Sponsorlu Bağlantılar
   

Atatürk İnkılapları öncesi yaşam nasıldı

Atatürk Hakkında Herşey icinde Atatürk İnkılapları öncesi yaşam nasıldı konusu , Atatürk İnkılaplarından önceki yaşam nasıldı? İnkilapları neden yapılmıştır? Atatürk inkilapları öncesinde ülkenin durumu hakkında bilgiler.. Mustafa Kemal Atatürk’ün inkilapları yapmasının nedenleri; Türk Milletinin son asırlarda geri kalmasına sebep olan bütün ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 20-02-2011   #1 (permalink)
Standart Atatürk İnkılapları öncesi yaşam nasıldı

Sponsorlu Bağlantılar


Atatürk İnkılaplarından önceki yaşam nasıldı?
İnkilapları neden yapılmıştır?
Atatürk inkilapları öncesinde ülkenin durumu hakkında bilgiler..



Mustafa Kemal Atatürk’ün inkilapları yapmasının nedenleri; Türk Milletinin son asırlarda geri kalmasına sebep olan bütün kurumları kaldırarak yerine milletin karakterine, şartlara ve çağın gereklerine uygun ve ilerlemeyi sağlayacak yeni kurumlar kurmak ve Türkiye'yi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkartmaktır.

Osmanlı Devleti'nin içte ve dışta saygınlığını yitirmiş, vatandaşın sorunlarını çözmekten uzak hale gelmiş, ekonomisi bozulmuştu. Büyük devletler, Osmanlı Devleti'ne verdikleri borçların karşılığı olarak, üretilen malların çoğuna el koymaktaydılar.

Birbiri ardı sıra yapılan savaşlar ve ayaklanmalar halkı bezdirmiş, toplum düzeni bozulmuştur. Vergiler adaletsizdi. Kanun karşısında kimseye eşit davranılmıyor ve halk gittikçe daha da fakirleşiyordu.

Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşından da yenik çıkınca, ülke diğer devletlerce işgale uğradı. Artık Osmanlı Devleti, fiilen çökmüş, sadece ismen varlığını devam ettirmekteydi. Padişah kendi canının ve tahtının kaygısına düşmüş, işgal devletleri ile işbirliği içerisindeydi. Vatanın ve milletin kurtarılması gerekiyordu. Bu da ancak yeni bir devlet ve rejimi kurarak yapılabilirdi.

Atatürk ve arkadaşları Türk milletini bu durumdan kurtarmak için Kurtuluş Savaşını başlatmış, Samsun'a çıkışından sonra Erzurum ve Sivas Kongrelerini yaparak Anadolu'nun dört bir yanından gelen temsilciler ile birlikte vatanı kurtarmak için çalışmaya başlamışlardır. Sonunda 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM açılmış ve yeni bir Türk Devleti, Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş oldu. Bu yeni devlet içte padişah hükümetine, dışta işgalci düşmanlara karşı büyük bir mücadele başlattı. Vatan toprakları düşmandan temizlendi. Sonra da padişahlık yönetimi kaldırıldı. Yerine, akılcı, gerçekçi, ilerici bir yönetim kuruldu. Atatürk'ün yaptığı devrimlerle bugünkü çağdaş Türk toplum düzeni oluşmuş oldu.Çağdaş devlet düzeninde temel alınan esaslar çağın ilerleyen devletlerindeki ilerlemeyi sağlayan sistemleri bir devrimle uygulayarak çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkmaktır.Başarılı olmasının temel sebebi de daha öneki çabalar gibi taklit ve özenti olması değil ilerleyen ve çağın ilerisindeki devletlerin nasıl ve ne şekilde ilerlediğini temelde felsefik olarak inceleyen ve bunu taklit yoluyla değil temelini kurarak düşünce sistemi içine yerleştirerek akılcılığın öncülüğünde uygulamasıdır.

