FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Forum Artuklu Duyurular.·´¯).·´¯) > Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü



Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?

Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü icinde Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir? konusu , Atatürk'ün ekonomi alanında yapılan inkilaplar...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 23-11-2011   #1 (permalink)
Robert
Standart Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?

Sponsorlu Bağlantılar


Atatürk'ün ekonomi alanında yapılan inkilaplar

 

  Hızlı Cevap
Alt 23-11-2011   #2 (permalink)
Standart Cevap: Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?


Ekonomi alanındaki inkılaplar
  • İzmir İktisat Kongresi (1923)
  • Aşar(Öşür) Vergisinin Kaldırılması (17 Şubat 1925)
  • Çiftçinin Özendirilmesi(1925)
  • Örnek Çiftliklerin Kurulması (1925)
  • Tarım Kredi Kooperatifleri'nin Kurulması (1925)
  • Kabotaj Kanunu (1 Temmuz 1926)
  • Sanayi Teşvik Kanunu (28 Mayıs 1927)
  • I. ve II. Kalkınma Planları (1933, 1937)
  • Yüksek Ziraat Enstitüsü'nün Kurulması (1935)
  • Ticaret ve Sanayi Odalarının Kurulması (1935)
  • Toprak Reformu (1929)


Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Alt 23-11-2011   #3 (permalink)
Standart Cevap: Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?


EKONOMİK ALANDA YAPILAN İNKILAPLAR

Amaçları

1. Devletin ekonomik bağımsızlığını sağlamak.
2. Sanayii geliştirmek, modern araçları ve tesisleri ülkeye kazandırmak.
3. Ekonomide millileşmeyi sağlayarak, yabancı sermayeye bağımlılığı ortadan kaldırmak.
4. İktisadi kurumları ve girişimleri devletleştirmek.
5. Özel teşebbüsü desteklemek.

İzmir İktisat Kongresi – 17 Şubat 1923

- Lozan görüşmelerinin kesintiye uğradığı dönemde ( 4 Şubat 1923 ), İzmir’de yeni Türk devletinin ekonomik durumunu görüşmek üzere toplandı.
- 1135 kişinin katıldığı bu kongre Misak-ı İktisadi ( Ekonomik Yemin) kabul edildi.

Alınan Önemli Kararlar

1. Yerli malı kullanılması sağlanmalıdır.
2. Teknik eğitim geliştirilmelidir.
3. Hammaddesi yurt içinde olan sanayi kolları geliştirilmelidir.
4. Küçük imalattan büyük işletmelere geçilmelidir.
5. Bir devlet bankası kurulmalıdır.
6. Özel teşebbüsün geçekleştiremediği yatırımlar devlet aliyle yapılmalıdır.
Tarım Alanındaki Düzenlemeler

1. Aşar vergisi kaldırıldı- 17 Şubat 1925
• Köylüyü ağır vergi yükünden kurtarmak ve tarımsal üretimi arttırmak amaçlanmıştır.
2. Tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulması.
3. Ankara’da Yüksek Ziraat Enstitüsü’nün kurulması.
4. Devlet Üretme Çiftliklerinin kurulması.

Ticaret Alanındaki Düzenlemeler

1. İş Bankası’nın kurulması – 1924
• İşverenlere kredi sağlamak amacıyla kuruldu.
2. Merkez Bankası’nın kurulması.
• Sermayenin akışı denetim altına alındı ve piyasa güvenliği sağlandı.

NOT : Kabotaj Kanunu, ağırlık, ölçü ve saatlerde yapılan değişikliklerde bu alanda yapılan yeniliklerden sayılır.

Sanayi Alanındaki Düzenlemeler

1. Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun Kabulü - 28 Mayıs 1927
• Amaç özel teşebbüsün yatırım yapmasını sağlamaktır.
2. Gümrük vergileri arttırıldı. 1929
• Amaç yerli üreticiyi korumaktır.
3. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı uygulamaya konuldu. 1933
4. Sümerbank ( 1933 ) ve Etibank ( 1835 ) kuruldu.
• Amaç sanayiciye kredi vererek yeni sanayi tesislerinin kurulmasını sağlamaktır
5. Maden Teknik Arama Enstitüsü kuruldu – 1935

NOT: Üç beyaz ( şeker, un, pamuk ) ve üç siyah ( kömür, demir, petrol ) projesi olarak adlandırılan sanayileşme hamlesi istenilen hızla gerçekleştirilemedi.

