FrmArtuklu

FrmArtuklu

Kaliteli Paylaşımın Adresi


Go Back   FrmArtuklu > (¯`·.(¯`·.Eğitim Portalı ·´¯).·´¯) > Kültür ve Sanat Bölümü > Atatürk Hakkında Herşey



Sponsorlu Bağlantılar
   

Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir

Atatürk Hakkında Herşey icinde Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir konusu , Atatürk'ün Edebiyatla İlgili Görüşleri - Atatürke Göre Edebiyat - Atatürk'ün Türk Dili Hakkında Görüşleri Atatürk'ün Türk dili hakkındaki görüşlerinin oluşmasında yetiştiği devrin fikir akımlarının ve dil konusundaki çeşitli tartışmaların etkili ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 02-05-2011   #1 (permalink)
Standart Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir

Sponsorlu Bağlantılar


Atatürk'ün Edebiyatla İlgili Görüşleri - Atatürke Göre Edebiyat - Atatürk'ün Türk Dili Hakkında Görüşleri


Atatürk'ün Türk dili hakkındaki görüşlerinin oluşmasında yetiştiği devrin fikir akımlarının ve dil konusundaki çeşitli tartışmaların etkili olduğu bilinmektedir. O, her Türk aydını gibi dil sorunu ile yakından ilgilenmiştir. Cumhuriyetten çok önceleri, daha 1917'lerde G. Nemeth'in Türkçe Grameri’ni görmüş, bu münasebetle, gazete dilini yalnız aydınların değil, herkesin anlayabilmesi gerektiği yolunda görüş bildirmiştir. 1922'de yaptığı bir konuşmada "muallime" yerine "muallim hanımlar" diye hitap etmiş, arkasından da dilimizde "dişilik te'si" kullanmak zorunda olmadığımızı ifade etmiştir. Bu iki anekdot, Atatürk'ün çok önceleri, Arapça kurallardan arınmış sade Türkçe’den yana olduğunu göstermektedir. Bu görüsün oluşmasında etkili olan hareketleri anlayabilmek için Cumhuriyet öncesindeki faaliyetleri iyi bilmek gerekir.
Tanzimat Döneminde Namık Kemal, Ali Suavi, Ziya Pasa, Ahmet Mithat, Şemsettin Sami, Süleyman Pasa gibi yazarların bilinçli olarak başlattığı dilde sadeleşme çabaları, Osmanlı Türkçe sini olabildiğince sadeleştirme yolunda önemli bir başlangıç olmuş, bu gelişmeler yönünde daha sağlıklı bir hareket olan "Yeni Lisan" hareketinin doğmasında rol oynamıştır.
Bu yıllarda görülen bir başka hareketten de bahsetmek gerekir: Tanzimat Döneminde "sadeleşme" akimi içinde iken, Servet-i Fünûn ve onu takip eden yıllarda
bağımsız bir nitelik kazanan "tasfiyecilik" hareketi. Şemsettin Sami, Ahmet Mithat, Necib Âsım, Ahmet Cevdet, Emrullah Efendi, Veled Çelebi, Fuat Köseraif, Hüseyin Kâzım gibi şahsiyetlerin temsilciliğini yaptığı bu görüş, dildeki Arapça, Farsça kelimelerin tamamen atılmasını savunmaktadır. II. Meşrutiyet döneminde Türk Derneği ve dergisi etrafında toplanan tasfiyecilerin bas temsilcisi Fuat Köseraif'tir.
Bu akımlar, Cumhuriyete kadar bir çatışma hâlinde süregelmiş, Cumhuriyet sonrasında da zaman zaman taraftar bulmuşlardır. Ancak, Cumhuriyete kadar en etkili olanı "Yeni Lisan" akimidir. Bu akim, 1911 yılında Selânik'te çıkmaya başlayan Genç Kalemler dergisi etrafında toplanan Ömer Seyfettin, Ali Canip, Ziya Gökalp, Kâzım Nâmi, Âkil Koyuncu gibi isimler tarafından savunulmuştur. Bunlar içinde özellikle Ziya Gökalp'in teorisyenlik yaptığını, Ömer Seyfettin'in ise onun görüşlerini hikâyelerinde uyguladığını belirterek, bu ikisinin önemini vurgulamalıyız.
Yeni Lisancıların başlıca görüşleri söyle özetlenebilir: Dildeki Arapça, Farsça gramer kurallarını atarak Türkçe’nin kurallarını isletmek; Arapça, Farsça kelimeleri Türkçe’deki söylendikleri gibi yazmak; öteki Türk lehçelerinden kelime almak yerine İstanbul Türkçe’sine dayalı canlı bir yazı dili oluşturmak; bu yolla taklit ve özentiden kurtulmuş millî bir dil ve edebiyat ortaya koymak.
Yeni Lisan akiminin en önemli özelliği, Tanzimat'tan beri süregelmekte olan "fesahatçilik" ve "tasfiyecilik" gibi birbirine zıt fikir akımlarını günün şartları içinde en ilimli biçimde uzlaştırarak millî dile geçişi sağlamış olmasıdır.
Görüldüğü gibi, Cumhuriyete gelinirken Türk aydınının gündeminde "dil" sorunu önemli yer tutmaktadır.
Başından beri Türk dili ile yakından ilgilenen Atatürk'ün millet tanımı içinde dilin çok önemli bir yeri vardır. Ona göre millet, dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı vatandaşların meydana getirdiği sosyal ve siyasî bir topluluktur. O, bu konudaki görüşlerini su şekilde daha net söylemektedir: "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkı Türk milletidir. Türk milleti demek Türk dili demektir. Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü, Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felâketler içinde ahlâkini, ananelerini, hatıralarını, menfaatlerini, kısacası bugün kendi milliyetini yapan şeyin dili sayesinde muhafaza olduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir."
