FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Eğitim Portalı ·´¯).·´¯) > Kültür ve Sanat Bölümü > Atatürk Hakkında Herşey



Sponsorlu Bağlantılar
   

Atatürk'ün Irkçılık İle İlgili Düşünceleri

Atatürk Hakkında Herşey icinde Atatürk'ün Irkçılık İle İlgili Düşünceleri konusu , Atatürk Ve Irkçılık, Atatürk'ün Irkçılık İle İlgili Düşünceleri Nelerdir İnsanlığın doğuşundan bugüne kadar sürekli bir mücadele içinde bulunuşu barışın değerini ve önemini artıran en önemli sebeplerden biridir Savaş insanlık için ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 24-12-2011   #1 (permalink)
Standart Atatürk'ün Irkçılık İle İlgili Düşünceleri

Sponsorlu Bağlantılar


Atatürk Ve Irkçılık, Atatürk'ün Irkçılık İle İlgili Düşünceleri Nelerdir

İnsanlığın doğuşundan bugüne kadar sürekli bir mücadele içinde bulunuşu barışın değerini ve önemini artıran en önemli sebeplerden biridir Savaş insanlık için her zaman yıkım ve felaket olmuş, barış ise insanlığa mutluluk ve saadet getirmiştir İnsanın var oluşu ile birlikte verdiği savaş aslında özlemini duyduğu en ideal yaşam biçimini yakalamaya yönelik verdiği mücadeledir Aslında bu mücadele kişinin doğası gereği yaptığı savaştır Bilinmeyeni araştırma ve öğrenme içgüdüsü bu savaşın en ana noktasıdır Bu doğal olarak insanı araştırmaya, bulmaya, değerlendirmeye, öğrenmeye ve giderek ideale ulaşmaya itecektir

İnsanların ütopya olarak gördükleri ve bu uğurda savaştıkları barış ortamı, insanların özlediği, birlik ve beraberlik, huzur ve güven içinde yaşama arzusunu beraberinde getirmektedir Bu niteliği ile savaşların en mutlu olanı barış için savaştır Savaşı da barışı da başlatıp bitiren insandır, noktasından hareketle, savaş insanların fikrinde başlamaktadır Bu nedenle barışın savunmasında insanların fikrinde oluşturulmalıdır

Ulusal tarihimizin en büyük lideri ve önderi olan Atatürk ün en önemli vasıflarından biride insanlık idealine ve barışa olan yaklaşımı ve katkılarıdır O sadece bu idealini Türk dünyası için değil bütün insanlık için gerçekleştirmiş ve dünya barışının en büyük savunucusu ve koruyucusu olmuştur Atatürk’ün tüm dünya tarafından asker, siyasetçi ve reformist olarak tanınmış karizmatik ve faydacı bir lider olarak tarihe yön veren yapısı ile insanlık sevgisine dayanan idealist görüşleri ile evrenselleşmiştir Olağanüstü bir inkılapçı olan Atatürk Sömürgecilik ve emperyalizme karşı çıkmış ve dünya ulusları arasındaki karşılıklı anlayışın ve sürekli barışın öncülüğünü yapmış, bütün hayatı boyunca (ozelbilgilercom) insanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen bir uyum ve işbirliği içinde insan haklarına saygılı bir lider olmuştur Gerçekten Atatürk, en yakın silah arkadaşı İsmet İnönü nün belirttiği gibi, İnsanlık idealinin aşık ve mümtaz siması olmuş ve bütün dünyaya verdiği barış mesajları ile bunu her zaman kanıtlamıştır

Atatürk’ün insanlık idealinde, özgürlük, bağımsızlık ve insan haklarına saygı ön planda gelir Onun özgürlük ve bağımsızlık tutkusu, bencil değil ulusaldır Hatta daha ileri giderek diyebiliriz ki evrenseldir, bütün insanlık dünyasına yöneliktir O, “Özgürlük olmayan ülkede ölüm, yıkılış vardır Her ilerlemenin, kurtuluşun anası özgürlüktür”,demektedir Onun insanlık idealini taçlandıran barış tutkusu gerçekten dikkate değer bir enginliktedir Bu büyük Türk her şeyden önce meslekten yetişmiş bir asker, dolayısıyla savaşı iyi bilen bir devlet adamıdır Ancak hiçbir zaman savaşı sevmemiş ve mecbur kalmadıkça ona başvurmamıştır