Ulaşım Alanındaki Düzenlemeler

1. Demir yolu yapımına önem verildi. 10 yıl içinde 3500 km demir yolu yapıldı.
2. Kara yolları onarılmış ve yeni yollar yapılmıştır.
3. Kabotaj Kanunu kabul edildi. 1 Temmuz 1926
• Türk sularında taşıma haklarının Türklere ait olduğunu ilan eden yasa.
Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Alt 23-11-2011   #4 (permalink)
Standart Cevap: Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?


Ekonomik alanda yapılan inkılaplar



1-Milli Ekonominin Kurulması
Bir toplumun ekonomik hayatı, ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarının kullanılması ve ihtiyaçlarının karşılanması işinin tümüdür.

Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonominin durumu
Cumhuriyetin ilk yıllarında, her alanda olduğu gibi ekonomik alanda da büyük sorunlar bulunuyordu. İlkel şekilde sürdürülen tarımsal faaliyetler, dış borçlar, devlet gelirlerinin azlığı, yolların bakımsızlığı, kara ve deniz ulaşım araçlarının yetersiz oluşu, karşılaşılan önemli sorunlardı.

Osmanlı Devleti’nden kalma az sayıdaki fabrika, atölye ve birkaç özel kuruluş ihtiyaca cevap verecek düzeyde değildi. Nüfusun büyük kısmı kırsal alanda yaşamakta ve tarımla uğraşmaktaydı. İlkel yöntemlerle yapılan tarımda üretim için yeterli değildi.

Osmanlı Devleti’nden kalan dış borçların ödenmesi yüzünden, ülkede sermaye birikimi olmuyor, yatırımlar da yapılamıyordu. Bu ekonomik şartlar altında ülkede, sağlık, eğitim, kültür hizmetleri de yeterince yerine getirilemiyordu.

Milli Ekonomi İlkesi ve uygulanması
Osmanlı Devleti’nde ekonomik gelişme için gerekli alt yapı, teknoloji ve insan kaynakları, bulunmuyordu. Tarımda, ticarette ve sanayide yapılacak hamlenin nasıl bir sisteme bağlanacağı konusunun tespiti için çalışmalar başlatıldı.

Atatürk: “Yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır.”, “Zamanımız tamamen ekonomi devresinden başka bir şey değildir.” diyerek, ekonomi alanında mutlaka gelişme gösterilmesi gerektiğine işaret etmiştir.

İzmir İktisat Kongresi
Yeni Türk Devleti’nin ekonomik politikasını belirlemek için İzmir’de 17 Şubat 1923’te Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Bu Kongre’de ilk defa Türk ekonomisi toplumdaki bütün kesimlerin temsilcileri tarafından ayrıntılı biçimde tartışıldı. Atatürk, Kongre’yi açarken yapmış olduğu konuşmada; “Siyasal zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa, meydana gelen zaferler kalıcı olamaz!” diyerek ekonomik bağımsızlığın önemini belirtmiştir. Kongre’nin toplanmasının amacı; Milli ekonominin hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmada izlenecek yöntemleri kararlaştırmaktı.

İzmir İktisat Kongresi’nde alınan önemli kararların başlıcaları
-Sanayinin teşviki ve milli bankaların kurulması sağlanmalıdır.
-Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.
-Demiryolu inşaatı programa bağlanmalıdır.
-Ham maddesi yurt için yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulmalıdır.
-Özel teşebbüse kredi sağlayacak bir devlet bankası kurulmalıdır.
-El işçiliğinden ve küçük imalattan, fabrikaya veya büyük işletmeye geçilmelidir.
-Sendika hakkı tanınmalıdır.
-Sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması gereklidir.
-Devlet, ekonomik görevleri de olan bir organ haline gelmeli ve özel sektör tarafından kurulamayan işletmeler devletçe ele alınmalıdır.

