmeyecektir. Ama müselles yerine üçgen dersek, bir üç var. “Gen”, Atatürk’e göre “genişlik”ten alınmıştır. Bir ipucu var. “Dörtgen”, dörtten gelmiştir. Bir ipucu vardır. Eşit, denk anlamına gelen eş’ten gelmiştir. Ama müsavi Arapça bir kelimedir. Bu sebeple Atatürk’ün prensipleri burada da doğru idi. Onun için bu en ağdalı olan bilim dalını ele aldı ve kitabı örnek olarak bıraktı.”
     

Bu Sayfayı Paylaş