Cumhuriyet in ilanını izleyen yıllarda, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda medeni ülkeler arasındaki yerini alması için, Türk Milletinin hızlı bir değişime ihtiyacı vardı. Milletin geçireceği bu değişim süreci her alanda kendini göstermeliydi.

Osmanlı İmparatorluğu döneminden Cumhuriyet in ilk yıllarına kadar, Türk Milletinin giyim ve başlık tarzları belli bir uyum göstermiyordu. Mustafa Kemal bu karmaşıklığı ortadan kaldırmak ve medeni ölçüler içinde bir giyim şekli belirlemek için çalışmalara başladı.
Mustafa Kemal bu konuda çok kararlıydı. Atatürk 25 Ağustos 1925 teki Kastamonu ziyaretinde şapka giymiş, medeni kılık kıyafette de bizzat öncülük yapmıştır.


Osmanlı İmparatorluğu döneminde, tekke ve zaviyeler belli bir süre için görevlerini yerine getirmiş olsalar da, çöküş yıllarında, Türk Milletinin sosyal ve kültürel alandaki gelişim ihtiyaçlarına cevap veremez ve dünyadaki gelişmelere ayak uyduramaz olmuşlardır. Ayrıca bazı tekkelerin siyasetle yakından ilgilenmesi, bağnaz ve tutucu bir yapı sergilemeleri ve bütün bunları, -hiç ilgisi olmadığı halde- İslam dini adına yapıyor olmaları; Türk Milletinin gelişmesini ve İslam dininin anlaşılmasını engelliyordu.

Mustafa Kemal Atatürk ün görüşleri çerçevesinde, tekke ve zaviyelerin kapatılmasına karar verilir. 2 Eylül 1925 tarihinde hükümet kararnamesi çıkartılır ve 12 Aralık 1925 tarihinde de kanun yürürlüğe girer.

Osmanlı Mebusan Meclisinde, saat ve zaman konusunda ortaya çıkan karışıklıklardan dolayı, ezani saatin kullanılmaması yönünde çalışmalar yapılmış, fakat başarılı olunamamıştı. O yıllarda Osmanlı Mebusan Meclisi nin sonuca ulaştıramadığı bu girişimi, TBMM hükümeti sonuçlandırmak istemiştir. 1922 yılının Eylül ayında verilen bir teklifle konu gündeme alınmış, fakat aynı düşünce savunucularının muhalefeti nedeniyle, teklif, ancak 26 Aralık 1925 tarihinde kanunlaşmıştır.

Kullanılan takvim konusunda da birtakım karışıklar yaşanıyordu. Kullanılan iki farklı takvime bir de dış ilişkilerde kullanılan miladi takvim eklenince, durum daha da karmaşık hale geliyordu. Bu durumu düzeltmek için aynı gün ve tarihli, 698 sayılı kanunla, 1 Ocak 1926 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere miladi takvimin kullanılması kabul edildi.

İmparatorluk döneminde, ülke genelinde uygulanacak belirli bir hafta tatili günü yoktu. Cumhuriyet’in kurulmasıyla, hafta tatili uygulamasındaki karışıklık da sona erdirildi; dünya devletleriyle uyum sağlamak için, cumartesi günü öğleden sonra başlamak üzere pazar günü resmi tatil olarak kabul edildi.

1931 yılında da ondalık sisteme geçildi; endaze , arşın , okka gibi ağırlık ve uzunluk ölçüsü birimleri, metre ve kilo gibi ağırlık ve uzunluk ölçü birimleriyle değiştirildi. 1935 yılında çıkarılan bir kanunla da yılbaşı günü tatil olarak kabul edildi.