Atatürk'ün, Sadri Maksudî'nin Türk Dili İçin isimli eserinin basına yazdığı su sözleri onun dil görüsünün en güzel ifadelerindendir: "Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî hissin inkişâfında başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla islensin. Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."
Atatürk'ün dil konusundaki bu düşünceleri, milliyetçilik anlayışı içinde önemli yer tutmaktadır. Dil inkılâbı, onun diğer inkılâplarıyla bir bütün olarak, ölümüne kadarki zaman dilimi içinde çeşitli aşamalarda uygulamaya konulmuştur: Bunlardan ilki hiç şüphesiz ki 28 Ağustos 1928'deki “Yazı İnkılâbı”dır.
Atatürk'ün, bu uygulamaya esas olan görüşleri şöyledir: "... Bir milletin, bir heyet-i içtimâînin yüzde onu okuma yazma bilir, yüzde sekseni bilmez, bundan insan olanlar utanmak lâzımdır. Bu millet utanmak için yaratılmış bir millet değildir; iftihar etmek için yaratılmış bir millettir, tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir. Fakat, milletin yüzde sekseni okuma yazma bilmiyorsa bu hata bizde değildir. Türk'ün seciyesini anlamayarak kafasını birtakım
zincirlerle saranlardadır. Artık mazinin hatalarını kökünden temizlemek zamanındayız. Hataları tashih edeceğiz."
Atatürk, bu görüşten hareketle, Türkçe’nin ses yapısına uygun ve kolay öğrenilir olan Lâtin alfabesini kabul ederek, yazı inkılâbını dil inkılâbının en önemli safhalarından biri olarak uygulamaya koymuştur.
Yazı inkılâbından sonra asil önemli olan dil inkılâbının bilime uygun şekilde uygulamaya konmasıdır. Atatürk bu düşünceyle, 12 Temmuz 1932'de Türk Dili Tetkik Cemiyeti (Türk Dil Kurumu)'ni kurdurmuş, hatta tüzük taslağını bizzat kendisi hazırlamıştır.
Bundan sonra yoğun bir faaliyet başlamıştır. 26 Eylül-6 Ekim 1932'de I. Türk Dil Kurultayı toplanmıştır. Kurultayda belirlenen ana program doğrultusunda, dil seferberliği başlatmış ve taramayla elde edilen dil malzemesi "Osmanlıca’dan Türkçe’ye Söz Karşılıkları Tarama Dergisi" adıyla yayınlanmıştır.
Bu uygulamalar yapılırken, diğer taraftan Tanzimat'tan beri süregelen çeşitli akımların yandaşları, dilde sadeleşme konusunda yeniden karşı karşıya geldiler. Bu yıllarda inkılâp heyecanı ile "tasfiyeci"lerin ağır bastığı görüldü. Onlara göre, Türkçe hiçbir dilden kelimeye ihtiyaç duymayacak kadar zengindi, yabancı kelimeler atılarak yerlerine halk ağzından ve yazılı kaynaklardan, Türkiye dışındaki Türk lehçelerinden derlenecek kelimeler konulmalı idi.
Atatürk bu cazip görüsü denemeye karar verdi. Onun bu uygulama döneminde yaptığı su konuşma tarihî bir belge gibidir: "Avrupa’nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar: Baysal utkusu."
Bu konuşmada olduğu gibi, çoğunluğu arkaik Türkçe olan yeni kelimeler kabul görmemişti. Ayrıca,yeni kelimelerin kullanılmasında da bir birlik sağlanamamıştı. Örnek olarak, kalem kelimesi yerine değişik yazarlar çizgiç, kamis, kavri, sizgiç, yagus, yazgaç, yuvus gibi kelimeler kullanmaktaydı. Bu sebeple, dil seferberliği kısa sürede çıkmaza girdi.
Atatürk bunun üzerine, "Türkçecin hiç bir yabancı kelimeye ihtiyacı olmadığını söyleyenlerin iddiasını tecrübe ettik. Dili bir çıkmaza sokmuşuzdur. Maksatlarımızı anlatamaz olmuşuzdur... Bırakırlar mı dili çıkmazda? Hayır! Biz daha önce kurtarmaya bakalım." diyerek bu denemeden vazgeçti. Atatürk'ün 1936'dan sonraki konuşmalarında, yukarıdakine benzer arkaik Türkçe kelimelerin yer almaması bunun bir göstergesidir.
1934-1936 yılları arasında, tasfiyeci görüsün ağır bastığı tarama ve derlemeler ayıklandı. 1936-1937 yıllarında Güneş-Dil Teorisi yolunda uygulamalarla önceki dönemdeki aşırılıklar giderilmeye çalışıldı. Bu teori ile Türk milletine bir güven ve millî bilinç vermek, kültür ve medeniyetin Türkler tarafından dünyaya yayıldığı, bütün dillerin Türkçe’den çıktığı belirtilerek dili daha ilimli bir çizgiye oturtmak amacı güdülmüştür.
Atatürk'ün bu dönemde yaptığı en önemli uygulamalardan birisi de, adini bizzat kendisinin koyduğu Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini 1936'da kurdurmuş olmasıdır.
Sonuç olarak, Meşrutiyet dönemindeki dil akımlarının etkisi ile sağlam bir dil bilinci kazanmış olan Atatürk'ün, Cumhuriyet döneminde yazı ve dil inkılâbı ile Türk dilini halka mal ettiğini, kurdurduğu Türk Dili Tetkik Cemiyeti ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakülteleri aracılığıyla ilmî yöntemlerle araştırma ve geliştirme yolunda tarihî uygulamalarla günümüze ışık tuttuğu anlaşılmaktadır.
Türk bilim adamlara bugün de, bazı yazılı ve görüntülü basının umursamazlığına rağmen, Türk dilinin yabancı dillerin boyunduruğu altına girmemesi için ayni şekilde çalışmalarını sürdürmektedirler.

