Sponsorlu Bağlantılar
   

Hayvanların Ortak Özellikleri Nelerdir?

Diğer Hayvanlar icinde Hayvanların Ortak Özellikleri Nelerdir? konusu , Hayvanların Ortak Özellikleri - Hayvanların Ortak Özellikleri Nelerdir Doğadaki bütün varlıklar canlılar ve cansızlar olarak iki büyük gruba ayrılır. İnsanlar, Kedi ve Köpekler, Böcekler, Balıklar, Çiçekler, Eğri otları ve Ağaçlar, ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 22-03-2011   #1 (permalink)
Standart Hayvanların Ortak Özellikleri Nelerdir?

Sponsorlu Bağlantılar


Hayvanların Ortak Özellikleri - Hayvanların Ortak Özellikleri Nelerdir

Doğadaki bütün varlıklar canlılar ve cansızlar olarak iki büyük gruba ayrılır. İnsanlar, Kedi ve Köpekler, Böcekler, Balıklar, Çiçekler, Eğri otları ve Ağaçlar, durgun sularda yaşayan ve mikroskopsuz görünmeyecek kadar küçük olan yaratıklar, hatta bunlardanda küçük olan hastalık yapıcı mikropların hepsi birer canlıdır. Binlerce değişik türü olan bütün canlıların taş, toprak, hava, su gibi doğal maddelerden insanın yaptığı en karmaşık makinelere kadar bütün cansız varlıklardan ayırt edilmelerrini sağlayan bazı ortak özellikleri vardır. Canlılar doğar, büyür, çevrelerindeki bütün değişikliklere tepki gösterir, ürer ve ölür. İşte canlılar ile cansızlar arasındaki temel fark budur.


Canlıların çevrelerindeki bütün olaylara ve değişikliklere tepki göstermelerinde en büyük rolü duyuları oynar. İnsan, köpek, fil gibi memelilerde beş temel duyu vardır; bunlar görme, koklama, dokunma, tatma ve işitme duyularıdır. Örneğin bir köpek adını işittiği zaman döner bakar yada kuyruğunu sallar. Bir bebek acı bir ilaçın tadını aldığında yüzünü buruşturur. Hayvanat bahçesindeki bir fil çöğreği görünce hortumunu uzatır. Parlak ışıkta göz bebeğin büzülmesi, bacak bacak üstüne atmış bir insanın dizinin hemen altına vurulduğunda ayağının birdenbire ileri fırlamasıda duyuların bir tepkisidir.
Daha basit yapılı canlıların duyuları bu kadar gelişmiş olmadığı için tepkileride daha değişiktir. Örneğin bir solucana yüksek sesle bağırıp sıçramasını beklemek boşunadır, çünkü solucanın kulağı yoktur. Ama ona dokunursanız yada karanlıkta üzerine ışık tutarsanız hemen büzülür.


Bitkilerin tepkileri genelliikle çok daha yavaştır. Hemen hemen her bitkinin kökü aşağıya, toprağın derinliklerindeki suya doğru, dalları ve sürgünleri ise yukarıya, yani ışığa doğru uzanır. Çiçeklerin çoğu geceleri bütün taç yapraklarını kapatır. Bezelyenin yada üzüm asmasının sülük denen sarılıcı uzantıları yakınındaki bir dala yada sırığa deydiğinde bu desteğe dolanarak sarılır. Bataklıklarda yetişen güneş gülünün yapraklarındaki yapıştan tüycüklere bir böcek deydiği anda, bu tüycükler hemen üstüne kapanarak böceği hapseder.


Oysa cansız bir varlık, örneğin bir taş parçası dokunma, ışık yada ses gibi dış etkilere hiçbir tepki göstermez. Bir çekiç vurusuyla taşı parçalayıp biçimini değiştirebilirsiniz; ama taş bu vuruşun ardından. Canlıların yaptığı gibi, dışarıdan gelecek yeni bir etki ile yeniden değişmek üzere bir daha eski biçimine dönemez.


