Sponsorlu Bağlantılar
   

Geleneksel Türk El Sanatları

El Sanatları icinde Geleneksel Türk El Sanatları konusu , Türk El Sanatları Geleneksel Türk El Sanatları Türk El Sanatları Çeşitleri Geleneksel Türk El Sanatları Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden gelen çeşitli uygarlıkların kültür mirasıyla, kendi öz değerlerini birleştirerek zengin bir ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 30-06-2010   #1 (permalink)
Standart Geleneksel Türk El Sanatları

Sponsorlu Bağlantılar


Türk El Sanatları
Geleneksel Türk El Sanatları
Türk El Sanatları Çeşitleri



Geleneksel Türk El Sanatları Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden gelen çeşitli uygarlıkların kültür mirasıyla, kendi öz değerlerini birleştirerek zengin bir mozaik oluşturmuştur

Geleneksel Türk El Sanatlarını; halıcılık, kilimcilik cicim zili sumak, kumaş dokumacılığı, yazmacılık çinicilik seramik-çömlek yapımcılığı işlemecilik oya yapımcılığı deri işçiliği, müzik Aletleri yapımcılığı, taş işçiliği bakırcılık sepetçilik semercilik maden işçiliği keçe yapımcılığı örmecilik ahşap ve Ağaç işçiliği, arabacılık vb. sıralanabilir

Geleneksel el sanatlarımızdan dokumaların hamMaddeleri yün, tiftik, pamuk, kıl ve ipekten sağlanmaktadır.

Dokumacılık :


Selçuklular döneminde başlayan dokumacılık sonraki yüzyıllarda gelişmiştir. Bunlardan bir dönem çok ünlü olan şal dokumacılığı günümüzde yapılmamaktadır. Sivas halılarının en önemli özellikleri tümüyle yün, sık dokulu ince havlı olmasıdır. Halının sık dokulu olması için kirkit oldukça sert vurulur. Bu arada esnekliği sağlamak için ilmikler iki tarandıktan sonra özel ayarlı makaslarla kesilerek hav yüksekliği ayarlanır. "Eriş" denilen çözgü ipliği çok bükümlü ve incedir.



Bu yüzden halılarda düğüm sayısı oldukça yüksektir. Selçuklu halılarındaki geometrik bir düzenle yerleştirilmiş motiflerin oluşturduğu kompozisyonlar, geliştirilmiş biçimleriyle günümüz Sivas halılarında da görülmektedir. "Çeşmi bülbül, çamurlu, kuçlu, lalezar, yılanlı" bunlar arasındadır. Desenlerin kimileri kent adları, kimileri de sayılarla anılır. Sivas halılarının bir başka özelliği de zıt renklerden özenle kaçınılmasıdır. Halılarda en az 12 renk görülür. Başlangıçta çok mat olan bu renkler kullanıldıkça canlılık kazanır. Lacivert, al ve tonları yaygındır.



Kilim dokumacılığı daha çok köylerde gelişmiştir. Seccade, divan, taban ve duvar tipi kilimler çok yaygındır. Ayrıca 6-7 m kare büyüklüğünde kilimlere rastlanır. Geçmişte Gürün, Şarkışla, Yıldızeli ve Kangal'da dokunan kilimler renk ve desen açısından farklılık göstermekteydi. Bunlarda geometrik motiflerin yanında çeşitli figüratif motiflerde kullanılırdı.



Teknik kaygılarla kilimlerde çoğunlukla geometrik motifler yeğlenir. Al, yeşil, mavi, kara ve turuncu en yaygın renklerdir.



Çorap Örücülüğü :


Geçmişte Gürün'de çok gelişmiş olan çorap örücülüğü günümüzde yitmeye yüz tutmuştur. Burada tiftikten ince görünümlü çorap örülürdü. Kullanılan sitilize bitki, hayvan ve insan motifleri dokuyanın iç dünyasını yansıtacak biçimde işlenirdi.

"Yandım alamadım, yarimi eller aldı. Kakül ergen bıyığı, eli mektuplu, elif-be, aşık kirpiği, gönül kilidi, katip çimciği ve civan kaşı" en yaygın motiflerdir.



