Çok Bilinen Türkülerin Hikayeleri Nelerdir ?

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Gönül tarafından 9 Nisan 2012 tarihinde açılan konu

  1. Gönül

    Gönül Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Halkımız tarafından bilinen türküler nelerdir ? Bunlardan 3-4 tane yazarsanız sevinirim.Ve bu türkülerin hikayeleri nelerdir .?.
     
  2. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Türkü Hikayeleri

    YEMEN TÜRKÜSÜ HİKAYESİ
    Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç askerde vereme yakalanır. Hava değişimi olarak Yozgat'a (Akdağmadeni) gelir. Sözlüsünün ailesi gence kızlarını göstermek istemez. Genç tedavi için İstanbul'da hastaneye yatar, pencereden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söyler.Yakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamayarak hastanede ölür. Ailesi cenazesini Yozgat'a getiremez., İstanbul'da kalır.


    HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI

    Hastane önünde incir ağacı
    Doktor bulamadı bana ilacı
    Baş tabib geliyo zehirden acı

    Garip kaldım yüreğime dert oldu
    Ellerin vatanı bana yurt oldu
    Mezarımı kazın bayıra düze

    Benden selam söyleyin sevdiğim gıza
    Başına koysun, karalar bağlasın
    Gurbet elde kaldım diye ağlasın

    Anakara'da Yedik Taze Meyvayı

    Anakara'nın keskin ilçesinin cin ali köyünde 1924 yılında Sefer adında bir erkek çocuk doğar. İlkokulu köyünde okuyan Sefer 15 yaşından sonra ailesinin tüm rençberlik işlerine yardım eder yürütür. Güçlüdür kuvvetlidir Sefer. Köyde herkes tarafından sevilir. 20 yaşına gelince de Seyfli köyünden Hatice yi istetir. Söz kesilir düğün olur evlenirler.

    Aradan üç ay geçince Sefer ince hastalık denilen vereme tutulur. Doktorlar bir çare bulamazlar. Taa Ankara lara götürülür ve 20 Haziran 1944 te garip Sefer ölür. Aşağıdaki türkü Sefer için yakılmıştır.



    Ankara'da Yedik Taze Meyvayı
    Boşa Çiğnemişim Yalan Dünyayı
    Keskin'den De Sildirmeyin Künyeyi
    Söyleyin Anama Anam Ağlasın
    Anamdan Başkası Yalan Ağlasın

    Ankara'yla Şu Keskin'in Arası
    Arasına Kara Duman Durası
    Çok Doktorlar Gezdim Yokmuş Çaresi
    Söyleyin Anneme Annem Ağlasın
    Babamın Oğlu Var Beni Neylesin

    Trene Bindim De Tren Salladı
    Zalim Doktor Ciğerimi Elledi
    İy- olursun Dedi Geri Yolladı
    Söyleyin Anama Anam Ağlasın
    Anamdan Başkası Yalan Ağlasın

    Benzim İçtim Ciğerlerim Tutuşur
    Ağlama Hatice, Sefer Yetişir
    Söyleyin Anneme Çalsın Nennimi
    Kim Alırsa Alsın Nazlı Gelini

    Binmiş Taksiye De Sefer Geliyor
    Annesinin Ciğerini Deliyor
    Gelin Hatice'yi Eller Alıyor
    Söyleyin Anama Anam Ağlasın
    Gelin Hatice'yi Kimler Eylesin

    Mezarımı Derin Kazın Dar Olsun
    Edirafı Lale Sümbül Bağ Olsun
    Ben Ölüyom Ahbaplarım Sağ Olsun
    Söylen Kardaşıma Çalsın Sazımı
    Kadir Mevlam Böyle Yazmış Yazımı

    Bir Yıldız Doğdu Yüceden

    Bir yaz mevsimi koyunculuk yapan bir grup yaylaya çıkar. Bu grup içinde sözlü olan iki de genç vardır. Gençler yaylada rahatça buluşabilecekleri için seviniyorlardı. Çünkü köyde evleri yakın olduğu için komşuların görme tehlikesi vardı. Bir gün iki sevgili gündüzden bir buluşma yeri tespit ederler ve derler ki; bu gece şu kayanın dibinde buluşalım. Gece olur ve oğlan erken saatte kayanın dibinde ayın inmesini ve sevgilisinin gelmesini bekler. Şans bu ya; ay iner inmez arkasından yörede "Sarı Yıldız" adı verilen Şafak Yıldızı doğar ve ay ışığından hiç de farkı olmayan yıldızın şavkı her yeri aydınlatır. Bu yüzden kız da kendisini bir gören olur diye sevgilisinin yanına gelemez. Oğlan da o gece sevgilisi ile buluşmasına engel olan sarı yıldıza bu türküyü söyler.