Cansız varlıklar arasında, canlıların gösterdiği tepkilere çok benzer şeyler yapabilien tek örnek belkide maninelerdir. Örneğin bir otomobilin marşına basıldığında motoru çalışır ve debriyaj pedalı ile vites kolu devreye sokulduğunda otomabil harekete geçer. Bazı makineler bir fabrikanın işleyişini otomatik olarak denetleyebilir; bir bilgisayar kendisine sunulan herhangi bir sorunu inceleyerek en uygun çözümü bulabilir. Bu açıdan bakıldığında, bütün canlıların ortak özelliği olan tepki verme yetkisi canlı ve cansız varlıkları birbirinden kesin olarak ayırmaya yeterli değildir. Canlıların öbür yaşamsal etkinliklerinide göz önünde bulundurmak gerkir.


Bütün canlılar büyür, yani yaşama ilk başladığı andakinden daha büyük boyutlara ulaşır. Büyümenin yolu, canlıların dışarıdan bazı maddeler alıp, bunları kendi dokularının bir parçası haline getirmesidir. Hayvanlar büyümelerini sağlayan besin maddelerini yedikleri öbür hayvanların yada bitkilerin dokularından karşılarlar. Bitkiler ise havadan karbondioksit, topraktan su ve çeşitli mineralleri alıp fotosentez denen bir süreçle kendi dokularını oluşturabilirler.


Bazı canlılarda, örneğin memelilerde gençlik döneminin belirli bir aşamasında büyüme durur. Ama saç, tırnak gibi bazı dokuların büyümesi ve bir kazada zarar gören vücut bölümlerinin kendi kendini onararak yenileme yeteneği yaşam boyu sürer. Örneğin derideki bir yara kapanır, kırılan kemikler yeniden birbirine kaynar. Buna karşılık yengeç ve istiridye gibi bazı hayvanlar yaşadıkları sürece yavaş yavaş büyürler; bitkilerde ise büyüme hiçbir zaman durmaz. Birçok bitkide de kışın yanlızca kökünü toprakta bırakarak ölür; ama baharda yeni gövde ve yapraklarla donanır.


Canlıları cansızlardan ayıran en önemli özelliklerden biride üremedir. Her canlı kendisine benzeyen yeni ve ayrı bireylerin dünyaya gelmesini sağlayabilir. Oysa cansız varlıklar hiçbir zaman üreyemez. Ve hiçbir canlı ve cansız hiçbir varlıktan türeyemez.
Bir çok bitki, toprağa düştüğü zaman koşullar elverişli isie yeni bir bitki halınde gelişebilen tohumlarla ürer. Mantar gibi bazı canlılar ise spor denen üreme hücreleriyle çoğalır. Hayvanların çoğu bir yumurtadan gelişir ve ana babasına benzeyerek büyür. Bakteriler ve öbür tek hücreli canlılarda üreme olayı cok daha basıttir. Bunların çoğu belli bir boyuta erişinceye kadar büyüdükten sonra ikiye bölünür; yeni hücrelerde yeterince büyüyünce yeniden bölünür. Tek hücrelilerin çok az bir bölümü ile çok hücrelilerden bazı hayvanlar, özellikle mercanlar, deniz anaları ve hidralar tomurcuklanmayla ürer. Bu hayvanlarda vücudun bir yerinden, tıbkı bir bitkinin tomurcuk vermesi gibi bir hücre yumrusu büyür ve bu tomurcuktan yeni bir birey gelişir.


Yeryüzünde henüz varlığı bilinmeyen birçok küçük canlının yaşadığı kesindir. Bazı canlılarda daha yeryüzünde insanın belirmesinden çok önceki çağlarda yaşamış, bazen hiçbir iz bırakmadan soyu tükenerek yok olup gitmiştir. Ama bu gün için bilinen bütün canlılar bilim adamlarınca adlandırılıp sınıflandırılmıştır. Milyonlarca türün ortak özelliklerine ve akrabalık ilişkilerine göre sınıflandırılması, birçok bilim adamını yüzyıllarca uğraştıran çok güç bir çalışmadır. Bu çalışmaların başlangıcından bu yana birçok canlı türü keşfedilmiş yada türlerin sınıflandırmadaki yerini değiştiren yeni özellikleri açığa çıkmış, bu nedenle ilk sınıflandırmalardan bu güne çok şey değişmiştir. Günümüzde bile bütün bilim adamları tek bir sınıflandırma üzerinde görüş birliğine varmış değildir.