Çubukçuluk (Ağızlık Yapımcılığı) :


Çubukçuluk köklü el sanatlarından biridir. Kişisel kullanım yada satış için yapılan çubuklar günümüzde turistik bir değer kazanmıştır. Ağızlık yapımında yörede germişek yada karamuk denilen bir ağaç kullanılır. Germişek çubukları istenilen boyda kesilir, bunlar uzunluklarına göre "Lüleli, topcık başlı, yanma başlı, ufak ağızlık, ufak lüleli ağızlık, arabalı ağızlık (birbirine geçmeli)" gibi çeşitli adlar alır. Tomruk makinesinde kabukları soyulan çubuklar tornaya bağlanır, keski yatay yada dikey tutularak desenin dış çizgileri (konturlu) çizilir. Sonra kalemle (ince uçlu işleme ve kakma gereci) desenler oluşturulur. Bu işleme "nakış keskisi" denir. İşlemleri bitirilen ağızlık kezzaba batırılır. Ateşe tuttuktan sonra zımparalanır. Yeniden tornaya bağlanır ve matkapla ağız bölümü (sigara konulan yeri) açılır. Çakıyla yassılaştırılan bu bölümde kezzaba batırma, kızartma ve cilalama işlemlerinden geçirilir.



Süslemede uygulanan bir başka teknikte ekin saplarının üzerine ibrişim yada ipek sarılmasıdır. uzunlamasına kesilmiş ekin sapları süslemenin yapılacağı bölümlere yerleştirilir. Alt ve üstlerden renkli ibrişim (yada ipek) sarılarak süslemeler oluşturulur. Bu teknik çoğunlukla yazı yazmada uygulanır. İlde ilk ağızlığı Şeyh Aziz Baba'nın yaptığı söylenir.

Bakırcılık :


Bakırcılık eski yaygınlığını yitirmiştir. İl bakırcılığının en eski örnekleri Sivas müzelerinde sergilenmektedir. Külçe bakır önce küçük parçalar halinde silindirden geçirilerek inceltilir, sonra biçimlendirilir. Biçimlendirmede kazan ve sinilerde dövme, küçük kaplarda çekme tekniği kullanılır. Dövme tekniğinde bakır, ağaç tokmakla dövülür; çekme tekniğindeyse istenilen tahta kalıplara göre tornada çekilir. Süslemeler kakma yada çalma tekniğiyle yapılır. Kakma tekniğinin iki uygulama biçimi vardır. Birinde motifler kap üzerine kazılarak yada oyularak işlenir. Diğerinde ise kabın üzeri bal mumuyla sıvanır, motifler kalemle çizildikten sonra açılan oyuklara asit dökülür. Asidin bakır üzerinde oluşturduğu karalanmalardan yararlanılarak motif işlenir. Çalma tekniğinde motifler demir zımparalarla baskı yapılarak işlenir. Yazılar, bitkisel ve geometrik motifler en yaygın süslemelerdir. Geometrik motiflerde geçmeli daireler, üçgenler, dörtgenler; bitkisel motiflerde yaprak, lale, nar, nar çiçeği ve servi kullanılır.

Ustaların yapıtlarına adlarını, bir din büyüğünün adını yada ayeti yazması gelenektir. Ancak yazıyı motifler arasına yerleştirmek güç olduğundan bu gelenek giderek kaybolmaktadır. Bu tür süslemelere en çok Osmanlı dönemi yapıtlarında rastlanmaktadır.

Çakı-Bıçak Yapımcılığı :


Geçmişin gözde kılıçları, kılınççılar çarşısında yapılırdı. Kılıcın yerini giderek daha güçlü silahlar alınca, kılıç ustaları çakı-bıçak yapımına yöneldiler. Günümüzde de sürdürülen çakı-bıçak yapımı, eski yaygınlığını yitirmiştir. Kentte bulunan bıçakçı atölyelerinde; genellikle kılıç tipli bıçaklar, bağ bıçakları, büyük ekmek bıçakları, bir iki üç ağızlı yada ustura ağızlı bıçaklar yapılır. Kentin özellikle kara saplı bıçakları ünlüdür. Çakı ve bıçakların "namlu" denilen ağızları çelikten sapları boynuzdan yapılır. Ocakta kızdırılan çelik, örste dövülerek namlu biçimi verilir. İlk düzenlemeden sonra oluğu (tırnak oyuğu) açılır. Yeniden düzenlenir, su verip parlatılır. Böylece namlu sapa takılacak hale gelir. Sap için çoğunlukla öküz, keçi ve koç boynuzu kullanılır. Boynuz istenilen boyutta kesilir, ısıtılarak mengenede düzeltilir, kalıplanır. Sonra içi testereyle oyulur. Bıçak ustalarının "elde resim yapma" dedikleri son düzenlemeden geçirilir. Rendelendikten ve zımparalandıktan sonra namluya takılacak duruma gelir. Namlu sapın uç bölümünde açılan oyuğa yerleştirilir, delinerek çivilenir. Çivi başları birer pul konduktan sonra ezilir, çarkta parlatılır.