Atatürk bütün insanların eşit hak ve fırsatlara sahip olmasını istemektedir O, İnsanların, mensup olduğu milletin saadetini düşündüğü kadar diğer milletlerinde huzur ve refahının düşünülmesi gerektiğini her fırsatta ifade etmiştir Kaldı ki dünya milletlerinin saadetine çalışmak diğer bir yoldan kendi huzuruna çalışmaktır Bu düşünceden hareketle Atatürk; insanlığın tümünü bir beden ve bir ulusu da bunun bir organı sayar” Bedenin parmağının ucundaki acıdan öteki bütün organların etkileneceğini belirtir O,”İnsan bağlı bulunduğu ulusun varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar bütün ulusların dirlik ve gönencini de düşünmeli, kendi ulusunun mutluluğuna ne denli değer veriyorsa, bütün dünya uluslarının mutluluğuna da o denli değer vermelidir; çünkü dünya uluslarının mutluluğuna çalışmak, başka yoldan kendi dirlik ve mutluluğunu sağlamaya çalışmak demektir” demiştir

Atatürk ‘ün insanlık ideali geleceğe yönelik ve umut doludur 1923 yılında söylediği şu sözler bunu açıkça ortaya koymaktadır “ Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün doğu milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum Bağımsızlık ve hürriyetine kavuşacak, daha çok kardeş millet vardır Onların yeniden doğuşları şüphesiz ki ilerlemeye ve refaha yönelmiş olarak vuku bulacaktır Bu milletler bütün güçlüklere ve bütün engellere rağmen engelleri yenecekler ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklardır Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünde yok olacak yerlerini milletlerarasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı olacaktır”

Atatürk insanlık idealini sonuna kadar savunan ve bu ideali korumaya çalışan bir lider olarak her zaman dünyaya barış mesajları vermiştir O;” Biz kimsenin düşmanı değiliz! Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız ifadesi ile bunu kanıtlamıştır Onun insanlık ideali asil ruhundaki insanlık sevgisinden kaynaklanır Hiçbir faninin erişemeyeceği kadar üstün ve yüce bir insan sevgisine sahip olan Atatürk, bu sevgisini tüm dünyaya yayma çabasını sonuna kadar sürdürmüştür

Atatürk’ün gerçekleştirdiği üstün başarıları, kendisindeki insanlık duygusu ile birleşince evrensel bir nitelik kazanmıştır Bu nitelikler batı ülkelerini etkilediği kadar özgürlüğe muhtaç Asya ve Avrupa ülkelerini de etkilemiş ve onlara yön vermiştir Bugün özgürlük, bağımsızlık ve demokrasi arayışı içinde olan ve bu yolda mücadele veren bu ülkeler Atatürk’ün çizdiği ve uyguladığı politikaları takip etmekte buna yanaşmayanlar ise sömürge ve bağımlı yaşamaya devam etmektedirler

Alman Devlet adamı Bismarck’a göre gerçek büyük adamı şu üç nitelik belirler; tasarımda soyluluk, uygulamada insanlık, başarıda ılımlılık Atatürk’ün kişisel yapısına baktığımız zaman bu üç niteliği aynen görmekteyiz

O, önce milletinin bağımsızlığını sağladı sonra milletini çağdaş uygarlık düzeyine eriştirerek tasarımda ne kadar usta olduğunu kanıtladı

Kurtuluş savaşında savaş esirlerine ve yerde sürünen Yunan bayrağına karşı takındığı tavır ve bu bayrağı yerden kaldırtması ile uygulamadaki insanlığını gösterdi

Kazandığı zaferlerden sonra başka milletlerin topraklarına ve bağımsızlıklarına göz koymamakla da ne kadar ılımlı olduğunu ortaya koydu

İnsanlar arasındaki ilişkiler ya çarpışma, zorlama veya uyumdur Menfaat çarpışmalarının tabii sonucu mücadeledir, savaştır Menfaatlerin uyuşması ise barıştır Barış ve savaş birbirine taban tabana zıt iki ayrı kavramdır

Barış kısaca sosyal düzendir, güvenliktir, hukuk ve kazanılmış haklara saygıdır Toplum hayatında dengenin sağlanmasıdır

Mücadele,en vahim olanı savaş ise anarşidir, karışıklıktır,kararsızlık ve dengesizliktir

Teknik anlamda savaş, bir devletin kendi idaresini zorla kabul ettirmek amacı ile başka bir devlete karşı zor kullanarak yaptığı silahlı mücadeledir Savaş her zaman ve her devirde tehlikeli olmuş insanların ölümüne, sefaletin artmasına ıstırapların çoğalmasına sebep olmuştur

Atatürk hayatının büyük bölümünü asker kişiliği ile savaş meydanlarında geçirmiş, ancak hiçbir zaman savaş taraftarı olmamıştır “Savaş Zaruri Olmalıdır, Zaruri Olmayan Savaş Cinayettir” ifadesi ile bütün yaşamı boyunca barışa bağlı kalmıştır

Atatürk neden barış adamıdır? Atatürk bir kere Türkiye’nin ve dünyanın en büyük çağdaşlaşma lideridir Çağdaşlaşma lideri olan bir kimsenin ülkesinde barışa, sükuna, huzura ihtiyaç vardır Ancak barışın hem içeride hem de dışarıda sağlanması zorunludur