Mantarlarda en az su yosunları kadar çeşitlilik gösteren çok karmaşık bir gruptur. Bu canlıların biçim ve boyutları, cıplak gözle görülmeyecek kadar, ilkel mantarlardan orman ve çayırlarda yetişen şapkalı mantarlara kadar değişir. Klorafili olmayan ve genellikle asalak yada çürükçül yaşayan mantarların bir bölümü bitkilerde pas, yanıklık, sürme, külleme ve mildiyo gibi çeşitli hastalıklara, insanların asalağı olan türleri ise pamukçuk ve saç kıran hastalığına yol açar. Buna karşılık şapkalı mantarların zeyirsiz türleri çok sevilen bir yiyecektir. Ayrıca bayatlamış ekmek ve peynirlerin öbür yiyeceklerin üzerinde çoğalarak sarımsı yeşil bir küf katmanı oluşturan küf mantarlarıyla bira ve ekmek mayasıda bu gruptandır. Likenler mikroskobik su yosunlarıyla mantarların birleşmesinden oluşan ortak yaşar canlılardır. Özellikle nemli ormanlarda toprağın üstünü, ağaçların gövdesini, kayaların ve taşların yüzeyini bir örtü gibi kaplayan likenler, bu işbirliğin verdiği güçle, kurak çöllerden kutupların buzlu topraklarına kadar her yerde yaşamını sürdürebilirler.
Tek hücreli hayvanlar, bitkilerle ortak özellikleri olan su yosunları, mantarlaar ve likenlere karşılık, protista aleminin hayvanlara yakın olan tek grubudur. Üstün yapılı gerçek hayvanlardan ayrılıp bu alemin üyeleri arasına katılmaları oldukça eski tarihlere rastladığı halde, bu basit yapılı canlılar bugün bile tek hücreli hayvanlar adıyla anılır ve bazı sınıflandırmalarda hala hayvanlar aleminde gösterilir. Genellikle durgun, tatlı su birikintilerinde yaşayan bu küçük canlıların en bilinen örnekleri amip, terliksi hayvan, kamçılıu hayvan ve sıtma salağıdır.


Bitkiler, asalak yaşayan bir – iki örnek dışında, bütün bitkilerde klorafil denen yeşil bir pigment bulunur. Bu pigmentin ve güneş ışığının yardımıyla bitkiler karbondioksit, su ve mineralleri fotosentezle besin maddelerine dönüştürebilirler. Bitkiler aleminin başlıca grupları şunlardır:


Karayosunları, gerçek bitkilerin en basit üyeleri olan ciğer yosunları ile yaprak yosunlarını içerir.


Atkuyrukları, kibrit otları ve eğrelti otları görece daha gelişmişl bitkilerdir. Ama bunlarda kara yosunları gibi spor denen üreme hücreleri ile eşeysiz olarak çoğalır. Bu gruptaki bitkilerden çoğunun soyu eski jeolojik çağlarda tükendiği için, günümüze kadar ulaşamamış olan türler yalnız fosilleriyle tanınır.


Tohumlu bitkiler eşeyli üremeyle çoğalan, en gelişmiş bitki grubudur.bu bitkilerde erkek ve dişi organlarının üreme hücrelerinin birleşmesiyle oluşan tohum,gelişmesi için elverişli toprak,nem ve sıcaklık koşullarına kavuştuğu anda nem ve sıcaklık koşullarına çimlenerek yeni bir bitkiye dönüşür..Çam,ardıç,köknar gibi iğne yapraklarının toğumu meyvenin içinde gizli değildir,bu yüzden bu bitkilere açık toğumlular denir kapalı toğumlularda ise meyvenin etli bölümü yada toğumları içinde barındırı,bütün meyva ağçlarını bağçelerde süs bitkilered içeren bu gurubun bir adıda çiçekli bitkilerdir


Hayvanlar bitkiler gibi kendi besinlerini üretemedikleri için başka canlalırı yiyerek beslenmek zorunda olan,buna karşılık bitkilerden farklı olarak hareket edebilen canlılardır;bütün hayvanlar alemi içinde yalnızca süngerler ve mercanlar bitkiler gibi bir yere bağlı olarak yaşar. Tek hücreli hayvanları bu gurupta saymayan hemenhemen bütün sınıflandırılmalarda hayvanlar alemi yada üstün yapılı hayvanlar iki alt aleme ayrılır:
Parazoa alt alemi yalnızca süngerleri,yani çok hücreli hayvanları en basit yapılı üyelerini içerir