    Ereğli'den Çıktım Sökün Eyledim

    Ali Ercan, Kara Kaş Gözlerin Elmas ve Niğde Türküleri adlı kitabında "Sabi Baba" isminde bir kişiden dinlediği bu türkünün hikayesini aynen şöyle anlatmaktadır:

    "Orta köyde Tahir efendi adında bir halk şairi varmış. Bu zât sazını kendi zevki için çalarmış. Altında atı, terkesinde sazı, şehir şehir, kasaba kasaba dolaşırmış. Günlerden bir yaz mevsimi Ereğli'ye gezmeye gidiyor. Şehre girmeden bir ağaçlık, su kenarında bir kaç aşiret çadırına rastlıyor. Çadırların bir tanesinden güzel bir kız ellerindeki helkeleri,saçları iki bölük,yakınındaki pınara su doldurmaya gidiyor. Tahir efendi kızı görünce aşık oluyor. Kendisini tanıtıyor ve Allah'ın emri ile de kıza evlenme teklifi yapıyor. Kız ise Tahir efendiyi ayaktan başa kadar süzdükten sonra teklifi kabul ediyor. "Yalnız babam Adana'ya gitti, bir hafta sonra gelir, o zaman gel ve beni babamdan iste" diyor.

    Tahir efendi hemen geri Ortaköy'e döner ve en yakın akrabasına,eşine,dostuna durumu anlatır ve bir haftayı sabırsızlıkla bekler. O bekleye dursun ,kızın babası üç gün sonra dönüyor. Kızının durumunda bir takım değişiklikler seziyor. Vaziyeti başka bir şahıs tarafından da öğrenen baba,bu işe asla razı olmuyor. Hemen çadırı,çatmayı yüklenip Adana tarafına doğru yollanıyor. Bir hafta geçiyor ve Tahir efendi dünürcülerini toplayıp Ereğli'ye hareket ediyor. Çadırın olduğu yere geldikleri zaman hepsi şaşırıyorlar. Çünkü çadırın yerinde yeller esmektedir. Tahir efendi Sevgili Hüsne'sinin ayak izinden başka hiçbir şeye rastlayamıyor. Sonsuz gam tülüne bürünen Tahir efendi çeker sazını, vurur mızrabını ve bu türküyü yakar."

    Pencereden Bir Taş Geldi (Mamoş)

    Elazığ'ın koca Mustafa Paşa mahallesinde oturan Bekir hoca'nın genç ve güzel bir karısı vardır. Bekir hoca Harput'ta namusuyla ve iyiliğiyle tanınan yumuşak başlı temiz bir insandır. Karısı ise gençliğin verdiği tecrübesizlikle evli olduğu halde komşularından, soylu bir aileden olan genç, yakışıklı Mamoş (Mehmet) ile ilişki kuracak kadar toydur daha. Mamoş'la Bekir hoca'nın karısı arasındaki sevgi gittikçe alevlenir. Etrafta bunu sezmeye başlamıştır. Fakat sevdalılar buna rağmen her şeyden habersizdirler. Fırsat buldukça buluşur, konuşur, sevişirler. Bekir hoca bunun neye varacağını hesaplamaktadır.

    Bir gün karısına Harput'a gideceğini ve akşam dönmeyeceğini söyler. Bu fırsattan yararlanan genç kadın Mamoş'u eve davet eder, yerler içerler, eğlenirler. Bekir hoca ise Harput'a gitmemiştir. Karanlık basınca eve gelir ve sessizce kapıyı kendi anahtarıyla açar, sevdalıların bulundukları odaya gelir. İçerden onların eğlenceli çığlıklarını duyar, tabancasını çekerek odaya girer. Girer girmez tabancasını ateşler Mamoş'u kalbinden, karısını da ağzından vurarak öldürür. Bu olaydan sonra Bekir hoca zaptiyeye teslim olur. Adli bir heyetin eve gelip olayı yerinde incelemelerinden sonra duruşma
    sonunda Bekir hoca beraat eder.