Kongre’de ayrıca, Misak-ı İktisadi Esasları (İktisat Andı Esasları) kabul edildi. Kabul edilenMisak-ı İktisadi Esasları’nda Türk milletinin büyük fedakarlıkla sahip olduğu milli bağımsızlığından ödün vermeyeceği ve asıl amacın, siyasi alanda olduğu gibi ekonomik alanda da bağımsızlık olduğu belirtildi.

Kongre sonucunda belirlenen hükümet politikası; Ekonomik yönden hiçbir devletin egemenliği altına girmeden, kendi çabalarımızla öz kaynaklarımızı değerlendirmek oldu. Buna Milli Ekonomi İlkesi denir.

Milli Ekonomi İlkesi’nin uygulanmaya başlanmasıyla devlet, ekonomik alanda üzerine düşen görevleri yerine getirmeye başladı. Halk, yerli mallar kullanmaya ve tasarruf yapmaya özendirildi. Ülke içinde temel ihtiyaç maddelerinin üretilmesine önem verildi. Lüks maddelerin ithal edilmesinden kaçınıldı.

İlk zamanlarda milli ekonominin gerçekleştirilmesinde daha ziyade özel girişimi destekleyici bir politika izlendi. Ancak sermaye azlığı, yetişmiş iş gücünün olmayışı, deneyim ve bilgi birikiminin yetersizliği yanında, 1929 dünya ekonomik bunalımının baş göstermesi sonucu, özel girişim beklenilen başarıyı gösteremedi. Bunun sonucunda 1932’de devletin kalkınma çabalarına doğrudan katılması zorunluluğu duyularak devletçilik ilkesi uygulanmaya başlandı.

İlk Beş Yılık Kalkınma Planı 1933’de hazırlanarak 1934’te yürürlüğe girdi. Böylece tarihimizde ilk defa planlı ekonomiye geçilmiş oldu. İlk büyük sanayi kuruluşları bu beş yıllık plan döneminde yapılarak verimli sonuçlar elde edildi.

Tarım
Cumhuriyetin ilk yıllarında halkın yüzde sekseni kırsal alanda yaşıyor ve tarımla uğraşıyordu. Ancak, tarımın yıllarca ihmal edilmesinden dolayı halkın büyük bir çoğunluğu yoksuldu. Cumhuriyet idaresinin üzerinde önemle durduğu konulardan birisi de tarımın geliştirilmesi oldu.

Atatürk 1922’de TBMM’nde yaptığı bir konuşmada köylü ve tarım sorunlarına değinerek; “Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanan ve layık olan köylüdür.” demiştir.

Tarım kesiminde çiftçinin durumunu güçleştiren etkenlerden biri de vergi yüküydü. Osmanlı döneminde Aşar vergisi ürün üzerinden peşin olarak alınan 1/10 oranındaki vergiydi. Bu vergiyi köylüler ödemede büyük güçlük çekiyordu. Cumhuriyet yönetimi, İzmir İktisat Kongresi’nde aldığı kararla 17 Şubat 1925’te Aşar vergisini kaldırdı. Aşar vergisinin kaldırılması Türkiye’de ilk defa hükümetin, üretici konumundaki köylü lehine aldığı önemli bir karardır.

Tarımın geliştirilmesi ve köylünün kalkındırılması için yapılan çalışmalar
-Köylüye kredi kolaylığı sağlamak için Ziraat Bankası’nın kredi imkanları artırılmıştır.
-Çiftçinin ürettiği ürünleri aracısız ve gerçek değeriyle satabilmesi amacıyla 1929’da Tarım Kredi Kooperatifleri kuruldu.
-Topraksız köylüyü toprak sahibi yapmak için 1929 yılında bir kanun çıkarılmış ancak bu konuda beklenen başarı sağlanamamıştır.
-Çiftçilere ucuz tohum sağlanmış ve Tohum Islah İstasyonları kurularak, tohumların depolanması ve tarımsal hastalıklarla mücadele edilmesi yolunda önemli çalışmalar yapılmıştır.
-Ziraat uzmanlarının sayısını artırmak için Avrupa’ya öğrenciler gönderildi.
-Ankara’da 1933 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü açıldı.
-Örnek fidan ve çiftlikler kurulmuş, traktör kullanılması teşvik edilerek, tarım makinaları yardımı yapılmıştır.