****zoa alt alemi ise geri kalan üstün yapılı hayvanları içeren çok kalabalık bir guruptur aşşağıda bu gurubun yalnızca çok bilinen başlıca bölümleri alınmıştır:
Knitliler yada selentereler genellikle yakıcı kapsülleri olan ve yaşamlarının hiç değilse bir bölümünü bir yere bağlı olarak geçiren mercanlar,deniz anaları ve deniz şakayıkları bu guruptandır.
Yazsı solucanlar bu bölüm tenyalar ve karaciğer kelebekleri gibi hastalık yapıcı asalak solucanlar ile akarsu yataklarındaki taşların altında yaşayan zararsız küçük solucanları içerir.


İplik solucanlar bu hayvanların bir bölümü toprağın altında,bir bölümü de genellikle hayvanların,bazen insanların bağırsağında asalak yaşar.
Halkalı solucanlar bu gurubun en tanınmış üyeleri yer solucanları,deniz solucanları ve sülüklerdir.


Eklem bacaklılar hayvanlar aleminin en kalabalık gurubu yengeç,karides,ıstakoz,gibi su hayvanları ile tesbih böceği gibi bazı kara hayvanları içeren kabuklular;böcekler;örümcek, kene,akar ve akrep gbi örümceğim siler ;kırkayak ve çıyan gibi çok ayaklılar sınıflarına ayrılır


Yumuşakçalar bu bölümde ki hayvanların bir bölümünde,örneğin salyangoz,istiridye ve midyelerde,yumuşak ve savunmasız gövdelerini koruyan bir kabuk vardır oysa ahtapot,mürekkep balığı ve kalamar gibi yumuşakçalarda böyle bir kabuk bulunmaz
Derisi dikenliler gövdeleri sert ve dikenli kabukla örtülü olan bu hayvanların en tanınmış üyeleri deniz kestaneli ile deniz yıldızlarıdır


Omurgalılar buraya kadar sayılan hayvanların hepsi omurgasızdır omurgalı hayvanlar ise balıkları, anfibyumaları sürüngenleri,kuşları ve memeleri kapsar. Fareler,kediler,köpekler, filler ve insan memeliler gurubundandır.


Virüsler bazı bilim adamlarınca bakteriler ve mavi yeşil su yosunları ile birlikte prokaryotlardan sayılırsa da,uzmanların birçoğu bu canlıların sınıflandırmadaki hiçbir gruba uymayacağı kanısındadır. son derece küçük olana ve ancak elektro mikroskobuyla görülebilen virüsler,hayvanların, bitkilerin yada bakterilerin hücrelerine girip yerleşmedikçe yaşamını sürdüremez ve ürüyemez .


Bazı virüsler insanda kızamık,grip,kabakulak,çocuk felci,kuduz,köpeklerde gençlik hastalığı,sığırlarda da şap hastalığı gibi bulaşıcı ve ağı hastalılara yol açar

 

Mavi_inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 13-04-2011   #2 (permalink)
Standart Cevap: Hayvanların Ortak Özellikleri Nelerdir?


Hayvanlar, iskelet sisteminin bulunup bulunmamasına göre; omurgalı ve omurgasız hayvanlar olarak iki grupta incelenir.


Omurgalı Hayvanlar


İskelet sistemine sahip olan hayvanlara omurgalı hayvanlar denir. Omurgalı hayvanlar kendi aralarında; balıklar, kurbağalar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler olarak beş gruba ayrılırlar.


Bütün omurgalı hayvanlar :

� İskelet sistemine sahiptir.
� Döllenme ile çoğalırlar.
� Döllenme sonucu yumurta veya doğurarak çoğalırlar.
� Dolaşım sisteminde kapalı dolaşım görülür. (Kanın sadece damarlar içinde dolaşması).