Osmanlı İmparatorluğu’nda, Batıdaki gibi soyadı kullanılmıyordu, yani Türklerin soylarından gelen bir adları yoktu. Sosyal ilişkilerde yalnız isimlerin kullanılması, devlet işlerinde ve sosyal hayatta karışıklıklara yol açıyor, isimlere eklenen lakaplarsa problemi çözmekten uzak kalıyordu. Bu karışıklığı düzeltmek için, 21 Haziran 1934 te kabul edilen bir kanunla, adımızla beraber bir de Türkçe soyadı kullanmak mecburiyeti getirildi. Bu kanunla Mustafa Kemal e TBMM tarafından, ATATÜRK soyadı verildi. Ayrıca aynı yıl içinde, Osmanlı sınıf yapısına ait Hoca , Paşa , Hazret gibi unvanların da kullanılması yasaklanmıştır.


Arap harflerinden oluşan alfabe, asırlardır kullanılmasına rağmen, öğrenimindeki zorluklar aşılamamıştı ve zamanla ihtiyacı karşılayamaz hale gelmişti. II. Meşrutiyet döneminde de, bu konuda çareler aranmış fakat başarılı olunamamıştı. Atatürk, Türk kültürü ve Türkçe etrafındaki birliği bir an önce oluşturmak için, yeni Türk alfabesi konusundaki çalışmalarını bizzat yönetmiş, yeni harfleri halka öğretme çalışmalarına katılmıştır. Nitekim, 1 Kasım 1928 yılında Meclis te kabul edilen kanun teklifiyle, 3 Kasım 1928 den itibaren yeni harfler kullanılmaya başlanmıştır.


Türk kadını, yüzyıllardır geri bırakılmış ve sosyal hakları elinden alınmış, adeta yok sayılmıştır. Medeni ülkeler seviyesine çıkmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti, kadınlarına ikinci sınıf insan muamelesi yapamazdı. Zira kadınlar, Milli Mücadele de, milli teşkilatlar kurarak çalışmalar yapmışlar, cepheye silah taşımışlar ve vatanın kurtulması için erkeklerle beraber savaşmışlardır.

Medeni hukukun kabulüyle, kadın erkek eşitliği benimsenmiş; evlenme, tarafların isteğine bırakılmış, aradaki vekil sistemi kaldırılarak evlendirme memurunun önünde yapılan nikahlar geçerli sayılmış, bu nikahtan sonra isteyenin dini nikah yaptırması serbest bırakılmış; tek eşlilik uygulaması getirilip boşanmalardaki talak usulü kaldırılıp boşama yetkisi geçerli sebepler aramak şartıyla mahkemelere bırakılmıştır. Ayrıca kadınlar, miras paylaşımında ve şahitlikte de erkeklerle eşit olma hakkına sahip olmuşlardır.



Kadınlara, 3 Kasım 1930 tarihinde yapılan belediye seçimlerinde, oy kullanma hakkı, 8 Ekim 1934 yılında da seçme ve seçilme hakları verilmiş, böylece sosyal hayatta önlerine çıkan engeller kaldırılmıştır.


Türkiye toprakları üzerinde yaşayan halk, çeşitli gruplardan meydana geldiğinden bir ırk birliği sağlanamamıştı. Dahası Türkler tarihini bilmiyordu. Osmanlı eğitim sisteminde, bu konuda gerekli çalışmalar yapılmamış, Türk tarihi derinlemesine incelenmemişti. Atatürk bu konuyu şu sözleriyle belirtmiştir:
Biz henüz şimdiye kadar gerçek, bilimsel ve müspet anlamıyla milli bir devir yaşayamadık. Bundan dolayı da milli bir tarihe malik olamadık.

Türk tarihinin başlangıç noktası konusunda, genellikle Osmanlı İmparatorluğu nun kuruluş tarihi esas alınıyordu. Bu bilgiler de, ekseriyetle yabancı tarihçilerin çalışmalarından elde ediliyordu. Bu bilgilere göre de, asırlardır üç kıtaya hükmetmiş olan Türklerin tarihi yoktu.