Ticaret
Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında tarımın gerilemesi, sürekli savaşlar yüzünden güvenliğin sağlanamaması ve kapitülasyonlar sonucu rekabet ortamının bulunmaması gibi nedenlerle Türk aileleri çocukları için memurluğu ve subaylığı, ticaret mesleğine tercih etmişlerdi. Bu nedenle memlekette iç ve dış ticaret Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıkların eline geçmişti.

Lozan Antlaşması’yla kapitülasyonların kaldırması ve ticareti koruyan kanunların çıkarılması ile iç ve dış ticaretin gelişimi için ortam oluşturulmuştur. Atatürk, ticaretin desteklenmesi ve gelişmesini sağlamak için 26 Ağustos 1924’te Türkiye’nin ilk özel bankası olan İş Bankası’nı kurdu. İş Bankası’nın sağladığı krediler ile Türk tüccarlar ticaret hayatına hakim oldular.

Deniz ulaşımının büyük bir bölümü ile önemli limanların işletilmesi yabancı şirketlerin elindeydi. Lozan Antlaşması’nda Türk gemilerinin kabotaj hakkı kabul edildi. 1 Temmuz 1926 yılında Kabotaj Kanunu çıkarılarak, Türk denizlerinde yük ve yolcu taşıma hakkı sadece Türk gemicilerine verildi. Diğer yandan, yabancıların elinde olan ticaret işletmelerinin satın alınmasıyla Milli Ekonomi İlkesi’nin uygulanması sürdürülmüştür.

Türk ekonomisinin para işlerini düzenlemek amacıyla, 11 Haziran 1930’da kabul edilen yasayla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kurulmuştur.

Sanayi ve Madencilik
Kurtuluş Savaşı bittiğinde, ülkemizde sanayi kuruluşu sayılabilecek hiçbir kurumumuz yoktu. Kısa sürede ihtiyaç maddelerini üretebilecek sanayinin kurulması gerekiyordu. Ancak, devlet bunu gerçekleştirecek durumda olmadığı için özel sermayeyi sanayileşme alanına çekmek istedi. Bunun için 28 Mayıs 1927’de Teşvik-i Sanayi Kanunu (Sanayiyi Özendirme Kanunu) çıkarıldı.

Teşvik-i Sanayi Kanunu ile sanayi kuruluşlarıyla uğraşanlara ucuz arazi ve bina edinme, nakliye indirimleri ve kazanç vergisinden muafiyet sağlanmıştı. Fakat, bu kanunun getirdiği imkanlara rağmen, sermaye, teknoloji ve bilgi yetersizliğinden kaynaklanan sebeplerden dolayı sanayinin gelişmesi sağlanamadı. Sadece Uşak’ta ilk şeker fabrikası ve küçük çapta bir dokuma sanayi kuruldu.

Özel sermayenin başarılı olamaması nedeniyle, devlet sanayi işini kendi üzerine alma gereği duydu. 1933’te Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı hazırlanarak kabul edildi. Kalkınma planı başarı ile uygulanarak önemli sanayi işletmeleri kuruldu. Bu sanayi işletmelerinin kurulmasında Sümerbank’ın büyük hizmetleri görüldü. Malatya, Kayseri, Bursa’da Merinos Fabrikaları; Gemlik’te Suni İpek Fabrikası, Nazilli’de Basma Fabrikası, Beykoz’da Deri Fabrikası açıldı. Paşabahçe’de cam ve şişe ihtiyacını karşılayacak bir fabrika, İzmit’te büyük bir kağıt işletmesi kuruldu. İlk demir-çelik işletmemiz 1939 yılında Karabük’te açıldı. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı başarı ile uygulanırken, İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, İkinci Dünya Savaşı’nın çıkması nedeniyle uygulanamadı.

