İslam dininin inanç esasları nelerdir?

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 20 Mart 2012 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    İslam dininin inanç esasları nelerdir? konusu İslam dininin inanç esasları nelerdir?
    İslam'ın İnanç Esasları hakkında bilgi verir misiniz
    İslam dininin inanç esasları konusunda yardımcı olur musunuz
    İslam dini inanç esasları nelerdir
     
  2. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    İslam'ın İnanç Esasları


    Tevhit (din)

    Tevhit (Arapça: توحيد), birlik, birlemek. Allah'ın varlığını, birliğini, tüm yetkin niteliklerin kendisinde toplandığını, eşi ve benzeri bulunmadığını bilmek ve buna inanmak. Bu bilgi ve inanç en özlü biçimde "Lâ İlâhe İllallah" (İlah yoktur ancak Allah vardır.) cümlesiyle ifade edilir. Bu nedenle bu cümleye tevhit kelimesi denir. Tevhit kelimesini manasını bilerek söyleyen ve buna inanan kişi mümin ve muvahhid adını alır.

    Melek

    Melek (Arapça: ملاك, İbranice: מלאך, Latince: Angelus, Yunanca: Άγγελος) , dini bir terim. Melek, birçok dinde inanılan semavi varlıklara verilen isimdir. Meleklerin görevleri Allah'a hizmet etmektir. Meleklere inancın var olduğu her din ve inançta melek kavramına bakış farklıdır

    Kitaplar

    İslam inancına göre kutsal kabul edilen dört kitap şunlardır:

    Kur'an

    Tevrat

    Zebur

    İncil

    Peygamberler

    İslam peygamberleri, Kur'an'da bahsi geçen, ilki Âdem, sonuncusu Muhammed olan, İslam dinine göre peygamber oldukları kabul edilen dinî şahsiyetler.

    Kuran'ın ifadesi "Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye, din olarak Nuh'a tavsiye etiğimizi, sana vahiy ettiğimizi, İbrahim'e Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi, sizin için hukuk düzeni yaptı. Fakat kendilerini çağırdığın bu nizam Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve onu doğru yola iletir." (Şura Suresi 13)

    İslam'a göre bütün peygamberler bu din üzerinde gönderilmiş zamana göre şeriat getirmişlerdir. Kuran'ı ifade "Onlara iyice açıklasın diye her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdik. Sonra da Allah dilediğini saptırır dilediğinide doğru yola iletir. Çünkü o güç ve hikmet sahibidir." (İbrahim Suresi 4)

    Bazı ilmi kelam alimleri İslamın Muhammed Peygambere verilen din olduğunu söylemişler bu inanış geniş kitlelerce kabul görmüştür. Tasavvufi inanış Kuran'ın bildirisini Mevlana ile "ne olursan ol yine de gel" Yunus Emre ile "72 milleti bir görmeyen hakikatte asidir" Galip Hasan Kuşçuoğlu ile "Allah vardır diyen Müslümandır" diye dile getirmiş, tasavvuf bu anlayışı benimsemiştir.

    Kuran'i ifade "Allah katında din İslamdır" Son Peygamber Muhammed "Ben atam İbrahim'in dini üzere geldim" diye ifade etmiştir.

    Adem Aleyhisselamla ile başlayan ve Muhammed Aleyhisselama kadar gelen bütün peygamberler aynı dini takip etmişlerdir. Bütün Peygamberler bu dinin devam ettirmişlerdir.

    Kur'an-ı Kerim'de Adı Geçen İslam Peygamberleri (Nebiler)

    Âdem

    İdris

    Nuh

    Hûd

    Sâlih

    İbrâhim

    Lût

    Lokman

    İsmâil

    İshak

    Yâkup

    Yusuf

    Eyyûb

    Şuayb

    Mûsâ

    Hârûn

    Dâvûd

    Süleyman

    İlyas

    Elyesa

    Zulkifl

    Yûnus

    Üzeyr

    Zekeriyyâ

    Yahyâ

    Îsâ

    Muhammed



    Ahiret

    Ahiret (Arapça: الآخِرة, Ukbâ, Dâr-ı Bekâ), bu dünyadan sonraki nihayetsiz (sonsuz) alemdir. Yüce Allah, içinde yaşadığımız bu dünyayı ve üzerinde olan bütün varlıkları geçici bir zaman için yaratmıştır. Bir gün gelecek, bu dünyadan ve üzerinde bulunanlardan hiç bir eser kalmayacaktır. Allah'ın takdir ettiği gün gelince, insanlarla beraber bütün canlı ve cansız varlıklar yok olacaktır. Bütün dağlar-taşlar, yerler-gökler parçalanacaklardır. Böylece bu alem bambaşka bir alem olacaktır. Bu, kıyamettir. Bundan sonra yine Allah'ın takdir ettiği zaman gelince, bütün insanlar yeniden dirileceklerdir. İnsanların hepsi "Mahşer" denilen çok geniş ve düz bir sahada toplanmış olacaklar ve yeni bir hayat başlayacaktır. Buna "Umumi Haşr" denilir. Bu yeni hayatın başlayacağı günden itibaren, bitmez ve tükenmez, sonu gelmez bir halde devam edecek olan aleme, ahiret alemi denir. Buna iman etmek İslâm Âmentüsünün esaslarındandır.