Türk Oyaları

Dünya literatürüne "Türk Danteli" olarak giren iğne oyalarımız ilk bakışta dantelle benzerlik gösterse de bir alan oluşturan ve mutlaka bir eşyaya dikilmek üzere yapılan iki boyutlu dantelden üç boyutlu yapısı ve başlı başına bir süsleyici olması ile ayrılmaktadır.İğne oyalarının malzemesi genellikle ipektir.El sanatlarımızın zarif örneklerinden olan oya değişik kaynaklarda: "Oya ince bir dantel olarak tarif edilebilir." "Oya kadın çamaşır ve esvaplarının vesaire bazı şeylerin (boy yemenilerinin çevrelerin) kenarlarına iğne ile yapılan veya yapılmış hazır alınarak dikilen ipek veya iplikten örgü oymalı süs" "Renkli bir ibrişimden iğne ile çiçek veya yaprak şekillerinde örülen işlemenin adı" "Oya; bir tür dantel.Türkiye'ye özgüdür.Normal dantelin iki boyutluluğuna karşılık oya üç boyutlu biçimde de örülebilir.Kumaşlara kenar süs olarak işlenir." "Oya süslemek ve süslenmek amacı ile yapılan ve tekniği örgü olan bir sanattır." şeklinde tanımlanmaktadır.

Keçecilik:

Isparta ilinde keçeciliğin yapıldığı tek yer Yalvaç ilçesidir. Yalvaç'ta sayıları giderek azalan 8 tane keçe imalatçısı bulunmaktadır. Keçeden kepenek, yolluk, duvara asmak için minyatür keçeler, yelek gibi eşyalar yapılarak kullanılır. Hasırdan oluşan kalıbın (1.8x10 m) üzerine boyanmış şerit keçe şeklindeki parçalar ile "naaş/nakış" denilen motifler döşenir. Bu motiflerin üzerine şifon makinesinde atılmış kuzu yünleri "çırpı" denilen aletle serilir. Hasır kalıba döşenen yünlerin üzerine tas ve süpürge yardımıyla su serpildikten sonra hasır kalıp rulo şeklinde toplanır, iple sıkı sıkıya bağlanır ve tepme makinesine konulur. Tepme makinesi bunu 1 saat teper. Ham keçe haline gelen yünün kenarları pürçüklü olur. Bu pürçüklü kenarları düzeltmek için "Kapaklama" denilen bir işlem yapılır. Bunun için hasır kalıp açılır. Pürçüklü kenarlar tersine kıvrılarak, hasır kalıp tekrar rulo şeklinde toplanır ve iple bağlanır. Bu vaziyette hasır kalıp tekrar tepme makinasına konularak, 2 saat tepilir. Tepme makinasından çıkarılan hasır kalıp bu sefer pişirme makinasına konularak, en az 2-4 saat kaynamış su ile pişirilir. Pişirme işlemi bittikten sonra keçe kalıptan çıkarılarak kuruması için asılır.

Keçelerde kullanılan motifler koyungözü, kıvırma, tavan arası, üçleme, dörtleme, sığır sidiği, ayı kulağı gibi motiflerdir. Keçelerde kullanılan renkler genellikle siyah, mavi ve kırmızı renkleridir.

Semer-Saraç ve Nalbantçılık:

Günümüzde, kitle ulaşım araç-gereçlerinin yaygınlaşması, tarım araçlarının gelişmesi ve yaygınlaşması gibi nedenler ile semer, saraç ve nal yapımı yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. Yörede, özellikle Yalvaç ilçesinde sayıları giderek azalan 5 tane semer, 4 tane saraç ve 2 adet nal imalatçısı bulunmaktadır.

Ebru Sanatı

Ebru, kitreyle yoğunlaştırılmış su üzerine tezyini kâğıt ile resim yapma sanatıdır. Geleneksel Türk Sanatlarındandır. Ebru sözcüğüne köken olarak bulut anlamına gelen ve Farsça bir kelime olan "ebr" sözcüğü gösterilmektedir. Ebru sanatının ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıktığı bilinmemekle beraber bu sanatın doğu ülkelerine özgü bir süsleme sanatı olduğu düşünülmektedir. Bazı İran kaynaklarında Hindistan'da ortaya çıktığı yazılıdır. Bazı kaynaklara göre de Türkistan'daki Buhara kentinde doğmuş ve İran yoluyla Osmanlılar'a geçmiştir. Batıda ebru "Türk Kağıdı" olarak adlandırılmaktadır. Koyulaştırıcı bir madde ile kıvamı arttırılmış suyun üzerine, içine öd katılmış, suda erimeyen boyaların serpilmesi ve su yüzeyinde meydana gelen şekillerin bir kağıda geçirilmesi ile yapılır.