Zengin maden kaynaklarının araştırılıp, bulunabilmesi için, 1935’te Maden Tetkik Araştırma Enstitüsü (MTA) kuruldu. Madenlerimiz belirlenerek demir, bakır ve krom gibi madenler işlenmeye başlandı. 14 Haziran 1935’te yer altı kaynaklarının işletilmesi amacıyla Etibank kuruldu. Yabancıların ve özek sektörün elinde bulunan maden işletmeleri satın alınarak millileştirildi.

2-Bayındırlık Alanında Gelişme
Cumhuriyet yönetiminin önemle ele aldığı bir konuda Anadolu’nun imar edilmesi konusu olmuştur. Şehirler yeniden onarılırken ülke; Eğitim, sağlık, sanayi amaçlı bayındırlık eserleriyle donatılmaya çalışıldı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında dünyadaki en yaygın ulaşım türü, demir yolu idi. Osmanlı döneminden kalan ulaşım ağıda son derece bakımsız ve yetersizdi. Bu sebeple 1924yılında kabul edilen kanunlarla demir yollarının yapımına başlandı. Bir çok demir yolları işletmeye açıldı. 1927’de Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı olarak Devlet Demir Yolları ve Limanları Genel Müdürlüğü kuruldu.

1933’te kara yollarının uzunluğu 37 bin km’ye, 1939’da 41 bin km’ye ulaştı. 1923’ten 1939 yılına kadar 223 yeni köprü yapıldı. 1950 yılından itibaren kara yollarının yapımına büyük önem verildi. Büyük şehirler yeni kara yolları ile birbirine bağlandı.

Cumhuriyet döneminde deniz yollarına da önem verildi. Satın alınan gemilerle deniz ticaret filosu güçlendirildi. Türk armatörlere kredi kolaylığı sağlanırken, özel sektör gemi yapımına ve işletmeciliğine teşvik edildi. Eski limanların kapasiteleri artırılmaya, yeni limanların yapımına başlandı. Deniz yollarını ve ticaret filosunu güçlendirmek için 1937’de Denizbank kuruldu.

Türkiye’de ilk Milli Hava Ulaştırma Teşkilatı 1933’te Hava Yolları Devlet İşletme İdaresi adıyla kuruldu. Yeni hava alanları inşa edildi. Uçakların bakım ve onarımı için çeşitli tesisler yapıldı. Milli Hava Ulaştırma Teşkilatı 1938 yılında Devlet Hava Yolları Umum Müdürlüğü adını aldı. 1939’da yedi uçak alarak filosunu büyüten hava yolları, İstanbul-Ankara-İzmir arasında seferler yapmaya başladı.

3-Sağlık ve Tıp Alanında Gelişme
23 Nisan 1920’de TBMM kurulunca oluşturulan ilk hükümette, sağlık işlerinden sorumlu Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı kuruldu. 1924 yılında alınan bir kararla Ankara, İstanbul, Sivas, Trabzon, Erzurum ve Diyarbakır’da örnek hastaneler yaptırıldı. Bu hastanelere bulunduğu ilin adı ile birlikte Numune Hastanesi adı verildi.

1930’da çıkarılan Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nda koruyucu sağlık hizmetleri yönünde önemli düzenlemeler yapıldı. Sıtma, verem, frengi, kolera, tifo, çiçek, menenjit, kızamık gibi bulaşıcı hastalıkların sağlık kuruluşlarına bildirilme zorunluluğu getirildi. Bu gibi hastalıkların tedavisinin parasız yapılması için bazı kararlar alındı. Kızılay teşkilatı güçlendirildi. Bataklıklar kurutuldu. Sınırlarda sağlık kontrolleri artırılarak bulaşıcı hastalıkların yurda girmemesi için önlemler alındı.

Ekonomik alanda yapılan inkılaplar ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti her alanda başarılı sonuçlar elde ederek büyük bir atılım gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin bugünkügeldiği noktanın temelleri Atatürk zamanında atılmıştır.


Kaynak: ataturkdevrimleri.com
SeLeN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Alt 17-11-2012   #5 (permalink)
zxcvbnmö
Standart Cevap: Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?


