İngilizce Fiiller ve Türkçe Anlamları

'İngilizce Dil Bilgisi' forumunda Mavi_Sema tarafından 1 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    ingilizce fiiller ve türkçeleri,
    ingilizce düzenli fiiller,
    ingilizce düzensiz fiiller ve anlamları,
    ingilizce fiillerin anlamları

    ingilizce düzenli ve düzensiz fiiller ve anlamları

    Simple Present Tense- Simple Past Tense- Past Participle
    arise : ortaya çıkmak arose arisen
    awake : uyanmak awoke awoken
    am / is / are : olmak was, were been
    bear : katlanmak bore borne
    beat : yenmek/dövmek beat beaten
    become : olmak became become
    begin : başlamak began begun
    bend : eğilmek bent bent
    bet : iddiaya girmek bet bet
    bind : bağlamak bound bound
    bite : ısırmak bit bitten
    bleed : kanamak bled bled
    blow : üflemek /esmek blew blown
    break : kırmak broke broken
    breed : yetiştirmek bred bred
    bring : getirmek brought brought
    build : inşa etmek built built
    burn : yakmak burned, burnt burned, burnt
    buy : satın almak bought bought
    catch : yakalamak caught caught
    choose : seçmek chose chosen
    come : gelmek came come
    cost : mal olmak cost cost
    cut : kesmek cut cut
    deal : uğraşmak dealt dealt
    dig : kazmak dug dug
    dive : dalmak dived, dove dived
    do : yapmak did done
    drag : sürüklemek dragged dragged
    draw : çizmek drew drawn
    dream : hayal etmek dreamed, dreamt dreamed, dreamt
    drink : içmek drank drunk
    drive : sürmek (araba) drove driven
    drown : boğulmak drowned drowned
    eat : yemek ate eaten
    fall : düşmek fell fallen
    feed : beslemek fed fed
    feel : felt felt
    fight : dövüşmek fought fought
    find : bulmak found found
    fit : uymak fit fit
    flee :kaçmak fled fled
    fly : uçmak flew flown
    forbid : yasaklamak forbade forbidden
    forget : unutmak forgot forgotten, forgot
    forgive : affetmek forgave forgiven
    freeze : donmak froze frozen
    get : almak / ulaşmak got gotten, got
    give : vermek gave given
    go : gitmek went gone
    grind : öğütmek ground ground
    grow : büyütmek grew grown
    hang : asmak hung hung
    have : sahip olmak had had
    hang : asmak /ölüm hanged hanged
    hear / işitmek heard heard
    hide : saklanmak/mak hid hidden
    hold : tutmak held held
    hurt : incitmek hurt hurt
    keep : muhafaza etmek kept kept
    kneel : diz çökmek knelt, kneeled knelt, kneeled
    knit : örmek knit, knitted knit, knitted
    know : bilmek knew known
    lay (put) : sermek laid laid
    lead : öncülük etmek led led
    leap : sıçramak leapt, leaped leapt, leaped
    learn learnt, learned learnt, learned
    leave left left
    lend lent lent
    let let let
    lie (recline) lay lain
    light : aydınlatmak lighted, lit lighted, lit
    lose : kaybetmek lost lost
    make : yapmak made made
    mean : anlamına gelmek meant meant
    meet : buluşmak/ tanış. met met
    mislead : yanlış yönlendir misled misled
    pay : ödemek paid paid
    prove : ispat etmek proved proved, proven
    put : koymak put put
    quit : vazgeçmek quit quit
    read : okumak read read
    ride : sürmek (motor/at) rode ridden
    ring : çalmak (zil) rang rung
    rise : yükselmek rose risen
    run : koşmak ran run
    saw : kesmek (testere) sawed sawn
    say : söylemek said said
    see : görmek saw seen
    seek : aramak sought sought
    sell : satmak sold sold
    send : göndermek sent sent
    set : belirlemek set set
    shake : sarsmak shook shaken
    shed : saçmak shed shed
    shine : parlamak shone shone
    shoot : ateş etmek shot shot
    show : göstermek showed shown
    shrink : çekmek shrank shrunk, shrunken
    shut : kapatmak shut shut
    sing : şarkı söylemek sang sung
    sink : batmak sank sunk
    sit : oturmak sat sat
    slay : katletmek slew slain
    sleep : uyumak slept slept
    slide : kaymak slid slid
    speak : konuşmak spoke spoken
    spend : harcamak spent spent
    spin : dönmek spun spun
    spread : yayılmak spread spread
    stand : ayakta durmak stood stood
    steal : çalmak stole stolen
    stick : yapıştırmak stuck stuck
    sting : sokmak (arı) stung stung
    stink : kokmak stank stunk
    strike : vurmak /grev yap struck struck, stricken
    strive : çabalamak strove striven
    swear : yemin etmek swore sworn
    sweep : süpürmek swept swept
    swim : yüzmek swam swum
    swing : sallanmak swung swung
    take : almak (avuca) took taken
    teach : öğretmek taught taught
    tear : yırtmak tore torn
    tell : anlatmak /söylemek told told
    think : düşünmek thought thought
    throw : fırlatmak threw thrown
    wake : uyanmak woke woken
    wear : giymek (taşımak) wore worn
    understand :anlamak understood understood
    win : kazanmak (maç) won won
    wind : sarmak wound wound
    write : yazmak wrote written

    [​IMG]
     
  2. bu fiiler değil ya :(
     
  3. bu site bir harikAAAAA :) :) :)
     
  4. gerçekten çok yardımcı oldu teşekkür ederim :)
     
  5. cok yardımcı oldunuz cok teşşekkur ederimm
     
  6. Fiillerin 2 ve 3 hallerini ne yapacaz kardeşim
     
  7. az olsun İngilizce performansı için 2 kere yaptım 2.de 3saat uğraştım yq
     
  8. tsekkurler ederım :)
     
  9. istediklerim yokk :'(
     
  10. 100 tane hatta 200 tane ingilizce fiiller
     
  11. saolun çok yardımcı oldu biraz uzun ama olsun :)
     
  12. Yardımınız için sağolun perfprmans için iyi bir site
     
  13. çok iyi bi site tavsiye ederim
     

Bu Sayfayı Paylaş