1931’de “ Yurtta Barış Cihanda Barış” ilkesini dile getiren Mustafa Kemal bunu her alanda uygulamıştır

Yurtta barış cihanda barış ilkesi bir taraftan yurt içinde huzur ve sükunu güven içinde yaşamayı diğer taraftan da milletlerarası barış ve güvenliği hedef tutar

Yurtta barış toplum hayatındaki düzeni, vatandaşın devlete güvenini, devletin de ülkede kanun hakimiyeti ve hukuk hükümranlığı yurtta barış ilkesinin en tabii sonucudur

Yurtta barış, devletin, vatandaşına karşı huzur ve güven içinde yaşama imkanına kavuşma için yükümlülükler de yükler

Cihanda barış ise milletlerarası barış ve güvenliğin korunmasını ve sağlanmasını amaç bilir

Yurtta barış cihanda barış, en geniş ve yaygın anlamı ile teknik bir deyim olan kolektif güvenliği, milletlerarası barışın korunmasını ve devamlılığını ifade eder

Bu ilke yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devlet politikası olarak kuruluşundan itibaren izlenmeye başlanmıştır Ancak burada dikkatimizi çeken önemli nokta, milli mücadele yıllarında esas hedef ilk hedef, Misak-ı Milli sınırları ile belirlenen vatan topraklarını (ozelbilgilercom) işgalden kurtarmak, milli bağımsızlığı sağlamak, Türk milletinin menfaatlerine uygun adil bir barış yapmak öncelikle izlenmesi gereken bir politik tutum olmuştur Zaferden sonra ise Misak-ı Milli sınırları içindeki Türkiye Cumhuriyetinin tam bağımsızlığı cihanda barışın ilk şartı olmuştur

Atatürk, milliyetçiliğe önem veren bir devlet adamı olarak, bütün başka milletleri hor gören, aşağılayan saldırgan bir tutumda asla olmamıştır O, bu konuda;

“Baylar dış politikamızda dost bir devletin hukukuna saldırı yoktur Ancak hakkımızı, hayatımızı, memleketimizi, namusumuzu müdafaa ediyoruz, edeceğiz

Türkler bütün medeni milletlerin dostudur demiştir

Atatürkçü düşünce sistemi, Türk Milleti’nin iç kavgalara sürüklenmeden, milli ve sosyal dayanışma içinde kalkınmasını amaçlar Milli beraberlik, milli bütünlük, milli dayanışma, Atatürkçü düşünce sisteminde önemli bir yer tutar


Atatürk her toplumda olduğu gibi, Türk toplumunda da işbölümünün zorunlu şekilde mevcut olduğunu kabul ediyor, ancak çeşitli işlerde çalışan yurttaşlar arasında sınıf kavgasının bilerek körüklenmesine karşı çıkıyor ve bunun iç barışı tehdit ettiğini belirtiyordu

Türk milletini oluşturan bireylerin doğum yerleri ayrı da olsa, vatanları birdir Meslekleri, mezhepleri ayrı da olsa, mensup oldukları millet birdir

Atatürk’ün ısrarla belirttiği gibi ortak bir tarihin, ortak sevinçlerin, ortak kederlerin ve ortak bir kaderin aralarında sayısız bağlar ördüğü yurttaşlar, ırk, mezhep, sınıf kavgalarıyla bölünüp parçalanmamalıdır Yurtta barış ancak böyle sağlanabilir

Atatürk’ün barışçılık anlayışında, teslimiyetçi, boyun eğmeye hazır, hayalci, pasifist bir tutum asla yoktur Bir milletin barış içinde yaşaması için kendinin savunacak güce ve iradeye sahip olması gerektiğini ifade etmiştir Pek çok savaş, felaketi geçirmiş olan Türkiye’nin barış ihtiyacının büyük olduğunu belirtirken, barışın ancak güçlü olmakla korunabileceğini söylemiştir

Sömürgeciliğin yeryüzünden er geç silineceğini belirten, “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle geleceğe ışık tutan Atatürk, çağının ilerisinde bir liderdi Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) doğumunun 100 Yıldönümünde Atatürk’ü anma kararı alırken şöyle diyordu:

“Kemal Atatürk, dünya milletleri arasında devamlı barış ülküsünün ve karşılıklı anlayış ruhunun olağanüstü bir öncüsüdür Bütün hayatı boyunca insanlar arasında hiçbir renk, dil ve ırk ayrımı tanımayan bir ahenk ve işbirliği çağının açılması uğrunda çalışmıştır(7)”

1938 yılında Milletler cemiyeti Atatürk hakkında;

“Barışın Dahi Hizmetçisi” deyimini kullanarak uluslararası barışa yaptığı hizmetleri anlatmıştır