EKONOMİK ALANDA YAPILAN İNKILAPLAR
Osmanlı İmparatorluğunun gerilemeye başladığı zamanlardan itibaren devamlı yenilgilerle neticelenensavaşlar yüzünden çok sarsılan ekonomisini, Trablus, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları ile Kurtuluş Savaşı büsbütün sarsmıştı.

Mal, para, insan gücü, teknik vasıtalar ve uzmanlar, ulaşım (Demiryolu olarak, Haydarpaşa - Bağdat demiryolu ile Batı Anadolu'da bazı demiryolları vardı. Onların yapımında da yabancıların özel çıkarları rol oynamıştı) itibariyle zaten zayıf olan ekonomik kaynaklar hemen hemen kurumuştu. Yerli sanayimiz yok denecek kadar cılız ve ilkeldi. Bu sebeple sanayi ürünleri yönünden tamamen dışarıya bağlı idik.

Türkiye'nin en başta gelmesi gereken tarımı da araçların iptidaiiliği ve yalnız tabiat ve iklim şartlarına bağlı olacak kadar yoksulluğu sebebiyle aşağı yukarı aynı durumda idi. Maliye işleri de bozuktu.

Devlet gelirlerinin önemli bir kısmını fakir köylünün tarım ürünlerinin % 1O'unun para karşılığı olan ve aşar adı verilen vergi sağlardı. Bu Ortaçağ tipindeki vergi mültezim denilen kisiler tarafmdan, üstelik Devletin de yardımı ile, toplandığı için köylüyü sömürücü, geri bir vergi sistemi idi.

Devlet gelirlerinin bir kısmı, Düyun-u umumiye denilen dış borçlara gittiği, modern bir vergi politikası olmadığı için Devlet hazinesi fakirdi. Dışa bağlı bir ekonomi ve kapitülasyonlardan faydalanan yabancı sermaye yüzünden, pek düşük de olsa, milli gelir dışarıya akıyordu. Sermaye birikimi yoktu.

Ziraat Bankası ve Emniyet Sandığı dışında milli Bankalar da kurulmamıştı. Hatta Devletin para işleri yabancılar tarafmdan kurulan ve merkezi Avrupa'da bulunan Osmanlı Bankası tarafından yürütülüyordu. Azınlıklar dışında, sağlam bir tüccar sınıfı yoktu. Olağanüstü bin bir fedakarlıklara mal olan Kurtuluş Savaşı bu ekonomik durumu daha da ağırlaştırmıştı. Her şeye hemen hemen sıfırdan başlamak gerekiyordu. Atatürk zamanındaki ekonomik politikası Atatürk Anadolu'da Milli Devletin kurulmasından, Kurtuluş Savaşının zaferle neticelenmesinden, Lozan Barışının sağlanarak Cumhuriyetin ilanından sonra sıranın ekonomik kalkınmamızın, bunun için de ekonomik bağımsızlığımızın gerçekleştirilmesine geldiğine haklı olarak inanmakta idi.

Bu hedefe ulaşmak için gerekli çareleri, uygun ekonomi politikasının esaslarını tesbit etmek üzere İzmir'de bir İktisat Kongresinin toplanmasını istedi. 17 Şubat 1923 günü çiftçi, işçi, tüccar ve sanayici temsilcileri olarak 1135 kisinin katıldığı 15 gün süren kongrenin açılışında uzun bir konuşma yapan Atatürk şöyle söylüyordu: «Arkadaşlar, sizler doğrudan doğruya milletimizi teşkil eden halkın sınıflarının içinden geliyorsunuz ve onlar tarafından seçilmiş olarak geliyorsunuz.

Bu itibarla memleketimizin milletimizin halini, ihtiyacını ve milletmizin emellierini ve elemlerini yakından biliyorsunuz... Sizin söyleyeceğiniz sözler, alınmasının lüzumunu beyan edeceğiniz tedbirler doğrudan doğruya halkın lisanından söylemiş gibi telakki olunur... Halkın sesi hakkın sesidir... Kılıç ile fütuhat yapanlar, sapanla fütuhat yapanlara mağlüp olmaya ve binnetice yerlerini terk etmeye mecburdurlar. Nitekim Osmanlı Saltanatı da böyle olmuştur... Kılıç kullanan kol yorulur, nihayet kılıcı kınına koyar ve belki kılıç o kında küflenrneye, paslanmaya mahkum olur. Lakin sapan kullanan kol gittikçe daha ziyade kuvvetlenir ve daha çok kuvvetlendikçe daha çok toprağa malik ve sahip olur...» Atatürk' ün devletçilik görüşünden daha önce bahsederken belirttiğimiz gibi, 0 bu sözleri ile de milli bağımsızlığın temelinin ekonomi olduğunu anlatmak istiyordu.