Balıklar :
� Solungaç solunumu yaparlar (Suda çözünmüş havanın oksijenini kullanırlar). � Yumurta ile çoğalırlar.
� Genellikle yavru bakımı görülmez.
� Dış döllenme görülür. (Döllenme olayı ana canlının vücudu dışında gerçekleşir).
� Gelişmeleri sırasında başkalaşım geçirmezler.
� Yavrularını sütle beslemezler.
� Kalpleri iki odacıklıdır.
� Kirli kan solungaçlarda temizlenir.
� Kalplerinde daima kirli kan bulunur, küçük kan dolaşımı görülmez.
� Vücutları pullarla kaplıdır.
� Soğukkanlı canlılardır.

Kurbağalar :
� Larva döneminde suda solungaç solunumu, ergin dönemde karada deri ve akciğer solunumu yaparlar.
� Yumurta ile çoğalırlar.
� Yavru bakımı görülmez.
� Dış döllenme görülür.
� Gelişimleri sırasında başkalaşım geçirirler.
� Yavrularını sütle beslemezler.
� Kalpleri üç odacıklıdır.
� Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
� Kalplerinde temiz ve kirli kan taşırlar. (Vücutlarında kirli ve temiz kan dolaşır).
� Nemli bölgelerde yaşarlar.
� Soğukkanlı canlılardır.



Sürüngenler :
� Akciğer solunumu yaparlar.
� Yumurta ile çoğalırlar.
� Yavru bakımı görülmez.
� İç döllenme görülür.
� Gelişimleri sırasında başkalaşım değil, gömlek değişimi görülür.
� Yavrularını sütle beslemezler.
� Kalpleri 3 odacıklıdır.
� Kirli kan akciğerde temizlenir.
� Kalplerinde temiz ve kirli kan taşırlar. (Vücutlarında kirli ve temiz kan dolaşır).
� Vücutları pullarla kaplıdır.
� Soğukkanlı canlılardır.

Kertenkeleler :
� Tehlike anında kuyruğunu koparır. Düşman kuyrukla uğraşırken kaçar. Daha sonra kopan kuyruğun yerine yenisini yapar. Buna rejenerasyon (yenilenme) denir.

Yılanlar :
� Hareket üyeleri yoktur. Sürünerek hareket ederler.
� Bazı türleri zehirlidir.
� Gelişimleri sırasında gömlek değişimi görülür.
Besinlerini çiğnemeden yutarlar.


Kaplumbağalar :
� Vücutlarını düşmandan koruyan kabukları vardır. Bu kabuk dış iskelet değildir, iç iskelete bağlıdır.

Timsahlar :
� Nehir ve göllerde yaşarlar.
� Alt çeneleri sabit, üst çeneleri hareketlidir.
� Kalpleri dört odacıklıdır.
� Kalpte kirli ve temiz kan karışmaz. Kalp çıkışında panizza kanalında karışır. Vücudu karışık kan dolaşır.

Kuşlar :
� Akciğer solunumu yaparlar.
� Yumurta ile çoğalırlar.
� Yavru bakımı görülür.
� İç döllenme görülür.
Gelişimleri sırasında başkalaşım geçirmezler.
� Yavrularını sütle beslemezler.
� Kalpleri 4 odacıklıdır.
� Kirli kan akciğerde temizlenir.
� Kalpte kirli ve temiz kan karışmaz. Vücudu temiz kan dolaşır.
� Vücutları tüylerle kaplıdır.
� Sıcakkanlı canlılardır.
� Ağızlarında diş bulunmaz. Katı besinler taşlıklarındaki taşlar ve kaslar yardımıyla parçalanır.

Et Yiyen (Yırtıcı) Kuşlar : Kartal, atmaca
b) Tırmanıcı Kuşlar : Ağaçkakan
c) Tane Yiyen Kuşlar : Güvercin, serçe
d) Su Kuşları : Pelikan, martı, ördek, leylek
e) Uçamayan Kuşlar : Deve kuşu, tavuk, kivi
f) Bal Özü Emen Kuşlar : Gagaları ince ve uzun olan Kolibri
g) Ötücü Kuşlar : Tohumla beslenen keklik, kanarya.

