FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Genel Yaşam ve Hayat ·´¯).·´¯) > Sağlık Merkezi > Genel Sağlık



Sponsorlu Bağlantılar
   

Duyu Organlarımız - Duyu Organlarımız Hakkında Bilgi

Genel Sağlık icinde Duyu Organlarımız - Duyu Organlarımız Hakkında Bilgi konusu , konum duyusu - koku alma duyusu - dokunma duyusu - konum duyusu ve denge - işitme - tad alma Görme Göze giren ışıklar, gözün arka yüzündeki bir sinir hücreleri ağı ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 27-05-2013   #1 (permalink)
Standart Duyu Organlarımız - Duyu Organlarımız Hakkında Bilgi

Sponsorlu Bağlantılar


konum duyusu - koku alma duyusu - dokunma duyusu - konum duyusu ve denge - işitme - tad alma



Görme

Göze giren ışıklar, gözün arka yüzündeki bir sinir hücreleri ağı olan retinaya ulaşır. Bu ışıklar, farklı enerjilerde elektromanyetik dalgalardır, hepsi saniyede 300.000 kilometrelik bir hızla yol alırlar. Retinadaki ışık alıcıları elektromanyetik enerjiyi, optik sinir tarafından beyne ileten elektrokimyasal enerjiye dönüştürürler. Dalgalar özünde renksizdirler. Renk olarak yorum katan beyindir. Renk, zihinde oluşan bir deneyimdir. Alan, dönüştüren, ileten ve yorumlayan bir sürecin deneyimsel sonucu görmedir.

İşitme

Ses dalgaları, mekanik bir basınç yapan ya da havadaki molekülleri iten eşit aralıklı sarsıntılardır. Havadaki bu moleküller, havada bulunan diğer moleküller ile çarpışırlar, sonra onlar da havanın diğer molekülleri ile çarpışırlar, böylece üç boyutlu bir mekanik enerji oluşur. Bu dalgalar, insan kulağının çeşitli kısımlarından iletilir ve sonunda kulağın derinindeki binlerce tüy hücresine ulaşır. Özel tüy hücreleri titreşirler ve ses dalgalarının mekanik enerjisini, duyumsal sinir hücreleri tarafından, beyne iletilen elektrokimyasal enerjiye dönüştürürler. Ormanda bir ağaç düşerek havadaki molekülleri sarstığı zaman, ses dalgalarını oluştururlar. Eğer yakın bir yerde ortaya çıkan enerjiyi, insan beynine kaydolan elektrokimyasal tepkilere dönüştürecek hiçbir iştme alıcısı yoksa, sonuç duyulmayan bir ses olacaktır.

Tat alma

Gördüğümüz nesneler, işittiğimiz sesler hep vücudumuzun dışındadır. Fakat tadını aldığımız şeyler, bizimle direk temas halinde olmak zorundadır. Tad almak için bir uyarı, tükürük içinde çözülebilen moleküller, yüklü atomlar ya da atom grupları içermelidir ve ağzımızda bu kimyasalları çözmek için yeteri kadar tükürük bulunmalıdır. Tat veren maddeler, görünen küçük kabarcıkların üzerindeki tad alıcı hücre öbeklerini içeren dil yüzeyine yerleşirler. Alıcılar bu kimyasal uyarıyı, beyne iletilen elektrokimyasal enerjiye dönüştürürler. Maddelerin özünde tat yoktur. Hangi alıcı hücrelerin uyarıldığına bağlı olarak, sadece beyin tarafından, tatlı, ekşi ve tuzlu ya da acı şeklinde yorumlanan bir süreci başlatırlar.


Koku almak

Tat almaya benzer bir süreçle, bir şeyin kokusunu aldığımız zaman, bu şeyle doğrudan temas kurarak yaparız. Havadaki koku taşıyan moleküller, burun boşluğuna ya da ağıza girerler. Burun boşluğunda bulunan küçük tüy hücrelerine ulaşırlar. Gaz molekülleri alıcı hücrelerdeki yuvalara uyarlar ve beyne iletilen elektrokimyasal tepkilere dönüştürülürler. Koku taşıyan moleküllerin bir kokusu yoktur. Sadece hangi alıcının boşluklarına yakalandıklarına bağlı olarak, beyin tarafından keskin, meyveli ve deniz kokusu olarak yorumlanılırlar.

Dokunma duyusu

Dokunma duyusu, bir diğer doğrudan temas duyusudur. Çok tabakalı derimiz, dokunma duyusu ile ilgili duyumsamaları ayırt etmemiz için çeşitli duyumsal alıcıları içermektedir. Basınç duyusu, nesneler baskı yapınca derinin şeklindeki değişikliklerden kaynaklanır. Sıcaklık ya da soğukluk duyusu, derimize dokunan her neyse onun moleküler etkinliğine verilen bir yanıttır. Derinin çok fazla uyarılması, acı duyumsamamasına neden olur. Acı, bununla birlikte, acıyı veren nesnede yer almaz. Nesne, sadece acı olarak yorumlanan bir süreci etkinleştirir. Acı, aynı zamanda vücudumuzun içinden gelen uyarılar ile yaratılır. Örneğin, içerideki dokularda oluşan hasar, acı algılayıcılarının bulunduğu bir yerde ise, alıcılar başta ya da sırtta konumlanmasa bile, baş ağrısı ya da sırt ağrısı ile sonuçlanabilir.

Konum duyusu

Genellikle olağan kabul ettiğimiz bir duyu yeteneğimiz, bedenimizin boşlukta nasıl konumlandığını bilmemizdir. Bu yetenek, bedenimizin çeşitli kısımlarının birbirine göre nerede olduğunun ve aynı zamanda bedenimizin yerçekimine göre nasıl konumlandığının ayırt edilmesinde çalışmaktadır. Bedenin, herhangi bir amaca yönelik hareket etmek için bu duyulara ihtiyaç vardır. Konum duygumuz dengemiz hakkında, hızlanma, yavaşlama hakkında bilgi veren geçit duyusudur. Bu duyu yerçekiminin kaynağına göre başın konumu ve hareketi ile belirlenir. Geçit duyusunun, iç kulağımızdaki alıcı tüy hücreleri ile ayırdına varırız. Uyarıldıkları zaman bu hücreler, beyne sinirsel tepkimeler yollarlar. Aşırı derecede uyarıldıklarında baş dönmesi ve mide bulantısı ile başlayan vertigo hastalığını yaparlar.

alıntı

 

SeLeN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Duyu Organları, Duyu Organlarının Özellikleri, Duyu Organlarının Görevleri, Çeşitleri SeLeN Genel Sağlık 0 08-08-2012 23:58
Duyu Organlarımız Konu Anlatımı Mavi_Sema Genel Sağlık 0 19-02-2011 14:32
Duyu Organlarımız: Göz - Kulak - Burun - Dil - Deri ve Detaylı Bilgiler Mavi_Sema Diğer Mesleki Bilgiler 0 27-03-2010 16:34
Boşaltım Sistemi Duyu Organlarımız Besinler İle İlgili Test Soruları DeMSaL Öğretmenlerimizin Bölümü 0 07-03-2010 13:31
Duyu Organlarımız Sunu Siraç Eğitim Videoları & Flash ve Slaytları 3 31-10-2009 18:28


Saat: 07:20.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014