Kongrenin ilk yaptığı iş «Türk milletinin kan dökerek sahip olduğu milli bağımsızlık prensibinden hiç bir şekilde fedakarlık yapmıyacağını, ekonomik kalkınmamızın bu bağımsızlık içinde sağlanacağını, siyasi bağımsızlık gibi ekonomik bağımsızlığın da esas olduğunu» açıklayan bir «İktisadi Misak» yani İktisat Andı kabul etmesi olmuş ve uzun tartışmalardan sonra alınması gerekli ekonomik tedbirleri tesbit etmiştir. Bu tedbirlerin başlıcaları vergi sisteminde reform yapılması, kredi müesseselerinin düzenlenmesi, ulaştırma meselesinin çözümlenmesi, işçilerin hayat şeklinin düzeltilmesi, topraksız çiftçiye toprak verilmesi, tarımın ilkel usullerden kurtanlması, ticari spekülasyonlara mani olunması, yeraltı servetlerinin tesbiti ve işletilmesi, sanayiciye giimrük himayesinin sağlanması, ekonomi ve ticaret işlerini düzene koyacak kanuni tedbirlerin alınması idi.

Ekonomik politikanın uygulanması, ekonomik reformlar: Mahiyetini belirttiğim ekonomik politikayı uygulamak üzere, iki dönemde çesitli ekonomik alanlarda yapılan başlıca reformlar şunlardır:

Atatürk'ün Sanayi, ticaret ve maliye alanında yapılan inkılapları
Atatürk'ün madencilik alanında yaptığı inkılapları
Atatürk'ün tarım alanında yaptığı inkılapları
Atatürk'ün ulaşım alanında yaptığı inkılapları
BAYINDIRLIK ALANINDA GELİŞMELER
SANAYİ ALANINDA GELİŞMELER
TARIM ALANINDA GELİŞMELER
TİCARET ALANINDA GELİŞMELER
  Hızlı Cevap
Alt 17-01-2013   #6 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?


güzel ama liste halinde olsaydı daha< iyi olurdu
  Hızlı Cevap
Alt 21-02-2013   #7 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?


bu site çok işime yaradı
  Hızlı Cevap
Alt 04-03-2013   #8 (permalink)
sofia
Standart Cevap: Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?


aynen benimde cok teşekkürler aslında benım ardıgım kıssa bılgıler bu arada ben sofıa
  Hızlı Cevap
Alt 01-04-2013   #9 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?


çok teşekkür ederim çok yardımcı oldunuz
  Hızlı Cevap
Alt 05-04-2013   #10 (permalink)
Burak.
Standart Cevap: Atatürk inkilapları ekonomi alanında yapılan inkilaplar nelerdir?


Çok teşekkürler arkadaşlar.

www.frmartuklu.net sitemizde kardeş site olarak anılacaktır.
  Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ekonomi Alanında Yapılan İnkilaplar Nelerdir SeLeN Tarihi Bilgiler 1 26-03-2013 17:25
Eğitim ve ekonomi alanında yapılan inkılaplar hangileridir? Kayıtsız Üye Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü 3 10-11-2012 22:29
2.Mahmut Döneminde Ekonomi Alanında Yapılan Yenilikler Nelerdir? SeLeN Tarihi Bilgiler 0 14-04-2012 20:14
Atatürk'ün Ekonomi Alanında Yaptığı Hizmetler Nelerdir Mavi_Sema Atatürk Hakkında Herşey 0 18-06-2011 19:56
8. sınıf hukuk alanında yapılan inkilaplar Mavi_Sema Tarihi Bilgiler 0 19-02-2011 13:48


Saat: 21:05.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014