Memeliler :
� Akciğer solunumu yaparlar.
� Doğurarak çoğalırlar.
� Yavru bakımı görülür.
� İç döllenme görülür.
� Gelişimleri sırasında başkalaşım geçirmezler.
� Yavrularını sütle beslerler.
� Kalpleri 4 odacıklıdır.
� Kirli kan akciğerde temizlenir.
� Kalpte kirli ve temiz kan karışmaz. Vücudu temiz kan dolaşır.
� Vücutları kıllarla kaplıdır.
� Sıcakkanlı canlılardır.
� Beslenme özelliklerine göre 3 grupta incelenirler.

- Otçul Memeliler : Koyun, keçi, inek, ceylan, geviş getiren at ve eşek gibi hayvanlar ile geviş getirmeyenler.
- Etçil Memeliler : Kedi, köpek, kurt, aslan, kaplan.
- Hem Etçil Hem Otçul Memeliler : İnsan, ayı, maymun, domuz,
kuşların büyük kısmı ve bazı balıklar.
- Kemirgen Memeliler : Sincap, kunduz, fare, tavşan.
- Uçan Memeliler : Yarasa.
- Yüzen Memeliler : Balina, köpek balığı, yunus, fok.


Omurgasız Hayvanlar

Vücutlarında kemikten veya kıkırdaktan yapılmış iskelet sistemine sahip olmayan hayvanlara omurgasız hayvanlar denir. Omurgasız hayvanlar kendi aralarında; tek ve çok hücreli omurgasız hayvanlar olarak iki gruba ayrılırlar.

B]Bütün omurgasız hayvanlarda :[/B]

� İskelet sistemi bulunmaz. Vücudun dik durmasını sağlayan başka yapılar bulunur.
� Dolaşım sisteminde açık dolaşım görülür.(Açık dolaşımda kılcal damarlar bulunmaz)
� Çeşit sayısı çok fazladır.
� Karada ve suda yaşarlar.
� Karada yaşayanları trake ve deri, suda yaşayanları solungaç solunumu yaparlar.

Solucanlar :
� Nemli yerlerde yaşarlar.
� Yapı bakımından üç çeşittirler.

a) Halkalı Solucan :Toprak solucanı ve sülük.
b) Yassı Solucan :Tenya = Şerit.
c) Yuvarlak Solucan :Bağırsak solucanı, tirişin, kıl kurdu.

Eklem Bacaklılar :
� Vücutlarının dışında kitin denilen örtü bulunur. Sert ve dayanıklı olan bu örtü vücuda diklik ve desteklik sağlar.
� Vücutlarındaki halkalar ve deri kıvrımlarının birbirine eklenmesiyle oluşan yapıya dış iskelet denir.
� Yumurta ile çoğalırlar.
� Böcekler grubunda olan eklembacaklılar başkalaşım geçirirler.
� Yumurtadan çıkan kurtçuğa larva denir.
� Larvanın ergin hale gelinceye kadar geçirdiği uyku dönemine pupa denir.
� Pupa dönemi karasinekte kabuk içinde, ipek böceğinde ise kendi salgıladığı ipekten yaptığı koza içinde geçirilir.

- Böcekler :Arı, karasinek, sivrisinek, bit, pire, kene, çekirge, tahta kurusu, hamam böceği ve kelebek.
- Kabuklular :Yengeç, karides.
- Örümcekler :Örümcek, akrep.
- Çok Ayaklılar :Çıyan, kırkayak.

Süngerler :
Mercanlar :
Yumuşakçalar : Salyangoz, midye, istiridye, mürekkep balığı, sümüklü böcek, ahtapot.
Derisi Dikenliler : Deniz yıldız denizkestanesi.
SeLeN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Omurgalı Hayvanların Özellikleri Nelerdir? Mavi_Sema Diğer Hayvanlar 3 16-02-2014 18:47
Hayvanların Özellikleri Nelerdir Eylül Diğer Hayvanlar 0 06-02-2012 16:52
Hayvanların Fiziksel Özellikleri Nelerdir Eylül Diğer Hayvanlar 0 31-01-2012 17:13
Hayvanların Özellikleri - Hayvanların Özellikleri Nelerdir? Mavi_inci Diğer Hayvanlar 0 26-05-2011 00:09
Hayvanların ortak özellikleri nedir ? Kayıtsız Üye Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü 1 13-04-2011 14:18


Saat: 20:50.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014