 

SeLeN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 09-10-2012   #2 (permalink)
Kayıtsız Üye
Angry Cevap: Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir


özetini çıkarsanız teşekkür ederim yazarm
  Hızlı Cevap
Alt 04-12-2012   #3 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir


türkçe öğretmenim bana ve sınıf arkadaşlarıma türkçe performans ödevi verdi türkçe öğretmeni istediğiniz konuyu seçebilirsiniz dedi bende bunu seçtim ne kadar akıllısın bunun özeti çıkmaz akıllım sen kimsin de özetini çıkarırsanız diye yazmışsın ben yazarım bunu olsun yine de ben bunu yazarım teşekkürler saygılar
  Hızlı Cevap
Alt 24-12-2012   #4 (permalink)
Kayıtsız Üye
Thumbs up Cevap: Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir


çoq Teşekkürler çoq sağolun böylece ödevimi yapıyorum
  Hızlı Cevap
Alt 27-12-2012   #5 (permalink)
Kayıtsız Üye
Smile Cevap: Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir


çok tşk ederim ödevimi oturduğum yerde yapıyorum tşk
  Hızlı Cevap
Alt 31-12-2012   #6 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir


çok güzel,çok iyi,tşk.
  Hızlı Cevap
Alt 01-01-2013   #7 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir


Gerçekten çok güzel olmuş. Performans ödevimi en iyi ve en anlaşılır bir şekilde yapa bileceğime sevindim ama biraz daha kısa olsaymış daha iyi olurmuş. Teşkkürler.
  Hızlı Cevap
Alt 02-01-2013   #8 (permalink)
Kayıtsız Üye
Standart Cevap: Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir


çok güzel anlatmışsınız
  Hızlı Cevap
Alt 05-01-2013   #9 (permalink)
BARAN CAN YAŞAR
Talking Cevap: Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir


Sağolun çok güzel olmuş ellerinize sağlık teşekkür ediyorum sayfa adminlerine
  Hızlı Cevap
Alt 15-01-2013   #10 (permalink)
şımarık prenses
Exclamation Cevap: Atatürk'ün Dil ve Edebiyatla İlgili Görüşleri Nelerdir


ya teşşekür ederim de çok uzun kısaltırsanız sevinirim )
  Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün Ulusal Egemenlik İle İlgili Görüşleri Nelerdir? Mavi_inci Atatürk Hakkında Herşey 2 06-05-2014 17:19
Atatürk'ün edebiyatla ilgili sözleri nelerdir? Kayıtsız Üye Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü 1 05-10-2011 14:05
Atatürk'ün Edebiyatla İlgili Görüşleri Nedir Mavi_Sema Atatürk Hakkında Herşey 0 17-06-2011 15:57
Atatürk'ün Edebiyatla İlgili Yaptığı Çalışmalar Nelerdir Mavi_Sema Atatürk Hakkında Herşey 0 17-06-2011 15:57
Atatürk'ün edebiyatla ilgili görüşleri nelerdir? Mavi_Sema Tarihi Bilgiler 0 21-01-2011 01:45


Saat: 18:40.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014