    İçli olan türkünün hikayesinde de böylece bir ders yatmaktadır.


    MAMOŞ TÜRKÜSÜ

    Pencere'den bir taş geldi,
    Ben sandım ki Mamoş geldi.
    Uyan Mamoş, uyan uyan,
    Başımıza ne iş geldi.

    Eyvah Mamoş, eyvah eyvah
    Tabip getir yarama bak.

    Penceresi yeşil yaprak,
    Mamoş giyer kara kapak.
    Kör olasın Bekir hoca,
    Yatağımız kara toprak.

    Eyvah Mamoş, eyvah eyvah
    Tabip getir yarama bak.

    Pencere'nin önü çardak,
    Rakı içtik bardak bardak.
    Körolasın Bekir hoca
    Koymadın ki murat alak.

    Eyvah Mamoş, eyvah eyvah
    Tabip getir yarama bak.

    Evlerinin ardı kavak,
    Yağmur yağar ufak ufak.
    Kör olasın Bekir hoca,
    Ağzımdaki kurşuna bak.

    Di kalk Mamoş di kalk, di kalk
    Başımıza yığıldı halk.

    Dışkapıyı araladın,
    Ah bahtımı karaladın.
    Kör olasın Bekir hoca,
    Mamoş'uda yaraladın.

    Di kalk Mamoş di kalk, di kalk
    Başımıza yığıldı halk.

    Mamoş paltonu tutayımmı?
    Hayrın için satayımmı?
    Mezarında boş yer varmı?
    Ben'de gidip yatayımmı?

    Eyvah Mamoş, eyvah Mamoş
    Tabib getir imdada koş.
    Malatyalı Kalender

    Ayrıca aşağıdaki konulardanda yararlanabilirsiniz...

    http://www.frmartuklu.net/muzik-soh...gesi-baglari-turkusu-hikayesi-ve-sozleri.html

    http://www.frmartuklu.net/muzik-soh...ari-gelin-turkusunun-hikayesi-ve-sozleri.html

    http://www.frmartuklu.net/muzik-sohbet-amp-fan-club/238777-canakkale-turkusunun-hikayesi-nedir.html

    http://www.frmartuklu.net/muzik-sohbet-amp-fan-club/232650-yemen-turkusu-hikayesi-ve-sozleri.html
     
  3. lütfen sorumu cevaplayın performans ödevi
     
  4. bayaaaaaaaaaaaaaa azmışşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş
     
  5. çok işime yaradı sağolun
     
  6. ÇOK GÜZELbir site ama daha bilindik ve anlamlı hikayeler olsayyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyydı daha gggggggggggggggggggggüzel olurudu
     
  7. hiç güzel deil o yüzden hiç beğenmedim bu siteyi
     
  8. orjinal


    Hastane Önünde İncir Ağacı


    Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç askerde vereme yakalanır. Hava değişimi olarak Yozgat'a (Akdağmadeni) gelir. Sözlüsünün ailesi gence kızlarını göstermek istemez. Genç tedavi için İstanbul'da hastaneye yatar, pencereden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söyler.Yakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamayarak hastanede ölür. Ailesi cenazesini Yozgat'a getiremez., İstanbul'da kalır.


    HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI

    Hastane önünde incir ağacı
    Doktor bulamadı bana ilacı
    Baş tabib geliyo zehirden acı

    Garip kaldım yüreğime dert oldu
    Ellerin vatanı bana yurt oldu
    Mezarımı kazın bayıra düze

    Benden selam söyleyin sevdiğim gıza
    Başına koysun, karalar bağlasın
    Gurbet elde kaldım diye ağlasın
     
  9. hiç güzel değildi bence bilindik türüküler olsa daha ii olurdu ödevim var ve yetiştirmem lazım ama bu site bana yardım etmedi -irem
     
  10. evet haklısınız arkadaşlarım
     
  11. bana çok yardımcı oldu sosyal odevimdi gesibaglarına bakın yarar
     
  12. çooooook güzel olmuşşşş
     

Bu Sayfayı Paylaş