    Din-i İslâm'a göre, kıyametin kopması ve ahiretin meydana gelmesi, Kur'an'ın ayetleriyle, Peygamberin hadisleriyle ve ümmetin birliği ile sabittir ve diğer bütün peygamberler de kendi ümmetlerine bu gerçeği bildirmişlerdir.

    Kudretine nihayet bulunmayan Allah için, gelecekte ahiret hayatını meydana getirmek pek kolay şeydir. Alemleri yoktan var eden, hele insanları birçok güç ve meziyetlerle yaratıp kendilerine hayat veren büyük Yaratıcımız için, bütün bu alemleri yok ettikten sonra tekrar yaratmak zor bir şey midir? Bir şeyi önce var eden, sonra tekrar onu var edemez mi? Bunları tekrar var edemeyen yaratıcı olur mu? Hayır, Allah öyle bir büyük yaratıcıdır ki, nice alemleri de yaratmaya kadirdir. Bir kere astronomi ilmine bakalım: Ucu bucağı olmayan bir boşlukta dolaşıp duran ve zaman zaman parlayıp sönen yüz binlerce nur ve ışık alemini bu ihtişamları ile yaratmış olan Allah, ahiret alemini de yaratmaya kadirdir.

    Allah'a hamdolsun ki, biz müslümanlar, ahiret gününe, ahiretin sonsuz hayatına, Cennet ve Cehennem'in daha önceden yaratılmış olduğuna inanıyoruz. İşte bu iman bizi kurtuluşa götürür, ruhumuzu yükseltir ve bizi mutluluğa kavuşturur. Bu imandan yoksun olmak, insanı şaşırtıp sapıklığa düşürür, hertürlü fenalığa sürükler ve hem dünyada ve hem de ahirette yüzü kara eder.

    Kader (inanış)

    Kader, bütün olayların önceden ve değişmeyecek biçimde düzenlediğine inanılan doğaüstü güç, ezeli takdir. Yazgı veya mukadderat olarak da anılır. Kader kavramı birçok farklı din ve felsefi akımda önemli bir yer tutar.

    İslam dininde kader, ezelden ebede kadar hayır ve şer (iyi ve kötü) meydana gelecek bütün hadiselerin (olaylar)Allah katında bilinmesi ve yaradılmasıdır.

    İslam dininde kadere inanmak imanın şartlarındandır, amentünün bir parçasıdır. Buna göre İslam anlayışındaki kadere inanmayan kişi İslam'dan çıkmış olur.

    Lügat anlamı açısından : Ölçü, miktar, plân, program, takdir, biçim ve şekil verme demektir.

    Dini açıdan : Cenâb-ı Hakkın, kâinatı ve içindekileri, zamanı, kıyameti, âhiret âlemlerini, yâni bütün mükevvenatı yaratmadan önce bir ölçü ve programa göre takdir etmesidir ve ‘levh-i mahfûz’ denen İlâhî deftere, bilgisayara kaydetmesidir diyebiliriz özet olarak.

    NOT: Şikayetleriniz üzerine yaratık kelimesi kaldırılmıştır.

    Yaratık kelimesinin anlamı: Yaratık, genel olarak var olan her canlı varlık, eş anlamlısı mahlûk.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 17 Şubat 2014
  3. yratık demeniz hiç hoş değil:( onlar yaratık değil meleklere yaratık demememiz lazım çok günah yaratık yerineVARLIK DEMEN lazım çok kötü ve ayıp
     
  4. çok günah meleklere yaratık demememiz gerek
     
  5. siteniz güzel ama melek gibi önemli varlıkları yaratık diyerek hitap etmenizi yanlış buluyorum .
     
  6. evet bende yanlış buluyorum
     
  7. Meleklere Yaratık demeniz hiç hoş degil. Çok büyük bir günahtasızını şuan.
     
  8. meleklere yaratık denmesi çok ayıp ve günah hadi bizim aklımız eriyor doğruyu biliyoruz peki küçükler ne yapsın melekleri yaratık mı sansın , çok ayıp melekler yaratık değildir.
     
  9. meleklere yaratık denmez şimdi diyen desin ahirette onlar sizlerin karşısına geçecek
     
  10. nerde yazmış yaratık diye
     
  11. melekler yaratık kimse diyemez
     
  12. iyde hersey bir yaratık insanda dahil
     
  13. Bendede meleklere yaratık denilmesi çok yanlış bir davranış sizi kınıyorum
     
  14. aynen nerede yaratık diyor ?
     
  15. teşekkürler harika allah razı olsunnn
     
  16. nerede yazıyor yaratık
     
  17. yaratık nerde yazıyor
     
  18. kim yazmışsa artık ya yanlış biliyo yada bilerek yapmıştır
     
  19. meleklere yaratık denilmez çok günah.
     
  20. meleklere yaratık demeyin
     

Bu Sayfayı Paylaş