Atatürk uluslararası barışın devamlı ve kalıcı olmasını istemiş ve şu sözleri söylemiştir

“Eğer devamlı barış isteniyorsa insanların, insan kütlelerinin durumlarını iyileştirecek uluslararası önlemler alınmalıdır İnsanlığın bütününün refahı açık ve baskının yerine geçmelidir Dünya vatandaşları haset, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak biçimde eğitilmelidirler(8)”

Türk Milleti Atatürk’ten bu yana tarihinde en uzun barış dönemini yaşadı Kalkınmasını barış içinde sürdürmeye çalıştı 1923 ile 1937 yılları arasında tam 26 dostluk anlaşması imzaladı Bunlarla karşılıklı ilişkiler dostluk üzerine kuruldu Barış için atılan bu adımlar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çağdaşlaşmasında etkili olmuş ve Türkiye’ye huzur ortamını sağlamıştır

Atatürk’e göre barış, toplumun bağımsızlık ve özgürlük ortamında yaşadığı durumlarda gerçekten vardır; özgürlük ve barıştan yoksun bir toplum için barış bir erdem olmaktan çıkar Bu gibi durumlarda ulusun kendisini savunması, ülkesinin bütünlüğünü korumak uğruna savaşması bir insanlık görevidir ve barışseverliğe ters düşmez Kısacası bağımsızlığı ve özgürlüğü korumak için savaşmak bir haktır

O bu konuda “ Bizim için barış demek, gerçek ve özgür yaşayışımızı sağlayabilecek nedenleri elde ediş demektir Bu nedenleri sağlayamadan barış yapmaya yanaşmak, barış oldu demek, kendi kendimizi aldatmak olur9” Demiştir İç işlerimizde belirleyici faktör olan Misak-ı Millinin aynı zamanda dış ilişkilerimizin de belirleyici temel ilke olduğunu ifade ederek “Özgürlüğünü ve bağımsızlığını korumak yolunda savaş vermeyi bilmeyen uluslar için yaşama hakkı yoktur Bu (ozelbilgilercom) uğurda savaş gereklidir10” demiştir Başka bir değişle Atatürk’ün barış anlayışı, tarihte birçok örneği görüldüğü gibi, düşçü bir barış anlayışı değil, gerçekçi bir barış anlayışıdır Her zaman kardeşlik ilişkilerimizin pekiştirilmesini dış politikamızın temeli olduğunu vurgulayan Atatürk, kesinlikle başka ulusların toprağında ve egemenliğinde gözümüzün olmadığını ve barışında temel noktasının bu olması gerektiğini söylemiştir

Atatürk’ün barış anlayışı, gerçekçi, akılcı, insancı ve uygarlıkçıdır Hem ulusumuzun, hem de tüm insanlığın esenlik ve mutluluğu bu anlayışın odak noktasıdır Dünya çapında, uluslararası yazgı ortaklığının başka anlatımı olamaz Öte yandan, ulusçuluk da bu bağlamda yepyeni bir anlam, özgün bir içerik kazanır, barışçı ve uygarlıkçı bir yörüngeye oturur Tüm bencillikten uzak, başka uluslarında hakkını tanıyan bir anlayıştadır Ulu önder, başka alanlarda olduğu gibi barış konusunda da yalnız kuramsal düşüncelerle yetinmemiş daha öncede belirtildiği gibi bunları uygulamaya koyarak düşünce eylem işbirliğini uygulamıştır

Bağımsızlık savaşının kazanılmasıyla varlığını, şerefini, yaşama hakkını kazanan yüce Türk milleti, Cumhuriyetten bu yana milli tarihinin en uzun barış dönemini yaşamıştır Kalkınmasını barış içinde sürdürmeğe çalışmıştır Bunu da ulu önder Atatürk’ün başlattığı ve en iyi uygulattığı “Yurtta barış cihanda barış” ilkesi çerçevesinde gerçekleştirmiştir

 

Mavi_inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün Gençlik Ve Gençler İle İlgili Düşünceleri Mavi_inci Atatürk Hakkında Herşey 0 30-12-2011 13:48
Atatürk İlkeleri, Atatürk'ün Atatürk İlkelerine yansıyan düşünceleri nedir? Eylül Atatürk Hakkında Herşey 1 26-08-2011 03:07
Atatürk'ün Atatürk İlkelerine Yansıyan Düşünceleri Mavi_Sema Atatürk Hakkında Herşey 0 14-05-2011 14:58
Atatürk'ün Atatürk ilkelerine yansıyan düşünceleri nelerdir? Mavi_Sema Atatürk Hakkında Herşey 1 21-02-2011 05:29
Irkçılık Nedir - Irkçılığın Gelişimi - Günümüzde Irkçılık SeLeN Seviyeli-Ciddi Konular 0 06-10-2010 20:00


Saat: 08:30.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014