 

Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 10-11-2010   #2 (permalink)
Standart Geleneksel Türk El Sanatları


El Sanatları İsimleri nelerdir - El Sanatları İsimleri bilgi - Gelenekse Sanatlar bilgi - Geleneksel zanaatlar bilgi - El Sanatları İsimleri hakkında



Geleneksel Türk el sanatların gerçek değerinde anadolu tarihin binyıllarından gelen değişik medeniyetlerin kültürel mirasının birleşmesiyle oluşan zengin mozaik formuyla oluşmuştur.


Geleneksel Türk El Sanatları listesi



halıcılık, sumak, kıyafet?, yazı, kiremit yapımı,çanak-çömlek, el çalışmaları, süs yapımı, dericilik, müzik entrüsmanın yapımı, duvarcılık, bakırcılık, sepet yapımı, eyer yapımı, madencilik, keçe yapımı, dokumacılık, odun el sanatı, el araba yapımı vb. Dokumacılık yünle, tiftikle, pamukla, sert kılla ve ipekle yapılır.



Türk çömlekçiliğinin kiremitler, İznik kiremiti olarak da bilinen(sağda), şanlı Osmanlı İmparatorun devrin süresince bir göz kamaştırıcı tarihiyle eşsiz bir üretimdir. XV. ve XVII. yüzyıllarında Osmanlı sultanları görkemli yerler ve camiler, sevimli pınarlar ve güzel halka ait hamamlar, kurulumlar, iç bahçeler ve çevrilmiş güzel el boyası kiremitlerle yapılmış duvarlar yapmışlardır. Bu meşur kiremitler ve çömlekler bir zamanlar Osmanlı İmparatorun başkenti olan İznik isimli küçük bir şehrin esnafları tarafından tasarlanmiş ve yapılmıştır. Bu kiremitlerin tasarımı meydan sanatcıları tarafından hazırlanmış ve hemen hepsi sultanın sarayında sevilen model dönüşüm olan çicekler; laleler, karanfiller, güller, leylaklar ve nar çicekleriden ilham almışlardır.Renkler İznik’deki doğal boyalarından en çok nasıl alınacağı bilen güçlü yeteneği olan kiremit yapıcımlara aitti. Bugünün kiremitleri ve çömlekleri ise aynı gelenekselle yapılır ve aynı sevimli modelleri ve renkleri kullanırlar. Tipik renkler orta değerli taşların kobalt mavisinden, mercan kırmızısından, zümrüt yeşilinden ve turkuazdan ilham alır. “İznik’in Kiremitleri” koleksiyonu bu evrensel çiçek dili banyolara, muftaklara, teraslara ve birçok yerlere tasarım ve renk zenginliğiyle, sonsuzluk yenilikci yaprak modellerin duyusuyla ve sevimli geometresel tasarımlarla götürmüştür.

Türkiye’de halıcılık sanatı ülkesi kadar eskidir, ve gerçek elle işlenmişler halılar hemen hemen her şehirde ve köyde satılık olarak bulunabilir. Türkiye’nin en saygılı konut evini bile ziyaret edin, ve her odasında genellikle yerin tamamını kapsayan, bazen de biribirlerini ve hatta eşyalarının üstünü kapsayacak elle işlenmiş istenilen tarzlı halılar bulacaksınız. Milas’daki(yukarıda) tüm geleneksel Türk halıları yerel yerlerindeki kullanılan boya kaynaklarından üretilmiştir. Daha iyisi uygun en büyük seçenek yünden, bazı yerlerde ise halılar silkten ve pamuktan ağırlığıyla yapılır. Her bölgenin kendi eşsiz teması vardır ve köyün asıl kökeni her halının ayırt edici renklerin ve modeliyle belirlemek mümkündür.

Kilim’in(sağda) anlamı bir dokunmuş örgü veya düğünlenmemiş tüyle yapılan bir örgüdür. Dokumacılık tüm dünyanın kültürlerinde bazı şekillerle bulunur. Üretimde sadece bir benzer yapılış olduğu halde, kaynaklarla ve teknikle oluşan disiplinler benzer tasarımlar ve tümlemeler şeklinde sonuçlanır.

alinti





SeLeN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Geleneksel Türk Sanatları Nelerdir Eylül El Sanatları 0 07-03-2012 15:51
Geleneksel Türk Sanatları Hakkında Bilgiler Eylül El Sanatları 0 06-03-2012 16:10
Geleneksel Türk El Sanatları (Küpcülük) KaRDeLeN El Sanatları 0 04-03-2010 11:09
Geleneksel Türk El Sanatları (Aba Dokumacılığı ) KaRDeLeN El Sanatları 0 04-03-2010 11:07
Geleneksel Türk El Sanatları (Kutnuculuk ) KaRDeLeN El Sanatları 0 04-03-2010 11:04


Saat: 05:22.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014