Mustafa Kemal Atatürk, kahraman Türk Milletinin gerçek tarihini öğrenmesine büyük önem vermiş, bu konudaki çalışmaları bizzat başlatmıştır. Bu çalışmalarda, önce İslamiyet öncesi Türk tarihine dikkat çekilmiş, 23 Nisan 1930 daki Türk Ocakları Kurultayı nda, bu konuda faaliyet gösterecek bir tarih heyetinin kurulması kararlaştırılmıştır

 

Mavi_Sema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Hızlı Cevap
Sponsorlu Bağlantılar
Alt 15-12-2012   #2 (permalink)
abicininz
Talking Cevap: Atatürk İnkılapları öncesi yaşam nasıldı


Atatürk inkılaplarının öncesi ve sonrasını karşılaştırma

T.C. Tarihi Cumhuriyet Dönemi
A) Cumhuriyetin İlanı ve Halifeliğin Kaldırılması:

1. Cumhuriyetin İlanı ve Mustafa Kemal Paşa'nın ilk Cumhurbaşkanı Seçilişi.

2. Halifeliğin Kaldırılması ve Bunun Önemi.

B) Partiler ve Çok Partili Döneme Geçiş Dönemleri:

1. Cumhuriyet Halk Fırkası.

2. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Şeyh Sait Ayaklanması.

3. Mustafa Kemal'e Suikast.

4. Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Menemen Olayı.

C) İnkılabın Gelişimi, Devlet ve Toplum Kurumlarının Laikleşmesi.

1. Osmanlı Devletinde Hukuk.

2. Din-Devlet ilişkisi ve Aşamaları.

3. Türk Medeni Kanununun Kabulü ve Karakteri.

D) Eğitim ve Kültür Alanında İnkılap Hareketleri:

1. Türk Harflerinin Kabulü.

2. Tevhid-i Tedrisat Kanunu.

3. Medreselerin Kaldırılmamsı.

4. Eğitim-Öğretim Alanında Gelişmeler, (Okullar, Güzel Sanatlar ve Kültür alanında gelişmeler üzerinde durulması)

5. Yeni Tarih Anlayışı.

6. Türk Dilinin Gelişmesi.

E) Toplumsal Yaşayışın Düzenlenmesi :

1. Tekkelerin, Zaviyelerin ve Türbelerin Kapatılması.

2. Kıyafette Değişiklik.

3. Soyadı Kanununun Kabulü.

4. Ölçüler, Saat ve Takvimde Değişiklik.

5. Kadın Haklarının Kabulü.

F) Ekonomik Alanda Gelişme:

1. Milli Ekonominin Kurulması :

a) Cumhuriyetin İlk Yıllarında Ekonomi.

b) Milli Ekonomi İlkesi ve Uygulanması.

c) Tarım (Köycülük siyaseti, kooperatifçilik, toprak reformu, vergi sistemi üzerinde durulması).

d) Ticaret (Kabotaj hakkının açıklanması.)

e) Sanayi ve Madencilik

2. Bayındırlık Alanında Gelişme.

3. Sağlık ve Tıp Alanında Gelişme.
  Hızlı Cevap
Yeni Konu aç  Cevapla

Sayfayı Paylaş

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Sorunun cevabını alttaki kutucuğa yazınız. (Gerekli)

Mesajınız:

Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk İnkılapları Olmadan Öncesi Ve İnkılaplar Sonrası Günlük Hayata Etkileri Nedir SeLeN Atatürk Hakkında Herşey 1 21-08-2011 00:40
Atatürk İnkılapları Öncesi Ve Sonrası İle İlgili Resimler Ve Anıları Nedir SeLeN Atatürk Hakkında Herşey 2 07-08-2011 03:03
Atatürk İlke Ve İnkılapları Mavi_Sema Atatürk Hakkında Herşey 0 21-02-2011 03:10
İslamiyet Öncesi Türklerde Din Ve İnanışlar nasıldı Mavi_Sema Tarihi Bilgiler 0 20-02-2011 01:50
Türklerin İslamiyet Öncesi Yaşam Tarzları Nasıldı Mavi_Sema Tarihi Bilgiler 0 08-01-2011 23:29


Saat: 00:20.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Frmartuklu.Net ©2008 - 2014